6 Kasım 2008 Perşembe

Estadio da Luz, 21.30: Benfica v Galatasaray



Galatasaray, uzun bir aranın ardından ilk defa Avrupa Kupaları'nda bir maça ''Avrupalı'' olarak hazırlanıyor.

Benfica maçı değerlendirmesine girmeden önce, Olympiakos karşılaşmasının ön izlemesinde ilerlediğimiz yolu takip edelim. 9 Ekim günü Benfica ile ilgili bazı sonuçlara ulaşmak istemiştik. Maç öncesi yazısı olsun yine, 9 Ekim'deki mesajımız. Tekrar olmaması adına isteyen oradan da devam edebilir.

Bir kez daha eklemeler yaparak ilerleyelim. Galatasaray, haftasonu Fenerbahçe ile oynayacak. Sezon başından bu yana olduğu gibi sakatlıklar, yine başa bela. Harry Kewell, Aydın Yılmaz, Shabani Nonda ve Mehmet Topal, en güncel isimler. Özellikle bu dört oyuncunun olmaması, sistem takımı olma yolunda adımlar atan Galatasaray'ın çehresini değiştirebilir.

Fenerbahçe maçı için konuşmaya devam ederiz, önümüzdeki iki gün boyunca. Benfica mücadelesi özelinde ise, durumlar farklı.

Grubun seri başı, Benfica. Bu anlamda Galatasaray'ın bu sezon UEFA Kupası'ndaki en zorlu eşleşmesi. Portekiz ekibinin kadrosuna baktığımızda da bu öngörünün gerçek olduğunu görebiliyoruz. Önemli silahları var, Benfica'nın. Kadrosundaki üst düzey oyuncuların yanı sıra bir diğer ciddi koz da Estadio da Luz olacaktır, Benfica adına.

Portekiz ekibi, Galatasaray'ın da benimsediği futbol fikri ile sahada olabilir bu akşam. Oscar Cardozo, David Suazo ve Nuno Gomes arasında tek bir tercih yapılırsa, Pablo Aimar'ın bu üç oyuncudan birine destek vereceğini düşünebiliriz. Ortaya çıkan görüntüde sözgelimi Suazo tek forvet olursa, arkasında Jose Antonio Reyes, Pablo Aimar ve Ruben Amorim gibi bir üçlü görebiliriz. Bu anlamda Arjantinli Angel di Maria'nın cezası nedeniyle takımının formasını giyemeyecek olması, Galatasaray açısından ciddi bir avantaj.

Benfica, orta sahayı hızlı geçen bir ekip. UEFA Kupası 1. Turu'nda Napoli'yle Estadio da Luz'da oynadığı karşılaşmada kilidi açan gol, orta sahadaki baskının ardından gelmişti. Kısa süre içerisinde gol pozisyonuna girebiliyorlar ve bu anlamda Ali Sami Yen'de Galatasaray'ın sergilediği performansların birer benzerini ortaya koyuyorlar.

Mehmet Topal, Barış Özbek ve Tobias Linderoth'un hazır durumda olmaması, direnç anlamında Galatasaray'ı oyundan düşürebilir; ama Fernando Meira, soğukkanlılığı, futbol bilgisi ve top tekniğiyle Galatasaray'ı bu başlık özelinde rahatlatabilir. Ayhan Akman'ın da takım arkadaşına destek vermesi gerekiyor tabii.

Benfica'nın bir diğer silahı da, hiç kuşkusuz, duran toplar. Brezilyalı Kaptan Luisao, Benfica'nın bu alandaki en önemli temsilcisi. Galatasaray'ın sezon başından beri, yan toplarda yaşadığı sıkıntılar düşünülürse Benfica, takımımızın bu noktadaki eksikliğinin üzerine gidebilir. Buradan, ceza alanı çevresinde gereksiz hareketlerden çekinmemiz sonucuna da ulaşabiliriz.

Galatasaray'ın eksiklerine dönelim.

Harry Kewell. Yokluğu, Galatasaray'ın oynamak istediği futbola direkt olarak etki yapacaktır. Sistem için vazgeçilmez bir isim. Kewell'ın bir numaralı alternatifi Aydın Yılmaz'ın sakatlığının devam etmesi, diğer şanssızlık. Michael Skibbe, iki oyuncunun eksikliğinde sol kanadı Volkan Yaman ve Hakan Balta ikilisinden oluşturacaktır; fakat Hakan Balta'nın hücumdaki yetersizliği göz önüne alındığında doğru karar olur mu, bilemiyorum.

Farklı alternatifler çıkıyor tabii ortaya. Kewell'dan yoksun Galatasaray'da Arda Turan, zevk alarak oynadığı sol kanada kaydırılabilir. Sağ kanat rotasyonu da üç oyuncu arasında paylaştırılır. Yaser Yıldız, Sabri Sarıoğlu ve Serkan Kurtuluş. Arda'nın boşluğunun Yaser ile doldurulması, ilk alternatif. Diğer öngörü de Sabri'nin orta sahaya gelmesi ve bu bölgede Galatasaray'a güç vermesi, arkaya da Serkan Kurtuluş'un yerleşmesi yönünde.

Mehmet Güven sürprizi de olabilir, aslına bakarsanız; ama Gaziantepspor maçında yaşadığı güven kaybından sonra geri dönüşün çok kolay olacağını sanmıyorum. Çeşitli alternatifler var tabii. Yine de Skibbe'nin Volkan Yaman ve Hakan Balta ile başlayacağını, Arda Turan'ın sağda kalacağını düşünüyorum. Kewell'ın olmamasının bir diğer handikapı da Arda'nın Kewell ile yaptığı kanat değiştirmelerini Hakan Balta ile yapamıyor olması olacaktır.

Sonuç olarak, Galatasaray adına oldukça zorlu bir deplasman.

Maçın kader adamının Fernando Meira olmasını bekliyorum. Orta sahada Galatasaray'ın temposunu ayarlaması bakımından Meira, rakibin güçlü bölgesinde takımın lideri olacaktır. Luisao, Suazo, Cardozo ve Reyes gibi oyuncuların varlığından dolayı yan toplarda mümkün mertebe dikkatli olması gereken Morgan De Sanctis de iyi bir performans sergilemek durumunda.

Bu sezonki Galatasaray sisteminde hayati bir öneme sahip olan Milan Baros'un arkasındaki üçlüye rahat oynama fırsatı verebilmesi için yapacağı koşular çok önemli, işin diğer yüzünde. Ve tabii ki Cassio Lincoln. Kendisinden ciddi performanslar bekleme zamanı.

Galatasaray, bir puan kazanması durumunda üst tura atmak için kapağı yakalamış olur. Üç puan alırsa, liderlik üzerine konuşmaya başlarız. Aklımızdan geçirmek istemediğimiz ihtimalde ise grup özelindeki iddiasında herhangi bir kayıp yaşamaz, Galatasaray.

Sakatlık olmasın ve biz üç puan alalım, en iyisi o.

Hiç yorum yok: