12 Şubat 2009 Perşembe

Güntekin Onay ve Andrea Pirlo Sendromu



Uzun zamandır aklımızda olan ilginç bir karşılaştırma vardı. Salı akşamı, NTV Spor'daki ''Gol'' programının hemen ardından Brezilya ve İtalya arasındaki hazırlık karşılaşmasının ekranlara yansıması, iyi bir tesadüf oldu. Tasarladığımız yazının oluşmasına ise vesile.

Andrea Pirlo'dan başlayalım. Kendisine, ''Yeniliğe En Fazla İhtiyacı Olan 10 Oyuncu'' adlı başlıkta ikinci sırayı vermiştik. Bazı nedenlerimiz vardı elbette. Pirlo'yu iki farklı kategoride değerlendirmek gerekiyor. Evvela, İtalya Milli Takımı'nda. Sonra da, kulübü Milan'da. İtalya ile Avrupa ve Dünya Futbol Şampiyonaları'nda her daim göz önünde olan Pirlo, turnuva sonlarında altın ya da gümüş kadroların da vazgeçilmezi haline gelir. Yaz mevsiminde öylesine parlar ki Pirlo, yeni sezonda Milan'ın en yeni transferi olarak algılanır.

Milan'a döner Pirlo. Birçok yıldız vardır takımda. Bu sezondan yola çıkalım. Gennaro Gattuso'nun yanı sıra, orta sahadaki Massimo Ambrosini, Kaka, Clarence Seedorf ve David Beckham opsiyonları çıkar karşısına. Andrea Pirlo, yine Milan'ın en stratejik isimlerinden biridir; ama İtalya Milli Takımı'ndaki kadar da ön planda değildir. Oynatıldığı mevkii veya aldığı görevler... Mutlaka birkaç neden bulunabilir; ama özelde farklıdır. Pirlo, işini yapmaya devam eder. Bir ressamın, sanat eseri olacak resmine duyduğu saygının benzerini işlediği futboluyla.

Pirlo'nun Milan'da rol kapma arzusu da yoktur. Kulüp kültürünün sahadaki ciddi temsilcilerinden biridir. Belki; Real Madrid, Barcelona, Manchester United veya Liverpool gibi takımlara da çok yakışır, Pirlo; ama Milan'da memnundur. Yeteneklerini sergilemek adına en yakın milli maçı bekler. Bu anlamda, Brezilya karşısındaki görüntüsü, formüle pek uygun olmayabilir; ama hemen yakın geçmişe, Euro 2008'e uzanırsak, aslında anlattıklarımızın bir kez daha kademe kademe gerçekleştiğini görmemiz de mümkündür. Pirlo, İtalya Milli Takımı'nın en önemli kahramanıdır. Milan'da ise bu niteliğin önüne ''görünmez'' sıfatı gelir.

Güntekin Onay'a geçelim ve Andrea Pirlo ile bağlayalım.

Türkiye'deki spor camiasında işini en iyi bilen, futbola son derece hakim, dünyadaki tüm futbol ekolleri hakkında bilgi sahibi olan ve sevgiyle mesleğine sarılan isimlerden biridir, Güntekin Onay. Bu anlamda, Gunto's Blog da oldukça heyecanlı bir projedir. Peki, Andrea Pirlo?

Güntekin Onay, değerinin bilineceği bir kuruluşta çalışıyor ve her hafta iki ayrı programa çıkıyor, NTV Spor'da. Biri, % 100 Futbol. Rıdvan Dilmen ile hafta sonlarında, dört büyük takımın karşılaşmalarının hemen ardından yayına giriyor. Genel olarak, Rıdvan Dilmen'in hakim olduğu programlarda Güntekin Onay, soru soran tarafta kalıyor. Çok fazla girmiyor topa. Yine de sessiz sedasız yapıyor işini. Tıpkı Milan'daki Andrea Pirlo gibi. Takım elbisesi ve gözlüğü ile aslında ne kadar başarılı bir isim olduğunu bir şekilde hissettirmeyi başarıyor. Ama çok daha fazlasını yapıyor farklı bir programda.

Salı günleri, 20.00. NTV Spor'daki Gol Programı. Güntekin Onay, sanki bir telefon kulübesine giriyor ve kıyafetlerini değiştiriyor. Günlük giysileri ve kendinden emin görüntüsü çıkıyor karşımıza. Ya da İtalya Milli Takımı'ndaki Andrea Pirlo rolüyle. Futbol üzerine olan tüm yeteneklerini sergilemeyi başarıyor, çocukluk tutkularından başlayıp bugün sahip olduğu tecrübelerini anlattığı. Ve milyonlarca kişiyi kendisine hayran bırakıyor. Hem de her hafta. Inter'in orta sahasının neden ileri bakamadığını, Kaka'nın Milan'dan niçin ayrılmayacağını ve daha birçok ilginç detayı... Dopdolu Türkçesi ve kendine has futbol bilgisiyle anlatıyor, Güntekin Onay.

Ülkenin Güntekin Onay gibi ''idol'' olabilecek insanlara ihtiyacı var. Ya da İtalya Milli Takımı'ndaki Andrea Pirlolara... Bunların farkına varmamız gerekiyor. Hem de en kısa zamanda.

7 yorum:

sarunas jasikevicius dedi ki...

aynısını defalarca düşünmüşümdür. rıdvan karşısında ezilen değil gol programında usta hatip güntekin'i çok daha fazla seviyorum

semih dedi ki...

Çok güzel bir yorum. Çok doğru teşhisler bunlar, fakat Güntekin Onay çok daha el üstünde tutuluyor.

Temur dedi ki...

Bir Pirlo hayranı olarak yazıyı çok beğendim ellerine sağlık.

http://jesusalmeyda.blogspot.com/2009/01/bob-rosslaan-orta-sahalarda-yalnz-bana.html

scapula dedi ki...

Eray, harikulade bir benzeti olmuş.

Yalnız sana bir sözüm var ki...

Dur en iyisi sms atayım.

:)

SINO dedi ki...

Eraycim, Güntekin Onay'ın futbol bilgisine saygımız sonsuz. Yine de "Şeytanın Gör Dediği" ni söyleyelim.
Bir alttaki yazıda Türk futbolundaki Lincoln kompleksinden bahsetmişin, bu kompleksin bayraktarlarından biri de geçen Pazar hazırladığı "kendini hep yere atan!" Lincoln klibi ve Milan maçında Beckham'ın gördüğü sarı kartı çok zorlama bir şekilde Linconun pozisyonuyla karşılaştıran Güntekin Onay olmuştur maalesef kendisine yakışmamıştır.

Chao Grey dedi ki...

Gol programında Güntekin Onay'ı ilk kez gördüğümde ağzım açık kalmıştı. Oturuşundan tut da tavırlarına kadar her şeyinin değiştiğini görmüştüm; olumlu manada tabii. Çok derin bir futbol bilgisi ve müthiş bir diksiyonu var. Hakettiği yerde gerçekten de.

ASY dedi ki...

Sinancan,

Haklısın. Aklımda olan bir konuydu. Bilmiyorum, yazının içerisine de sıkıştıracaktım aslında.

Yine de bahsettiğimiz durum sanırım, Güntekin Onay'ın yaşadığı sıkıntı ile ilgili. %100 Futbol'daki Güntekin Onay değil, asıl olan. Programı izleyemedim, duydum ve üzüldüm. Kendisinden beklediğim bir şey değildi çünkü. Gol programında işlenseydi bu konu, mutlaka daha rahat ifade ederdi kendisini. Böyle düşünüyorum.

(PS: Güzel sözleriniz için teşekkür ederim arkadaşlar.)

Eray.