26 Kasım 2008 Çarşamba

Yeniliğe En Fazla İhtiyacı Olan 10 Oyuncu



Futbolun benzersiz klişelerinden biridir, ''A ile B arasındaki aşı tutmadı.''

Kariyeri boyunca büyük başarılar yaşamış, yıllarca görev aldığı kulüpte yıldız seviyesinde kalmış bir oyuncu, farklı bir takıma transfer olur ve beklenen performansı sergileyemezse, görebiliriz bu futbol kalıbını.

Günümüzde de çeşitli örnekleri var aslına bakarsanız. Başlıktan daha özele doğru indiğimizde, bazı oyuncuların yalnızca belli liglerde başarılı olabildiğine ya da olabileceği gerçeğine ulaşabiliriz. Bilhassa Premier League için geçerli olan bu yargının net çıkarımları da vardır. Serie-A'da başarısız olduktan sonra elden çıkarılmasına karşın Premier League'de dünya yıldızına evrilen isimlerin hikayeleri, kariyerlerinin sonrasında bile futbol belgesellerine konu olabilir.

Dönelim, tekrar oyuncu/kulüp ve aşı başlığına. Avrupa Futbolu'nda değişikliğe ihtiyacı olan futbolcular var. Transfer oldukları kulüpte arka plana düşen, fakat yeni bir hamleyle tekrar kariyerlerinde çıkışa doğru geçebilecek olan. Bu anlamda, güncel on isim üzerinde durmaya çalışacağız. Bahsini edeceğimiz futbolcular, daha önce yüksek seviyelerde oynamalarına karşın kendi takımlarında değerlerini bulamayan ve yeni bir transfere ihtiyacı olan isimler olacaklar. Yine de bir veya iki istisna gözünüze çarpabilir.

Tümevarım şeklinde ilerleyelim.

10. Fernando Belluschi, Olympiakos: River Plate'deki kariyerinin ardından dev bir transfer bekleniyordu kendisinden. Atletico Madrid, Porto, Benfica derken sene başında Yunanistan'ın yolunu tutmuştu, Arjantinli futbolcu. Olympiakos, o dönemde Şampiyonlar Ligi'ndeki hızlı yürüyüşünün devam edeceğine inanıyor olmalıydı. Belluschi de iyi bir figürdü, ama geçtiğimiz sezon ŞL'de Chelsea'ye elenen Olympiakos, yeni sezonda Şampiyonlar Ligi'ne dahi giremedi. Belluschi'nin Sami Yen'deki görüntüsü ise, hiç iç açıcı değildi. ''Avrupa'da bekleneni veremeyen Güney Amerikalı'' damgasından kurtulabilmesi adına acil bir değişikliğe ihtiyacı olabilir. Tabii Olympiakos izin verirse.

9. Didier Zokora, Tottenham Hotspur: Fransa'da St. Etienne formasıyla mücadele ettiği dönemde, Ligue-1'e özgü olan Afrikalı orta saha oyuncularından biri olduğu düşünülüyordu. Premier League oyuncusu görünümündeydi. Uzunca süre adı, Manchester United ile anıldı. Kulübü izin vermedi. Transferi gerçekleşmedi. Yine de kaderinde vardı, Premier League. Tottenham ile lige adımını attı. Takımdaki sağ bek sorunu nedeniyle savunmanın sağını kontrol durumunda kaldı. Chelsea'deki versiyonu Michael Essien ile benzer kariyer çizgisinde gidiyordu. Orta sahadaki yeteneklerini sergileme fırsatı bulamadı. Eline şans geçmesi durumunda değerlendirse iyi olur.

8. Hasan Salihamidzic, Juventus: Kariyerinin önemli bölümünü Bundesliga'da geçiren Boşnak futbolcularından biri. Hamburg ve Bayern Münih'te geçirdiği futbol yaşantısı, içerisinde bulunduğu tüm takımların joker elemanı olmayı başarmıştı. Geçtiğimiz sezon başında Juventus'a transfer oldu. Bayern Münih'te her sezon 30 ila 40 maç seviyesine çıkan Salihamidzic, iki sezondur Juventus için 32 maçta görev alabildi. 1995 yılından bu yana aktif olarak Avrupa futbol piyasasında boy gösteren Salihamidzic'in 31 yaşında olduğunu ve hala bir transfer hakkı daha olduğunu hatırlatmakta fayda var. Juventus ile imzaldaığı dört yıllık sözleşmeden bağımsız, yolu Türkiye'ye de düşer belki ilerleyen zamanda.

7. Patrick Vieira, Inter: En başta sözünü ettiğimiz durumun önemli temsilcilerinden biri, Vieira. Bazı oyuncular Premier League için yaratılmıştır. Fransız oyuncu, Arsenal'de oynarken dünyanın sayılı orta saha oyuncularından biriydi. 20 yaşında gönderildiği İtalya'ya dokuz yıl sonra gelişi heybetliydi. 2005-06 Sezonu sonunda Juventus'un küme düşürülmesinin ardından transfer olduğu Inter'de şampiyonluklar yaşadı, kupalar kazandı; ama zaman içerisinde sıradanlaşmaya da başladı. Bugün 32 yaşında Vieira. Kim bilir, belki bir şansı daha vardır. Yaş ortalaması 20'lerin altına düşen Arsenal'e dönmesi kolay değil, ama halen göstereceği önemli performanslar olabilir.

6. Lukas Podolski, Bayern Münih: Köln'de forma giydiği dönemde en iyi Alman oyuncuları bünyesine kazandırma geleneğini devam ettiren Bayern Münih'te alternatif olmaktan sıkılan Podolski'yi Ocak ayından itibaren Premier League'de izleyebiliriz. Arsenal ve Tottenham ile adı anılıyor şimdilik. Tıpkı takım arkadaşı Bastian Schweinsteiger gibi. Jürgen Klinsmann'ın takımında forma şansı bulmakta zorlanmasına karşın Alman Milli Takımı'nda her daim önemli bir oyuncu olan Schweinsteiger, daha fazla şans bulacağı takımlarda üst seviyelere çıkabilir. Premier League için yaratılmış isimlerden biridir belki de, Schweinsteiger. Bayern Münih, nasıl olsa doldurur yerlerini iki oyuncunun da.

5. Tomas Rosicky, Arsenal: Robert Pires, Harry Kewell ve Tomas Rosicky gibi futbolculara her zaman saygı duymuşumdur. Dizindeki sakatlıktan dolayı Euro 2008'de Çek Cumhuriyeti forması giyemeyen Rosicky, tıpkı Pires ve Kewell gibi ciddi rahatsızlıklar geçirdi futbol kariyerinde. Diğer örneklerden farklı olarak Rosicky'nin takım tercihi doğruydu. Bahsettiğimiz bir iki istisnasdan biriydi bu anlamda. Yeni yılla birlikte formasına kavuşması bekleniyor Rosicky'nin. İşlerin kötü gittiği Arsenal'de fark yaratacaktır. En kısa zamanda sahalara dönmesini ve gerçek değerini bulmasını diliyorum bir futbolsever olarak.

4. Ryan Babel, Liverpool: Altyapılarda gösterdiği performanslarla dikkati çekmişti ilk olarak, Hollandalı Ryan Babel. Liverpool'a transferi müthiş bir şanstı kendisi adına. Fırsat verildiğinde yeteneklerini bölüm bölüm sergileme fırsatı da buldu, ama bilhassa yeni sezonda Rafael Benitez'in unuttuğu isimlerden biri oldu. Albert Riera'nın alternatifi olmaktan öteye gidemedi. Tüm bunlara rağmen, Liverpool'un kendisinden vazgeçmesi kolay olmayacaktır. 21 yaşındaki Babel'in önünde seçenekler vardır mutlaka. Kariyerini bir süre daha Liverpool'da devam ettirebilir, ama aşama kaydetmesi ve daha iyi yerlere de gelmesi gerekiyor en kısa zamanda.

3. Javier Saviola, Real Madrid: Enteresan bir öykü, aslına bakarsanız Saviola'nınki. Arjantin'den ''genç yıldız'' sıfatıyla Avrupa'nın önemli kulüplerinden birine transfer olan futbolcuların ilk etapta yaşayacakları sıkıntılardan farklı bir kariyer başlangıcı yapmış ve Barcelona ile dünyanın sayılı golcüleri arasına girmeyi başarmıştı. Sonrasında Monaco ve Sevilla'da kiralık olarak geçen yılların ardından kendisini bir anda Real Madrid'de buldu, Saviola. Böylesi seviyelerde kalması da ilgi çekici; ama henüz 26 yaşında ve önünde uzun sayılabilecek bir kariyer var. Yeniden başlayabileceği bir takıma transfer olabilirse, başaşağı giden kariyerini kurtarabilir.

2. Andrea Pirlo, Milan: Listedeki diğer istisna. Dünyadaki en efektif oyuncularını sıralayacak olsaydım, Pirlo'ya mutlaka ilk üç içerisinde yer verirdim. Milan için her zaman önemli bir isimdir, Pirlo. Inter'in de elinden kaçırdığı fırsattır; ancak genel görüntüde asla gerçek değerini bulamamıştır. Gerek Milan'ın oyun karakteri, gerekse de Pirlo'nun alçakgönüllü futbolundan dolayı. Real Madrid, Barcelona, Arsenal, Liverpool veya Manchester United gibi takımlarda görmek isterdim, İtalyan sanatçıyı. Belki de değişikliğe ihtiyacı vardır. Henüz 29 yaşında, Pirlo. Ve hiç kuşku yok ki çok daha fazlasını hak ediyor.

1. Thierry Henry, Barcelona: Ukraynalı meslektaşı Shevchenko'nunki kadar keskin olmasa da Henry de bir kararsızlık yaşıyor olmalı kariyeri hakkında. Arsenal'den ayrıldığında olması gerekeni yapmış ve Barcelona'ya geçmişti, ama özellikle yeni sezonda Samuel Eto'o'nun gölgesinde kalmaktan kurtulamadı. Çoğu zaman yedek kulübesinde kaldı. Tarihin en ofansif takımlarından birinde daha fazla rol alması gerekiyor belki de. Premier League'e dönmesi durumunda kaldığı yerden devam edebilir. Tabii yalnızca PL. Arsenal veya Manchester United, uygun adaylar. Barcelona'da olmasını isterim, ama olmayacaksa da Premier League opsiyonunu düşünmesi gerekebilir.

2 yorum:

Chao Grey dedi ki...

Pirlo hakkında Gattuso şöyle demişti:"Andrea'nın yaptıklarını görünce kendime futbolcu muyum diye soruyorum" Vieira ve Rosicky içinse benim yorumum şu: Vieira geçen sene mecburen sağ açık oynadı. Kesinlikle ön libero oynaması lazım. Rosicky de yerinde oynadığı takdirde müthiş bir 10 numara. Yoksa sıfır. Nihat'ın tek forvette oynayamadığı gibi. Liste çok güzel, orijinal bir çalışma. Goal dergisindeki en çok değeri bilinmeyen futbolcular listesine benzemiş. Ama tamamen orijinal.

ASY dedi ki...

Selamlar,

Andrea Pirlo özelinde haklısınız.

''Futbol, sanattır'' diyeceksek eğer, bu akımın önemli temsilcilerinden biridir, Pirlo. Yine de, dediğim gibi, hakkının hiçbir zaman verildiğine inanmıyorum. Popüler değildir. Chelsea'de Abramovich zamanında boy gösteren Claude Makelele örneğindeki, ''Bana X kadar para vermezseniz, takımdan ayrılırım.'' tarzında açıklamaları da olmaz. Yalnızca işini yapar.

Andrea Pirlo, hem Milan, hem de İtalya Milli Takımı'nda sürekli olarak kendisine yer de bulur. Ve mutlaka, dünya üzerindeki futbolcuların önemli bölümü kendisinin sahip olduğu konuma ulaşmak ister. Muhtemelen, değer verilip verilmemesi de fazla anlam ifade etmez; ama Pirlo, başkadır. Keşke bir üst seviyede, yeteneklerini daha rahat sergileyebileceği bir kulüpte devam edebilseydi.

Tüm bunlara karşın, 10 kişilik oyuncu listesinde Pirlo, bir istisnadır. Listenin anlatmak istediği daha farklı.

Nasıl diyeyim, Fiorentina'dan Gilardino mesela. Geçtiğimiz sezon, yok olmak üzereyken doğru tercihi yaptı ve tekrar Serie-A'nın önemli oyuncularından biri olmayı başardı. Görüntüsü değişti. Tomas Rosicky, Thierry Henry, Lukas Podolski, Ryan Babel gibi isimler de mevcut kulüplerinde pek fazla şans bulamasalar da yapacakları ilk hamleyle gittikleri yerde fark yaratabilirler. Bu mesajı vermek istiyor aslında, listemiz.

İlerleyen dönemde farklı listeler de olacaktır. Başlıkta ufak düzeltmeler yapabiliriz. Şimdilik bu şekilde.

Sevgiler,
Eray.