1 Kasım 2008 Cumartesi

Pepsi Center, 03.00: Nuggets v Lakers



NBA'de gecenin maçı, Los Angeles Lakers ve Denver Nuggets arasında.

Geçtiğimiz sezon sekizinci sıradan Playofflar'a girerek Batı Konferansı'nda normal sezonu birinci sırada tamamlayan Los AngelesLakers'a 4-0 ile süpürülen Denver Nuggets, rakibini Pepsi Center'da ağırlıyor. Nuggets'ın geçtiğimiz iki sezondaki formülü, son demlerini yaşıyor. Los Angeles Lakers ise 2007-08 Sezonu'nda bile daha iyi başladı yeni sezona. Ve hiç kuşkusuz bugünlerde şampiyonluğun en büyük adayı konumunda.

Birçok nedeni var elbette. İlk gece Portland Trail Blazers, ardından da Los Angeles Clippers önünde alınan farklı galibiyetler, Los Angeles Lakers özelinde sezon öncesindeki öngörülerin gerçekleşeceği izlenimi vermişti. Lakers'ın Portland'ı 96-76 ve Clippers'ı da 117-79 ile geçtiği maçlar, NBA Tarihi'ne de geçti. Açılış gecesinin ardından ikinci gece de kazanan Lakers'ın bir benzer örneği yalnızca 1949-50 NBA Sezonu'nda gerçekleşmişti.

Neyi başarmıştı, Lakers?

Lakers, NBA'de yeni sezona ''back-to-back'' ile başlayan iki takımdan biriydi. Lakers'ın Portland önündeki 20 sayılık galibiyetin ardından Clippers karşısına yorgun çıkacağını düşünenler fena halde yanılacaktı. Lakers, hemşehrisine acımadı. Portland maçındaki gibi frene basmadı ve ortaya 38 sayılık bir fark çıktı. Yukarıda da söylediğimiz gibi NBA Tarihi'nde böylesi bir duruma yalnızca bir kez rastlanmıştı.

1949-50 Sezonu'nun ilk iki gecesinde sahaya çıkan (3-4 Kasım 1949) Syracuse Nationals, Denver Nuggets ile oynadığı iki maçı sırasıyla 78-58 ve 84-51'lik skorlarla kazanarak 20 sayılık bir galibiyetin ardından ikinci gecede çıtayı 30'ların üzerine çıkaran ilk takım olmuştu. Tabii Los Angeles Lakers'ın Los Angeles Clippers karşısındaki galibiyetini özel kılan tek somut veri, bu ilgi çekici istatistik değildi. Daha fazlası da vardı.

Los Angeles Lakers'ın ne denli patlayıcı bir hücum takımı olduğunu biliyoruz. Yalnızca Kobe Bryant gibi bir oyuncuya sahip olmak bile, bazı yerlerde Lakers'a hücum anlamında yeterli olabiliyordu. Oysaki Kobe, Clippers karşısında yalnızca 12 şut kullanmış ve 31 dakika sahada kalıp 16 sayı üretmişti. Kobe, yine de maçın sonunda Lakers'ın en skorer oyuncusuydu; fakat bazı farklılar vardı.

Lakers antrenörü Phil Jackson, Clippers karşısındaki 48 dakikada rotasyonda bulunan tüm oyunculara şans vermişti. Kobe Bryant'tan Josh Powell'a. Chris Mihm'den Pau Gasol'a. Evet, 38 sayı farkla sona eren bir maç için 12 oyuncunun rotasyona girmesi sürpriz olarak değerlendirilemeyebilirdi; ama sihirli bir not vardı gözler önüne serilen. Clippers karşısında süre alan tüm oyuncular, skor yapmayı başarmıştı. Dahası her isim, en az bir kere saha içi isabeti bulmuştu.

Los Angeles Lakers, sezon içerisinde birçok defa, maçların sıkışan anlarında yıldız oyuncusu Kobe Bryant'a başvuracaktır. Üstüne bir de böyle ekstra katkılar alırsa Phil Jackson, daha rahat düşünme fırsatı bulabilir. Clippers önündeki 117-79'luk galibiyette yedi oyuncunun çift haneli skorlara (Kobe Bryant 16, Derek Fisher ve Jordan Farmar 15, Pau Gasol 13, Andrew Bynum 12, Trevor Ariza 11, Chris Mihm 10) ulaşması, bu anlamda bir diğer kilit faktördü mutlaka.

