30 Kasım 2008 Pazar

Manchester City v Manchester United



6 Şubat 1958.

Manchester United taraftarlarının kalbinde her zaman özel bir yere sahip olacak tarih.

Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Kızılyıldız ile Belgrad'da karşılaştıktan sonra Manchester'a dönüş yolundaki United ekibinin, Münih yakınlarında geçirdiği uçak kazasının 50. yıldönümü geçtiğimiz sezon, Old Trafford'da büyük bir saygıyla anılmıştı.

Manchester United, Matt Busby'nin kazada hayatını kaybeden oyuncularının hatırasına, 1950'lerdeki düz, reklamsız ve 1'den 11'e kadar sırt numaraları olan kırmızı formasını giymişti, ezeli rakibi Manchester City karşısında. Amatör ruhun gün geçtikçe kaybolduğu dünyamızda, Manchester United'ın bu özel davranışı, gerçek futbolseverlerin bir yandan içini burkarken bir yandan da büyük takdirini kazanmıştı hiç kuşkusuz. Manchester City taraftarlarının ezeli rakiplerinin acısını paylaşması da, günün bir başka özel yanıydı.

Sezonun ilk maçında Manchester United'ı Geovanni'nin tek golüyle 1-0 mağlup etmeyi başaran Manchester City, Old Trafford'un matem gününde de 2-1 kazanarak Manchester Derbisi'ne geri dönüş yapmayı başarmıştı.

Manchester City'nin Derbi'nin içine bu şekilde girebilmesi, futbol anlamında gayet mantıklıydı. City of Manchester ve Old Trafford'da alınan galibiyetler, yıllardır United karşısında acı çeken City taraftarlarına adına son derece anlamlı olmalıydı. Böylesi tarihe dayanan büyük çekişmelerin değerli hikayeleri vardı muhakkak, ama en unutulmazı sezon başında yaşanacaktı.

Abu Dhabi United Group, Manchester City'nin kontrolünü eline alıyordu. City, sonuca kısa yoldan gitmek istemişti. Petrol zengini Araplar, Manchester City'yi yıllardır arzuladığı seviyelere çıkarabilirdi. Bir şanssızlık, kulüp teslimatının Ağustos'un sonunda gerçekleşmesiydi. Transferde söz hakkı alabilecek Manchester City adına, süre dardı. Piyasada yeni bir alıcı vardı artık. Ve bu noktada, oldukça ironik bir gelişme yaşandı.

Manchester United ve Sir Alex Ferguson, tüm transfer sezonu boyunca Bulgar golcü Dimitar Berbatov'u kulübe kazandırmak için uğramış; fakat Tottenham Hotspur'la anlaşmaya varamamıştı. Manchester United, tok alıcıyı oynuyordu. Transferin son gününe kadar da bekleyecekti; ama Manchester City, piyasaya sıcak parayla giriş yapmıştı. Abu Dhabi, City taraftarlarının gözüne girebilmek adına ilk hamleyi Berbatov özelinde gerçekleştirdi. Ve Tottenham, City'nin teklifini kabul ettiğini açıkladı. Yine de unutulan bir şey vardı.

Dimitar Berbatov, Manchester City'ye gitmeyi reddetti. Manchester United, ezeli rakibinin önerdiği ücretten daha düşük bir fiyata Berbatov'u kadrosuna kattı. Manchester City, bazı şeylerin parayla kazanılamayacağını anlamış olmalıydı. Saha dışındaki ilk karşılaşmada City, United'a kaybetmişti.

Abu Dhabi'nin Manchester City'yi kontrolüne aldığı günden bu yana ilk United Derbisi, bugün City of Manchester'da. Manchester United ve Manchester City, toplamda 150. kez birbirlerine rakip olacaklar.

Ve hiç kuşkusuz, her iki takım da geride kalan 140 eşleşmeden çok daha farklı bir görüntüde sahaya çıkacak.

Dimitar Berbatov transferinde hüsran yaşayan Manchester City, aynı gün içerisinde parayla kandıracağı başka bir kulüp ve oyuncu bulmayı başarmıştı. Real Madrid'in Brezilyalı oyuncusu Robinho, Britanya Futbol Tarihi'nin transfer rekorları arasındaki yerini alan ücretiyle Manchester City'yegeçiyordu. Robinho, o günden bu yana Manchester City'nin yeni görüntüsündeki medya figürü. Belki David Beckham kadar kullanışlı değil, ama City'nin neler yapmak istediğinin izdüşümü olarak kabul edilebilir. Robinho, Premier League'deki 11 maçında 8 gol atarak Arap patronlarını cezbetmenin yolunu buldu. Manchester United karşısında, takımının en önemli kozu.

Manchester City cephesindeki bir diğer özel isim, menajer Mark Hughes.

Hughes, Alex Ferguson'ın öğrenciliğinde geçirdiği Manchester United yıllarında bir Old Trafford efsanesi haline dönüşmüştü. Futbolu bıraktıktan sonra Blackburn Rovers ile Manchester United'a rakip olan Mark Hughes, Manchester City'nin başında belki de ait olduğu kulübe karşı mücadele verecek. Büyük sistem, Manchester United; ama alt sistemde yer alan Alex Ferguson'a aynı minneti duyuyor mu, bilinmez. Mark Hughes ile Alex Ferguson arasında erimeyi unutmuş buzlar bulunuyor. Blackburn Rovers'ın başındayken Manchester United'a yedi kez rakip olan Mark Hughes, bu karşılaşmalarda Alex Ferguson'a üç defa mağlup olurken, iki maçta sahadan zaferle ayrılmıştı.

Geçtiğimiz sezon Manchester United karşısında ''duble'' yapan Manchester City, bir kez daha kazanırsa 38 yıllık aranın ardından ilk defa Manchester United önündeki galibiyet serisini üç maça çıkarmış olacak.

Sir Alex Ferguson'ın 1986 yılında Manchester United'ın başına geçtiğini düşünürsek, bazı sonuçlara ulaşabiliriz. O yıl doğan bir insan, şu an klavyedeki tuşlara basarak Manchester City ve Manchester United arasındaki mücadelenin yorumunu yapmaya çalışıyor olabilir. Yine, o yıllarda futbol oynayan isimler, artık Premier League'de menajerliğe başlamış da olabilirler; fakat Alex Ferguson adına bunlar, birer sorun değiller. Ferguson, eski öğrencilerine karşı çıktığı son 12 maçın 11'ini kazanırken yalnızca 1 kez sahadan bir puanla ayrıldı. Genel toplamda ise, 50 maçta 38 galibiyetin yanına 7 beraberlik ekledi. Ve sadece beş kez mağlup tarafta kaldı.

Manchester City ve Manchester United, çok daha radikal görüntülerle çıkacaklar bugün City of Manchester'a. Bilhassa City. Evsahibinde Robinho geri dönüyor. United'da Paul Scholes yok. Dimitar Berbatov ve Gary Neville şüpheli.

Manchester City v Manchester United
City of Manchester, 15:30


Manchester City, ilk Abu Derby'de Manchester United önünde neler yapacak, günün sorusu. Liverpool, City of Manchester'da Manchester City ve Abu Dhabi'ye her şeyin para olmadığını, bazı değerlerin parayla satın alınamayacağını unutulmaz bir dersle hatırlatmıştı. Manchester United, aynı karakteri gösterebilecek mi, bakalım.

Hiç yorum yok: