26 Aralık 2008 Cuma

Seri Sonu: Lakers, 20'ye İzin Vermedi



Staples Center'da dün akşam, aylardır beklenen bir randevu vardı.

2008 NBA Finalleri'nde Los Angeles Lakers'ı altı maç sonunda mağlup eden Boston Celtics, 19 maçlık galibiyet serisiyle geldiği Batı turnesindeki ilk maçına Los Angeles'ta çıkıyordu. NBA Tarihi'nin en ateşli rekabeti, geçtiğimiz sezon iki takımın Finaller'de birbirlerinin karşılarına çıkmalarıyla tekrar alevlenmişti. Lakers, 2009 NBA Şampiyonluğu'nu her şeyden fazla istiyor olmalıydı. Celtics'in yapması gereken, ünvanını korumaktı.

Unutulan bir rekabetti, Celtics ve Lakers arasındaki. Öyle ki, her daim anlamı büyük maçların koyulduğu Christmas gecesinde 1970 yılından bu yana ilk kez karşılaşıyordu iki takım. Lakers, 28 yıl önce 123-113 ile geçtiği rakibine benzer bir son yaşatmak istiyordu; ama o kadar kolay değildi. Boston Celtics, NBA Tarihi'nin en iyi sezon başlangıcını gerçekleştirerek çıkacaktı Lakers karşısına. Celtics'in 27-2 ile oturduğu masada Lakers da fena sayılmazdı. Sezonun kendi adına ilk 28 maçlık bölümünden 23 galibiyet çıkaran Lakers, bu anlamda rakibinden aşağı kalmıyordu.

Lakers ve Celtics'in bu denli önemli galibiyet sayılarıyla sahaya çıkmalarının mutlaka bir anlamı vardı. İki takımın maç ve galibiyet rakamları toplandığında ortaya çıkan yüzde, saygı duyulacak cinstendi. 50 galibiyet ve 7 mağlubiyet. Denk geldiği yüzde ise, 87.7. Söz konusu yüzde, takımlarının minimum 25 maç oynadıkları göz önüne alındığında, NBA Tarihi'ndeki en müthiş rakamların oluşmasını sağlıyordu. Daha önceki rekor da, yine efsanevi ikiliye aitti. 15 Aralık 1972 günü Lakers (25-4), Celtics'i (23-3) ağırladığı maçtan 102-98'lik mağlubiyetler ayrılırken iki takımın toplam galibiyet yüzdesi 87.3'tü.

Christmas 2008'de gerçekleşecek Lakers ve Celtics karşılaşması, bu yönleriyle diğerlerinden ayrılıyordu. Bir rövanştan daha fazlasıydı, dün akşamki eşleşme.

Lakers, geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'nde Celtics'e kaybederken sezon içerisindeki sakatlığı nedeniyle kadroya giremeyen Andrew Bynum'dan yararlanamamış ve bu dezavantajının sancılarını seri boyunca çekmek durumunda kalmıştı. Bynum, dün akşam sahadaydı. Kendrick Perkins ile hava atışına çıktı ve ilk hücumu Lakers'a kazandırdı. Lakers, geçtiğimiz sezon kayıp geçen ayların acısını dindirmek istercesine ilk topu Andrew Bynum'ın üzerinden kullansa da Bynum, yakın mesafeden şutu sokamadı. Ardından, savunma ribaundunu alan Rajon Rondo, hızlı hücumda Ray Allen'ı gördü ve Allen da üç sayılık basketle takımını öne geçirdi.

Luke Walton ile maçtaki ilk sayılarını bulan Lakers, takip eden hücumda Paul Pierce'ın pozisyonunu iyi savunduktan sonra oldukça değerli bir anlayışla Derek Fisher özelinden üç sayılık baskete ulaştı. Pau Gasol ile, geçtiğimiz sezon kendilerini NBA Finalleri'ne kadar ulaştıran ikili oyunlardan birini oynadıktan sonra savunmacıları üzerine çeken Bryant, tekrar Gasol'ü gördü. Gasol, dip çizgideki Luke Walton'a pası gönderdi. Dengesini kaybeden Celtics savunması, yayın gerisinde kalan Walton'a konsantre olmak üzereyken Walton, ekstra pası yaptı. Ve Derek Fisher da üçlüğü gönderdi. Lakers, elit bir hücum stratejisiyle 5-3 öne geçti.

Phil Jackson, geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'nde savunmadaki oyuncu paylaşımını Paul Pierce, Ray Allen ve Kevin Garnett üzerinden gerçekleştirirken Rajon Rondo, çoğu zaman marke edilmeyen isim olarak kalmıştı. Eksik değildi bu, bir tercihti. Dün akşamki karşılaşma öncesi de Jackson, ''Rondo'nun yapacağı skoru önemsemiyoruz'' demişti; fakat Celtics'i ilk bölümde ayakta tutan isim de Rajon Rondo'dan başkası değildi. Ne var ki, sezon başından beri, üst seviye basketbol oynayan Rondo, ikinci faulünü ilk çeyreğin bitimine 9:21 varken yapacaktı. Celtics'te Doc Rivers, iki faul ile oynamasına karşın, Rondo'yu oyunda tuttu. Rondo da takımını skorda.

Celtics antrenörü Doc Rivers, Kobe Bryant'ın savunma yetenekleri hakkında, ''Kobe, Scottie Pippen'ın Chicago Bulls'taki döneminden bu yana, NBA'de yardım savunmasını en iyi yapan oyuncu.'' yorumunda bulunuyordu. Bir süre sonra Kobe, Rajon Rondo'yu savunurken görüldü. Bitime 4:15 kala Rondo, kenara geldi. Oyuna Eddie House dahil oldu. Takip eden pozisyonda Kobe Bryant, Los Angeles Lakers'ı 16-15 öne geçiren sayıyı yaptı. Ve üstünlük, maç içerisinde yedinci kez el değiştirdi.

Lakers adına Pau Gasol ve Kobe Bryant'ın ''pick and roll'' pozisyonları, oldukça stratejik bir plandı. İlk molanın ardından Andrew Bynum ve Lamar Odom'ın yer değiştirmesiyle geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'ne yürüyen Lakers'taki pozisyonuna dönüş yapan Gasol'ün oyun içerisinde kalabilmesi adına, kesinlikle Kobe Bryant'a ihtiyacı vardı. Saha içinden kullandığı ilk dört atışta isabet kaydedemeyen Gasol, ilk sayılarına da bu yol üzerinden gidecekti. Çeyreğin bitime :35 kala Gasol ile gelen basket, farkı bire indiriyor ve Celtics, ilk bölümü 24-23'lük üstünlükle kapatıyordu. Boston Celtics, %61'lik şut isabet oranından beslenmeyi bilmişti; fakat yapılan altı top kaybı, bir köşeye not edilmeliydi.

Kobe Bryant, birinci çeyrekte 5-8 saha içi isabeti ve 10 sayı ile oynamıştı. Sezon genelinde Kobe, ilk 12 dakikalık bölümün sonunda kenara gelir, ikinci çeyrekteki ilk molayla birlikte de sahaya dönerdi; ama Celtics, her gün karşılaşabileceğiniz bir rakip değildi.

Andrew Bynum ile birlikte sahaydı, Kobe Bryant. Ve Sasha Vujacic, Lamar Odom, Trevor Ariza. Boston Celtics'te ilk beş oyuncularından yalnızca Paul Pierce vardı, ikinci çeyreğin başında. Diğer dört isim, kenardan geliyordu. Sezon başındaki en büyük soru işaretiydi Celtics adına, bench desteği. Kobe Bryant, ikinci çeyreğe art arda iki isabetle başladıktan sonra, Celtics'te tek ümit olarak Paul Pierce kalmıştı. Üstelik, Lakers'ın sahadaki kadrosu, eksik kalan parçaları da tamamlıyordu. Trevor Ariza, takıma direnç getirmişti. Ariza'nın istatistik kağıdına yansımayan katkısı, sahada Playoff atmosferi oluşması adına yeterli bir neden olabilirdi.

Lakers, ikinci çeyreğin ilk bölümünde, mesaj veren bir hücum daha yaptı. ''Hustle Play'' denilen kavramın kitabı, yeniden yazılmış olabilirdi. Boston Celtics, geçtiğimiz günlerde bir trafik kazası geçirdikten sonra ilk kez sahalara dönen Glen Davis ile pota altında bir fırsattan yararlanamadı. Andrew Bynum'dan seken ribaundun ardından ortada kalan topa Celticslilerden önce Kobe Bryant dokundu. Top, Celtics pota altının son çizgisine kadar gitti. Trevor Ariza ile Eddie House, birlikte hamle yaptı. Ariza, topu çevirdi. Gerilerden ''trailer olarak gelen'' Sasha Vujacic, turnikeyi bulduğunda arkasında daha önce şansını Amerikan futbolunda denemesine karşın sonrasında basketbola yönelen Glen Davis vardı. Davis'in hamlesi, yeterli olmadı. Vujacic'ten üç sayılık bir oyun geliyordu. 32-26.

Sasha Vujacic, karşılaşma öncesi, yaptığı açıklamalarla önemli bir figür haline gelmişti. ''I'm not wearing because of Boston. I don't like Boston at all. I don't wanna hear their name whatsoever... We dislike them more than everything.'' Boston'a duyduğu antipati dolayısıyla kıyafetlerinde yeşil rengini tercih etmeyen Sasha Vujacic, Celtics'in adını duymaya bile tahammül edemiyordu. Ve nefretini de açık açık dile getirmekten kaçınmıyordu. Lakers adına bu nefret, bir süre sonra karlılığa dönüşecekti. Vujacic, Celtics as oyuncularının kenarda olduğu bölümde takımına 7 sayılık bir katkıda bulunurken Lakers, 39-29 ile maç içerisindeki en büyük farkı yakalıyordu.

On sayılık üstünlüğün ardından vurup geçmek, Lakers'ın elindeydi; ama Rajon Rondo ve Kevin Garnett, buna izin vermedi. 30 saniye içerisinde Lakers pota altında iki adet ikili oyunla sonuca ulaşan Rondo ve Garnett, takımlarının şaşkınlığa uğramadan durumu toparlamasına yardımcı oldular. 39-33'ün ardından Lakers savunması adına felaket tellalığı yapılabilecek pozisyon, devrenin bitimine 3:58 kala geldi. Rondo ve Garnett, Lakers pota altında cirit atarlarken Rondo'nun pası, Garnett'in alley-oop smacı ile sonlanıyordu.

Türkiye'den canlı yayının olmaması ve ABD'de Christmas dolayısıyla tüm karşılaşmaların ulusal kanallardan yayınlanıyor olmasının birkaç avantajı vardı. Görüntüler, her zamankinden kaliteliydi evvela. Kaan Kural'ı da severiz ama, bir diğer ilgi çekici ayrıntı da, Jeff Van Gundy'nin yorumlarıyla maçı takip etmek olmalıydı. Rajon Rondo'nun Kevin Garnett'i beslediği ve skorun 37-44'e geldiği pozisyonun ardından Van Gundy, Phil Jackson'ın maç öncesi Pau Gasol için yaptığı, ''Değeri bilinmeyen bir savunmacı'' yakıştırmasını hatırlatarak, ''Benimle dalga mı geçiyorsunuz? Bu iş, bir smaç festivalini andırıyor.'' yorumunda bulunacaktı. Gasol, tüm bir yarı boyunca hem hücumda hem de savunmada oldukça etkisizdi.

Pau Gasol'ün morali bozulmuştu. Kevin Garnett, kaçırmadan atmaya devam ediyordu. Denge, Celtics lehine dönmek üzereydi. Bu sırada, Celtics potası altındaki Gasol, Kendrick Perkins tarafından ikinci kez bloklanacaktı. Gasol, iyice sinirlenmişti; ama bir sonraki hücumda yaptığı smaç, deşarj olmasını sağlayabilirdi. Gasol'ün ardından Paul Pierce, iki Celtics atağında iki asistle farkı, beşe kadar indirse de, ilk üçlüğünde çemberi tutturamayan Luke Walton'ın üç sayılık isabeti, Lakers'a 51-43'lük üstünlüğü getirecekti. Bu bölümde ilginç bir olay daha yaşanıyordu. Sezon boyunca maç başına ortalama 29.6 serbest atış kullanan Boston adına Paul Pierce, Staples Center'da çizgiye gelen ilk Celtics oyuncusu oluyordu, devrenin bitimine :35 kala.

Ve Los Angeles Lakers da, soyunma odasına 51-45'lik skor üstünlüğü ile gidiyordu.

İkinci yarının ilk önemli ayrıntısı, Andrew Bynum'ın üçüncü çeyreğin bitimine 9:07 kala yaptığı smaç olabilirdi. Bynum, Lakers'ın beklediği sertliği takıma getirebilecek isimdi; ama karşılaşma boyunca bu ihtimalin açık olduğunu ilk kez söz konusu pozisyonda gösterebiliyordu. Yine de Lakers'ın unuttuğu bir isim vardı. İlk yarıda yalnızca sekiz sayı bulabilen Paul Pierce, 2008 NBA Finaller MVP'si olduğunu hatırlamış olmalıydı. Pierce'ın 10 sayıyla katkıda bulunduğu 5:16'lık bölüm sonunda Celtics, 64-62 ile öne geçiyordu. Bu, Celtics'in 24-23'ten sonraki ilk skor üstünlüğüydü. Lakers'ın göstereceği reaksiyon, oldukça önemliydi.

Phil Jackson, takımının geriye düşmesinin ardından mola almayı tercih etti. Mola dönüşü, Sasha Vujacic'in basketi ve Pau Gasol'ün serbest atış isabetiyle birlikte Lakers, 65-64 öne geçti. Lamar Odom'ın arka arkaya iki üç sayılık basketinin arasına Celtics, yalnızca Kevin Garnett'in orta mesafe isabeti ile girebildi. Son çeyreğe de Lakers, 71-67'lik üstünlükle gitmiş oldu. Lakers, Celtics maçından önce Staples Center'da bu sezon oynadığı 14 maçın 13'ünü kazanırken yalnızca bir maçta son çeyreğe geride girmiş ve o karşılaşmada da sahadan galip ayrılan Detroit Pistons olmuştu. Kalan 13 maçı kazanan Lakers'dı. Bu anlamda, iyi bir işaret olabilirdi ev sahibi takım adına, 71-67'lik üstünlük.

Son çeyrek de, tıpkı üçüncü çeyrek gibi, Andrew Bynum'ın hamlesiyle başlıyordu. Bynum, pota altında Tony Allen'ı bloklayarak bir işaret daha gönderiyordu istatistikseverlere. Öyle ki, Lakers'ın kaybettiği beş maçın dördünde blok yapamayan Bynum, kazanılan yirmi üç maçta yalnızca bir kez blok istatistiğini dolduramamıştı; fakat Bynum ve blok rakamları bile, Celtics'in Lakers'a yaklaşmasına engel değildi. Bitime 6:39 kala Tony Allen ile skoru 77'de eşitleyen Celtics, 2:43 sonrasında Kevin Garnett'in iki sayılık basketinin ardından 81-79'luk üstünlüğü yakalayacaktı. Ne var ki, bundan sonraki bölümün Pau Gasol'ün müthiş gösterisine dönüşeceğinden kimsenin haberi yoktu.

Kobe Bryant, bitime 3:11 kala skoru 81-81'e getirdi. Doc Rivers, molaya gitti. Mola dönüşü Bryant, iki kez Gasol'ü besledi. Gasol'ün dört sayısı ve 85-81'e gelen skorun ardından Rivers, bir mola daha aldı. Celtics, maç boyunca olduğu gibi, Rondo ve Garnett ikilisi ile Lakers'a direnmeye çalıştı; fakat Garnett'in basketi, Lakers'ın son 3:56'da yakaladığı 11-2'lik seride Celtics adına tek hücum hamlesiydi. Gasol, öldürücü darbeyi Paul Pierce'ın üzerine giderek vurdu. Basket ve faulün ardından Lakers, maçı gayrıresmi olarak sonlandırdı. Pastanın üzerine kremayı ekleyen de yine Pau Gasol oldu. Ray Allen'ın üç sayılık atışını bloklayan Gasol, topun Kobe Bryant'ta kalmasını sağladı. Kobe'nin pasını açık alanda alan görünmez kahraman Trevor Ariza da ters smacıyla skoru 90-83'e getirdi.

Bitime :26 kala Kobe Bryant'ın iki sayılık basketi ise, skoru belirledi. 92-83.

Kobe Bryant, 43 dakika (kendi adına sezon rekoru) sahada kaldığı karşılaşmayı 13-23 saha içi isabeti, 27 sayı, 9 ribaund ve 5 asistle tamamladı. Bryant için Celtics maçını ilgi çekici hale getiren birkaç ayrıntı vardı. Bryant, maç boyunca serbest atış çizgisine gitmedi. Dün geceki karşılaşma, Kobe'nin kariyerinde bu başlık altındaki dokuzuncu örnekti. (En az 30 dakika sahada kalması şartıyla.)

Son on yılda olduğu gibi, bir Christmas'ta daha sahaya çıktı, Kobe Bryant. 1999 yılından bu yana her Christmas'ta Lakers formasıyla mücadele eden Bryant, önümüzdeki üç yılda da bu seriye devam ederse, Earl Monroe'nun rekoruna ortak olabilir. 1967 ve 1979 yılları arasında Baltimore Bullets ve New York Knicks formalarıyla Christmas'ı 13 yıl boyunca NBA parkelerinde geçiren Monroe, bu alanda NBA rekorunu elinde bulunduruyor.

Boston Celtics galibiyetinin ardından hakkında konuşulması gereken bir isim daha var.

Los Angeles Lakers'ın 63 yaşındaki antrenörü Phil Jackson, 17 yıllık antrenörlük kariyerinde 1000. normal sezon galibiyetine dün geceki anlamlı karşılaşmanın ardından ulaştı. NBA Tarihi'nde bu seviyeye yükselen altıncı isim olan Jackson, 1000. galibiyetini 1423. maçta alarak bir başka rekorun altına daha imza atmış oldu. Pat Riley'nin rekoru, sonunda kırıldı.

1423 maç, Phil Jackson
1433 maç, Pat Riley
1662 maç, Jerry Sloan
1761 maç, Larry Brown
1789 maç, Don Nelson
1837 maç, Lenny Wilkens

Jackson, ayrıca Christmas'taki 11. galibiyetine ulaşarak, bu alanda da Jack Ramsay'nin rekoruna ortak olmayı başardı. Los Angeles Lakers'ın kulüp tarihine bakıldığında ise, 20. Christmas galibiyetinin dün akşam Boston Celtics karşısında alındığını görebiliriz. Lakers da, New York Knicks'in rekorunu yakaladığı Celtics maçının ardından.

Sona doğru gelelim.

Los Angeles Lakers, takım savunması anlamında önemli soru işaretleri verdiği Boston Celtics maçını kazanarak müthiş bir özgüveni yanına almış oldu. Sert mi oynadılar, hayır. Ama çok istedikleri kesindi. Tıpkı, geçtiğimiz sezon Celtics'in şampiyonluğu deli gibi istemesine benzetebiliriz bu durumu. Bir Final daha olursa, daha çok isteyen kim olacak, bakalım. Şimdiden heyecan verici.

Hiç yorum yok: