20 Ocak 2009 Salı

Kazanan: Savunma, Batı, Kobe ve Lakers



NBA'de Martin Luther King Day'in en özel eşleşmesi, Staples Center'da, Los Angeles Lakers ile Cleveland Cavaliers arasındaydı.

Cavaliers, Doğu Konferansı'nın bir numarası olarak çıktığı dört maçlık deplasman serisinin ilk ayağında Batı'nın zirvesindeki Los Angeles Lakers'a konuk oluyordu. Cavaliers ve Lakers arasındaki rekabet, kendi içerisinde hayli ilgi çekici hikayeler barındırıyor olabilirdi. Örneğin, NBA'de savunma verimliliği açısından en iyi takımdı Cavaliers. Rakibi ise, ligin hücum gücü en yüksek kadrosu olduğu gerçeği, istatistiki verilerle de desteklenebilecek Los Angeles Lakers. Ama tüm bunlardan çok fazlası olarak, bir Kobe Bryant ve LeBron James karşılaşmasıydı, Marin Luther King Day'e denk getirilen bu dev randevu. 2008 yılının MVP'si Kobe Bryant ve 2009 yılının müstakbel MVP'si LeBron James...

Cleveland Cavaliers'ın süper yıldızı James, yaklaşık 10 gün önce, geçtiğimiz sezonun NBA Şampiyonu Boston Celtics karşısında gösterdiği akılalmaz performansın ardından Finaller MVP'si Paul Pierce'ı denize dökerken sıranın Kobe Bryant'a geldiğini düşünüyor olmalıydı. Mutlaka planları içerisindeydi, 2008 NBA Finalleri'nin En Değerli Oyuncusu'ndan sonra, 2007-08 Sezonu'nun En Değerli Oyuncusu'nu kendi sahasında mağlup etmek. Kobe Bryant ile LeBron James, 2003 yılından bu yana dokuz defa birbirlerine rakip olmuşlar ve LeBron, beşi arka arkaya olmak üzere toplam altı kez Bryant önünden zaferle ayrılan taraf olmayı başarmıştı.

Staples Center'daki karşılaşmanın henüz ikinci dakikası dolmadan Kobe Bryant'ın rakibi LeBron James'ten top çalmak istediği pozisyon sırasında şut elinde (sağ) yaşadığı sorun, Cavaliers'ın seriyi altı maça kadar çıkarmasını sağlayabilirdi. Kobe, sakatlığıyla yüzleşmek durumda kalacağını biliyordu; ama Cavaliers, ''topu taca atmayacaktı.'' LeBron James ve arkadaşları, Kobe'nin çektiği acı dolayısıyla oyundan düşmesini ''iyi'' değerlendirerek 5'e 4 geliştirdikleri ataklar sonrasında Mo Williams'la 4-2 öne geçiyorlardı.

2008 Playoffları, NBA Finalleri, Pekin 2008 ve NBA 2008-09 Sezonu.

Kobe Bryant adına ameliyat için zaman kalmamıştı. Üstelik, normal sezondaki en büyük maçlardan birinin henüz ikinci dakikası içerisinde sağ elinden tekrar sakatlanıyordu. Çıkış yolunu kendi yaratmalıydı, Kobe Bryant. (1996 yılından bu yana NBA'de olan süper yıldız, Cavaliers karşısında yaşadığı sorunun tüm kariyerini göz önüne getirdiğinde, en can acıtıcı sakatlığı olduğunu söyleyecekti karşılaşmanın ardından.) Kenara gitmedi. LeBron James üzerindeki savunmasını arttırmak ve takımına galibiyeti getirmek için mücadele etmeye karar vermişti.

Kobe Bryant'ın savunmada LeBron James ile eşleşmesi bir sürprizdi mutlaka. (En azından, bu duruma maçın henüz ilk dakikasında rastlanılması.) LeBron ve Kobe'nin, kafa kafaya giden bir karşılaşmanın son çeyreğinde, birbirlerini karşılamaları ihtimalinin yüksek olması, bir sır değildi. Ama sonradan öğrenilenlere göre; Kobe, Phil Jackson'a soyunma odasında, LeBron James'i savunmak için yalvarmış ve antrenörünü ikna etmeyi başarmıştı. Diğer yanda Mike Brown ve Cavaliers'ın mantalitesi, daha farklıydı. LeBron James'i ilk üç çeyrekte Kobe Bryant'ın savunmasından uzak tutarak oyuncusunun temposunu korumak istiyordu, Brown.

İlk çeyreğin bitimine 1:49 kala çaylak pivot J.J. Hickson'ın önce hücum ribaundunu alması ve sonra iki sayılık atışla skoru Cavaliers lehine 24-18'e getirmesinin ardından Brown, rahat bir nefes alabilirdi. Kobe Bryant ve sol eli, sahneye çıkmasaydı tabii. Sasha Vujacic'e yayın gerisinde iki asist yaptı, Kobe. Maçtaki en büyük yardımcılarından Pau Gasol'ün de iki sayıyla destek verdiği periyotta takımını ikinci çeyreğe 26-24 önde götürmeyi başardı. Bu bölümde söz hakkı alan isimler, LeBron ve Kobe'den ziyade, rol oyuncularıydı. Cavaliers adına Wally Szczerbiak ve Lakers adına ise Andrew Bynum ile Lamar Odom. Ama son oyunda, asıl adam sahneye çıkıyordu. Kobe Bryant, James'in üzerine gidip geriye çekilerek attığı şutta başarı sağlamış ve Cavaliers ile aradaki farkı bir sayıya indirmeyi başarmıştı.

İkinci yarıda Lakers, daha istekliydi ve Kobe Bryant ile Pau Gasol'ün liderliğinde son çeyreğe 75-66'lık üstünlükle girecekti. Özel bir maçtı, tıpkı yaklaşık 10 gün önce gerçekleşen Cavaliers ve Celtics arasındaki mücadele gibi. LeBron, normal sezondaki rotasyon farklı bir dakika planlaması içerisine sokulmuştu, Mike Brown tarafından. Lakers karşısında da değişmedi bu durum. LeBron, dördüncü çeyreğin başında sahadaydı. Kobe Bryant da. (Ve iki oyuncu, maçın karara bağlandığı son bölüme kadar kenara gelmedi. LeBron James, 1:31 kala maçı kendi adına noktalarken Kobe Bryant, yerini Sun Yue'ya bıraktığında karşılaşmanın tamamlamasına :31 vardı.)

Dördüncü çeyreğe dair anlatılacak iki önemli olay var.

Kobe Bryant, sakatlığına karşın ortalamanın oldukça üzerinde bir performans koymuştu ortaya; ama yardımcıları da fazlaydı. Trevor Ariza, son derece kritik roller aldı maçın son çeyreğinde. Ariza'nın, bitime 6:33 kala Kobe Bryant'a yapmış olduğu asistin ardından Lakers, 91-73 ile maçtaki en büyük farkı yakalarken galibiyeti aldığını düşünmeye başlıyordu. Sezon boyunca uğradıkları mağlubiyetlerin birçoğu, bu başlıkla ilintiliydi. Ve belli ki, durumdan ders çıkarmamışlardı. Takip eden pozisyonda LeBron James'i Kobe Bryant değil, Lamar Odom savundu. James, boşluğu gördü ve o ana kadar ikinci kez girebildiği boyalı alanda sayı yaparak 11-0'lık atağı başlattı.

LeBron James ve Cavaliers'ın göstermiş olduğu baskın reaksiyonun ardından Phil Jackson, takımını yanına çağırdı. Ve Lakers, moladan müthiş bir dönüş yaptı. Derek Fisher'ın uzun mesafeli iki sayılık atışı, Lakers'a derin bir nefes aldıracak; Kobe Bryant ile yaptığı ikili oyunun ardından potaya giden Pau Gasol'e sekiz sayılık destek veren Trevor Ariza da maça son noktayı koyacaktı.

105-88 kazanarak Cleveland Cavaliers'a sezon içerisindeki en ağır mağlubiyeti yaşattı, Lakers. Kobe Bryant, LeBron James'e karşı mağlubiyet serisine son verdiği karşılaşmada 9-22 saha içi isabeti, 20 sayı, 6 ribaund ve 12 asistle oynadı. Ama daha etkileyici olan LeBron James üzerinde sergilediği savunmaydı. Yine de son çeyrekte 9 sayı ve 3 asistle hücumdaki yeteneklerini gösterme fırsatı buldu, maçın hemen başında sağ elinden sakatlanan Kobe Bryant. Lakers adına en skorer oyuncu, gece boyu 11-13 ile şut kullanan ve 22 sayı üretip 12 ribaund toplayan İspanyol Pau Gasol oldu. (Gasol'ün dört isabeti, Kobe ile oynadığı ikili oyunların ardından geldi.)

LeBron James, 23 sayıyla sahanın en skorer oyuncusu olsa da saha içinden 9-25 ile oynadı ve 4 asistine karşılık 6 top kaybı yaptı. 23 sayı, 9 ribaund, 4 asist, 4 top çalma ve 1 blok. Rakamlar bazında Kobe'ye üstünlük sağlamış olabilirdi, LeBron; ama repertuvarındaki önemli eserleri, Staples Center'da sergileme şansını bulamadı. Kobe Bryant, karşılaşma boyunca yapmış olduğu savunma ile, aslında ne kadar iyi bir savunmacı olduğu gerçeğini de rakiplerine hatırlatmayı bildi. Lakers, kendi adına önemli bir maç daha kazandı. Cavaliers'ın Doğu Liderliği dışında şimdilik çok da fazla bir şey kaybetmedi.

Ve LeBron.

Bu yıl üstesinden geldiğini düşünebileceğimiz şut zaafına Lakers karşısında bir kez daha yenik düşen süper yıldız, şimdiden, Quicken Loans Arena'daki rövanşın hesaplarını yapmaya başlamış olabilir. Mesele edecek bir şey var mı, 8 Şubat gecesi göreceğiz.

Hiç yorum yok: