25 Aralık 2008 Perşembe

Los Angeles Lakers vs. Boston Celtics



ABD'de beklenen gün geldi.

Christmas? Sanmıyorum. NBA'de son 19 maçında sahadan galibiyetle ayrılan ve Lig Tarihi'nin en iyi başlangıcını (27-2) gerçekleştiren Boston Celtics, 2007-08 NBA Finalleri'nde darmadağın ettiği Los Angeles Lakers'a konuk oluyor. Heyecan dorukta. Özellikle, Staples Center'dakiler, tüm bir yaz mevsimi boyunca bu geceki galibiyeti ve mümkünse Boston Celtics'in uğrayacağı hezimeti bekledi. Peki, bu kadar kolay mı?

Mitch Kupchak ve Phil Jackson, ölü sezonda takıma takviye yapma hedefinin peşinden koşmuyorken hasretle bekledikleri biri vardı. Andrew Bynum. Genç pivot iyileşti. Hiç kuşkusuz, Lakers pota altına geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'nde aradığı sertliği getirmeye çalışacaktır. Pau Gasol, Bynum'ın ardından daha fazla görünecektir yüksek postta. Lakers adına, 2008 NBA Finalleri'ndeki en önemli farklılık bu.

Boston cephesinde yeni başlıklar, James Posey'nin gidişi ve Rajon Rondo'nun gösterdiği gelişim. Geçtiğimiz sezon, Kobe Bryant'ı bilhassa serinin ilk iki maçında kitleyen ve Celtics için şampiyonluk yolunu açan James Posey, transfer sezonunda New Orleans Hornets'in cazip teklifini değerlendirerek takımdan ayrılmıştı. Ne var ki Lakers, yeni sezonda Hornets ile oynadığı iki maçı da kazanırken özellikle ikinci maçta Kobe Bryant, 2008 Finalleri'nin rövanşını almak için ne kadar kararlı olduğunu gösterdi. Celtics'in kenardan alacağı muhtemel destek, Posey'nin gidişinin ardından sınırlanmış olsa da Rajon Rondo, sezonun ilk bölümünde gösterdiği performansla durumu eşitlemeyi başardı.

Los Angeles Lakers adına kabuslarla geçen bir yaz mevsimiydi. Şampiyonluğun Hollywood'a gelmesi için oldukça geçerli sebepler vardı. Boston Celtics'ten ünvanı geri almak, Lakerslılar adına yeni bir yaşama nedeniydi. Bu hedefle girdikleri sezonda ilk yedi maçlarını kazanmaları sürpriz olmamalıydı. Sonrasında Detroit Pistons mağlubiyeti ve bir yedi maçlık seri daha. İlk 15 maçından 14 galibiyet çıkaran Lakers, Indiana Pacers mağlubiyetinin ardından topallamaya başladı. Sacramento Kings, Miami Heat ve Orlando Magic karşısında alınan yenilgiler, Lakers cephesinde şüphelere yol açmış olabilir miydi?

Andrew Bynum başlığına geri dönelim.

Lakers'ın lideri, Kobe Bryant. Yardımcı aktör, genellikle Pau Gasol. Ama mağlubiyet ve galibiyetler karşılaştırıldığında ortaya çıkan rakamların işaret ettiği isim, Andrew Bynum.

2008-09 Sezonu'nda oynadığı 28 maçtan 23 galibiyet çıkaran Lakers'da Andrew Bynum, takımının kazandığı 23 karşılaşmanın yalnızca bir tanesinde rakiplerini bloklayamazken mağlup kapatılan 5 maçın sadece bir tanesinde istatistik kağıdının blok haznesini doldurabildi. Bynum, yenilgiyle sonlanan Detroit Pistons, Indiana Pacers, Sacramento Kings, Miami Heat ve Orlando Magic maçlarında diğer 23 maça göre ortalama 5 sayı ve 3 ribaundluk bir kayıp yaşadı. Andrew Bynum, bu anlamda sanılandan fazla değer ifade ediyor olabilir Lakers adına.

Paul Pierce, geçtiğimiz sezon Boston Celtics'in NBA Finalleri'ndeki kahramanıydı. Kobe Bryant, savunmada Pierce ile oynayacaktır çoğu zaman. Özellikle, maç çekişmeli gidecek olursa, son bölümde Kobe ve Paul arasında ciddi bir rekabete daha tanıklık edebiliriz. Lakers rotasyonunda Kobe'ye yardımcı olabilecek ilk oyuncu Derek Fisher. Luke Walton'ın form durumunu göz önünde bulundurursak eğer, kenardan Trevor Ariza ve Sasha Vujacic desteğini alabilir, Los Angeles Lakers. Trevor Ariza, şu sıralar formda. Boston Celtics karşısında Lakers adına X-Factor olabilir.

Boston Celtics kazanırsa, arka arkaya 20. maçından galibiyetle ayrılmış olacak. Geçtiğimiz sezonun ikinci bölümünde Houston Rockets, 22 maçlık bir seri yakalasa da 23. maçta Celtics'e 94-74 kaybederek uzunca sürenin ardından yenilgiyle tanışmıştı. Celtics'in şampiyonluk sinyalleri verdiği o dönemde Rockets adına 22 galibiyetlik seri, NBA Tarihi'nin bu başlıktaki en iyi ikinci derecesini kazanmak adına yeterliydi. Keza, birincisi için daha fazla çalışmak gerekiyordu. 1971-72 Sezonu'ndaki Los Angeles Lakers takımı, üst üste 33 maç kazanarak NBA Rekoru'nu eline geçirmişti. Yıllar sonra Celtics, Lakers'tan ünvanı geri almak istiyorsa, bizzati olarak Lakers'ın bedenini çiğnemek zorunda. Yoluna devam edebilmesi için tabii.

Dev karşılaşma öncesi, ilgi çekici birkaç ayrıntıya da değinmiş olalım.

Los Angeles Lakers, yeni sezonda oynadığı 28 maçın 23'ünde sahadan galip ayrılırken galibiyet yüzdesini 82.1 gibi saygı duyulacak bir seviyede tutmayı başardı. Tabii, Lakers'tan daha iyileri de var. Hatta, tüm zamanlarda NBA'de yer alan diğer takımlardan da iyileri. Boston Celtics, 27-2 (%93.1) ile devam ediyor yoluna. İki takımın Aralık ayının son günlerinde karşılaşmaları, bu anlamda oldukça enteresan. NBA'de, lokavt nedeniyle geç başlayan 1999 yılı hariç, Christmas gecesi veya sonrasında 82.1'lik galibiyet yüzdesinin üzerinde yer alan iki takımın eşleşmesine yalnızca üç kez tanıklık edilmişti.

28 Ocak 1981
: Boston Celtics (42-9, .824) v Philadelphia 76ers (44-9, .830): 104-101
20 Ocak 1985: Boston Celtics (33-7, .825) v Philadelphia 76ers (33-6, .846): 113-97
28 Aralık 1993: Seattle S'Sonics (20-3, .870) v Houston Rockets (23-3, .885): 112-97

NBA'de yine Christmas gecesi yalnızca üç kez, bir önceki sezon Finaller'de karşılaşan iki takım birbirlerine rakip olmuşlardı. Staples Center'daki Lakers ve Celtics eşleşmesi, bu başlıktaki dördüncü örnek olacak. Daha önceki üç eşleşmeden ikisinde, bir önceki sezon NBA Finalleri'nde şampiyonluğu kaybeden takımlar kazanırken (1995 yılında Orlando Magic, Houston Rockets'ı mağlup etti. 2005 yılında da Detroit Pistons, San Antonio Spurs'ü) sadece Los Angeles Lakers, Christmas 2001'de Staples Center'da oynanan karşılaşmasında Philadelphia 76ers'ı yenmeyi başardı.

Christmas 2008. Boston Celtics, ünvanını korumak istiyor. Los Angeles Lakers, hem kazanmayı hem de ezeli rakibinin 19 maçlık galibiyet serisini sona erdirmeyi. Lakers, hırslı. Celtics, rahat. Kazanırsa Celtics, dev bir psikolojik avantajı yanına alır. Lakers ise, 2009 NBA Finalleri'ni ne kadar çok istediğini göstermek zorunda.

Los Angeles Lakers vs. Boston Celtics
Staples Center, 00:00

Hiç yorum yok: