5 Ocak 2009 Pazartesi

2008-09 FA Cup 4. Tur: Liverpool v Everton



2008-09 FA Cup'ta 3. Tur maçları tamamlandı.

15 Ağustos günü 761 takımın katılımıyla başlayan ve dokuzuncu aşamasında (3. Tur) Premier League ekiplerinin de dahil olduğu FA Cup, birkaç sürpriz yoluna ile devam etti. Manchester City'yi deplasmanda 3-0 mağlup eden Nottingham Forest, haftasonunun en flaş sonucuna imza atarken Stamford Bridge'de bulduğu son dakika golüyle tur neticesini evindeki tekrar maçına taşıyan Southend, başrol oyuncusundan sahneyi çalan bir diğer önemli figür oldu.

Konferans Ligi takımlarından Torquay United'ın Championship'te yer alan Blackpool karşısında 1-0 ile tur atlaması, 100 yıldan fazla süredir İngiliz Futbolu'nun en değerli simgelerinden olan FA Cup'ın içerisinde barındırdığı güzelliklerden biriydi. 3. Tur'daki Konferans Ligi ekiplerinden biri olan Forest Green Rovers, yine Championship'te bulunan Derby County önünde evvela 2-0, sonra da 3-2 öne geçmesine karşın Torquay United kadar şanslı değildi. Derby, 4-3 kazanarak sürprize izin vermedi.

FA Cup 3. Turu'nda yalnızca üç eşleşmede Premier League ekipleri, birbirlerini bulmuşlardı. Tottenham ile Wigan'ın mücadelesinde gülen 3-1'lik skorla evsahibi Tottenham oldu. Bolton Wanderers, Sunderland deplasmanında 2-1 kaybederek FA Cup'a veda etti. Hull City ve Newcastle United karşılaşmasından ise gol sesi çıkmadı. FA Cup'ta Dördüncü Tur vizesi alacak takım, Newcastle United'ın evi St. James' Park'taki eşleşme sonrası belli olacak. Premier League'den konuşmaya devam edersek, ligin tepesinde bulunan altı takımın hasarsız şekilde hedefe ilerlediğini söyleyebiliriz.

FA Cup 3. Turu'nda alınan toplu sonuçlara şu adresten ulaşabilirsiniz.

FA Cup 3. Turu'nun son maçında Manchester United, Southampton deplasmanından 3-0 galip döndü. Ve tekrar maçlarının neticesi beklenmeden 4. Tur'daki eşleşmeler belli oldu. (Bazıları, muhtemel eşleşme tabii.) Görüntü enteresan.

Kura çekimindeki ilk topun içerisinden Liverpool çıktı. Anfield Road'da oynayacağı için mutlu olmalıydı, Rafael Benitez. Liverpool'un ardından gelen takım ise Everton oldu. Bir Merseyside Derbisi'ne daha hazırlanmalıydı, Liverpool ve Everton. 1991 yılındaki efsanevi eşleşmenin ardından ilk kez. Üstelik 1986 ve 1989'daki FA Cup Finalleri'nin bir rövanşı olarak. Güzel ve heyecanlı olacağı kesin. Merseyside kapışmasının belli olmasından sonra da ilginç eşleşmeler ortaya çıktı; ama biz, ilk mücadele üzerinden yorumlarımızı yapmaya başlayalım.

Liverpool ve Everton, FA Cup Tarihi'nde birbirlerine 20 kez rakip oldular. Söz konusu 20 maçın 9'unda sahadan galibiyetle ayrılan Liverpool, 5 karşılaşmada eşitli bozamazken Everton'ın galibiyet sayısı, 6'da kaldı. Gol sayılarındaki üstünlük de, 34-24 ile Liverpool lehineydi. Ortadaki 20 sayısına karşın Liverpool ve Everton arasındaki FA Cup maçlarının 7 tanesi tarafsız sahada, 10 tanesi de Everton'ın evi Goodison Park'ta oynandı. İçlerinde iki FA Cup Finali'nin bulunduğu tarafsız sahada oynanan 7 maçta Liverpool, 5 kez kazanırken Everton, yalnızca bir defa galip gelebildi.

2008-09 FA Cup 4. Turu'ndaki Merseyside Eşleşmesi, Kupa Tarihi'nde Anfield Road'da oynanacak dördüncü karşılaşmaya da evsahipliği yapmış olacak. Daha önceki üç mücadelede ortaya ilginç bir görüntü çıkıyor:

25.01.1902 Liverpool 2-2 Everton, FA Cup 1. Tur
04.02.1905 Liverpool 1-1 Everton, FA Cup 1. Tur
17.02.1991 Liverpool 0-0 Everton, FA Cup 5. Tur

1991'deki efsanevi rekabetin üzerinden daha önce de ''En Kızıl Efsane'' serisinde çok kısa geçmeye çalışmıştık. İlerleyen bölümde daha detaylı değineceğiz elbette. Tabii, 1986 ve 1989 yıllarındaki FA Cup Finalleri'nden sonra.

10.05.1986. Liverpool, FA Cup Finali'nde Everton ile karşılaşmadan bir hafta önce, İngiltere Ligi'nde 88 puanla şampiyonluğunu ilan etmiş ve ezeli rakibi Everton'ın iki puan önünde ligi zirvede bitirmeyi başarmıştı. Yine de başarıya giden yolun türlü engellerle dolu olduğu gerçeği, gün gibi açıktı. Liverpool, Everton önünde psikolojik avantaja sahip olabilmek için Lig'deki son 12 maçının 11'ini kazanırken toplam 34 puan toplamış ve bu periyotta yalnızca iki puan kaybetmişti. Son derece formdaydı, Liverpool.

Everton, bir sezon önce Liverpool'un üç senelik şampiyonluk serisini bitirmeyi başarsa da, son anda kaybedilen şampiyonluktan yana dertli olmalıydı. Karşılaşmanın ilk yarısında Peter Reid'in pasının ardından topla buluşan Gary Lineker, Everton için 1985-86 Sezonu'ndaki 40. resmi golünü attığında Maviler, ezeli rakipleri karşısında 1-0 öne geçiyordu. FA Cup Finaller Tarihi'ndeki ilk Merseyside Derbisi'ydi. Ve mevcut şartlar, bu eşleşmeyi çok daha anlamlı bir hale getirmişti.

Wembley Stadı'nda 98.000 kişinin izlediği karşılaşmada soyunma odasına 1-0'lık skorla üstün giden taraf oluyordu, Everton. İkinci yarıdaki Liverpool atağından bihaber şekilde. Danimarkalı orta saha oyuncusu Jan Molby'nin büyük rol oynadığı pozisyonda son vuruş Galli forvet Ian Rush'a aitti. Rush, Merseyside Derbisi için yaratılmış bir gol makinesi olduğunu ilerleyen yıllardaki performansıyla kanıtlayacaktı; fakat bununla da sınırlı değildi. 57. dakikada Ian Rush ile beraberliği yakalayan Liverpool, altı dakika sonra bu kez Craig Johnston'ın golüyle öne geçiyordu.

Everton menajeri Howard Kendell, Liverpool'un 2-1'lik üstünlüğünün ardından savunmasından bir oyuncu çıkarıp hücuma takviye yapacak ve skorda dengeyi yakalamak adına üçlü savunma riskini göze alacaktı; fakat bu da yeterli değildi. Keza, bitime altı dakika kala Jan Molby ve Ronnie Whelan'ın katkılarıyla Everton'ın tecrübesiz kalecisi Bobby Mimms'i mağlup eden Ian Rush, skoru 3-1'e getiriyordu. Everton için artık son gelmişti. Liverpool, FA Cup Finaller Tarihi'ndeki ilk Merseyside Derbisi'nin kazananıydı. Ve Arsenal ile Tottenham'ın ardından 19. yüzyılda hem Lig, hem de FA Cup'ta şampiyon olan ilk İngiliz takımı oluyordu.

Liverpool'un 1986 FA Cup zaferini özel kılan birkaç ayrıntı vardı daha derinlerde. Kenny Dalglish, o sezon bir yandan Kırmızılar'ın hücum hattında gol ararken diğer yandan da kulübeden takım arkadaşlarına galibiyet için taktikler veriyordu. İskoç, efsanevi futbolculuk kariyeriyle birlikte FA Cup'ta oyuncu-menajer sıfatıyla şampiyonluğa ulaşan ilk isimdi, 10 Mayıs 1986 günü akşamında. Ve Liverpool, tüm bunları yaparken FA Cup Finali'nde sahaya çıkan kadrosunda tek bir İngiliz bile bulundurmamıştı. İrlandalı ve İskoçlar'ın ağırlıklı olduğu Liverpool, bu anlamda da bir ilki gerçekleştiriyordu.

20.05.1989. Üç sezon önce, Lig'de şampiyonluğunu ilan ettikten bir hafta sonra Everton'ı yenerek FA Cup'ı müzesine götüren Liverpool, bu kez Arsenal ile yaşadığı şampiyonluk çekişmesinin son iki haftalık periyodu öncesi, FA Cup Finali'nde Everton'ın rakibi oluyordu. Liverpool, yine formdaydı. 1989 yılının ilk gününde Manchester United'a 3-1 kaybettikten sonra oynadığı 22 resmi maçtan 19 galibiyet çıkarmayı başarırken bir kez bile sahayı mağlup olarak terk etmemişti. Lig'de emin adımlarla şampiyonluğa koşuyordu, Liverpool. FA Cup önündeki tek engel ise, Everton'dı.

1987 yılında çocukluk hayalini gerçekleştirerek 30'una iki kala Liverpool'a transfer olan İngiliz forvet John Aldridge, o gün kulübü için 100. resmi maçına çıkıyordu. Kendisi adına özel olan bu günde Aldridge, sahaya adımını attıktan dört dakika sonra Liverpool'u 1-0 öne geçiren golü Everton ağlarına göndermişti. Liverpool, 1986'daki zaferin ardından 1989'da da mutlu sona ulaşmaya çok yakındı. Karşılaşmanın son bölümüne 1-0'lık Liverpool üstünlüğüyle giriliyordu. Ta ki, kenardan gelen Evertonlı Stuart McCall'un sahne alacağı ana kadar.

McCall, 89. dakikada attığı golle karşılaşmayı uzatmalara taşıyarak FA Cup Finaller Tarihi'nin en dramatik maçlarından birinin hikayesini yazmaya başlayacaktı; ama karşılaşma öncesinde yaşananlar, başlı başına bir dramaydı. Liverpool ve Nottingham Forest takımları arasında 15 Nisan 1989 günü oynanan FA Cup Yarı Final maçı, 96 Liverpool taraftarının tribünlerde yaşanan kargaşa nedeniyle ezilerek hayatlarını kaybetmelerine neden olmuş ve 15 Nisan 1989, Futbol Tarihi'ne Hillsborough Faciası'nın yaşandığı gün olarak geçmişti. Tüm bunların toplamında, tarihin en dramatik Merseyside Derbileri'nden biri, uzatmalara gidiyordu.

Karşılaşma öncesi iki takım taraftarları, Sheffield'daki faciada aralarından ayrılan 96 Liverpoollu'nun anısına ''You Will Never Walk Alone'' parçasını tek bir ses olarak haykırırlarken futbolcular da 120 dakika boyunca kollarındaki siyah bantlarla mücadele ediyorlardı, hayatlarını kaybeden futbol seyircilerine duydukları saygının bir örneği olarak; ama sonuçta, sahada oynanan bir maç vardı. Ve yalnızca bir kazanan olacaktı. 94. dakikada Ian Rush, takımını 2-1 ile öne geçirdiğinde Liverpool, mutlu sona yaklaşmıştı. Stuart McCall, 102. dakikada skora tekrar dengeyi getirdiğinde ise, bir FA Cup Finali'nde kenardan gelip iki gol birden atan ilk oyuncu olmuştu. Buna rağmen, Ian Rush, 104. dakikada tekrar sahne alacak ve Liverpool'a FA Cup'ı getiren golü atacaktı.

Liverpool, FA Cup'ta şampiyonluğa ulaşmıştı. Ve tamamlaması gereken bir işi daha vardı. Bitime bir hafta kala, kümede kalmak adına son şanslarını oynayan West Ham United'ı 5-1 mağlup eden Liverpool, yolun yarısından fazlasını gitmişti. Son haftada rakip, üç puan gerideki Arsenal olacak ve Liverpool'a tüm galibiyet ile beraberliklerin yanında tek farklı mağlubiyet de yetecekti. Arsenal, her şeyin sonuca ulaşacağı Mayıs ayında Derby County ve Wimbledon'a karşı toplam beş puan kaybetmiş olsa da, Hillsborough Faciası nedeniyle ligin son gününe ertelenen Liverpool maçında bir şansa daha sahipti. Anfield Road'da oynanan ve son dakikalarına Arsenal'in 1-0'lık üstünlüğüyle girilen maçta Michael Thomas'ın golü, Gunners'a 2-0'lık galibiyetten fazlasını getirecekti.

(Liverpool Tarihi'nin en hüzünlü ''tek maç'' performanslarından olan ve Arsenal'e 18 yıl sonraki ilk lig şampiyonluğunu getiren bu karşılaşmanın subjektif anlatımını Arsenal taraftarı Nick Hornby'nin kaleminden ''Fever Pitch (Futbol Ateşi)'' adlı kitapta okuyabilirsiniz.)

Ana konumuz, Liverpool ve Everton arasındaki FA Cup eşleşmeleri. 1986 ve 1989 yıllarındaki karşılaşmalarda Liverpool, gülen taraf olmayı başarmıştı. Finaller, önemliydi tabii; ama Derbi kavramı, birçok şeyden öteydi. Öyle ki; bir 5. Tur eşleşmesi bile, Finaller'i gölgede bırakabilirdi. 17.02.1991 ve 27.02.1991 tarihleri arasında ''Kan, Ter ve Gözyaşı'' görebileceğimiz üç maç yapmıştı, Liverpool ile Everton. 17 Şubat 1991'de Anfield Road'da oynanan ve golsüz tamamlanan ilk maçın ardından tekrar karşılaşması için rota, Goodison Park'a çevriliyordu.

20.02.1991. Everton ile oynanan FA Cup Finalleri öncesi türlü galibiyet serilerine sahip olan Liverpool, bu kez defteri sezon başında açacaktı. Charity Shield'deki 1-1'lik Manchester United beraberliği ile sezona başlayan Liverpool, devam eden bölümde arka arkaya 10 maç kazanarak müthiş bir form grafiği yakalamıştı. Her şey mükemmeldi, Liverpool adına. Ta ki, 15 Aralık 1990 gününe kadar. Liverpool'un Sheffield United'ı Anfield Road'da 2-0 ile geçtiği karşılaşmanın 80. dakikasında Steve McManaman'ın Liverpool kariyerindeki ilk resmi maçına çıkmasına yol açan Peter Beardsley'nin sakatlığı, Liverpool'un planlarını alt üst etmek için yeterliydi.

Liverpool'un sezon başındaki müthiş performansında attığı gollerle önemli pay sahibi olan Beardsley'nin dönüşü, ancak 20 Şubat 1991'deki Everton maçıyla oluyordu. İki aylık aranın ardından ilk golünü karşılaşmanın 33. dakikasında atan Beasley, takımının soyunma odasına 1-0'lık üstünlükle gitmesini sağlamıştı. İkinci yarının hemen başında Everton'ın İskoç oyuncusu Graeme Sharp, skora dengeyi getiriyordu. 72. dakikada sahne alan isim yine Peter Beardsley'di. Beardsley'nin Liverpool kariyerindeki son golü, Merseyside Derbisi'nde takımının 2-1 öne geçiriyordu; ama iki dakika sonrasında cevap, aynı futbolcudan geleceketi. Graeme Sharp, skoru 2-2 yapmıştı.

Liverpool, yeniden ayağa kalkabilirdi. Ian Rush, 28. kez görev aldığı Merseyside Derbisi'nde Everton ağlarını 24. defa havalandırdığında maçın tamamlanmasına yalnızca 13 dakika vardı. Üçüncü kez öndeydi, Liverpool. Son şansını iyi kullanan ise Everton'dı. Tony Cottee, maçın final anlarında Everton'a talihin yanında olduğunu hatırlatan golü atıyordu. Karşılaşma uzatmalara gidecekti. Goodison Park'ta Liverpool, ortaya dev bir karakter koymayı başarmıştı. 102. dakikada John Barnes, sağ ayağıyla Kırmızılar'ı bir kez daha öne geçiriyordu. Liverpool, daha güvenli bakabilirdi artık olaylara. Goodison Park'ta, Merseyside Derbisi'nde ve aynı maç içerisinde tam 4 defa öne geçmek, kolay olmamalıydı.

Evet, kolay sayılmazdı. Liverpool, 102. dakikada skoru 4-3'e getirmeyi başarmıştı. Ama unutulan bir şey daha vardı. Tony Cottee, Everton'ın 4. golünü attığında Maviler de dördüncü kez geriden gelebileceklerini gösteriyorlardı. Tam anlamıyla bir klasikti. 120 dakikanın sonucunda ortaya çıkan skor 4-4'tü. Ve 27 Şubat 1991'de yine Goodison Park'ta oynanacak karşılaşma, bir üst tura yükselen ekibi belirleyecekti. Tabii, bir farkla. ''Eğer, bundan daha iyi bir Kupa eşleşmesi olduğunu düşünen birileri varsa, onlardan bahsettikleri maçların videolarını göstermelerini istiyorum. Futbol hayatımın hiçbir anında, böylesi bir mücadelenin içerisinde bulunmamıştım.'' diyen Liverpool menajeri Kenny Dalglish, durumun psikolojisinin altından kalkamayacağını söyleyerek görevinden istifa ediyordu.

Stresliydi mutlaka. 4-4'lük Merseyside Derbisi, Kenny Dalglish'in Liverpool kariyerindeki son karşılaşması oluyordu. Bir haftalık aranın ardından yine Goodison Park'ta oynanan maçta ise gülen taraf, Dave Watson'ın tek golüyle Everton olacaktı. Everton'a üç maç sonrasında alınan tur vizesi, yeterli olmalıydı. Altıncı Tur'da ise West Ham United, Goodison Park müdavimlerini 2-1 ile üzüyordu.

24.01.2008. 10 gün içerisinde oynanan üç Merseyside Derbisi, Liverpool ve Everton arasında FA Cup'taki son karşılaşmalardı. 1991 yılından bu yana ilk kez iki ekip, FA Cup birbirlerine rakip oluyorlar. 24 veya 25 Ocak'ta Anfield Road'da gerçekleşecek mücadelede eşitlik bozulmazsa, üst tura çıkan takım Goodison Park'taki ikinci maçta belli olacak. Bu durumda, ''10 gün ve 3 Merseyside Derbisi'' mottosu, tekrar canlanabilir. Çünkü, Liverpool ve Everton, 19 Ocak Pazartesi günü Anfield Road'da Premier League maçına çıkacaklar.

2008-09 FA Cup 4. Turu'ndaki tüm eşleşmeler de şu şekilde oluştu. Ayrı bir değerlendirme de onlara lazım.

(Üniversitelerde final zamanı. Her daim, futbol ve NBA fikstürleri hareketli olur zaten. Konuşmaya devam etmeyi umalım biz yine, o dönemde.)

2 yorum:

Yılmaz Demir dedi ki...

Eray GS-Fener basket maçı hakkında yorumlarını da bekliyoruz

Juan y Fer dedi ki...

Hello,
although it is a derby, I think Liverpool FC will win it without many problems.
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)