19 Aralık 2008 Cuma

Galatasaray SK v FC Girondins de Bordeaux



Galatasaray, 2008-09 UEFA Kupası Sezonu 3. Turu'nda Fransa'nın FC Girondins de Bordeaux takımıyla eşleşti.

Kura çekiminden önce bakmaya çalıştığımız pencereden devam edersek, Danimarka temsilcisi AaB Aalborg'un ardından Dinamo Kiev ile birlikte Galatasaray adına ideal rakiplerden biri olarak değerlendirilebilir, Bordeaux. Ana sistemin alt başlıkları da var muhakkak.

Bordeaux ve Galatasaray, 2006-07 Sezonu'ndaki Şampiyonlar Ligi ve 2007-08 Sezonu'ndaki UEFA Kupası deneyimleriyle birlikte arka arkaya üçüncü sezonda Avrupa Kupaları'nda birbirlerine rakip oluyorlar. İki sezon önceki Şampiyonlar Ligi deneyiminde Olimpiyat Stadı'nda oynanan ve golsüz tamamlanan maçın rövanşında Stade Chaban-Delmas'da rakibine 3-1 mağlup olan Galatasaray, geçtiğimiz sezon aynı sahada Bordeaux'ya 2-1 kaybetmişti. İlginç ayrıntıları içerisinde barındırıyor bu anlamda, Bordeaux ve Galatasaray eşleşmesi.

Bordeaux, Şampiyonlar Ligi A Grubu'nda Roma ve Chelsea'nin ardından üçüncü sırada kalarak UEFA Kupası'na geçiş yaptı. Bordeaux'nun grupta topladığı yedi puanın altısı Rumen temsilcisi CFR Cluj'a karşıydı. Ekstra puan, Fransa'daki Chelsea maçından çıkarıldı. Galatasaray ise, UEFA Kupası 2. Tur B Grubu'nda 10 puanla lider olan Metalist Kharkiv'in bir puan arkasında ikinci sırayı aldı. Ve iki ekip, bugün İsviçre'nin Nyon kenti çekilen kura sonucu bir kez daha birbirlerini buldular; fakat bu defa kahramanlar, farklı olabilirler.

Galatasaray, UEFA Kupası 2. Tur B Grubu'nda Benfica ve Hertha Berlin'i deplasmanda mağlup ederken bazı fikirler sunmuştu izleyenlere. Aynı şekilde Ali Sami Yen'de Metalist Kharkiv'e 1-0 kaybederken de. Oynamak isteyen takımlara karşı önemli avantajlara sahip olabilirdi, Galatasaray. Arda Turan, Cassio Lincoln, Harry Kewell ve Milan Baros gibi öldürücü bir dörtlüsü vardı. Bu anlamda, böylesi bir rakibe ihtiyaç duyuyordu. Metalist Kharkiv gibi kapanan ve oynatmamaya konsantre olan takımlara değil.
  • Bordeaux, hücum futbol modelini benimsemiş bir Fransız takımı.
Fransa Ligi'ndeki performansından devam edelim. Bordeaux, Lyon hanedanlığının üç puan arkasındaki üçlü arasında ikinci sırada yer alıyor, 18 haftası geride kalan Fransa Ligue 1'de. Ve daha önemlisi, Galatasaray'ın UEFA Kupası 3. Tur kura çekimi öncesi, muhtemel rakiplerinden biri olan Marsilya'nın ardından (33) ligin 27 golle en fazla skor yapan takımı, Bordeaux. Bir şey daha. 2008-09 Fransa Ligue 1'deki 18 maçın 16'sında, 90 dakika boyunca topa sahip olma istatistiklerinde, karşısındaki takımlara üstünlük kurmayı başarmış, Galatasaray'ın UEFA Kupası 3. Turu'ndaki rakibi. Yalnızca, 1-0 kaybedilen PSG maçında rakibin topla daha fazla oynamasına izin verirken 1-1'lik eşitlikle tamamlanan Marsilya maçında topla oynama yüzdesi 50'de kalmış.

Fransa Ligi'nde 2000'li yılların başından bu yana devam eden Olympique Lyon hegemonyasına son verebilecek üç takımdan biri olarak gösterilen Bordeaux, Lyon ile ligin ilk yarısında oynadığı maçı Stade Gerland'da 2-1 kaybederken bile rakip kaleye gönderdiği 23 şut ve %63'lük topla oynama oranı ile dikkat çekmeyi başarıyor.
  • Topla oynamayı seviyor, Bordeaux.
Fransız ekibin teknik direktörlüğünü bir zamanlar Zinedine Zidane'lı Fransa Milli Takımı'nın saha içi liderliğini üstlenen efsanevi savunma oyuncusu Laurent Blanc yapıyor. Blanc'ın kısa süre içerisinde gösterdiği gelişimle yeni yolunda da en iyiler arasına girebilecek seviyeye geldiğini söyleyebiliriz. Futbola dair belli fikri var. Ve yakın zamanda, ''Bu, Laurent Blanc'ın takımı'' diyebileceğimiz bir teknik adam haline gelebilir. 4-1-3-2, Laurent Blanc'ın Bordeaux üzerindeki ana formülü.

Sistemin rakamlarından anlaşıldığı gibi Bordeaux, ofansif bir futbol oynama gayreti içerisinde oluyor genellikle. Artıları ve eksileri olan bir anlayış. Öyle ki, Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Roma'dan yenilen toplam 10 gol, bazı sonuçlara ulaşılmasını sağlayabiliriz. Bu anlamda oldukça ilgi çekici bir ayrıntı var karşımızda. Bordeaux'nun Fransa Ligue 1'de attığı 27 golün 15'i ikinci yarının ilk yarım saatlik bölümündeki gelirken 6'sı 16 ila 45. dakikalar arasında gerçekleşiyor. Anormal bir durum yok, aslına bakılırsa; ama Bordeaux'nun Fransa Ligue 1'de yediği 16 golün 6'sının 16 ila 45. dakikalar ve 5'inin de 46 ila 75. dakikalar arasında gelmesini ilgiyle karşılayabiliriz.
  • Bordeaux, açıldığı ve gol aradığı dakikalarda arkasını boş mu bırakıyor?
  • Orta sahadaki tek eleman, bütün bir takımın yükünü kaldırmakta güçlük mü çekiyor?
Şimdilik, istatistiklerden yola çıkılıp ulaşılan iki klişe gibi duruyor; ama Şubat'a kadar, sorularımızın cevaplarını alabilmemiz adına gerekli zamanımız bulunuyor. Buradan devam ederek, Bordeaux'nun takım sisteminin işleyebilmesi adına gerekli oyuncuların kimler olduğunu incelemeye çalışalım.

25 yaşındaki Fransız kaleci Mathieu Valverde, sezona sakatlıkla başlayan Ulrich Rame'nin yokluğunda yedi Ligue 1 maçında forma şansı buldu. Rame, geri döndüğünde ise kaledeki yerini aldı. Galatasaray karşısında da bir terslik olmazsa Rame, korumaya çalışacaktır Bordeaux kalesini. Savunmanın sağında Matheiu Chalme, görev alıyor. Merkez ikili, Senegalli Souleymane Diawara ve Marc Planus ile dolduruluyor genel olarak. Diawara, uzun boylu ve agresif bir savunma oyuncusu. Milan Baros'u kontrol ile görevlendirilebilir; ama arkadaki üçlü, böyle bir durumda, Bordeaux'nun planlarını bozmak için hazır olur.

Sol kanat savunması için, ayrı bir paragraf açmış olalım. Üç isim bulunuyor rotasyonda. İki sezon önce, Arda Turan'ın kafa attığı Franck Jurietti, Benoit Tremoulinas ve Diego Placente. Arjantinli Placente'nin sakatlığı söz konusuydu. Genel paylaşım, Jurietti ve Tremoulinas arasında. Jurietti, aynı zamanda savunma sağını da ikame edebiliyor.

Bordeaux orta sahası özelinde en kritik isim, Alou Diarra. Mali asıllı Fransız milli oyuncu, Galatasaray'ın Erik Gerets ile şampiyonluğa ulaştığı sezonda Alioum Saidou'nun yaşadığı kaderin bir benzerini sürüyor, Bordeaux kariyerinde. Genellikle önde oynayan Fernando, Yoann Gourcuff ve Wendell üçlüsünün arkasını toplamakla görevli; ama ileri uçtaki Fernando Cavenaghi ve Marouane Chamakh birlikteliğinin efektif yapısı, Bordeaux'ya oyun içerisinde seçme şansı veriyor.
  • Bordeaux'da 4-1-3-2'nin yardımcı fikri, 4-2-3-1.
Maroune Chamakh ve alternatifi David Bellion'ın forvet arkasındaki üçlünün sağında da oynayabilme yetileri, bu bölgede görev yapan Fernando'nun Alou Diarra'ya takviye güç olarak gönderilmesini ve Bordeaux'nun 4-1-3-2'den kolaylıkla 4-2-3-1'e geçiş yapmasını sağlayabiliyor. Bellion veya Chamakh, bu sezon kariyerinin en iyi performans çizgisini yakalayan Arjantinli Fernando Cavenaghi'nin partnertliğini yapıyor.

Geçtiğimiz sezon Panionios deplasmanında oynadığı futbolla Galatasaray'ın UEFA Kupası 3. Turu'na yükselmesini sağlayan Fernando Cavenaghi, Alou Diarra ile birlikte Bordeaux'nun en stratejik oyuncularından biri. Cavenaghi'nin ara transferde İngiltere'ye transfer olmasının gündemde olduğunu ve Bordeaux'nun forvet arkasındaki üçlüsünden ikisi Yoann Gourcuff ile Wendell'in, sistemden bağımsız olarak, üst düzey oyuncular olarak görülmesi gerektiğini ekleyelim.

Caen ile gösterdiği performansın ardından Ligue 1 ekiplerini peşinden koşturan Yoan Gouffran, Ligue 1'de daha az forma şansı bulmasına karşın, Şampiyonlar Ligi'nde Fernando Cavenaghi'nin önünde tercih edilen isim oldu, sezon boyunca. Yetenekli kanat oyuncusu Gabriel Obertan'ın da adını anmış olalım, bu bölümde.

Bordeaux, mevcut durumda çekilebilecek dengeli rakiplerden biriydi. Futbol oynamak istemesi, stadyum atmosferi ve farklı nedenlerden dolayı, Galatasaray'ın avantajlı konuma geçebileceği bir takım. İlk maçın deplasmanda olması büyük avantaj. Galatasaray'ın Stade Chaban-Delmas'da gol veya goller bulacağını ve bu gol ya da gollerin takımımıza 4. Tur yolunu açacağını hissediyorum.

Bordeaux'yu elemesi halinde Nec Nijmegen ve Hamburg eşleşmesinden gelecek takımla oynayacak Galatasaray, 4. Tur'da. İlk maç deplasmanda, ama önce Bordeaux.

1 yorum:

Juan y Fer dedi ki...

Hello,
it is a good team, but I think Galatasary has a better squad and besides it will have the help in the second leg of the Ali Sami Yen...so no problem for Galatasaray.
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)