13 Ocak 2009 Salı

43: Mehmet Okur'dan Kariyer Rekoru



NBA'de takvim açısından zayıf gecedeki en iyi eşleşme, kağıt üzerinde Utah Jazz ve Indiana Pacers arasındaydı.

Son dönemde tercih ettiği basketbol, Phoenix Suns karşısındaki galibiyet ve Los Angeles Lakers'a son üç saniyede kaybedilen maçtaki performansı gibi bazı nedenlerden dolayı seyir zevki yüksek takımlardan biri haline gelmişti, Indiana Pacers. Utah Jazz maçı öncesine kadar Batı turnesinde dört deplasmana çıkan Jim O'Brien'ın takımı, karşılaşma başına ortalama 116.0 sayı ile hücum etmesine karşın söz konusu periyotta yalnızca bir galibiyet alabilirken sahadan üç kez mağlubiyetle ayrılmak durumunda kalmıştı.

Indiana Pacers, ilgi çekici bir takımdı. Süper yıldızı da Danny Granger'dı. Hücum etmek doğasında olan Pacers ekibi, bir de Batı'ya gelip açık alanda basketbol oynayan takımlarla karşılaşınca Grangers'ın karşı pota özelindeki istatistiklerinde de müthiş bir artış yaşanmıştı.

5 Ocak gecesi Denver Nuggets deplasmanında 36 sayı ile oynadığında galibiyet sevincini yaşayamıyordu, Danny Granger. Nuggets'ın 135-115'lik üstünlüğü ile sona erden karşılaşmada Granger, Pacers'taki kariyerinde 7. kez 35 sayı barajının üzerine çıkmayı başarsa da Pacers, söz konusu başlık altındaki maçlarda beşinci mağlubiyetiyle yüzleşmek durumunda kalıyordu. Neyse ki, bir gece sonra daha iyi haberler vardı. Granger, bu defa 35 sayıyı 0.9 saniye kala attığı üç sayılık basketle geçmiş ve 37 sayı ürettiği Phoenix Suns deplasmanında takımına 113-110'luk galibiyeti getirmişti. İyi bir gelişmeydi. En azından Pacers, Granger'ı 35+ attığı maçlardaki durumu 3-5'e taşıyabiliyordu.

9 Ocak gecesi Pacers, Staples Center'da Los Angeles Lakers'ın konuğu olacaktı. Sezonun ilk eşleşmesinde, müthiş bir geri dönüş yaparak,Troy Murphy'nin son saniye basketinin ardından rakibini tek sayı farkla mağlup etmeyi başaran Indiana Pacers, benzer bir son ile karşılaşıyordu. Bu kez kaybeden tarafta kalarak. Granger'ın 28 sayılık performansı, Kobe Bryant'ın bitime üç saniye kala attığı basketi engellemek için yeterli olmayacaktı. ''Neyse ki, onları sezon sonuna kadar bir daha görmeyeceğiz.'' diyordu Danny Granger maçın ardından.

Indiana Pacers kaybetmeye devam ederken Granger, Pacers Tarihi'nin hücum istatistikleriyle ilişkili kısımlarına doğru tırmanışını sürdürüyordu. Golden State Warriors deplasmanında 120-117 mağlup olmuştu, Indiana Pacers. Danny Granger'ın 42 sayılık oyununa rağmen. Yeni bir şey değildi. Granger, sezon içerisinde üçüncü kez 40 sayı barajının üzerine çıkıyordu. Ve bu da 1988-89 Sezonu'ndan beri Pacers özelinde bir ilkti. Chuck Person'ın tek bir normal sezonda 40 sayı barajını en fazla sayıda geçen Pacers oyuncusu ünvanı, 2008-09 Sezonu'nun geri kalan bölümünde Granger tarafından ele geçirilebilir.

Danny Granger'ın bu performansı, maç hakkındaki ilgiyi artırabilirdi.

Evsahibi Utah Jazz ise, sakatlıklarla uğraşıyordu. Sezon başından bu yana, ön alan oyuncuları konusunda önemli sorunlar yaşayan Jazz, uzun süredir sakat olan Carlos Boozer'ın yanı sıra bir önceki Detroit Pistons maçında dizinden yaşadığı problemin ardından oyuna devam edemeyen Paul Millsap'ten de yararlanamayacaktı. Pota altındaki iki skorer (Boozer ve Millsap) yokluğunda Mehmet Okur'un Utah Jazz hücumlarında birinci opsiyon olması, doğal karşılanabilirdi. Görebilmek adına maçın başlamasını beklemek gerekirdi.