Geçtiğimiz sezon Pau Gasol'ün Los Angeles Lakers'a takas olduğu gece, Lakers'ın NBA'deki en güçlü kadroya sahip hale geldiğini söyleyenler bir şekilde yorumlarını Andrew Bynum'ın varlığına bağlıyorlardı.

Haksız da sayılmazlardı; ama Bynum, ilk etapta 2 ila 4 hafta olarak açıklanan sakatlığından bir türlü kurtulamadı ve sezonun geri kalanında forma giyemeyerek Gasol ile ön alandaki muhtemel uyumunu sergileme fırsatı bulamadı. 2008-09 Sezonu'nda işler yalnızca Lakers adına değil, Andrew Bynum için de yolunda gidiyor. Hafta arası Bynum, Lakers'dan dört yıl için 58 milyon $ kazanacağı mukaveleye imza attı. Artık kafası daha rahat olacaktır.

Denver Nuggets cephesine geçelim artık yavaş yavaş.

Nuggets, yeni bir yapılanmanın eşiğinde. Sezon öncesi Marcus Camby'yi ''trade exception'' ve 2010 yılı 2. Tur draft hakkı karşılığında Los Angeles Clippers'a göndermeleri, Allen Iverson üzerinden birtakım takas planları içerisinde olmaları, bu muhtemel strateji ile ilgili. Yakın zamanda bu konu özelinde birkaç haber daha duyabiliriz. Üstelik Iverson'ın kontrat sezonunda olması, işleri daha da karıştıracaktır. Iverson başlığında sezon öncesinde bir farklı gelişme daha vardı.

Antrenör George Karl, Marcus Camby'nin takımdan ayrılmasının ardından oyuncularına yeni kaptanlarını belirleme konusunda bir oylama yaptırmıştı. Geçtiğimiz sezon üç olan kaptan sayısı, bu sezon ikiye düşecekti. Marcus Camby'nin yanı sıra Allen Iverson ve Carmelo Anthony ile tamamlanan kaptanlık başlığında bu sezon iki oyuncunun olacağı biliniyordu. Nuggets oyuncuları da yaptıkları oylamada Iverson yerine Kenyon Martin ve Carmelo Anthony'nin kaptan olmasını sağladılar. Iverson'a mesaj mıdır, bilinmez.

Sezon öncesinde Denver Nuggets'ın başını ağrıtan diğer oyuncu, ''Kaptan'' Carmelo Anthony oldu.

Melo, yaz mevsiminde alkollü araba kullandığı gerekçesiyle NBA Yönetimi tarafından iki maç oynamama cezasına çarptırıldı. Cezası nedeniyle takımını Utah Jazz maçında yalnızca bırakan Anthony'den yoksun Denver Nuggets da pota altında ezildiği maçta Utah Jazz'e mağlup olarak sezona başladı. Nuggets, 14 sayılık farkı son çeyrekte eritip beraberliği yakalamayı bilse de Jazz'in ribaundlardaki 46-35'lik üstünlüğü, maçın kaybedilmesinin nedenlerinden oldu.

Anthony, iki maçlık cezasını dün akşam Los Angeles Clippers önünde oynamayarak tamamladı. Nuggets, Melo'nun eksikliğine karşın Clippers'ı mağlup etmeyi başardı. Allen Iverson'ın 25 sayı attığı maçta Nuggets'tan altı oyuncu, çift haneli skorlara ulaştı; ama uzatmada alınan galibiyet sonrası, hiç kuşku yok ki, Nuggets oldukça yıprandı. Karşılarında bu sezon daha takım gibi oynayan bir Lakers olacak. İşleri hiç kolay değil.

Pepsi Center'da TSİ 03.00 başlayacak karşılaşmayı Ntv Spor, naklen yayınlıyor. Harika bir maç olacağını hissediyor ve bu maçı kaçırmamanızı öneriyorum.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

lakers 104-97 kazandı kobe son çeyrekte müthiş oynadı 33 sayısının 14ünü bu çeyrekte attı harika bi maçtı güzel bi yazı beklioruz maç hakkında teşekkürler