3 Şubat 2009 Salı

Kobe Bryant, Madison Square Garden ve 61



Los Angeles Lakers, Madison Square Garden'da 2008-09 Sezonu'na özel yeni bir sayfa açıyordu dün gece.

Geçtiğimiz sezon, Boston Celtics'e karşı NBA Finalleri'nde yaşanan hüsranın başlıca nedenlerinden biri olarak kabul edilen Andrew Bynum'ın yokluğu ile bir kez daha yüzleşmek durumundaydı, Kobe Bryant ve arkadaşları. Bir yıl önce, Memphis Grizzlies önünde Lamar Odom'ın darbesiyle dizinden sakatlanan Bynum, sezonun geri kalanı ve tüm Playofflar'ı kaçırarak takımını yalnız bırakmak durumunda kalmıştı. Kötü talih, geçtiğimiz günlerde bir kez daha buldu genç pivotu. Bu kez, Kobe'nin dizlerinin üzerine düşmesiyle yine bir Memphis Grizzlies maçında yere yığıldı ve bir daha da yerden kalkamadı.

Oldukça şanssız bir dönemde gelmişti, sakatlık haberi. Lakers'a aradığı sertliği getirebilecek yegane isim olan Bynum, kariyerinin en iyi dönemini yaşıyordu, Memphis maçından önceki 10 günlük periyot içerisinde. Lakers'da NBA Finalleri'ne özel planlar yapılırken Bynum'ın takıma kazandırdığı hava, Staples Center sakinlerinin şampiyonluk yolunda umutla dolmalarını sağlıyordu. Oldukça etkileyici rakamlara sahipti, Bynum. Ve birçok farklı kategoride ligin en iyi beş oyuncusu arasındaydı. 21 ve 30 Ocak arasındaki rakamlarından konuşalım biraz, kariyerinin henüz başında iki dizini birden sakatlığa kurban veren Bynum'ın.
  • 26.2, (Maç başına ortalama sayı, NBA 4.'sü)
  • 13.8, (Maç başına ortalama ribaund, NBA Lideri)
  • 65.3, (Maç başına ortalama saha içi şut yüzdesi, NBA 5.'si)
  • 3.2, (Maç başına ortalama blok sayısı, NBA 3'sü)
Andrew Bynum olmaksızın yaşayacağı serüvenin ilk perdesinde Los Angeles Lakers, Madison Square Garden'a çıkıyordu. Takımın kendisinden sonraki en stratejik adamı Andrew Bynum'ın sakatlık pozisyonundaki diğer isim olan Kobe Bryant, durumu kendine dert edebilirdi. Bu anlamda, Kobe'den iyi bir performans beklemek mümkündü. Farklı iki neden daha vardı.

Evvela; Madison Square Garden, yıldızların mekanıydı. NBA'in süper starları kariyerlerinin bir bölümünde, mutlaka imzalarını atarlardı Madison Square Garden'a. Kobe, 6 Şubat 2003'teki 46 sayılık gösterisiyle adını yazdırmıştı, efsanevi MSG performanslarının arasına; ama bir başka nedenden dolayı farklılık gösterebilirdi, Kobe Bryant. ABD'li ünlü yönetmen Spike Lee, uzun süredir Kobe Bryant ile ilgili bir film çalışması içerisindeydi. 2007-08 Sezonu MVP'sinin bir adım arkasındaki isimdi, Spike Lee. (Son durum nedir tam olarak bilemesek de.) Bu anlamda, belgesel filme esin kaynağı olacak birkaç sahne yerleştirmek, yine Kobe Bryant'ın kendi elindeydi; çünkü Spike Lee, her zaman olduğu gibi, yine Madison Sqaure Garden'daydı ve takımı Knicks'i destekliyordu.

Tüm bunların toplamı, Kobe'nin olağanüstü bir peformans sergilemesinin önünü açan nedenlerdi. (Oy hakkım olsa, her şeye rağmen, bir numarayı seçerdim.) Ve sinyaller, henüz ilk çeyrekte gelecekti.

Kobe Bryant, hücumdaki agresifliği sayesinde Lakers'ın maçta bulduğu ilk 16 sayısından 13'ünün altına imza attı. Daha sonra, Pau Gasol, Kobe'nin yolundan devam eden isimdi. İlk çeyrek sona erdiğinde Lakers'ın bulduğu 31 sayının 30'u Pau Gasol ve Kobe Bryant'tan gelmişti. (Gasol 12-18 Kobe.) 22 Ocak 2006 gecesini hatırlayan olmuştu mutlaka, Kobe'nin 18 sayılık ilk çeyrek performansının ardından. Kobe, Raptors potasına 81 sayı gönderdiği maçın ilk çeyreğinde 14 sayı attıktan sonra devreyi 26 sayı ile bitiriyordu. Dün gece ise, 24 dakika geride kaldığında 34'ü bulmuştu bile, Kobe. Gerisi, kendi hayalgücünüzle ilgiliydi.

New York Knicks antrenörü Mike D'Antoni'nin ilk yarıdaki bir mola esnasında, ''Mutlaka, yer yüzüne inecektir.'' şeklinde yorumladığı Kobe Bryant, gece boyunca bu ihtimali aklının ucuna dahi getirmedi. Ve kariyerinin en yüksek skorunu ulaştı: 37 dakika, 19-31 saha içi şut isabet oranı, 20-20 serbest atış isabet oranı ve 61 sayı. Rekorları alt üst etti yine, Kobe. Kariyerinde 24. kez bir maçta 50 sayı üzerine çıkarken 60'ları da beşinci defa geçmiş oldu.

Madison Square Garden ve Yıldız Performansı başlığının altında, akıllara gelen ilk isim 45 numaralı Michael Jordan gelir her defasında. Jordan, basketbola ara verdiği ilk dönemin ardından Madison Square Garden'daki New York Knicks maçıyla sahalara dönmüş ve rakip potaya 55 sayı göndererek MSG Tarihi'nde yeni bir sayfa açmıştı. 55, Şubat 1968'de açılan Garden'da bir rakip oyuncu tarafından gösterilen en yüksek skor performansıydı. 26 Ocak 2007'de Jamaal Crawford, Golden State Warriors formasıyla o seviyeye çok yaklaşsa da 52 sayı üretebilmiş ve rekor da Michael Jordan'da kalmıştı. Ta ki dün geceye kadar. Kobe'nin 61 sayısı, rekorun yeni karşılığı oldu. Üstelik yalnızca, ''rakip oyuncu'' olarak da değil. New York Knicks'ten Bernard King de artık ikinci sırada.
  • 61 - Kobe Bryant, 02.02.2009
  • 60 - Bernard King, 25.12.1984
  • 55 - Michael Jordan, 28.03.1995
  • 55 - Bernard King, 16.02.1985
  • 52 - Jamaal Crawford, 26.01.2007
* Burada bir de not düşelim. Madison Square Garden, Şubat 1968'de açıldı. New York Knicks'in eski evinde 60 sayının üzerine çıkan iki oyuncu daha vardı. 1962 yılındaki 71 ve 1963 yılındaki 62 sayılık performanslarıyla Wilt Chamberlain. 1960 yılındaki 71 sayılık performansıyla bir diğer Lakers efsanesi Elgin Baylor.

Kobe Bryant, dün geceki New York Knicks maçı öncesi, Batı Konferansı'nda Ocak ayı boyunca gösterdiği performansın karşılığını, ''Ayın Oyuncusu'' seçilerek aldı. Yukarıdaki üç nedene bir ekleme yapabiliriz belki burada. 2009 yılının ilk ayında Lakers'ın oynadığı 16 maçtan 12 galibiyet çıkarmasında büyük pay sahibi olan Kobe Bryant, maç başına ortalama 27.2 sayı ve 7.1 asist rakamlarıyla tamamladı Ocak ayını. New York Knicks'ten David Lee ise, Doğu Konferansı'nda Haftanın Oyuncusu olmaya hak kazandı. New York Knicks'in tüm maçlarını kazandığı (3-0) haftada Lee, maç başına 19.0 sayı ve 15.3 ribaund ortalamaları tutturdu. Ve %53.5 ile şut kullandı.

Kobe Bryant'ın dün akşamki rakamlarından devam edelim. Etkileyici unsurlardan bir diğeri, serbest atış çizgisindeki 20 denemesinde de başarı sağlamasıydı yıldız oyuncunun. Bu anlamda da farklı bir seviyeye çıktı, Kobe. NBA Tarihi'nde, normal sezondaki bir karşılaşmada, 20 veya daha fazla serbest atış kullanmasına karşın çizgide hiç hata yapmayan yalnızca üç isim vardı. En yakın örnek, Amar'e Stoudemire (20-20, 2008). Diğerleri ise Richard Hamilton (20-20, 2004) ve Dominique Wilkins (23-23, 1992). Ve belki de en etkileyici nokta, tüm bu rakamların yalnızca 37 dakika içerisinde ortaya çıkmasıydı. Kobe, sahada 40 dakika bile kalmadan 61 sayılık bir üretimde bulunmuştu. Efsanevi bir geceydi.

NBA Tarihi'nde bir maçta 40 dakikadan az süre almasına karşın 60 sayı barajını geçen dört oyuncu vardı. İsim sayısı, yine dörtte kaldı; ama performanslara bir eklendi:
  • 1962 - Jerry West, Los Angeles Lakers
  • 1978 - George Gervin, San Antonio Spurs
  • 1990 - Karl Malone, Utah Jazz
  • 2005 - Kobe Bryant, Los Angeles Lakers
  • 2009 - Kobe Bryant, Los Angeles Lakers
Bir de, New York Knicks'e bakalım. Zorlu bir virajdalar. Dün gece, Los Angeles Lakers ile oynadılar. Önlerindeki fikstürde yazan iki takım ise, Cleveland Cavaliers ve Boston Celtics.

Unutulmaması gereken bir isim daha. Kobe Bryant'ın gösterisi, o kadar etkileyiciydi ki, Pau Gasol'ün 12-17 şut isabeti, 31 sayı, 14 ribaund, 5 asist ve 2 blok gibi rakamlara sahip olan performansı, gölgede kaldı. İspanyol, Andrew Bynum'ın yokluğunda merkezde çıktığı karşılaşmayı müthiş rakamlarla geride bıraktı. Mutlaka, David Lee ve New York Knicks savunması, ilerisi için net fikirler almamızı engelleyecektir; ama yine de bir ışık. En azından Playofflar'a kadar.

''You could tell, just watching the highlights, he had a pep in his step and he was on a mission. With Bynum out, he's going to have to do a little more, and I think he understands that. I mean, 61 points, that's Kobe -- that's all you can say.'' - Dwyane Wade.

Hiç yorum yok: