1 Aralık 2008 Pazartesi

New York City'de Özel Bir Gece

NBA'de cumartesi gecesi, tarihe geçecek bir maç yapıldı. Madison Square Garden'da, New York Knicks ile Golden State Warriors arasında.

Knicks ve Warriors'ın 2008-09 Sezonu'nda yolları, ilk defa kesişmiyordu. İki takım, 22 Kasım günü Al Harrington ve Jamaal Crawford merkezli bir takasa dahil olmuş, kendi ihtiyaçlarına göre belli takviyeler yapmışlardı. Bu anlamda, ilgi çekici ve ironik bir eşleşme olarak kabul edilebilirdi, New York City'deki bu karşılaşma.

Daha da fazlası olmalıydı mutlaka. New York Knicks'in Mike D'Antoni ile yüzü değişiyordu. Son yılların kaybeden takımı, kazanmaya başlamıştı. Sahadan mağlubiyetle ayrıldığı maçlarda bile ortaya bir karakter koyuyordu. D'Antoni'nin takımındaki en büyük ayrıntı, takımdaki her oyuncuya verilen özgürlüklerdi. Eğlenceli bir basketbol oynuyordu, New York Knicks. Hücumu daha fazla düşünen bir takım haline gelen Knicks'in karşısında, NBA'deki en benzer rakip olacaktı Cumartesi akşamı.

Don Nelson
, NBA'deki renkli antrenör figürlerinden biriydi. Son yıllarda Golden State Warriors'a oynattığı basketbol, yerleştirdiği model ve iki sezon önce Dallas Mavericks karşısındaki Playoff serisi, tüm basketbolseverler tarafından sempatiyle karşılanmıştı. New York Knicks ile girilen takastaki Jamaal Crawford seçimi de, Nelson'ın yeni sezonda basketbol fikrinden yine ödün vermeyeceğini gösteriyordu. Hızlı ve eğlenceli devam edecekti, Golden State Warriors. Bu anlamda Knicks ile Warriors, adeta birbirleri için yaratılmış gibilerdi.

New York Knicks'in değişen yüzünde bir isme yer yoktu. Stephon Marbury, Detroit Pistons'a kaybedilen maçta, antrenör Mike D'Antoni'nin oyuna girme teklifini reddedince kulüp yönetimi tarafından bir maçla cezalandırılmış ve bu yüzden takımının Warriors ile oynayacağı karşılaşma için Madison Square Garden'daki yerini almamıştı. Golden State Warriors'da ise Cleveland Cavaliers maçında sakatlanan Stephen Jackson, forma giyemeyecekti. Yine de tüm bunlar, akılalmaz hücum felsefeleriyle oynayan iki takıma engel değildi.

Maçın ilk dakikası içerisinde oluşan toplam 6 sayı, bazı şeylerin işaretçisi olmalıydı.

Gözler, henüz bir hafta önce farklı formalar altında mücadele eden iki oyuncudaydı. Al Harrington, New York Knicks için ilk çeyrekte altı sayı kaydederken Golden State Warriors'tan Jamaal Crawford, yedi sayıyla ikili düelloyu önde götürüyordu. New York Knicks'in 39-33'lük üstünlüğü ile geçilen ilk çeyrekteki skor, büyük sürpriz değildi. Üstelik bu durum, ligde zaman zaman rastlanan görüntülerden biri olarak bile kabul edilebilirdi. Ne olduysa, ikinci çeyrekte oldu. New York Knicks, müthiş bir skor patlaması yaşadı.

Al Harrington ve Jamaal Crawford, maç öncesi gecenin öne çıkan isimleri olsa da, onlarda rol çalan isimler vardı sahada. New York Knicks'den David Lee ile Chris Duhon, tarihe geçecek performanslarla oynuyorlardı. İlk yarıyı 82-64'lük skor üstünlüğü ile tamamlayan Knicks, ikinci çeyrekte bulduğu 43 sayıyla kulüp rekorunu kırarken ''bir yarıda yapılan en fazla skor'' başlığını da 82 sayıya kadar çıkarıyordu. David Lee'nin 20 sayı ve 10 ribaundluk ilk yarı istatistikleri, bir kenara not edilmeliydi. Diğer yanda Chris Duhon da, asist sayısında çift hanelere ulaşmayı başarmıştı.

İkinci çeyreğin başında ise söz hakkı, Al Harrington'a geçiyordu.

Harrington, kendisini NBA'e getiren Donnie Walsh'a borçlu mu hissediyordu, bilinmez; ama kontrolden çıkmaya başlamıştı bile. Henüz bir hafta önce Don Nelson'ın öğrencisi olarak Golden State Warriors forması giyen Al Harrington, artık Warriors potasına öldürücü şutlar gönderiyordu. Bu bölümde müthiş bir gerçek daha yaşanacaktı. Tim Thomas'ın smacı ile skor, New York Knicks lehine 100-84'e gelmişti. Ve maçın tamamlanmasına daha 16 dakika ve 58 saniye vardı. Çeyrek sonundaki skor da 116-96 ile Knicks'in galibiyetini işaret ediyordu.

David Lee ve Chris Duhon hız kesmedi, Golden State Warriors'da Jamaal Crawford da son çeyrekteki oyunuyla skora katkı yaptı; ama özellikle Al Harrington'ın hücum performansı, iki takım arasında fark yaratan unsurlardan oldu. New York Knicks'in 138-125'lik galibiyeti, Golden State Warriors'ın beşinci deplasman mağlubiyeti oldu. Dış sahadaki ilk zafer için biraz daha beklemesi gerekecekti, Don Nelson ve öğrencilerinin.

138-125 sona eren bir karşılaşmada bireysel performansların zirve yapması beklenirdi. Öyle de oldu. New York Knicks'de üç isim: Al Harrington, David Lee ve Chris Duhon.

Al Harrington, New York Knicks'in yalnızca yedi oyuncuyla mücadele ettiği karşılaşmada 40 dakika sahada kaldı. 13-25 saha içi isabetinin yanı sıra 36 sayı ve 12 ribaund ile oynadı. Harrington'ın 36 sayılık performansı, bir rekorun kıyısından döndüğü anlamına geliyordu. Bir önceki sezon formasını giydiği bir takım karşısındaki ilk maçında en yüksek skor yapan oyuncu, 1978 yılındaki 38 sayılık oyunuyla John Williamson olmuştu. Super John, Indiana Pacers kariyerinin ardından geçtiği New Jersey Nets'teki ilk Pacers maçında sergilediği performansla bu başlıktaki en başarılı isim olmayı bilmişti.

Al Harrington'ın 36 sayılık gösterisinin yeri ise, Stephen Jackson (2007, Warriors v Pacers) ve Dominique Wilkins'in (1994, Clippers v Hawks) bulunduğu ikinci sıra olacaktı.

David Lee, 39 dakika sahada kaldığı ve 16-29 şut isabetiyle hücum ettiği karşılaşmayı 37 sayı-21 ribaundla tamamlayarak her iki kategoride de kariyer rekorlarını kırmayı başardı. New York Knicks'in adına benzer bir performans, en son Hall-of-Fame üyesi Patrick Ewing tarafından sergilenmişti. 23 Şubat 1997 günü New York Knicks'in Los Angeles Lakers'ı 127-121 mağlup ettiği karşılaşmada Ewing, 34 sayı ve 25 ribaundluk dev performansıyla tarihte yeni bir sayfa açacaktı.

Chris Duhon, Golden State Warriors maçında işin başka bir yönüyle ilgiliydi. Sahada kaldığı 45 dakika içerisinde 22 basketin pasını veren Duhon, 12 Aralık 1958 günü oynanan ve 106-104 kazanılan St. Louis Hawks maçında yaptığı 21 asist ile 50 yıldır kulüp rekorunu elinde bulunduran Richie Guerin'in unutulmaz performansını geride bırakarak sezon başında dahil olduğu New York Knicks organizasyonunda kendisine unutulmaz bir yer edinmeyi başardı. Chris Duhon, 22 asistinin yanına 12 de sayı ekledi.

Chris Duhon ile David Lee'nin performansları beraber değerlendirildiğinde de, ortaya müthiş rakamlar çıkıyordu. Son 30 yıl içerisinde yalnızca iki kez, bir takımın aynı maçta 20 asist ve 20 ribaund barajlarını aşan iki oyuncusu olmuştu. İki örnek de Utah Jazz'dendi ve her iki performans da 1988 yılında gerçekleşiyordu.

22 Mart 1988 günü, Phoenix Suns ile karşılaşan ve sahadan 103-96 ile galip ayrılan Utah Jazz'de Karl Malone, 28 sayı ve 21 ribaundla yıldızlaşırken John Stockton da galibiyete 16 sayı ve 21 asistle katkı yapacaktı. NBA Tarihi'ndeki en müthiş ikili, bir kez daha 20 Nisan'da Los Angeles Clippers deplasmanında sahneye çıkıyordu. Karşılaşmayı 112-106 kazanan Utah Jazz, Karl Malone'un 33 sayı ve 20 ribaund, John Stockton'ın da 13 sayı ve 21 asistlik performansından beslenecekti.

Chris Duhon ve David Lee ikilisi, John Stockton ve Karl Malone ile aynı örnekler içerisinde yer alıyorlar. İşte, böylesine özel bir gece yaşandı Madison Square Garden'da.

New York Knicks'in 138 sayılık inanılmaz performansı, Golden State Warriors'un 125 sayılık gösterisini gölgede bıraktı. Corey Maggette, 32 sayı ile Knicks'in karşısında durmaya çalıştı. Kenardan gelen C.J. Watson, 23 sayı ile oynadı. İlk yarıda suskun kalan, ikinci yarıda bir şeyler yapmayı deneyen Jamaal Crawford ise 21 sayı üretti. İki takımın saha içerisinden toplam 206 şut denemesi, gecenin bir diğer önemli ayrıntısı olarak kabul edilebilirdi.

Golden State Warriors, 125 sayı ürettiği karşılaşmada sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Don Nelson adına ironik bir gece. Nelson, uzatmalara gitmeyen ve her iki takımın en az 125'er sayı ürettiği bir maça 44. kez antrenör olarak şahitlik etti.

Don Nelson'ı bu anlamda biri yakalayacaksa, isim çok uzaklarda değil. Mike D'Antoni, zamanla Nelson'a yaklaşır. Ve çoğu da bu sezon içerisinde gerçekleşecektir.

1 yorum:

PCLioN dedi ki...

Tempo manyağı iki takımın maçında doğaldır bu skor. NBA'de üst olsa kesin bu maça oynardım. :)