10 Nisan 2009 Cuma

Şampiyon Galatasaray Spor Kulübü !



Galatasaray, dün akşam bir kez daha kanıtladı Türkiye'nin en iyi ''Spor Kulübü'' olduğunu.

Ülkemize futbolun yanı sıra basketbol ve voleybol gibi ana sporları da aşılayan Galatasaray, Bayan Basketbol'da Avrupa Şampiyonluğu'na uzanan ilk Türk takımı olmayı başardı. Birçok açıdan oldukça önemli. Bayan Basketbolu'nun tekrar hatırlanması, salt olarak basketbolun bir defa daha saygı kazanması ve aslında gönül verdiğimiz kulübün futboldan farklı branşlarının da olduğunu hatırlatması adına. İşte, en çok buna seviniyorum. UEFA Kupası, Avrupa Süper Kupası, Tekerlekli Sandalye Kıtalararası Kupa ve şimdi de Bayanlar Avrupa Kupası. Hafta arası Bayan Voleybol'da yaşanan Galatasaray mucizesinin ardından çok anlamlı bir Kupa bu.

Heyecanı seviyoruz Türk halkı olarak. Ve dışarıdan gelen insanları da alıyoruz bu adrenalin içerisine. Euro Cup Yarı Finali'nde Rusya temsilcisi Dynamo Kursk karşısında da benzer bir durum yaşanmıştı. Oldukça güçlü bir ekipti, Kursk. Rusya'daki ilk maçta alınan 61-47'lik mağlubiyet, işleri daha fazla zorlaştırmıştı. Ama rövanşta yıllarca unutulmayacak bir performans sergileyecekti, Galatasaray. İlk yarıyı altı sayı geride kapatmasına karşın hem de. Seimone Augustus'un 38 sayı ve 2 asistlik performansı, İstanbul'a maç başına 75.1 sayı ortalaması ile gelen Dynamo Kursk önünde 62-39'luk galibiyeti getiriyordu. Aslında bazı şeyler, ta o geceden belli olmuştu. Bu maçın devamında Galatasaray'ın futbol takımı, taraftarlarını üzse de.

Kızların performansı, Galatasaray Spor Kulübü kimliğinin farkında olanların hayata tutunma nedenlerinden biriydi. Türkiye'ye Avrupa'dan bir kupa daha gelecekti. Yaşamak gerekiyordu bu gururu. Dün gece, fırsat geldi ayağımıza kadar. Yarı Final'deki yolun bir benzeri olarak. Bu defa, İtalya'da. 12 sayılık bir mağlubiyet. Maçın ardından orta yuvarlak sevinen ateşli Güney taraftarını arkasına alan Taranto ekibi. Haksız da sayılmazlardı. Zira, önemli bir farktı 12. Ama yalnızca normal şartlar altında. Kızlar, rakiplerinden çok daha iyi bir takım olduklarını aslında deplasmandaki ilk maçta göstermişlerdi; fakat başka türlü de olmazdı hikâyenin gelişimi. 12 sayı farkla geride başlayacaktı Ayhan Şahenk'teki eşleşmeye Galatasaray.

Böylesi bir maçta oluşturulacak strateji oldukça önemlidir. Final seviyesine gelmiş iki takım. Maç sonrasında Işıl Alben, Esra Şencebe ve Yasemin Horasan'ın dediği gibi, farkı hemen ilk çeyrek içerisinde yakalamak, ilerleyen dakikalar için avantaj sağlayamayabilirdi. Dolayısıyla, sakin başlamak önemli olacaktı. Bir an evvel 12 sayılık farkı kapama çabası içerisine girmek, doğru değildi belki de. Ama fark, maçın hemen başında kendiliğinden geldi. Esra ve Işıl'ın arka alan savunması sayesinde Galatasaray, rakibinin hücumdaki hatalarını değerlendirdi ve ekstra üç hücum yapma fırsatı buldu. Buradan çıkarılan yedi sayı da Galatasaray'ı maçın hemen başında istediği fark seviyesine getirmek adına yeterli olacaktı.

Maçın sürekli 13-15 sayı farkı civarında gitmesi, çok kolay olmamalıydı. Zira, NBA'de bile yüksek seviyeden iki takımın karşılaşmasında tercih edilmeyen bir seçenektir bu. Açalım. Kobe Bryant ve LeBron James'in takımları, birbirleri ile oynadıklarında iki oyuncu, ikili savunmayı ilk üç çeyrekte değil yalnızca son çeyrekte yaparlar. İlk 36 dakikalık bölümde gerekli enerjinin sağlanabilmesi adına. Tabii, dün akşamki maç bir istisna oldu. Ama yine de Taranto, Galatasaray'ı bir yerde yakalayabildi. Güç dengelerinin çok açık olmadığı her eşleşmede görebileceğimiz gibi. Üçüncü çeyreğin son bölümündeki Taranto direncine Galatasaray'ın gösterdiği reaksiyon ise, şampiyon karakterinden geliyordu.

Yeryüzünde bu oyunu en iyi oynayan dört veya beş bayandan biri olan Seimone Augustus ve Bayan Basketbol'da Harry Kewell etkisi ile büyük saygı kazanan Sophia Young'ın hücumdaki; Esra, Tuğba ve Işıl'ın arka alan savunmasındaki; Marina Kress ile Yasemin Horasan'ın da pota altındaki gücü ile ibreyi tekrar kendisine çevirdi Galatasaray. Farkın ikiye indiği bölümde üst düzey savunma avantajı tekrar kazanmamızın yolunu açtı. Young, 10-10 gibi akıl almaz bir saha içi isabet oranı ile oynarken 12 sayılık fark sonrası Taranto'nun normal süredeki son hücumunda, Galatasaray'ın savunmadaki müthiş gayreti, 20 saniye kala son sahneyi oynama fırsatını Augustus'a verdi.

Augustus, kariyerinin en önemli hücumlarından birinin sonunda unutulmaz bir kahramanlık hikâyesinin altına imzasını atabilirdi. Gönderdiği şut, çemberden geri sekti. Olmadı. Ama zaten normal sürenin sonunda Marina Kress'in çemberi uzun süre ziyaret ettikten sonra ''isabetli'' olan şutu, gecenin finalini yazmamış mıydı? Yukarıdan birileri tipledi, o şutu. Dün akşam tribünde olmayan Büyük Galatasaraylılar'dı belki de onlar. Böyle bitmesi gerekiyordu. Çok da yakıştı. Uzatma devresinde Taranto, psikolojik anlamda mücadele gücünü zaten kaybetmişti. Sophia Young'ın ekstra üçlüğünün devamında hiç bir an dahi ayağa kalkamadı İtalya temsilcisi. Ve Kupa, Türkiye'de kaldı.

Müthiş bir iş başardı, Kızlar. Önümüzdeki sezon Euroleague. 1998-99 Sezonu'nda Derya Özyer ve Andrea Stinson'lı kadronun Türkiye'de bir ilki başardıktan sonra Final-Four oynayıp üçüncülükte kaldığı Euroleague. Biz bu kızları çok sevdik. Yapamayacaklarının olmadığını da farkındayız.

Kim bilir, değil mi?

Hiç yorum yok: