3 Kasım 2008 Pazartesi

Nuggets v Lakers: Kobe Bryant, Söz Hakkı Aldı



Geçtiğimiz sezon yedi kez birbirlerine rakip olan iki takımdan Los Angeles Lakers, Denver Nuggets'ı art arda sekizinci defa mağlup etmek adına Pepsi Center'a konuk oluyordu, Cumartesi gecesi.

Denver Nuggets, Utah Jazz ve Los Angeles Clippers deplasmanlarının ardından ilk kez evine geliyordu. Yaz mevsiminde alkollü araba kullandığı gerekçesiyle NBA Yönetimi'nden iki maç ceza alan Carmelo Anthony adına yeni sezonun açılış maçıydı. Los Angeles Lakers ise, 2007-08 Sezonu'nda Finaller'de kaybettiği şampiyonluğu kazanmak için oldukça iyi bir giriş yapmıştı sezona.

Phil Jackson ve George Karl gibi iki büyük antrenörün de karşılaşmasıydı aynı zamanda, Lakers ve Nuggets arasındaki mücadele.

Denver seyircisi, birkaç yıl önce adı ''cinsel taciz'' suçlamaları ile anılan Kobe Bryant ile arasındaki hesaplaşmayı unutmamış gibiydi. İlk dakikalarda Kobe, topu ne zaman eline alsa Pepsi Center tribünleri tarafından ıslıklanıyordu. Kendileri adına hayırlı bir hareket mi yapıyorlardı, bilinmez. Geçtiğimiz sezon Kobe'nin takımı Lakers, Nuggets'ı normal sezonda 3-0 ile geçtikten sonra Playofflar'da da 4-0 ile süpürürken rakibine pek de merhametli davranmamıştı.

Lakers, bu öngörüleri karşın maça iyi başlayamıyordu. Saha içerisinden denediği ilk yedi şutta isabet kaydedemeyen Lakers, Derek Fisher'ın turnikesiyle yeni bir seriye başlayacaktı. 0-7 olan saha içi isabet oranı, kısa süre içerisinde 6-14'e gelmişti. 0-7 başladıktan sonra 6-7, hiç fena değildi. Kobe Bryant'ın arka arkaya iki isabetinin ardından maçın ilk molasına Lakers, 13-12'lik skor üstünlüğü ile girmeyi başarıyordu.

Lakers, durumu toparlamıştı. Mutlaka yararlandığı bazı kaynaklar vardı.

Nuggets, son yıllarda pota altındaki yumuşaklığı dolayısıyla çok şeyler kaybetmişti. 2008 NBA Playoffları'ndaki 4-0'lık Lakers serisi de bunlardan biriydi. Pau Gasol'ün kariyerin en iyi performanslardan birkaçını sergilediği maçlar olmuştu, Denver karşılaşmaları. Görüntü aynen devam etti. Gasol, ölü sezonda Marcus Camby'nin de ayrılmasıyla iyice öksüz kalan Nuggets pota altını son derece başarılı şekilde işlemeye başlamıştı.

Molanın ardından Andrew Bynum ile Lamar Odom değişti. Odom, yeni sezondaki rolüne alışmak durumundaydı. Lakers, kendisini geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'ne ulaştıran formülle sahadaydı. Pau Gasol, beş numaraya kaymıştı. Vladimir Radmanovic, ön alandaki diğer isimdi.

Denver Nuggets tarafında işler yolunda gitmiyordu. Sezon açılışını yapan Carmelo Anthony, saha içerisinden kullandığı ilk beş şutta isabet kaydedemezken serbest atış çizgisinden de 0-4 ile oynuyordu. Ayrıca ilk yarıda oyunda kaldığı süre içerisinde Melo, dört kez top kaybı yapmıştı. Lakers, aynı bölümde hücum ribaundları ve boyalı alan sayılarında rakibine büyük üstünlük kurmaya devam ediyordu. Lakers'ın sorunu ise faul sayılarındaydı. Kobe Bryant ve Andrew Bynum, ilk yarının sonunda bu anlamda sıkıntı yaşayacaklardı.

Lakers'ın faul problemi dolayısıyla orta çıkan rotasyon sorununu iyi değerlendiren Nuggets'da ekstra katkı, Anthony Carter'dan geldi. Carter'ın mükemmele yakın oynadığı ilk yarıyı Allen Iverson ve J.R. Smith'in katkılarıyla Nuggets, 52-46 ile üstün kapadı.

İlk 24 dakika, bir şekilde telafi edilmişti Nuggets adına. İkinci yarıda özellikle Carmelo Anthony'nin devreye girmesi gerekebilirdi. Lakers'da Andrew Bynum, ilk dakika içerisinde bir faul daha yapınca yerine Lamar Odom dahil oldu oyuna. Bu formül, biraz daha iyiydi sanki Lakers için. Odom ve Radmanovic'in sayıları, skorda tuttu Lakers'ı üçüncü çeyreğin ilk bölümünde. Görüntü, üçüncü çeyreğin sonuna dek devam etti. Lakers, ribaundlardaki üstünlüğü ile çeyrek sonunda eşitliği yakaladı. Kobe Bryant, vites artırmaya başlamıştı.

76-76 berabere girilen maçın son çeyreğinin ilk bölümünde skor, 86-86'ya gelmişti. Son 6:50'de ise Kobe Bryant, maçı tek kişilik gösteriye çevirecekti. Tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi.

Kobe'nin üçlüğüyle 89-86 olan skorla birlikte Lakers, 1:49 içerisinde 7-0'lık bir seri yakaladı. Bu yedi sayının altısı Kobe Bryant'a aitti. Kobe, üçüncü çeyreğin son bölümünde sinyallerini vermiş olduğu patlamayı gerçekleştirmişti adeta. Yalnızca bu da değil. Los Angeles Lakers, maç boyunca rakibine ribaund konusunda kurmuş olduğu üstünlükten de yararlanıyordu.

Son dakika içerisinde Carmelo Anthony, Lakers potasına isabetli iki adet üç sayılık atış gönderse de Kobe, serbest atış çizgisinde hata yapmayacaktı.

Lakers, 104-77 kazanırken ilk iki maçta olduğu gibi bir kez daha ribaundlardaki dominasyonundan yararlandı. Rakibinin 38 ribaunduna karşı 53 ribaund toplayan Lakers, Nuggets'a hücum ribaunlarında da 15-3'lük bir üstünlük kurdu. İlk iki maçla birlikte Lakers, toplam ribaund sayılarında ise rakiplerini 153-114 gibi müthiş bir farkla geride bırakmış oldu.

İlk üç maç göz önünde alındığında Lakers, tarih boyunca yalnızca iki kez ribaundlarda rakipleri ile arasında 39 (+) gibi bir fark yaratabilmişti. Birincisi 1971 yılında, üç maç geride bırakıldığında 172-131 ile yakalanan 39 ribaundluk farktı. Lakers, sezonun devam eden bölümünde sahip olacağı 33 maçlık galibiyet serisiyle de tarihe geçecekti. 1985 yılında ise 163-123 ile fark 40'ya çıkıyordu.

Lakers'ın başarıya giden yolunun üzerinde bu sezon da ribaundlardaki etkinliği bulunuyor olabilir. Daha dikkatli izleyebiliriz bu anlamda Lakers'ı sezon boyunca.

Lakers'da Kobe Bryant, 11-24 ile hücum ettiği karşılaşmada 33 sayı atarak maçın en skorer oyuncusu oldu. Pau Gasol 7-15 isabetle 16 sayı ve 16 ribaund, Vladimir Radmanovic 2-7 isabetle 11 sayı ve 7 ribaund, Derek Fisher 4-10 isabetle 11 sayı ve 4 asist, Lamar Odom da 3-9 isabetle 10 sayı, 6 ribaund ve 3 asist üretti.

Nuggets tarafında ise Anthony Carter, 8-9 ile hücum ettiği ve ekstra katkı verdiği karşılaşmayı 20 sayı, 6 ribaund ve 6 asist ile tamamladı. Kenyon Martin, 7-13 isabetle takımı adına 18 kaydetti. Allen Iverson, Carmelo Anthony ve J.R. Smith, 39 sayıyı aralarında eşit olarak paylaşırlarken toplamda 12-36 ile hücum ettiler.

Lakers, üç galibiyetin ardından Çarşamba gecesi Staples Center'da Los Angeles Clippers ile karşılaşacak. Sonrasında fikstür karışıyor. Yine Staples'da Houston Rockets, ardından Dallas Mavericks ve New Orleans Hornets deplasmanları. Ardından tekrar Staples ve Detroit Pistons. Yoğun bir program var, Lakers'ın önünde. Üç galibiyet başarı sayılabilir, bu beş maçlık fikstürde.

Denver, Çarşamba gecesi Oakland'a gidiyor. Maç ne olur, bilemiyorum; ama Playofflar için umutlu olabilmek pek de kolay değil gibi duruyor şimdilik.

Hiç yorum yok: