18 Ocak 2009 Pazar

5-0: ''Messi Eto'o Henry Barcelona''



Barcelona, Nou Camp'ta Deportivo'yu 5-0 ile geçti. Ve hiç kuşkusuz çok daha fazlasını yapabilirdi.

Nasıl oluyor ve hangi istekle böylesi skorlar ortaya çıkabiliyor? Çeşitli cevaplar bulabiliriz bu sorulara. Futbolun uzun geçmişinde mutlaka benzer örnekler yaşanmıştır. Belli takımların dominasyonları ile geçen yıllar da olmuştur; fakat Barcelona'nın yaptığı diğerlerinden biraz farklı gibi duruyor, içerisinde barındırdığı bazı özelliklerle.

Rakiplerini kesinlikle aşağılamıyor bir kere, Barcelona. Kadrosunda Lionel Messi, Thierry Henry, Samuel Eto'o, Xavi Hernandez, Andres Iniesta ve Bojan Krkic gibi top tekniği üst düzeyde olan birçok oyuncu bulundurmasına rağmen. Başarılı organizasyonların karşısında olanlar vardır. Kazananlar, sevilmez. Geçtiğimiz hafta Osasuna deplasmanında yaşananlar ve Kral Kupası'nda Atletico Madrid'in savunma oyuncusu Luis Perea'nın uyguladığı strateji gibi olaylar ilerleyen dönemde tecrübe edinilecektir. Deportivo'yu 5-0 yenen, rakibine 90 dakika boyunca tek bir pozisyon şansı bile vermeyen Barcelona'nın hakkı teslim edilirken.

Fotoğrafın futbol sahasında işlenmesi gereken taktiksel tarafında, 37 yaşındaki teknik adam Josep Guardiola'nın 4-3-3 sistemi ile harika işler çıkardığı görülüyor.

Guardiola, futbolculuk döneminde ortaya koyduğu karakterin Xavi ve Andres Iniesta gibi oyuncularda vücut bulduğunu hissediyor olmalı. 4-3-3 oynayan bir takım için, harika isimler bunlar. Thierry Henry'nin sezon başında kaybettiği yolu bulmuş olması da işin sevindirici diğer yanı. Evet, bu oyuncuların gözleri kapalı bile olsa, Barcelona 4-0 veya 5-0 gibi skorlarla kazanmaya devam edecek. Tıpkı Deportivo maçında olduğu gibi. Kazanırken birçok ders verdi, Barcelona. Sistem, rakamlar veya skordan farklı olarak.

Guardiola'nın öğrencileri, ilk 45 dakikada skoru yakaladıktan sonra oyunu tutmaya ve yüksek pas yüzdesiyle oynamayı tercih ettiler ikinci yarının ilk bölümünde. Sezon içerisindeki maçlarından esinlenecek olursak, mutlaka ilerleyen dakikalarda vites yükseltip fark yaratacaklardı. Öyle de oldu. Barcelona, hızını arttırdığı son periyotta 3-0 olan skoru 5-0'a getirdi. Ve tüm bunları yaparken izleyenlerin müthiş sonuçlar çıkarmasını sağladı. Bu anlamda, Barcelona'nın 4. ve 5. gollerinin diğerlerinden ayrıldığını söylememiz gerekebilir.

Futbol, amatör bir oyundur. Bugünlerde söylemek kolay değil bunu. Havada uçuşan milyon pound veya eurolar eşliğinde futbol, amatörlüğüne kaybetmek üzere olabilir. Ya da bir dönüşüm içerisindedir. Yaşanmalıdır belki, bilemeyiz. Ama Barcelona'nın 4. golünün ardından ortaya çıkan görüntü, futbolun amatör tarafının Carles Puyol özelinde hayat bulmasını hissedebilmek adına bile önemliydi. Andres Iniesta'nın Xavi'yi kale çizgisine indiren pasının ardından rakip takım kalesinin altı metre civarında Barcelona'dan beş oyuncu bomboş pozisyondaydı. Thierry Henry attı golü. Arkasındaki Puyol ise, kendi atmış gibi sevindi. Çok basit durabilir ama oldukça değerli bir hareketti bu. Her daim dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur, skor yapan isim dışındaki oyuncuların atılan gole reaksiyonu. Puyol'unki, futbolun en eski çağlarından çıkmış gelmiş gibiydi sanki.

Bir de beşinci golün hikayesi var tabii.

Skorun 4-0 olmasının ardından Carles Puyol da savunmasından çıkmış, gol için geliyor. Basketboldaki ''trailer olarak gelmek'' kalıbının futbol versiyonu. Andres Iniesta'nın pası, tam da Puyol'un ayağına. Ama Puyol, oralarda olmaya alışık değil. Topu ayağından açmasına rağmen kalecinin üzerinden aşırtması için fırsatı var. Yapıyor, fakat rakip kalecinin müdahalesi sonrasında yerden kalkamayarak.

Hakemin penaltı ve kırmızı kart kararının ardından Deportivo, 10 kişi kalıyor. Üç oyuncu değişikliği hakkı da kullanıldığı için kaleye bir orta saha oyuncusu geçiyor. Penaltı noktasının başında Samuel Eto'o. Kamerunlu, yapması gerekeni yapıyor. Ve gol sonrasında zor duruma düşen meslektaşına giderek ona sarılıyor, müthiş bir tablonun ortaya çıkmasını sağlıyor. Üç puandan veya bir golden çok daha fazlası.

Dahası. Barcelona, 5-0 öne geçtikten sonra kendi yarı sahasına geçiyor. Deportivo'nun tüm imkanları tükenmiş durumda. Kırmızı kart gören kalecisi, soyunma odasında. Barcelona, rakip yarı sahaya geçse bir dakika içerisinde bile tarihi farka ulaşabilir. Yapmıyor. Savunmasındaki üç oyuncu, top çeviriyor. Son düdüğün çalmasını bekliyor. Profesyonellikte yer var mı buna, yok. Üstelik 90000 kişinin önündeyseniz. Ama Barcelona, izin vermiyor. Gitmiyor rakip kaleye. (Sezon içerisindeki Almeria maçında da benzer bir durum vardı. 36. dakikada 5-0 olmuş ve rakip 10 kişi kalmıştı. 36 ila 90. dakika arasında skor değişmedi.) Ve bir dakikalık ek sürenin ardından da bir sonraki hafta sahaya çıkacak Barcelona beklenmeye başlanıyor.

Şu sıralar vizyonda Barselona şehrine ve Katalan kültürüne hayran olanların ilgisini çekebilecek bir sinema filmi var: ''Vicky Cristina Barcelona.'' (Her ne kadar Türkiye'de ''Barselona Barselona'' adıyla gösterimde olsa da.)

Perşembe günü izleme şansı buldum filmi. Güzeldi, belki eğlenceliydi. Ama dün akşamki ''FC Barcelona'' gösterisinin üzerine çıkma ihtimali yoktu. ''Messi Eto'o Barcelona'' veya ''Puyol Guardiola Barcelona.'' Adına ne derseniz deyin, Türkçe'ye nasıl çevirmek istiyorsanız öyle çevirin. Sonuç değişmeyecek. Bu Barcelona'yı izliyor olmak, müthiş bir keyif. 90'ların Ajax, Milan ve Barcelona efsanesi... 2000'lerin hemen başındaki Arsenal ve Real Madrid kadroları... Futbolun yakın geçmişi bir efsane daha kazanıyor.

Şimdilik, soru işaretinin noktası kalktı. Yakın zamanda çengel de gözlerden kaybolabilir.

1 yorum:

Alfredo Di Stéfano dedi ki...

pep'Sİ' mes'Sİ' Barcelona :D