Mehmet Okur, cumartesi gecesi oynanan Detroit Pistons maçına müthiş bir giriş yapıp (Takımının ilk sekiz sayısı, ilk on dört sayısının on biri ve ilk çeyrekteki otuz iki sayısının on altısı) Jazz'i öne taşıdıktan sonra, ikinci yarıdaki faul sorunundan dolayı hız kesmek durumunda kalmış ve karşılaşmayı 20'si ilk yarıda olmak üzere 22 sayı atarak tamamlamıştı. Benzer bir başlangıç, Indiana Pacers karşısında da yaşanıyordu. İçeriden, dışarıdan ve serbest atış çizgisinden atıyordu, Mehmet Okur. Sanki, Pistons karşısındakinden de etkileyici bir performans vardı ortada.

İki ayrı sebep bulabilirdik bu durumun açıklanabilmesi adına. Birincisi, Paul Millsap'in sakatlığı. Boozer sonrası Millsap'in yokluğu, mevcut şartlarda Mehmet Okur'u hem birinci skor opsiyonu yapıyor, hem de sahadaki en şutör Jazz oyuncusu haline getiriyordu. İkincisi ise, Indiana Pacers'ın oyun anlayışı ve pota altındaki zaafiyeti. Mehmet Okur, ilk çeyrek boyunca müthiş işledi Pacers'ın dezavantajlarını. Pacers, iki sayılık atıştan çok üç sayılık atışa yönelen bir ekipti. Dengesiz savunma yapan bir takımdı, Pacers. Pota altına sertlik getirebilecek tek isim de Jeff Foster olunca Mehmet Okur, tüm yeteneklerini sergileme imkanı buluyordu.

18 sayı ile tamamladı ilk çeyreği Mehmet Okur.

Jazz antrenörü Jerry Sloan'ın sezon başından bu yana uyguladığı rotasyon gereği ikinci çeyreğe kenarda başladı. Fakat bu kez dönüşü, (sezon genelindeki görüntüye kıyasla) biraz daha çabuk olacaktı. Paul Millsap'in sakatlığı, Okur'a böylesi bir şans getirmişti. İyi de değerlendirdi. Utah Jazz'in skorda sıkıştığı veya Indiana Pacers'ın atağa kalktığı her anda, balyozu rakibin kafasına indirdi Mehmet Okur. Devre sonunda 26 sayıya ulaşmış ve 38 olan kariyer rekoruna göz kırmaya başlamıştı bile.

Üçüncü çeyrek performansı, yedi yıllık NBA kariyerinde en yüksek skorlu maçını oynamış olması için yeterliydi. Hız kesmesini bekleyebilirdik, ama 12 dakikalık bölüm içerisinde 15 sayı daha bularak 41 sayıya kadar çıkıyordu, Mehmet Okur. Adeta alev almıştı.

Utah Jazz, son çeyreğe Okur'un katkısıyla 96-87 önde girecekti. Indiana Pacers'ın beş sayılık başlangıcının ardından Jazz'in diğer oyuncuların da sahne alma vakti gelmişti. Maçın o dakikasına kadar daha çok Mehmet Okur'u beslemeye konsantre olan Deron Williams, temposunu arttırmıştı. Williams'ın yanına Andrei Kirilenko da eklenince Utah, skordaki üstünlüğünü korumayı başardı. Jazz'in son çeyrekteki 24 sayısının 22'sinin altına imzasını koyan ikili dışındaki diğer hücum hamlesi de 2 sayıyla Mehmet Okur'dan geldi.

Mehmet Okur, 40 dakika görev aldığı karşılaşmayı 13-19 saha içi, 14-15 serbest atış isabeti, 43 sayı, 9 ribaund ve 3 asistle tamamladı. Kariyer rekorunu kırdı. Jazz'in sezon içerisindeki en iyi tek maç performansını sergiledi. (Skor anlamında.) 1986-87 Sezonu'ndan bu yana 43+ sayı attığı bir maçta en az 9 ribaund çekebilen ikinci Jazz oyuncusu olmayı başardı. (Diğeri Karl Malone. 12 kez.) Ve çok daha önemlisi, 1974-75 Sezonu'nda NBA'e giren Utah Jazz takımında 40 sayı barajını geçen ilk pivot oldu, Mehmet Okur. (Rakiplerinin Greg Ostertag veya Jarron Collins olması, başarısını gölgelemesin.)

Pacers adına da olumlu birkaç şey söylenebilir. Mehmet Okur'un üçüncü çeyreğin bitimine 3:36 kala gönderdiği üç sayılık basketin ardından 20 sayı farkla (96-76) geri düşmelerine karşın oyuna tutundular ve son çeyreğin hemen başında Jazz ile aralarındaki sayı farkını 4'e kadar düşürdüler; ama gerisi gelmedi. Gelseydi fark eden bir şey olur muydu, hayır.

Çünkü, Mehmet Okur'u durdurmak mümkün değildi.

Hiç yorum yok: