2 Aralık 2008 Salı

Underdog Tarihi



Herkesin kalbinin bir köşesinde, ''underdog'' sevdası yer almaktadır.

Favori olmayanın kazanması istenir. Sempatiktir, o takımlar ya da insanlar. Hayat içerisinde de sıkça rastlanır benzer durumlara. Hatta öyle ki, Tom ve Jerry'de Tom'un bir kez olsun yüzünün gülmesini isteyen milyonlarca kişi vardır.

İnsani bir reaksiyon olarak değerlendirebiliriz belki de, güçsüz olanın daha dominant olana karşı kazanmasını istemek. Spor dünyasında yüzyıllardır rastlanılan underdog saldırılarından birkaç örneği, unutulmaz olayı paylaşabileceğimizi düşündük biz de.

Liste şimdilik, pek uzun değil. İlerleyen dönemde, takviyeler yapılabilir; ama sporun güzel ruhunun yılmaz temsilcilerindan birkaç stratejik hamleyi aşağıdaki liste üzerinden değerlendirebiliriz.

(Dizi şeklini de ihtimaller arasına almış olalım.)

Yıl 1981. NFL'de Wildcard kontenjanı ile Playofflar'a kalan Oakland Raiders, harika bir sezon geçiren Philadelphia Eagles'ın karşısına dikiliyordu, Super Bowl XV'de. NFL Şampiyonluğu için Philadelphia Eagles, mutlak favoriydi. Oakland Raiders ise, Wild Card ile yakaladığı şansı iyi kullanmış ve Super Bowl'a kadar gelmişti. Fazlası için ümitli olabilmek adına herhangi bir veri yoktu. Peki, gerçekten öyle miydi? Raiders, henüz ilk çeyrekte 14-0 ile öne fırladıktan sonra bir daha arkasına bakmayacak ve ''Wildcard sahibi ilk NFL Şampiyonu'' olacaktı, 21 Ocak 1981 günü Louisiana Superdome'da oynanan karşılaşmanın ardından.

Yıl 1985. Patrick Ewing'li kadrosuyla fırtına gibi esen ve bir önceki yılın NCAA Şampiyonu olarak Playofflar'a giren Georgetown Hoyas ile Güneydoğu Grubu'nda 8. sıradan Playofflar'a kapağı atan Villanova Wildcats, NCAA Finali'nde birbirlerine rakip oluyor. Georgetown, Doğu Grubu'nu ilk sırada tamamlayarak geldiği Playofflar'da maçlarını ortalama 15.2 sayı farkı ile kazanırken Final'de Villanova'ya 66-64 ile boyun eğiyordu. NCAA'deki ilk ve tek şampiyonluğunu 1985 yılında kazanan Villanova, devam eden 13 yıllık süreç içerisinde 3 kez Final Four oynamasına karşın hiçbir zaman Final'e çıkmayı başaramayacaktı.

Yıl 1990. Boksta Mike Tyson dominasyonu ile geçen dönemler. Tyson, kariyerindeki ilk 19 maçı nakavtla kazanıyor ve bu maçların 12'sinin henüz ilk raundda sona ermesine neden oluyordu. 20. kariyer maçı için Tokyo'da ringe çıktığında James ''Buster'' Douglas'ı karşısında bulan Tyson'ın galibiyeti üzerine verilen oranlar ise, dönemin en büyük boksörünün kim olduğunu açıklıyordu. Buna karşılık, Douglas'ın galibiyetine verilen oranlar hayli ilgi çekiciydi. Las Vegas'tan ''The Mirage Casino'', Douglas'ın galibiyetine oynayanların paralarını 42 kat artıracakları bir oran koyuyordu ortaya. Sonuç? Kazanan Douglas, oluyordu (devam eden hikayesi ise ilginç, daha sonra konuşulur elbet.)

Yıl 1992. UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası. Finaller'e katılma hakkı kazanan, fakat ülkesinde süregelen savaş ortamından dolayı Şampiyona'ya iştirak edemeyen Yugoslavya'nın yerine son anda Danimarka Milli Takımı davet ediliyordu, Euro 92'ye. Kısa süre içerisinde toplanan ve Şampiyona'nın düzenlendiği İsveç'e varan Danimarka, ev sahibi ülkenin yanı sıra Fransa ve İngiltere gibi devlerin de bulunduğu gruptan çıkıp Yarı Finaller'de bir önceki turnuvanın şampiyonu Koeman'lı van Basten'li Riijkard'lı Gullit'li Hollanda'yı eleyerek adını unutulmazlar arasına yazdırıyordu. Fakat asıl sürpriz, Final'deydi. Almanya'yı 2-0 ile geçen Danimarka, Avrupa'nın en büyüğü olacaktı, Ullevi Stadı'nda oynanan karşılaşma sonrası.

Yıl 2004. Atina Yaz Olimpiyatları. 2002 yılında profesyonel olan 18 yaşındaki Çek tenisçi Tomas Berdych, tenis sporunun en büyük efsanelerinden İsviçreli Roger Federer ile karşılaşıyor. 2003 yılında kariyerindeki ilk Wimbledon şampiyonluğunu kazandıktan sonra Yunanistan'a 1 numaralı seribaşı olarak gelen Federer, 2. Tur'da karşısına çıkan genç tenisçiyi ilk sette 6-4 geçerken hayli zorlanıyor. Karşılaşmanın spor tarihinin unutulmaz maçları arasına girme sebebi ise tam bu noktada çıkıyor ortaya. Berdych'in inanılmaz dönüşü. 18 yaşında Çek sporcu, diğer iki seti 7-5 ve 7-5 ile kazanarak, Federer'i madalyadan ediyor. Turnuva sonunda, alltın madalya ise 10 numaralı seri başı Şilili Nicolas Massu'ya gidiyor.

Yıl 2008. Bu noktada unutulmazlar arasına giren birkaç olay var; ama şimdilik bir tanesinden bahsedeceğiz. Super Bowl XLII. Wild Card özelinde bir başka başarı hikayesi daha. Tom Brady'li New England Patriots, Masschusetts halkına unutulmaz bir sezon yaşatmaya kararlı gibi gözüküyordu. Red Sox ile MLB'yi kazanan, Celtics ile de NBA'de tekrar söz sahibi olmaya başlayan Massachusetts, Patriots'ı ayrı bir yere koyuyordu. Patriots, sezon boyunca oynadığı tüm maçları kazanarak 1972'deki Miami Dolphins takımının ardından sezonu namağlup kapatan ilk takım olarak geliyordu, Super Bowl'a. Giant ise, sezon boyunca maksimumda oynayarak ulaşmıştı Arizona'ya. Oranlar, fena halde Patriots'ın yanındaydı. Kazanan ise 17-14 ile Giants olacaktı.

Hiç yorum yok: