9 Şubat 2009 Pazartesi

Bir Hasta Adam Vakası: Los Angeles Lakers



Minnesota Timberwolves, Memphis Grizzlies, New York Knicks, Toronto Raptors ve Boston Celtics.

Los Angeles Lakers, Doğu turnesindeki beş maçını kazanarak geliyordu Cavaliers'ın sezon başından beri maç kaybetmediği (23-0) The Q Arena'ya. Beş maçlık seri içerisinde mutlaka bazı eşleşmeler, diğerlerinden ayrılmışlardı. Lakers, geçtiğimiz sezon 42 sayılık farkla kaybettiği maçın ardından Celtics'in şampiyonluğunu izlediği TD Banknorth Garden'a çıkmıştı, Cavaliers sınavından önce. Son derece psikolojik bir karşılaşmaydı. Ama üstesinden gelmeyi bildiler. Birinci uzatma devresinin sonunda 110-109 kazandı, Kobe ve arkadaşları.

Boston Celtics eşleşmesini bir kenara koyalım. Öne çıkan diğer karşılaşma, Madison Square Garden'da Kobe Bryant'ın sunduğu müthiş gösterinin ardından Lakers'ın New York Knicks'i mağlup ettiği gecede cereyan etmişti. Kobe, 37 dakika süre alarak 61 sayı atıyor ve salon tarihinin skor rekorunu kırıyordu. MSG'nin iki gece sonraki konuğu ise, LeBron James ve Cleveland Cavaliers olacaktı. LeBron'dan performans beklemek sürpriz olmazdı. Haksız da çıkarmadı beklenti içerisinde olanları. 44 dakikalık gösterisi boyunca LeBron, 52 sayı, 9 ribaund ve 11 asistle MSG Tarihi'ne geçen bir başka başarının altına imza atan isim oldu. (52-10-11 olan istatistiklerindan maç sonrasında, NBA Yönetimi tarafından, 1 ribaund eksiltildi ve triple-double gerçekleşemedi.)

Cavaliers, Knicks maçının ardından Lakers'ı konuk ediyordu. Lakers cephesinde araya bir Celtics eşleşmesi girmişti. Ama yine de tarihi bir kapışma söz konusuydu. NBA Tarihi'nde 46 yıldan bu yana ilk defa, bir hafta içerisinde tek bir maçta 50 veya daha fazla sayı üreten iki oyuncu, birbirlerine rakip oluyorlardı. Bu alandaki son örnek için, 14 Aralık 1962 gününe kadar dönmek gerekebilirdi. Wilt Chamberlain (Warriors) ve Elgin Baylor'ın (Lakers) Cow Palace'taki eşleşmesinden Chamberlain, 63-51 ile galip çıksa da sahadan galip ayrılan 120-118'lik skorla Lakers olmuştu. Bu rekabetin bir benzerini daha Kobe Bryant ve LeBron James'ten bekleyebilir miydik?

Doğu havası, Kobe Bryant'a yaramamış olmalıydı. Lakers'ın süper yıldızı, hastaydı ve yüz ifadesinden anlaşıldığı kadarıyla ayakta duracak hali yoktu. Ama Kobe hakkında, böylesi peşin hükümlerde bulunmak da akıllıca bir iş sayılmazdı. 24 numara, maçın hemen başında sahaya ağırlığını koydu. Cavaliers'ta Zydrunas Ilgauskas ve Wally Szczerbiak gibi yardımcı faktörler devredeyken Lakers, Kobe Bryant'ın hem savunma hem de hücumdaki performansıyla rakibine karşılık veriyordu. Kobe, Cavaliers hücumlarında ilk çeyrekten itibaren LeBron'u almıştı. Tıpkı Martin Luther King Day'de olduğu gibi. LeBron'u savunmak ile ilgili müthiş ipuçları vermişti Kobe, o gece. Gösteri, dün de devam etti.

İlk iki çeyrek boyunca Cavaliers'ta sürpriz katkılar, takımı ayakta tuttu. LeBron, kötü şut yüzdesini asistlerle kapatmaya çalışıyordu; ama boyalı alana girememek hayli canını sıkmıştı. Sezonun ilk eşleşmesinde yalnızca iki kez potaya gidebilen LeBron, The Q Arena'da o kadar bile şanslı değildi. Ta ki, Kobe Bryant'ın iyice halsizleştiği zaman dilimine dek. Cavaliers, hamlesini yaptı bu bölümde. Devrenin sonundaki küçük hatalar ise, ev sahibinin soyunma odasına 61-51'lik skor ve 10 sayılık fark ile önde gitmesini sağladı.

Cavaliers'ta çarşamba akşamı burnu kırılan Wally Szczerbiak, maskeyle sahadaydı. Ve Quicken Loans Arena'ya geldiğinden beri, en iyi şut performansını sergiliyordu. Maskede hile mi vardı, bilinmez; ama 61-51'lik devrenin hemen ardından ilk basketin altına imzasını koyan yine Szczerbiak'tan başkası değildi. Skor 63-51'e gelmişti. Bir basketbol maçında görülebilecek en kritik periyotlardan biri. Cavaliers, arkasına aldığı rüzgarla farkı daha da açabilir ve maç sonu için müthiş bir sermayeye sahip olabilirdi. Ki gözüken de buydu. Ama diğer yandan Lakers, karakter gösterip farkın altından kalkabilirdi. Öyle olmalıydı. Hamle yapma zamanıydı Lakers adına.

Kobe Bryant, söz konusu süreç içerisinde savunmadaki başarısını devam ettirirken hücumda da inanılmaz iki hareketle takımını maça ortak edecekti. Özellikle LeBron'u sırtına alıp ikili oynadığı pozisyon sonrası gönderdiği şutta uzaydaki dostlarından yardım almış olmalıydı. Top, o kadar yükseğe çıkmıştı ki; başka türlü ikna olmak, pek kolay değildi. Kobe'nin arka arkaya iki isabeti, Lakers'ı maça döndürmüş ve ardından Luke Walton'ın basketiyle 11-0'lık seri yakalanmıştı; ama daha sonraki bölüm için rol çalan isim, Lamar Odom olacaktı. Odom, üçüncü çeyrek boyunca 15 sayı ve 10 ribaundla oynayarak giden maçı geri getirdi. 66-69'dan sonra Lakers'ın bulduğu 13 sayının 10'unda skor yapan isim olurken Luke Walton'ın üçlüğünden önce de hücum ribaundunu alan adamdı.

Lamar Odom, Lakers'ın Cavaliers'ı 31-16'lık skorla sürklase ettiği üçüncü çeyrekteki performansıyla 2001 yılından bu yana bir periyotta double-double yapmayı başaran ilk Lakers oyuncusu oldu. Odom'dan önce bu seviyeye çıkan son Laker, Shaquille O'Neal'dan başkası değildi.

Lakers'ın direnci, dördüncü çeyreğin başında da devam etti. Lamar Odom ile Kobe Bryant, bitime 5:43 kalana dek kenardalardı; fakat Lakers, bu bölümde yine de üstünlüğünü korumayı başarmıştı. Odom, Bryant ve Fisher'ın oyuna girdiği sırada 90-83 önde olan Lakers, Cavaliers'ın LeBron James ve Zydrunas Ilgauskas ile göstereceği reaksiyonu karşılaşmak durumundaydı. Ilgauskas, LeBron James'in kaçan ribaundunu aldı. Ve bitime 3:05 kala Cavaliers adına umut ışığını yaktı. Litvanyalı pivotun serbest atış isabetlerinin ardından skor, 93-89'a gelirken fark da dört sayıya kadar inmişti. Cavaliers, serisini devam ettirebilmek için iyi bir pozisyondaydı artık. Ama üçüncü çeyreğin başından beri şut kullanmayan Kobe Bryant, bir sonraki hücumda sahneye çıkıyordu. LeBron James ile bire bir oynadı ve fade-away sonrası farkı altı sayıya yükselten basketi attı, 2007-08 Sezonu'nun MVP'si.

Cavaliers, bir daha geri dönemedi. Lakers, 101-91 kazanırken Doğu'ya da müthiş bir mesaj göndermiş oldu. Turnesini 6-0 ile tamamlayan Lakers, şampiyonluk yolundaki en kuvvetli iki rakibini birden sezon içerisinde süpürerek özgüven depolaması yaptı. Dahası, üç sezonluk şampiyonluk serisinin ilk yılında gerçekleştirdiği 6-0'lık Doğu turnesinden bu yana ilk defa, böylesi yüksek bir karakter ortaya koymayı başardı. (Doğu'dan 6-0 ile geçen son takım, 2006-07 Sezonu'ndaki performansıyla Dallas Mavericks olmuştu.)

Lakers'ta Lamar Odom, 28 sayı ve 17 ribaundluk gösterisiyle geceye damgasını vurmayı başarsa da takımın altı maçlık deplasman turunu maç başına 32.8 sayı, 5.2 ribaund, 4.6 asist ve %48.6 saha içi şut isabet oranı ortalamalarıyla tamamlayan Kobe Bryant, Lakers'ın şaha kalkmasını sağladı. Kobe, dün gece ise 19 sayı, 3 ribaund ve 2 asist ile oynadı. Pau Gasol de 18 sayı, 12 ribaund ve 6 asistle galibiyeti getiren isimlerdendi. Cleveland Cavaliers'tn en skorer oyuncu 22 sayı ile Zydrunas Ilgauskas olurken LeBron James, 5-20 ile hücum ettiği karşılaşmayı 16 sayı, 8 ribaund ve 12 asistle tamamladı. (Böylece, 5 Ocak 2007'den beri Kobe ve LeBron, aynı gece içerisinde 20 sayının altında kalmış oldu.)

İstatistiklere devam edilebilir. Ama rakamlardan çok daha fazlasını gerçekleştirdi, Lakers.

Dört galibiyet ile başlayan seri, Celtics ve Cavaliers zaferleri ile sona erdi. Çok keskin bir mesaj verildi Doğu'ya Lakers tarafından. Ve bir şey daha. LeBron James dolayısıyla sona erdiği düşünülen MVP yarışı, Kobe'nin efsanevi koşusunun ardından tekrar başlamış olabilir. All-Star sonrası, hayli hareketli olacak. Burası kesin.

Hiç yorum yok: