23 Nisan 2009 Perşembe

Andrei Arshavin ve Liverpool Savunması



Geçtiğimiz hafta Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final 2. Maçı'nda Chelsea ile 4-4 berabere kalarak Kupa'dan elenmesine rağmen futbolseverlere yıllarca unutamayacakları bir hatıra bırakan Liverpool, mesaisine Salı akşamı Arsenal karşısında da devam etti.

Premier League'de şampiyonluk şansını haftalarca önce mucizelere bırakan Arsenal, Liverpool'a çelme takacak mıydı? Yoksa Manchester United ile psikolojik bir savaş içerisinde olan Liverpool'da İspanyol menajer Rafael Benitez'in ''kalan altı hafta için on sekiz puan'' parolası, sorunsuz olarak başlayacak mıydı? Arsenal'in sezon ortasında Rusya'dan transfer ettiği Andrei Arshavin, sorunun cevabını verdi. Dört golden birden attı, Rus yıldız. Aslında, Arsenal'in ilk yarıyı önde kapamasını sağlayan golü attığında çok da sıradışı olaylar yaşanmıyordu. Normaldi, bir gol. Ta ki, Liverpool ateşi yakana kadar.

İkinci yarının hemen başında önce Fernando Torres ile eşitliği yakaladı, Liverpool. Ardından Yossi Benayoun ile de öne geçti. Arsenal'in Fransız menajeri Arsene Wenger, Theo Walcott hamlesinde bulundu. Takip eden beş dakika içerisinde Arshavin, iki defa patladı. 67. ve 70. dakikadaki gollerle 3-2'lik üstünlüğü aldı, Arsenal. Fernando Torres, 72'de bir kez daha Arsenal kalesini bulduğunda skor 3-3'e geldi. Ama Arshavin'in söyleyeceği bir çift söz daha vardı. 90. dakikanın son saniyelerinde Arsenal'e galibiyet golünü getiriyordu. En azından, o dakikada birçok kişinin aklından geçen buydu. Bir tekinin hariç. Yossi Benayoun. 4-4 bitti maç. Liverpool, bir geri dönüş daha yaptı; fakat bu defa biraz daha hasarlı çıktı.

Kazanması hâlinde maç fazlasıyla da olsa liderliğe çıkacaktı, Liverpool. Olmadı. Geri dönüş, yarım kaldı. Ve dahası Andrei Arshavin. Tek başına dört gol attı. Devam edelim. Arsenal'in doksan dakika boyunca Liverpool kalesini bulan dört şutu da yine Arshavin'in ayağından çıktı. Sorun var, Liverpool savunmasında. Alvaro Arbeloa'nın kanadı, tehlike sinyallerini çok uzun süredir veriyordu. Önce Anfield ve sonra da Stamford Bridge'deki maçlarda Chelsea menajeri Guus Hiddink, ince ince işlemişti bu zaafı. Sağ stoper ve sağ bek arasına atılan toplarla iki gol bulan Chelsea, Yarı Final'e yükselmişti Şampiyonlar Ligi'nde. Salı akşamı da benzer bir görüntü vardı. Jamie Carragher ile Alvaro Arbeloa'nın hataları, Arsenal'in Anfield Road'da dört gol bulmasının yolunu açtı.

Liverpool savunması adına iyi bir sezon değil. 2008-09'da üç ayrı maçta 4+ gol yedi, Rafael Benitez'in takımı.

12.11.2008: v Tottenham 2-4, White Hart Lane, Carling Cup.
14.04.2009: v Chelsea, 4-4, Stamford Bridge, Champions League.
21.04.2009: v Arsenal, 4-4, Anfield Road, Premier League.

Üzerinde bulunduğumuz yolu izlemeye devam edelim. Liverpool, en son 1992-93 Sezonu'nda kalesini korumakta bu kadar zorlanmıştı. İlk Premier League sezonu. Altı ayrı maçta, 4 veya daha fazla gol yiyordu Liverpool. Charity Shield'de Leeds United karşılaşması ile başlayan süreçte Aston Villa, Chesterfield, Spartak Moskova, Coventry City ve Blackburn Rovers, sezon boyunca üç ayrı ismin koruduğu (Bruce Grobbelaar, Mike Harper, David James) Liverpool kalesinin müdavimi hâline gelmişlerdi. Altı maçta da ilgi çekici futbol hikâyeleri var.

Liverpool, 1991-92 Sezonu sonunda Sunderland'i 2-0 mağlup ederek FA Cup'ı müzesine götürdükten yalnızca üç ay sonra geri dönüyordu Wembley Stadyumu'na. Rakip bu defa bir önceki sezonun lig şampiyonu Leeds United'dı. Ve Leeds, rakibini Fransız yıldızı Eric Cantona'nın attığı üç golün yardımı ile 4-3 mağlup ederek Charity Shield'i kupasına götürecekti. 4-3'lük skor, 1968 yılında Manchester City'nin West Bromwich Albion'u 6-1 mağlup ettiği karşılaşmadan bu yana görülen en gollü Charity Shield karşılaşmasının oluşmasını sağlıyordu. Liverpool'un Leeds United'a kaybeden maç kadrosunda daha sonra Galatasaray formasıyla Türkiye'de oynayacak olan iki isim vardı. Biri Mike Marsh. Diğeri ise biraz daha tanıdık.

Dean Saunders, 1991-92 Sezonu'nda 2.9 milyon £ tutarındaki bonservis bedeliyle Derby County'den gelmişti Liverpool'a. Ne var ki, bekleneni bir türlü veremeyecekti. Ağustos ayındaki Leeds United maçının ardından beş karşılaşmada daha giydi, Liverpool'un o çok değerli yedi numaralı formasını. En sonunda, 5 Eylül günü oynanan Chelsea mücadelesinden sonra 2.3 milyon £ karşılığında Aston Villa'ya geçti. Liverpool, yıllar sonra Robbie Keane transferinde çok daha büyük bir kayba uğrayacaktı. Ama 14 ay içerisinde kaybedilen 600 bin pound, o dönem için İngiltere Futbol Tarihi'ne böylesine kısa sürede görülen en büyük zarar olarak geçiyordu. (Bunları anlatmak lazımdı, daha sonra yaşanacakların altını doldurmak adına.)

Galli oyuncu, daha sonraki yıllarda Galatasaray'ın başarısı için beraber çalışacağı hocasına karşı takımını galibiyet taşırken aslında Graeme Souness'ın iki hafta önce aslında ne kadar önemli bir hata yaptığını gösterecekti, Aston Villa'nın Liverpool'u 4-2 mağlup ettiği karşılaşmada. Saunders, iki gol atmış ve birçok önemli fırsatta Liverpool kalecisi David James'e takılmıştı. Liverpool taraftarlarının hayatlarındaki en güzel gün değildi, 19 Eylül 1992. Diğer yandan, yalnızca üç gün sonra, bu defa çok daha farklı bir hikâyenin kahramanı olacaklardı. Liverpool, Anfield Road'da ilk yarısını 3-0 geride kapattığı Chesterfield maçını 4-4 ile ''tekrar'' oynama hakkı kazanıyorlardı. (Tekrar maçında 4-1 kazanan Liverpool, League Cup'ta 3. Tur'a yükselmişti.)

Sezonun devam eden bölümünde 4+ maçlarına tanıklık etti, Liverpool.

22.10.1992: v Spartak Moskova 2-4, Central Lenin St., European Winners' Cup
19.12.1992: v Coventry City, 1-5, Highfield Road, Premier League
03.04.1993: v Blackburn Rovers 1-4, Ewood Park, Premier League

Liverpool, Premier League'de sezonu altıncı sırada tamamlarken yalnızca 59 puan toplayabildi. Ve rakip filelere gönderdiği 62 gole karşılık kalesinde 55 gol gördü. İşte, 1992-93 Sezonu'ndan sonra ilk defa böylesine ''müsamaha'' gösterdi rakiplerine Liverpool. (Genel toplamda değil, yalnızca belli süreçler içerisinde.) Chesterfield'e karşı oynanan League Cup maçındaki skor, resmî kayıtlara geçen en son 4-4, 2008-09 Sezonu öncesi. Liverpool, daha sonra 2001 yılında UEFA Kupası Finali'nde İspanyol Alaves'i normal süresi 4-4 biten maçın ardından 5-4 ile mağlup etmeyi başarmıştı. 4-4 var yani, Liverpool Tarihi'nde. Ama takdir edersiniz, çok değil.

Arsenal karşısındaki 4-4'lük skordan birçok yeni futbol öyküsü çıkarmak mümkün. 1992-93 Sezonu'ndan sonra takip eden yedi sezondaki tüm resmî maçlar gözetildiğinde yalnızca iki defa kalesinde 4 veya daha fazla gol gördü, Liverpool. Birincisi, 1993-94 Sezonu'nda. Matt Le Tissier'in üç gol ile yıldızlaştığı maçta Southampton, Liverpool'u 4-2 mağlup etmişti. İkincisi ise 1997-98 Sezonu'nda Chelsea karşısında alınan 4-1'lik yenilgi. Liverpool, sezonu iki puan önünde ve üçüncü sırada tamamlayacağı Maviler'e kaybederek sezonun sonunu kötü getiriyordu.

1993-94 ve 1999-2000 Sezonu arasında yalnızca iki maçta 4+ gol yiyen Liverpool, 2000-01 Sezonu'nda Leeds United'a 4-3 kaybederken rakibin tüm golleri tek bir isimden gelecekti. Avustralyalı Mark Viduka, Elland Road'da Sander Westerveld'in koruduğu Liverpool ağlarını dört kez havalandırıyor ve Lig Tarihi'nde Kırmızılar'a karşı 4+ gol atan son oyuncu oluyordu. Tabii; iki gün önce Andrei Arshavin'in sergilediği gösteriye kadar olan süreç içerisinde.

2006-07 Sezonu'ndaki 6-3'lük League Cup karşılaşmasında dört gol atıp bir de penaltı vuruşundan yararlanamayan Julio Baptista, Anfield Road'da bu seviyeye çıkmayı başaran isimlerden biri olurken Lig maçları değerlendirmeye alındığında, Liverpool taraftarları önünde dört kez gol sevinci yaşayan son oyuncu 1946-47 Sezonu'nda takımı Wolverhampton Wanderers'ı 5-1'lik galibiyete taşıyan Dennis Westcott'tu. Westcott; Billy Liddell ve Bob Paisley gibi efsanelerin Liverpool formasıyla mücadele ettikleri ilk sezonda 38 gol atarak tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Westcott'un rüya gibi geçen sezonu, Wolverhampton Wanderers Kulübü'nün en büyük oyuncu performanslarından biri olarak kabul ediliyor hâlen daha.

Andrei Arshavin, Liverpool deplasmanında dört gol birden atarak Dennis Westcott'un rekorunu egale etti. Ve Premier League Tarihi'nde bir maçta 4+ defa rakip fileleri sarsan 15. oyuncu oldu. İşte, Arshavin'den önce bu seviyeye çıkan 14 ismin ortaya koyduğu 18 performans:

25.09.1993: Everton 1-5 Norwich, Efan Ekoku
04.03.1995: M. United 9-0 Ipswich Town, Andrew Cole (5 gol)
23.09.1995: Liverpool 5-2 Bolton W., Robbie Fowler

14.12.1996: Liverpool 5-1 Middlesbrough, Robbie Fowler
24.08.1997: Barnsley 0-6 Chelsea, Gianluca Vialli
04.05.1998: Wimbledon 2-6 Tottenham, Jürgen Klinsmann

24.10.1998: Liverpool 5-1 Nottingham Forest, Michael Owen
06.02.1999: Nottingham Forest 1-8 M. United, Ole Gunnar Solskjaer
30.08.1999: M. United 5-1 Newcastle United, Andrew Cole



19.09.1999: Newcastle United 8-0 S. Wednesday, Alan Shearer (5 gol)
04.12.1999: M. United 5-1 Everton, Ole Gunnar Solskjaer
21.10.2000: Chelsea 6-1 Coventry City, Jimmy Floyd Hasselbaink

04.11.2000: Leeds United 4-3 Liverpool, Mark Viduka
26.04.2003: West Brom 0-6 Liverpool, Michael Owen
16.04.2004: Arsenal 5-0 Leeds United, Thierry Henry

15.03.2004: Portsmouth 5-1 Middlesbrough, Yakubu Aiyegbeni
29.12.2007: Tottenham 6-4 Reading, Dimitar Berbatov
12.03.2008: Chelsea 6-1 Derby County, Frank Lampard

Andrei Arshavin, Arsenal'in ne kadar değerli bir transfer yaptığını gösterdi salı akşamı. Ve Arsene Wenger'in takımı, Liverpool'a klasik çelmelerinden birini daha taktı. Manchester United, 2-0 kazandı Portsmouth karşısında. Şampiyonluk yolunda avantaja sahip olan Sir Alex Ferguson. Liverpool Kaptanı Steven Gerrard ise, son dakikada kazanılan bir puanın kendilerini mutlu sona ulaştırabileceğini söylüyor.

Benitez'in yeni hedefi 5 maç ve 15 puan. Ama savunmaya biraz daha fazla dikkat etmesi gerekiyor sanki.

2 yorum:

alessandro del piero dedi ki...

selamlar,

her zamanki gibi çok güzel bir yazı olmuş.. bu açıdan ülkemizdeki liverpool taraftarları çok şanslı diyebilirim, kendi tarihleriyle ilgili pek çok bilgiyi böyle kaliteli bir reds taraftarının elinden okumak ayrı bir keyif olsa gerek.. utd'lı olsaydınız keşke diye düşünmeden edemiyor insan.. olsun biz de hep şampiyon oluyoruz, yetiniriz artık :)

bu arada son maçta pool'un son sayısını benayoun kaydetmişti, gözden kaçmış sanırım..

ASY dedi ki...

Del Piero Selamlar,

Yorumunuz ve güzel sözleriniz için teşekkür ederim, sağ olun.

Ama =) Aslında normal olsa da yanlış anlaşılan bir şey, yalnızca tek bir kulübü destekliyorum dünya üzerinde. Liverpool, Barcelona veya başkası. İkisinin de bu sezon istiyorum şampiyon olmasını; fakat ''biz'' diyemiyorum maalesef. NBA'de bile takım tutamıyorum bu yüzden =)Yine de dediğim gibi, Liverpool'un çok etkileyici bir geçmişi var, üzerine yazı yazmak ve yazarken öğrenmekten çok büyük keyif alıyorum. Bu yüzden normal aslında, böyle anlaşılması.

Evet, bu arada Fernando Torres yazmışım. Yossi Benayoun'un son goldeki görüntüsü gözümün önünde olmasına karşın. Teşekkür ederim, düzeltme için de.

Sevgiler,
Eray.