19 Nisan 2009 Pazar

Orlando Magic vs. Philadelphia 76ers



Normal sezonun sonunu oldukça kötü oynayan iki takım rakip oluyorlar birbirlerine. Hidayet Türkoğlu'nun formasını giydiği Orlando Magic, Philadelphia 76ers ile oynuyor.

Sezon boyunca inişli çıkışlı bir grafik çizmişti, Sixers. Yaz mevsiminde Los Angeles Clippers'tan gelen Elton Brand'in sakatlanması ile başlayan süreç bir şekilde atlatılsa da sezon başlangıcı, pek de iyi olmayacaktı. Sonrasında Andre Iguodala, sorumluluğunun farkına vardı. Ve yazı içerisinde değineceğimiz sürpriz oyuncu performanslarıyla bir yere kadar geldi Philadelphia 76ers. Ne var ki; sonu iyi yazılmadı bu senaryonun. Sixers, belki istediği dereceyi elde etti (altıncılık); ama Nisan ayındaki performans, hiçbir şekilde umut verici olmadı. Son gece, tamamen yedek oyunculardan kurulu bir kadro ile mücadele eden Cleveland Cavaliers önünde uzatmalar sonrasında gelen galibiyet öncesindeki altı maçını kaybetmişti, Philadelphia 76ers.

Orlando Magic'in durumu da farklı değil aslına bakılırsa. Zirveyi de gördüler sezon içerisinde, dibi de. Özellikle, Ocak ayında, All-Star öncesinde müthiş bir form yakalamışlardı. Batı Turnesi'nden çıkarılan dört galibiyet ve NBA Liderliği'ne uzanan bir yolun yolcusuydu, Magic. Kuzeybatı Grubu Lideri Denver Nuggets, Güneybatı Grubu Lideri San Antonio Spurs ve Pasifik Grubu Lideri Los Angeles Lakers ile araya sıkıştırılan Sacramento Kings galibiyeti. 33-8 ile ligin ilk yarısının en başarılı takımı olmayı başarmışlardı. Staples Center'da alınan zaferin ardından Pepsi Center'da Denver Nuggets'ı da mağlup edip ''back-to-back'' maçlarının ikincilerinde 7-1 gibi muazzam bir derece elde etmeleri, doğrudan mesajdı tüm NBA'e. Ama devamı gelmedi.

Sezonun Magic adına en büyük çıkış yapan oyuncusu Jameer Nelson, omzundan sakatlandı. Ameliyat olacağı açıklandı ve sezonu kapattı. Yerine önce Tyronn Lue alındı, sonra da takasın son gününde Rafer Alston. Lig birinciliğinden düştü Magic; ama Doğu'daki saygın mücadelesine devam etti. Tabii, ancak Nisan ayına kadar. Playofflar öncesindeki son periyodu çok kötü oynadı, Hidayet Türkoğlu'nun takımı. Son üçü mağlubiyet olmak üzere dokuz maçtan yalnızca dört galibiyet elde edebildi. Playofflar'a da en sorunlu takımlardan biri olarak gelmek durumunda kaldı. Sorunları var. Üstelik; Hidayet Türkoğlu ve Rashard Lewis'in sakatlık problemleri. Kesinlikle zor olacak Magic için.

Benzer kadere sahip olan iki takım, sezon içerisinde üç defa karşılaştılar. Philadelphia 76ers, Doğu'nun zirvesindeki diğer takımlara olduğu gibi (Cavaliers ile son gece oynanan maç hariç), 0-3 oldu Magic'e karşı. Ama ilginç ayrıntılar var yine de.

Orlando Magic'in en büyük kozu, dört şutör ve bir Dwight Howard formülü. Stan Van Gundy, Howard dışındaki tüm oyuncularını şutör özellikli isimlerden seçerek rakip uzunların dışa çıkmasını dolayısıyla da Howard gibi öldürücü bir gücün boyalı alanda daha rahat oynamasını sağlıyor. İki sezondur işleyen bir sistem bu. Gelişigüzel de değil tabii. Magic, ligin en çok dış şut kullanan takımlarından biri. Sixers adına kötü haber; çünkü Andre Iguodala'nın arkadaşları, NBA'de yayın gerisini oldukça başarısız savunan toplulukların başında geliyor. Öyle ki; Magic haricinde, ligin en iyi üç sayı takımlarına karşı oynadığı dokuz maçtan yalnızca bir galibiyet çıkarabildi, Sixers (Boston 0-4, San Antonio 0-2, Cleveland 1-3).

Orlando Magic'e sezon içerisinde süpürülmeleri, bu anlamda hiç sürpriz değil. Yukarıdaki takımlara karşı oynadıkları maçlarda ortaya çıkan rakamlar da ilginç. 10 Nisan'da 102-92 kaybedilen Cleveland Cavaliers maçında rakibine 12-23 ile üç sayı kullanmasına imkân verdi, Sixers. Orlando Magic'in dış şut özelliğinin görüldüğü en net istatistik ise, kazanılan ve kaybedilen maçlar içerisinde çıkıyor ortaya. Sezon boyunca kazandığı 59 maçta %40 ile üçlük atan Magic, kaybedilen 23 maçta yalnızca %31'de kalıyordu. Sixers, buradan mutlaka bazı sonuçlar çıkaracaktır. Andre Iguodala'dan başka, Magic'in şutörlerini savunabilecek net bir seçeneğe sahip olmasa da.

Sixers, yayın gerisini savunmakta başarısız. Ama Dwight Howard'ı yavaşlatabilen Doğu'daki tek takım. Samuel Dalembert, Reggie Evans, Theo Ratliff ve Thaddeus Young. Howard karşısına çıkan Sixers uzunları.

Magic önünde galibiyet alamayan Sixers takımı, Howard'ı üç maç boyunca 15.7 sayı ve 10.0 ribaund ortalamalarında tutmayı başardı. Bir ışık bu. Dahası, sezon içerisinde maç başına 13 şut kullanan Howard, Sixers maçlarında toplam 25 defa gidebildi rakip potaya (6-11, 4-7 ve 4-7). Sixers adına problem, sürpriz katkılar oldu. Şubat ayında 96-94 kaybedilen maç, çok net bir örnek bu anlamda. Howard'a saha içinden yalnızca dört isabetli şut imkânı veren Sixers, Magic benchinden gelen Tony Battie'nin 9-9 saha içi isabetiyle attığı 20 sayının kurbanı olmuştu. Howard'ın rakip uzunları faul problemi içerisine sokması, hikâyenin parçalarından biri.

Orlando Magic ve Philadelphia 76ers serisinin kaderini belirleyecek bir diğer eşleşme, Andre Miller ile Rafer Alston arasında. Benzer oyun karakterindeki iki isimden kendisini kabul ettiren takımını da öne taşıyacaktır.

Andre Miller. 33 yaşında ve kariyerinin en olgun sezonlarından birini yaşıyor. İlginç rakamlar var burada da. Miller'ın oyun tarzını anlatması açısından önemli. Sezon boyunca isabet kaydettiği iki sayılık atışlardan yalnızca %27'sini asist üzerinden buldu, Sixers'ın point-guard oyuncusu. Ne demek bu? Boyalı alana dalmayı seven ve kendi şutunu yaratabilen bir isim. Rolünü benimsedi, iyi oynamaya devam ediyor. Ama Magic maçlarında yalnızca %36 ile hücum etmesi, kafa karıştırıcı. Rafer Alston ise, ligin en çabuk oyun kurucularından biri. Geçiş hücumlarında müthiş bir koz. Magic, şubat ayında kazanırken son çeyrekte 36 sayılık bir patlama yapmış ve aynı bölümde geçiş hücumlarından beş üçlük bulmuştu. Yazalım bir kenara.

Philadelphia 76ers'ın en önemli silahlarından biri, rakiplerini top kaybına zorlaması. Bu alanda ligin en iyi üçüncü takımı konumundalar. Thaddeus Young ve Andre Iguodala gibi, atletik oyuncuların rol alması adına önemli. Bu anlamda, Hidayet Türkoğlu ve Rashard Lewis üzerine baskı yapabilir, Sixers. İki ismin de sakatlık problemlerinin bulunması, Magic için sıkıntı. Ama oynayacak duruma gelmeleri bekleniyor. Hidayet, geçtiğimiz sezondan daha kötü şut kullanıyor; ama seride Magic adına kritik isimlerden biri. Nisan ayında 4-24 ile üç sayı kullandı, Playofflar'da kendine gelmeli. Thaddeus Young, hızlı bir uzun. Rashard Lewis ile Hidayet Türkoğlu'nu zorlayacaktır. Kenardan gelen Marresee Speights de oldukça verimli bir çaylak.

Nisan 20: Orlando Magic v Philadelphia 76ers, 00:30
Nisan 23: Orlando Magic v Philadelphia 76ers, 02:00
Nisan 25: Philadelphia 76ers v Orlando Magic, 03.00
Nisan 27: Philadelphia 76ers v Orlando Magic, 01.30

Orlando Magic, Playoff takımı değil. Bu bilinen bir gerçek. Zaafları var. İki sezon boyunca Pistons'ın da ince ince işlediği. Bu sezon ciddi bir gelişim gösterdiler. NBA birinciliğine bile yükseldiler. Ama son bölümde çaptan düştüler. Bozulan dengelerin payı vardı bunda hiç kuşkusuz. Ama öyle bir rakip buldular ki kendilerine. Magic kötü. Ama Sixers daha da kötü. Son durum bu şekilde. Sezonun son gecesinde Raptors'ın Bulls deplasmanında kazanması ve Cavaliers'ın Sixers karşısına yedeklerle çıkması, en çok Magic'in işine geldi belki de. Serinin ilk iki maçını kazanır, Magic. Devam eden iki maçlık periyottan birinde Sixer alır bir galibiyet. Ve en sonunda Amway Arena'da seri biter. Senaryonun bu şekilde olacağını düşünüyorum.

Tahmin: Magic, 4-1

1 yorum:

Adsız dedi ki...

normal sezondaki 3-0 Magic üstünlüğü yanıltıcıydı. ilk maç sezonun hemen başındaydı ve daha sixers Brand ile nasıl oynayacağını bile belirleyememişti Cheeks ile. Brand'in 6 sayı attığı facia bir maçtı. 2.karşılaşmalarında ise 98-96 gibi başa baş bir mücadele olmuştu. Hatta 3.çeyrekte Sixers büyük bir üstünlük kurmuştu. Normal sezonun sonlarına doğru karşılaştıkları maçta ise tam bir Sixers üstünlüğü vardı. Gerçi bunda birazda Orlando'nun deplasman serisinden yeni dönmüş olmasının etkisi vardı. Yine de deplasmanda ilk yarıyı 12 sayı önde kapatmıştı 76ers. Maçı son çeyrekteki 3lük bombardımanı nedeniyle kaybetmişti.

Sixers geri adım atmayan bir takım. Belirli çeyreklerde ağırlığını koyup oyunu domine edebilen bir sistemi var. Orlando'nun nasıl kendine özgü bir sistemi varsa 76ers'ın da kendisine özgü bir hücum seti var ve kısaların hızına dayanan bu sistem şut ritmini bulduğunda savunulması güçleşiyor. Tek eksiklikleri dış şuta dış şutla yanıt verme opsiyonu olmamasıydı ki DiLeo son çeyrekte bugün Marshall kozunu oynayarak bugün kazandı. Ama bir sonraki maçta Magic'in buna izin vermeyeceği ve bu kadar kötü şut atmayacağı da bir gerçek.
Ben yine de 76ers'ın kendi evinde yenileceğini zannetmiyorum. Ratliff-Evans-Dalembert üçlüsü Howard'ı yıpratıyor. Dış şuta dayalı bir Orlando'nun 76ers'ın hızlı hücumlarını savunurken yorulacağı ve bunu 4 çeyreğe yayamayacağı kanaatindeyim.
Bir sakatlık olmazsa Sixers serisi 7.maçı görür diye düşünüyorum. serinin X-factor'u da Courtney Lee olur gibi maçın başındaki 0/4 Lee ile devamındaki Lee bunu gösterdi.