18 Nisan 2009 Cumartesi

Boston Celtics vs. Chicago Bulls



NBA'de normal sezonun son gecesinde gelişen olayların ortaya çıkardığı bir eşleşme, Boston Celtics ve Chicago Bulls arasında çekişmeli geçmesi beklenen Playoff 1. Tur serisi.

Nisan ayında oynadığı beş maçı da kazandıktan sonra iddiasız Toronto Raptors ile evinde karşılaşan Chicago Bulls, bu sezon çokça yaptığı gibi United Center'dan galibiyet çıkarması durumunda Doğu Konferansı'nı altıncı sırada tamamlayacak ve Orlando Magic'in rakibi olacaktı. Hatta muhtemel bir mağlubiyette bile, Cleveland Cavaliers'ın Philadelphia 76ers'ı mağlup etmesi şartıyla yerini koruma şansı vardı. Beklenmeyen ihtimaller gerçekleşti. Philadelphia, Cleveland deplasmanında kazandı. Bulls ise, iç sahada Raptors'a 109-98 kaybetti. Ve Bulls, üçüncü sıradaki Magic yerine Cavaliers'ın ardından Doğu Konferansı'nın ikinci basamakta tamamlayan Boston Celtics ile eşleşti.

Playofflar'ın başlamasına kısa bir süre kala büyük form düşüklüğü yaşayan Orlando Magic, Chicago Bulls'un tercih edebileceği bir rakip olmalıydı hiç kuşkusuz. Diğer yandan; Boston Celtics de kendisine ters gelebilecek Chicago Bulls yerine Philadelphia 76ers ile oynamak isteyebilirdi. Ama son iki günde yaşanan olaylar, işlerin tüm seyrini değiştirdi. Celtics'de normal sezondaki son 26 maçın 22'sinde forma giyemeyen Kevin Garnett'in tüm Playoff sezonu boyunca sakatlar listesinde kalabileceği açıklandı önce. Sonra da Boston Celtics Genel Menajeri Danny Ainge, ufak bir kalp krizi geçirdi. Ainge, Garnett'ten gelen haber üzerine mi fenalaşmıştı, bilinmez; ama yakın zamanda kalbinden operasyon geçirecek. Her ne kadar riski az olarak açıklansa da, Celtics'de morallerin bozulması için yeterliydi bu iki gelişme.

Serinin tüm kaderinin baştan yazılmasına neden olabilecek haber, Kevin Garnett'in dizindeki sakatlık. (Garnett gibi acı eşiği hayli yüksek olan bir oyuncuyu böylesine uzun süre sahalardan uzak tutacak olan ağrı, uzak olmalı evlerden.) Geçtiğimiz sezon Boston Celtics'in 17. şampiyonluğa ulaşmasındaki ana figür, Playofflar'da sergilediği unutulmaz performanslarla Paul Pierce gibi gözükse de, Kevin Garnett, takımın ''Ruhanî Lideri'' olmuştu. Garnett etrafında birleşen Boston Celtics takımı, özellikle savunmadaki gösterisiyle çıkmıştı zirveye. Garnett olmadan işleri, bir nebze daha zor olacak. Bilhassa, savunmada. Garnett'li ve Garnett'siz savunma rakamları arasındaki fark, en basidinden ilgi çekici.

Sezon boyunca 25 maç kaçırdı, Kevin Garnett. Söz konusu süreç içerisinde Celtics, yedi defa mağlup oldu. 18-7'lik galibiyet ve mağlubiyet sayısının yüzde olarak karşılığı 72.0 iken Garnett'in forma giydiği maçlarda %77.2'lik bir oran söz konusu (44-13). Bu işin bir tarafı. Asıl net rakamlar savunma istatistiklerinde. Garnett'in oynadığı 57 maçta rakiplerini %42.2 ile şut kullanmaya zorlayan ve bu alanda ligin en iyisi olan Celtics, Garnett'siz dönemde %44.2'ye izin verdi. Garnett'li 57 maçta, Celtics'in rakiplerin bulduğu ortalama sayı 90.7 ve bu alanda da ligin en iyi ikinci takımı Celtics. Ama Garnett'siz 25 maçlık serüven ise korkunç. En azından aradaki fark anlamında. 90.7 olan ortalama, bir anda 98.2'ye kadar yükseliyor. İlginç maç skorları da var bu süreçte.

Playofflar, en az zaafı olan takımların başarılı olabilecekleri bir seviye. Normal sezondaki kadar fazla sayıda hücum olmaz, Playofflar'da. Pozisyon sayısı azaldıkça da her hücum değerli olur. Savunma, bu yüzden getirir şampiyonluğu. Detroit Pistons, San Antonio Spurs ve Boston Celtics sonrası bu sezon Cleveland Cavaliers'ın en büyük aday olması nedeni de bununla ilgili aslına bakılırsa. Mike Brown, tam olarak bu başlığa uygun bir takım yarattı ve meyvelerini toplamaya devam ediyor. Boston Celtics açısından bakınca, Kevin Garnett'i fotoğraf dışına atarsak, yukarıda bahsini ettiğimiz 25 maçlık periyodu da ikiye ayırabiliriz. Playoff yapan takımlar ve playofflar dışında kalan takımlar şeklinde. O zaman, çok daha enteresan fikirler çıkabilir ortaya.

Kevin Garnett'in olmadığı 25 maçın 12'sinde şu an playoff resmine girememiş olan ekiplerle oynadı, Celtics. Ve bu karşılaşmalardan yalnızca 2 defa boynu bükük ayrıldı. Galibiyet oranı, %83.3. Maç başına bulduğu ortalama sayı 105.9 ve rakiplerine izin verdiği sayı ortalaması 90.6. Buraya kadar garip bir durum yok. Ama playoff takımları ve Garnett'siz Celtics, işleri biraz karıştırıyor. 13 maçtan yalnızca 8 galibiyet çıkarabilen bir Celtics var ilgili başlıkta. Daha fenası, savunma rakamlarında. %61.5'lik galibiyet oranı bir yana, bu karşılaşmalarda maç başına ortalama 100.7 sayı bulan Celtics, rakiplerine 107.5 sayı imkanı verdi. İlginç olan bu tabii. Bir de, Garnett'in olmadığı son bölümde New Jersey Nets (111 sayı) ve Chicago Bulls (127 sayı) gibi takımlara karşı gösterilen savunma zaafı, Cleveland Cavaliers (94 sayı) ve Orlando Magic (86 sayı) önünde pek görülmedi. Konsantrasyon etkilemiş olabilir Celtics'i.

Boston Celtics'de durum bu şekilde. Chicago Bulls'u ise, sezon içerisindeki takasın ardından değerlendirmek gerekir. Şubat ayında Sacramento Kings ile girilen ve Andres Nocioni karşılığında John Salmons-Brad Miller ikilisinin kulübe kazandırılmasının ardından kabuk değiştiren Chicago Bulls, sürekli çıkış gösterdi.

Takas sonrası, hem kısa hem de uzun vadede kârlı çıkacağını söylemiştik Chicago Bulls'un. Birinci taraf, şimdiden tuttu. John Salmons ve Brad Miller (hatta Tim Thomas ile Larry Hughes değişikliğini de ekleyelim), Chicago Bulls'a geldiğinden beri Vinny Del Negro'nun takımı oynadığı 29 maçtan 18 galibiyet çıkarmayı başardı. Playofflar'a doğru ligin en formda takımlarından biri oldu. Sezonun son bölümünde oynadığı 16 maçta yalnızca 4 yenilgi aldı, Chicago Bulls. 12 galibiyetin içinde ise, New Orleans Hornets, Boston Celtics ve Miami Heat gibi Playoff takımları da yer buldu kendilerine. Hornets, Celtics ve Heat maçlarının United Center'da oynanması da tesadüf değil. Bulls, ligin en iyi iç saha takımlarından biri. Son gece alınan sürpriz Raptors mağlubiyetini saymazsak, son 15 maçtaki galibiyet sayısı 14.

İç sahadaki 41 maçtan 28 galibiyet çıkarabilen Chicago Bulls, yine de bir açıdan Doğu Konferansı takımları ile ayrılıyor. Tüm ligdeki takımlar arasında hücum verimliliği açısından 14. sırada, Bulls. Savunmada da farklı değil durum. 18. sıra, hiç iyi sayılmaz. İki toplam ise, Playofflar'daki ''en verimsiz takım'' olarak çıkarıyor Bulls'u karşımıza. İyi yaptıkları da var tabii. Hücum ribaundu anlamında ligin en iyi takımlarından biri, Chicago Bulls. Tyrus Thomas ve Joakim Noah'ın pota altındaki hareketliliği ekstra hücum şansı getiriyor Bulls'a çoğu zaman. Ama ilginç olan savunma ribaundlarındaki vasat görüntü. Hücumda ateşli olan Bulls uzunları, savunmada mümkün olan pozisyonlardan yalnızca %70.9'unda ribaundu çekebiliyor. Bu anlamda ligin en başarısız üçüncü takımı konumundalar.

Chicago Bulls, koşarak oynamayı seviyor. Boston Celtics'in kozu, yarı saha basketbolu. İki takım da kendi felsefesini kabul ettirmek isteyecek rakibine. Celtics, biraz avantajlı gözüküyor. Ve eğer, Celtics bu anlamda başarılı olursa; Bulls'un işi hiç de kolay değil. Kadrodaki en başarılı savunmacılardan Luol Deng, seri boyunca forma giyemeyecek. Ben Gordon, ilk beşte. John Salmons ile Derrick Rose da. Maalesef, üç isim de savunmaları ile öne çıkan oyuncular değiller. Paul Pierce, karşısında John Salmons'ı bulacak. Salmons, Chicago'da 127-121 kazanılan maçta Pierce'i savunamayacağını anlayınca 38 sayı ile maçın yıldızı olmuştu. Benzer durum, Ben Gordon ile Ray Allen arasında yaşanabilir. Allen, geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'nde Kobe Bryant'ı savunma konusunda zaman zaman beklentilerin üstüne çıkmıştı. Gordon'ın iyi bir savunmacı olmadığını biliyoruz. Dah fazla atan öne geçebilir yine.

Derrick Rose'un çaylak sezonunda Playoff oynaması, heyecan verici. Açıkçası, göstereceği performansı merakla bekliyorum. Rajon Rondo, hücumdan çok savunmaya konsantre olacaktır. Bir yere kadar başarabilir. Ama özellikle United Center'da Chicago Bulls'un kurallarının geçerli olacağını düşünürsek Rose, açık alanda son derece önemli bir silah hâline gelecektir. Uzunlar başlığında Boston Celtics'in elinde olan isimler Glen Davis, Leon Powe, Kendrick Perkins ve Mikki Moore. Powe, geçtiğimiz sezon NBA Finalleri 2. Maçı'nda ekstra bir iş çıkarmıştı. Ama Garnett'in yokluğunda, geçtiğimiz sezonki kadrodan eksilen P.J. Brown ve iyi bir PF savunmacısına evrilebilecek James Posey'nin de katkıları aranacaktır. Bulls'un daha seçenekli bir uzun rotasyonu var. Tyrus Thomas ve Joakim Noah, atletizm tarafında iş yapabilirler. Brad Miller ise, kesin bir seçme şansı getirecektir Bulls'a. Orta mesafeli şutları, Celtics'i savunmada minimum iki ayrı plan yapmak zorunda bırakacak.

Nisan 18: Boston Celtics v Chicago Bulls, 19.30
Nisan 21: Boston Celtics v Chicago Bulls, 02.00
Nisan 24: Chicago Bulls v Boston Celtics, 03.00
Nisan 26: Chicago Bulls v Boston Celtics, 20.00

Normal sezonda iki takım da iç sahadaki maçları kazandı. Celtics, TD Banknorth Garden'da iki kez yenerken rakibini Bulls, 17 Mart gecesi 127-121 ile geçti Celtics'i. Benzer durum, Playoff serisinde de yaşanabilir. Geçtiğimiz sezon şampiyonluğa ulaşırken Celtics, Doğu Finalleri'ne kadar deplasmanda playoff maçı kazanamamıştı. Chicago Bulls, iç sahada karakter gösterebilen bir takım. Celtics'de Kevin Garnett'in yokluğu çok önemli. Ama Paul Pierce, takımı etrafında toplayabilir. Ne kadar ileri giderler, bilinmez; çünkü muhtemel bir Doğu Finalleri eşleşmesinde Cavaliers, saha avantajını elinde tutacak. Onları geçseler NBA Finalleri'ndeki olağan rakipleri Los Angeles Lakers önünde de dezavantajlı durumdalar. Yine de Garnett olmadan Orlando Magic'i geçmeyi bir şekilde başardılar. Zor olacak. En az iki maç kaybedeceklerdir.

Chicago Bulls'un genç kadrosu, United Center'da işlerin kötü gittiği bir maçta toparlanamayacak ve Celtics 4-2 ile geçecekmiş gibi geliyor bana.

(Son bir not olsun. Chicago Bulls ile Boston Celtics, üç kez eşleştiler Playofflar'da. Celtics, her defasında tur atlayan takım oldu. 1981 Doğu Konferansı Yarı Finalleri ile 1986 ve 1987 Doğu Konferansı 1. Turu'nda ise maç bile vermedi rakibine. 1986 yılındaki seriye uzandığımızda ise, unutulmaz bir performansla karşılaşıyoruz. Sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacak Larry Bird'lü Boston Celtics, iki kez uzatmaya giden ikinci maçta Chicago Bulls'u 135-131 mağlup ederken Bulls'un Michael Jordan adındaki genç yıldızı 63 sayı ile maçın ve tüm Playofflar Tarihi'nin (tek maç) en skorer ismi oluyordu. Yine de 3-0 ile süpürülmelerini engelleyememişti, Jordan. Ne var ki, daha fazlasını 1990'lı yıllar boyunca sıkça yapacaktı.)

Tahmin: Celtics, 4-2.

Hiç yorum yok: