2 Şubat 2009 Pazartesi

Fabian Ernst: Düğüm ya da Çözüm



Beşiktaş adına iyi bir transfer, Fabian Ernst.

Yine de farklı açılardan bakarak yaklaşmak gerekebilir bu hamleye. Sert bir oyuncu. Beşiktaş'ın aradığı bir tarz olduğunu söylemek doğru olabilir. Halihazırda, Mustafa Denizli'nin orta sahada kullandığı Eduardo Cisse, Uğur İnceman, Tomas Sivok, Serdar Kurtuluş ve İbrahim Toraman'dan farklı oyun karakterine sahip olması, Beşiktaş'a seçme şansı getirecektir.

Kariyeri boyunca ilk defa ülkesi dışında top koşturacak olan Alman oyuncu ile İnönü Stadı tribünleri arasında, iyi bir diyalog oluşabilir bu anlamda. Beşiktaş tribünlerinin Pascal Nouma sonrası yaşadığı özlemi dindireceğini söylemek zor; ama Ernst'in mücadeleci yapısı ve Alman karakteri, Beşiktaş taraftarının kesinlikle hoşuna gidecektir. Bu da önemli; çünkü sahada oyuncu seçmekten (olumsuz manada değil) keyif alan İnönü tribünleri, son birkaç sezondur sahada kendisini temsil etme ihtimali bulunan bir oyuncu figürü bulamadı, Beşiktaş kariyerinin büyük bölümünü yedek kulübesinde geçiren Baki Mercimek'i saymazsak eğer.

Fabian Ernst ve Schalke 04 birlikteliğinin bu sezonki en unutulmaz eşleşmesi, Signal Iduna Park'ta gerçekleşen Ruhr Derbisi'nde yaşanmıştı. Ernst, takımının deplasmanda 3-0 öne geçmesine karşın 90 dakika sonunda 3-3'lük beraberliğe razı olduğu karşılaşmada, Schalke 04 tarafında oyundan atılan iki oyuncudan biriydi. Ernst'in sert futbol başlıklı kimliğine uyan görüntüler vardı, o karşılaşmada. Beşiktaş ve Beşiktaş tribünleri açısından herhangi bir sorun yok. Beğeni bile toplayacaktır; fakat rakipleri açısından çokça sevilecek bir oyuncu olmasını düşünmek, bizleri doğru sonuçlara ulaştırmayabilir. Sivasspor'dan Bilica ve Fenerbahçe'den Lugano örnekleri ile güçlü bir sav oluşturabiliriz, bu anlamda. İki oyuncu da takımlarının gözbebekleri; ama oldukça ''ince'' çalıştıklarından kendi taraftarlarından başka sevenleri yok.

Futbol, artık psikoloji ile oynanıyor. Türkiye'de de durum uzun süredir böyle. Özellikle derbi maçlarda. Takımların sakin ve profesyonel oyunculara ihtiyacı var. Beşiktaş'ın son şampiyonluğuna ulaştığı 2002-03 Sezonu'ndaki yabancılarından dördünü hatırlayalım. Oscar Cordoba, Zago, Ronaldo, Federico Guinti. Bu oyuncular, rakipler adına ''sinir bozucu'' sakinliklerini futbollarıyla birleştirerek oldukça efektif sonuçlar vermişlerdi Beşiktaş'a. 2003'ten bu yana Beşiktaş, bu anlamda bir eksiklik çekiyor. Fabian Ernst, ismi geçen dört oyuncuya seviyesine çıkabilir.

Bir başka kritik nokta daha. Ernst, hangi kriterlere göre değerlendirilecek? Kendisinden beklenen ne?

Alman oyuncuyu yargılarken ince eleyip sık dokumak gerekir. Beşiktaş'ın bu sezonki hedefi belli. Son 13 yılda yalnızca bir şampiyonluk kazanan ve artık iyiden iyiye Galatasaray ve Fenerbahçe'den kopmaya başlayan Beşiktaş, günü kurtarmak istiyor. Mustafa Denizli seçimi ve devam eden süreçte yaşananlar neticesinde ulaşılan sonuç bu. Kesinlikle, bir gün sonra düşünülmüyor. Beşiktaş adına önemli olan, yalnızca yaşanılan an.

Yargılama sorunu olacaktır işte tam da bu seviyede, Ernst özelinde. Beşiktaş ve Mustafa Denizli'nin ligin ikinci bölümünden önce, kısa vadeli bir amacı vardı: Galatasaray, Fenerbahçe, Sivasspor, Trabzonspor ve Ankaraspor'un birbirleriyle oynayacakları iki haftada İnönü Stadı'ndaki iki maçı kazanarak zirveye ortak olmak. Bu süreçte, Beşiktaş'ın üzerinde yer alan beş takım da puan kaybederken Mustafa Denizli'nin takımı, 1-0'lık iki maç ile 6 puan kazandı ve yukarı sıralar için tekrar umutlandı. 180 dakika boyunca, gelecek için pırıltı yoktu. Bunu isteyen var mıydı, bilinmez; ama Beşiktaş kötü durumda. Denizlispor ve Antalyaspor maçlarında Denizli'nin takıma yansıyan ruh hali, ''Hadi şu maçı da bir hayırlısıyla üç puan alarak atlatalım da, gerisine bakarız.'' şeklindeydi.

Mantalitesi yalnızca ve yalnızca günü kurtarmak olan bir Beşiktaş takımında, Ernst'in rolünü iyi kanıksamak gerekir. Belki bu durumdan kendisine iyi bir sonuç çıkarır Ernst. Belki de, hiç anlaşılmadan, sezon sonunda ülkesine geri döner. Sistem, taktik ve diziliş gibi konularda değerlendirmeye varabilmek adına Ernst'in Beşiktaş formasıyla çıkacağı ilk maça kadar beklemek gerekiyor. Ama dediğimiz gibi, takımdaki rolü ve stratejik konumu belirlenmeli evvela. Ardından ona göre yorum yapılmalı.

Kağıt üzerinde, iyi bir transfer. Yine de Beşiktaş'ın 2008-09 projesi, Ernst'in performansıyla direkt alakalı olacaktır.

Hiç yorum yok: