16 Şubat 2009 Pazartesi

'09 NBA All-Star Game: East v West, 146-119



2009 NBA All-Star Hafta Sonu, Doğu ve Batı Karması arasında oynanan karşılaşma ile sona erdi.

Geçtiğimiz yıl New Orleans'ta gerçekleştirilen organizasyonda Batı'yı mağlup etmeyi başaran Doğu, rakibine bu defa dişini geçirmeyi başaramadı. Batı, sahadan 146-119 gibi ezici bir üstünlükle ayrılırken Kobe Bryant ve Shaquille O'Neal özelinde ilgi çekici gelişmeler yaşandı. 29 dakika sahada kaldı, Kobe. 12-23 saha içi isabet oranıyla 27 sayı, 4 ribaund, 4 asist ve 4 top çalmalık harika da bir performans sergiledi. Shaq'in rakamları da fena değildi. Yalnızca 11 dakika süre aldı, Shaq. Ve 8-9 ile hücum ederek bulduğu 17 sayının ardından gecenin yıldızları arasına girdi.

Kobe Bryant, 27 sayı ile maçın en skorer oyuncu olmayı başardı. 2002 yılında Philadelphia'da yapılan All-Star'da 31 sayı atan Kobe, 2007 Las Vegas'ta da yine 31 ile sahayı en skorer oyuncu olarak terk etmişti. Kobe, kariyerinde üçüncü kez bu seviyeye çıktı. Ve bu anlamda yeni bir kulübe daha katılmış oldu.
  • 6 - Bob Pettit, 1956, 1957, 1958, 1959, 1961, 1963
  • 5 - Michael Jordan, 1988, 1989, 1991, 1993, 1998
  • 4 - Julius Erving, 1977, 1979, 1983, 1984
  • 3 - Oscar Robertson, 1964, 1965, 1969
  • 3 - Kobe Bryant, 2002, 2007, 2009
Gecenin sonunda, NBA Başkanlığı'ndaki 25. yılını kutlayan David Stern sahneye geldi. Arkasında iki isim birden vardı. Haziran 2004'ten bu yana ilk defa aynı formayla mücadele eden iki isim. Belki de NBA Tarihi'nin en unutulmaz ikilisi. Shaquille O'Neal ve Kobe Bryant. MVP Ödülü'nü paylaşıyorlardı. Tarihte dördüncü defa. 2000 yılındaki Tim Duncan ve Shaquille O'Neal ortaklığından bu yana ise ilk kez iki oyuncuya birden veriliyordu MVP ödülü. Herkesin istediği senaryoydu belki de gerçekleşen. Medya ve halk oylamalarıyla belirlenmişti, MVP kazananları. Shaquille O'Neal, işin medya kısmında 5-4 ile önde olan taraftı. Halk oylamalarında da birinci Kobe olmuş ve iki puan kazanmayı başarmıştı. İkinci Shaq'in aldığı puan ise birdi. Sonuç olarak, 6-6'lık bir eşitlik çıkıyordu ortaya.

Maç öncesine dönelim. Ve yavaş yavaş ilerleyelim sona doğru.

Shaquille O'Neal, 14 yıl art arda All-Star olduktan sonra geçtiğimiz yılki New Orleans gösterisine katılamamıştı. Bir cevabı olacaktı mutlaka. All-Star zamanının en neşeli ismiydi, Shaq. Farklılık yaratması gerekiyordu. Ve henüz ilk dakikada kendini belli etmişti bile. Batı karması oyuncularının tanıtımı sırasında sahneye ABD'li hip-hop dans grubu JabbaWockeeZ geldi. Ama gruptaki üye sayısı bir fazlaydı. Kim olduğunu tahmin etmeniz gerekir. Shaq, ev sahibi olduğu organizasyonda, 37 yaşında bile, en eğlenceli karakter olacağını gösteriyordu hemen ilk andan itibaren.

Konsantre olmak kolay mıydı yeniden, bilinmez; ama neyse ki yedekler arasındaydı Shaq. Kariyerinin son döneminde All-Star olmanın verdiği ayrıcalığın tadını çıkarıyordu adeta. Saha içerisinde ise net görüntüler vardı. Formül belliydi maç öncesinde. Fiziksel anlamda, keskin bir üstünlüğü bulunuyordu Batı'nın. Doğu'nun tek avantajı, hızlı oyunculara ve üst düzey bir ilk beşe sahip olmasıydı. Karşılaşmanın ilk dakikalarındaki senaryo sürpriz değildi, dolayısıyla. Hızlı başlayan Doğu oldu. Dwyane Wade ve LeBron James'in katkılarıyla da 20-8 öne fırladı. (7-0'lık başlangıç ve Batı'nın 2-10 saha içi isabet oranına zorlanmasını da ekleyebiliriz.)

Batı antrenörü Phil Jackson'ın çaresi, takımı molaya çağırıp rotasyonu devreye sokmak olmalıydı.

Çeyreğin bitimine 5:44 kala ilk defa duruyordu karşılaşma. Batı, moladan Chris Paul, Kobe Bryant, Dirk Nowitzki, Amare Stoudemire ve Shaquille O'Neal beşiyle dönmüştü. Doğu, yüzünü değiştirmek durumundaydı. Yalnızca Dwight Howard ve LeBron James kaldı. Devin Harris, Joe Johnson ve Paul Pierce, yeni katılımcılardı. Bu dakikadan sonra da Batı, karşılaşma öncesindeki formülü uygulamaya devam etti. 20-10 ile geride girdiği molanın ardından 17-0'lık bir seri yakaladı, Batı. Ve çeyreği de 34-27 önde kapattı. Kobe Bryant, ilk 12 dakika içerisinde 10 şut kullanarak dikkat çekmişti bile. LeBron James'in hızlı başlangıcının ardından Batı adına devam etti. Ve 11 sayı ile takımına üstünlüğü getiren isim oldu.

İkinci çeyreğin ilk bölümünde Batı karmasında devreye girenler Avrupalılar'dı. Fransız Tony Parker, Alman Dirk Nowitzki ve İspanyol Pau Gasol. Batı'nın bu periyottaki ilk 16 sayısı bu üç isme aitti. (Batı'da Tim Duncan ile birlikte uluslararası beş oyuncu varken Doğu'da bir tane bile olmaması, oldukça enteresandı.) Doğu adına devreye giren isim Paul Pierce oldu. All-Star kadrolarına alınmaması yoğun bir şekilde eleştirilen Mo Williams da eşlik etmeye çalıştı Pierce'a. Yine de yeterli olmadı. Soyunma odasına 72-67'lik üstünlükle gitmeyi başardı, Batı karması. Devre arasında ABD Başkanı Barack Obama'nın bant kaydı yayınlandı. (Eski bir basketbolcu olduğunu ve Beyaz Saray'a bir basketbol sahası yaptırdığını öğrendik, ABD'nin yeni başkanının.)

Üçüncü çeyreği konuşurken yepyeni bir paragraf açmamız gerekebilir.

Bilindik hikaye. Shaquille O'Neal ve Kobe Bryant. Phil Jackson'ın antrenörlüğünde bir kez daha beraber oynuyorlardı. 8 yıllık Los Angeles macerasının Haziran 2004'te sona ermesinin ardından ilk defa.

Aralarındaki ilişki, o kadar kuvvetliydi ki; sahadaki diğer tüm oyuncular, gölgelerinde kalmışlardı Shaq ve Kobe ikilisinin. Dahası, üçüncü çeyrekte ortaya çıktı. Batı karması; Mo Williams, Ray Allen, Paul Pierce, Danny Granger ve Rashard Lewis ile sahadaydı. Batı'da Shaq, süre almıştı. Ve Lewis, tarafından alınmıştı. Phil Jackson, bir ikili oyun çizmiş miydi eski günlerden kalan, bilinmez; ama Kobe, Shaq'i gördü ve Shaq de Lewis yokmuş gibi davrandı. Ardından ikili, pick-and-roll yaptılar. Kobe, çembere gitti. Turnikeyi kaçırdı; ama Shaq, smaçla tamamladı. Ve sonra Kobe ile Shaq'in yeni bir ikili oyunu daha girdi devreye. Shaq, hareketini yine smaçla sonlandırdı. 6 dakika ve 11 sayı. Shaq, kontrolden çıkmış olmalıydı.

Shaquille O'Neal, üçüncü çeyreğin son bölümündeki performansıyla son çeyreği formaliteye çevirmişti bile. (91-110.) Aslında çok daha fazlası vardı. Phoenix Suns antrenörü Terry Porter'ın görevine son verilmesinin ardından US Airways Center'da ''ev sahibi'' olarak son maçını çıkıyordu belki de, Shaq. 19 Şubat, takas mevsiminin sona ereceği gündü. Ve Shaq'in de ismi şu sıralar, takas dedikodularında sıkça anılıyor. Yeni bir şampiyonluk? Kobe? Ve Lakers? İlerleyen günlerde göreceğiz.

Dördüncü çeyreğin de kendi içerisinde bazı anlamlar içeriyordu aslına bakılırsa. Kobe Bryant, MVP Ödülü konusunda hayli avantajlıydı. Shaq, belki sürpriz olarak kabul edilebilirdi; ama bir aday daha vardı. Batı karmasının oyun kurucusu Chris Paul. 8 sayı, 5 ribaund ve 9 asistle oynamıştı, o ana kadar. Asist sayısı, genel beklentinin altındaydı hiç kuşkusuz. Geçtiğimiz sene New Orleans'taki organizasyonda 16 sayı ve 14 asist ile oynayan Chris Paul, 1989 yılında Isiah Thomas'ın gösterdiği performansın (19 sayı-14 asist) ardından sayı-asist kategorilerinde double-double yapan ilk All-Star oluyordu. 2009 için de önünde zaman vardı. Nispeten değerlendirdi de. Karşılaşmayı 14 sayı, 7 ribaund ve 14 asist ile tamamladı, Paul.

New Orleans Hornets'in bir numarası, böylece art arda iki All-Star organizasyonunda, sayı ve asist kategorilerinde, double-double yapma başarısını göstererek tarihte yeni bir sayfa daha açtı. Daha önce, bu seviyeye çıkan son isim Magic Johnson olmuştu.
  • 17 sayı ve 16 asist, 1983 California
  • 15 sayı ve 22 asist, 1984 Denver
  • 21 sayı ve 15 asist, 1985 Indianapolis
Chris Paul, son çeyrekteki reaksiyonuyla Magic Johnson'ın rakamlarına yaklaştı; ama bir de hata yaptı. 2009 NBA All-Star'da sahne alan 24 oyuncu arasında sayı kaydedemeyen tek isim Joe Johnson, bomboş pozisyonda baskete doğru giderken Paul, arkadan gelip rakibinin topunu çaldı. Ardından smacı kaçırdı; ama aldığı hücum ribaundu ve yaptığı sayıyla istatistiklerini arttırdı. Tabii; diğer yandan Johnson, 21 dakika süre aldığı maçı sayısız tamamlamak durumunda kaldı.

All-Star'ın 57 maçlık geçmişinde 20 dakikadan fazla süre almasına karşın sayı atamayan yalnızca iki isim vardı. 1953 All-Star. Kariyerindeki tek All-Star maçında 25 dakika sahada kalan ve o günlerde Syracuse Nationals forması giyen Bill Gabor. Diğeri de 2006 All-Star. Savunma yetenekleriyle karakter kazanan Ben Wallace. Detroit Pistons'ı temsilen All-Star'a katılan Wallace, 24 dakika boyunca saha içinden yalnızca tek şut kullanırken iki kez ziyaret ettiği serbest atış çizgisinde de başarısız olmuş ve Houston'dan 0 sayı ile ayrılmak durumunda kalmıştı.

Batı karması, Doğu karmasını 146-119 mağlup etti. Kağıt üzerindeki düşünceler, sahaya yansıdı. Batı, fiziksel olarak ezdiği Doğu'ya boyalı alanda 96-58'lik bir üstünlük kurarken Doğu, yay gerisinden planladığı kadar iyi olamadı. (8-34 3s.)

2009 NBA All-Star Hafta Sonu geride kaldı. Belki de hayal kırıklığı olarak.

Ama gecenin sonunda asla unutulmayacak bir fotoğraf vardı. Shaquille O'Neal ve Kobe Bryant. Belki bir gün, başka bir yerde. Neden olmasın, değil mi?

Hiç yorum yok: