27 Mayıs 2009 Çarşamba

Unutulmaz Maçlar: M. United v Barcelona



UEFA Şampiyonlar Ligi'nde sezon başından beri beklenen dev final, bu akşam TSİ 21.45 Barcelona ile Manchester United arasında oynanacak.

Roma Olimpiyat Stadı'ndaki karşılaşma, ilgi çekici ikili eşleşmeler ile gündemde. Yer yüzündeki en iyi futbolcular olarak gösterilen Lionel Messi ile Cristiano Ronaldo rekabeti, geceye damgasını vurabilir. Keza, Josep Guardiola ve Sir Alex Ferguson da. Ferguson, antrenörlük kariyerine başladığında henüz üç yaşında bir çocuk olan Josep Guardiola, 1991 yılında Barcelona forması giyerken Ferguson'ın takımına karşı UEFA Kupa Galipleri Kupası'nı Rotterdam'daki Final'de kaybetmenin hüznünü yaşamıştı. Pep, kocaman bir adam oldu şimdilerde. Ve İskoç menajerin karşısına dikildi. Neler olacak, bilinmez. Yarı Final'de zaman zaman heyecanına yenik düşen Guardiola adına dev bir sınav. Ferguson ise, yanına tecrübesini almış durumda.

Manchester United ve Barcelona. Tarih boyunca, Avrupa Futbolu'na yön vermiş iki dev kulüp. Dolayısıyla, yıllar içerisinde oluşan unutulmaz eşleşmeler mevcut. Bunları toparlayalım, üzerine konuşalım ve bu gece de efsaneler arasına girebilecek mi, bakalım.

1983-84 Avrupa Kupa Galipleri Kupası Çeyrek Finali
: Manchester United'ın başında Sir Alex Ferguson'ın olmadığı yıllar... Ne kadar uzak, değil mi? FC Barcelona ve Manchester United, Avrupa Kupa Galipleri Kupası Çeyrek Finali'nde birbirlerine rakip olmuşlardı, 1983-84 Sezonu'nda. İlk maç Camp Nou'daydı. Graeme Hogg'un kendi kalesine attığı gol ve Rojo ile 2-0 kazanan Barcelona, Old Trafford'daki rövanş için büyük avantaj kazanmıştı. Ama Ada'da neler olabileceğini kimse bilemiyordu. Unutulmazlar listesinde her daim saygıdeğer bir yere sahip olacaktı, Manchester United ve Barcelona arasındaki rövanş maçı. İlk yarıda Bryan Robson'ın uçan kafa ile bulduğu gol, Manchester United'a 1-0'lık üstünlüğü getirirken ikinci yarıda iki dakikalık bir sekans yakalayan ''Kırmızı Şeytanlar'', FC Barcelona Tarihi'ndeki -belki de- en büyük defans hatalarını çok iyi değerlendirip önce Bryan Robson, ardından da Frank Stapleton ile 3-0'lık üstünlüğe sahip olarak Yarı Final vizesini alıyordu. Barcelona'nın 90. dakikada kullandığı köşe vuruşunun ardından gelen son düdük ile birlikte oluşan atmosfer ise, Old Trafford özelinde tüm zamanların en ''amatör'' sevinç görüntülerinden biri olarak tarihe geçti.



1990-91 Avrupa Kupa Galipleri Kupası Finali: Tek bir adamın hikâyesi aslında. Ama belki de biraz daha fazlası. 1985 yılında yaşanan Heysel Faciası'nın ardından beş sene boyunca Avrupa Kupaları'ndan men edilen İngiliz takımlarının geri döndüğü sezon, 1990-91. Manchester United'da kupasız geçen yıllar sonrasında kazanılan FA Cup ile kendisine gelen ve devam eden 20 yıl boyunca aynı kulüpte görevini sürdürecek olan Sir Alex Ferguson'ın ise takımı ile Avrupa'da oynadığı ilk Final. Matt Busby sonrasındaki yeni dönemin başlangıcı belki de.

Tüm bu görüntünün içinde rol çalan isim: Mark Hughes. 1986-87 Sezonu'nda Terry Venables yönetimindeki Barcelona ile kariyerinin en başarısız dönemini yaşayan Mark Hughes, Bayern Münih'te geçirdiği kiralık sezonun ardından Manchester United'a geri dönmüştü 1988-89'da. Manchester United'daki ikinci serüveninde gösterdiği ilk önemli performans ise, 1991 Avrupa Kupa Galipleri Kupası Finali'nde geldi. Rotterdam'daki karşılaşmanın golsüz geçen ilk yarısının ardından Manchester United, tehlikeli bir noktadan serbest vuruş kazandı. Rakip kaleci ve savunma oyuncusu arasındaki anlaşmazlığın iyi değerlendiren Steve Bruce yükseldi, kafa vuruşunu yaptı. Ve Mark Hughes çizgi üzerinde tamamlayarak 67. dakikada takımını 1-0 öne geçirdi. 74'te ise Barcelona'nın hücuma çıkarken kaptırdığı top Manchester United orta sahası tarafından tek pasla rakip savunmanın arkasına atıldı. Mark Hughes, kalesini terk eden Carles Busquets'i geçti ve dar açıdan skoru 2-0'a getirdi. Barcelona'dan Ronald Koeman'ın serbest vuruş golü, farkı bire indirse de sonuç değişmedi. Sir Alex Ferguson, Manchester United ile Avrupa'daki ilk şampiyonluğunu kazandı.



1994-95 Şampiyonlar Ligi A Grubu: Barcelona ve Manchester United, 1994-95 Sezonu'nda Göteborg ile Galatasaray'ın da bulunduğu Şampiyonlar Ligi A Grubu'nda rakip olmuşlardı birbirlerine. Şampiyonlar Ligi'nin tam anlamıyla şampiyonlardan oluştuğu gerçek yıllar. İlk iki maç gününde Barcelona, geri düştüğü Galatasaray maçını Camp Nou'da 2-1 kazanmış ve Göteborg deplasmanında rakibine aynı skorla mağlup olmuştu. Manchester United ise, Göteborg'u Old Trafford'da 4-2 mağlup ettikten sonra, o dönemki belalısı Galatasaray ile İstanbul'da golsüz berabere kalmıştı.

Manchester United-Barcelona rekabeti, üçüncü ve dördüncü maç günlerinde yaşanacaktı. İngiltere'deki ilk karşılaşma, 2-2'lik eşitlikle sonuçlandı. Camp Nou'da oynanan rövanş maçında da dört gol olmuştu. Ama Barcelona, bu defa o kadar da paylaşımcı değildi. Galatasaray, Ali Sami Yen Stadı'nda 22 defa köşe vuruşu kullandığı Göteborg karşılaşmasını bir köşe vuruşu golü ile kaybederken Barcelona, evinde Manchester United'ı bozguna uğratıyordu. Hristo Stoichkov'un açtığı yolu, ilk yarıda Romario takip etmiş ve henüz ilk yarıda 2-0'lık skor oluşmuştu bile. İkinci yarının hemen başında ise Stoichkov, tekrar sahneye çıkarak farkı üçe yükseltirken Albert Ferrer'in golü skoru belirliyordu. 4-0'lık galibiyet, Barcelona'ya gece sonunda grup liderliğini getirmişti. Ama yalnızca bir haftalığına. Zira; beşinci maç gününde Galatasaray, Barcelona'yı 2-1 mağlup edecek ve rakibine korku dolu anlar yaşatacaktı. Neyse ki; Manchester United da Göteborg deplasmanından 3-1 mağlup dönüyordu. Son hafta Barcelona, Nou Camp'ta Göteborg ile 1-1 berabere kalmasına karşın üst tura çıkmayı başarmıştı. Ama A Grubu'ndan Çeyrek Final'e çıkan iki takımın da ömrü uzun olmayacaktı o sezon.



1998-99 Şampiyonlar Ligi D Grubu: Sezon sonunda UEFA Şampiyonlar Ligi, Manchester United adına bambaşka anlamlar ifade eddiyor olmalıydı. Yukarılara çıkmak için en aşağıdan başlamak gerekiyordu bu anlamda. O yıllarda ''Ölüm Grubu'' tanımlaması, yeniden popüler olmaya başlamıştı. Ve hiç kuşkusuz 1998-99 Sezonu'ndaki Ölüm Grubu; Manchester United, Barcelona ve Bayern Münih'in bulunduğu D Grubu'ydu. Öyle ki; gruptan çıkan iki takım, Şampiyonlar Ligi Finali'ne kadar yükseldi o sezon. Ama bu üçlüden birinin dışarıda kalması gerekiyordu tabii.

Manchester United ve Barcelona, 1998-99 Şampiyonlar Ligi Sezonu'nda çok güzel iki hatıra bırakmışlardı futbolseverlere. İlk maç günü, Old Trafford. 1991 yılındaki Manchester United'dan farklı, özgüveni üst seviyede olan bir takımdı artık Sir Alex Ferguson'ın öğrencileri. Bunun hakkını vererek de başladılar karşılaşmaya. Ryan Giggs (17') ve Paul Scholes (24') ile 2-0 öne fırladı, Manchester United. İşler, biraz daha kolay olabilirdi. Tabii; ikinci yarıda Barcelona, ayağa kalkmanın yolunu bulmasaydı eğer. Brezilyalılar çıkmıştı sahneye. 47. dakikada Sonny Anderson, farkı bire indiriyordu. 60'ta ise Giovanni'nin penaltı golü eşitliği getiriyordu maça. David Beckham (64'), duruma el koyduğunda Manchester United tekrar öne geçerken Barcelona, yine bir penaltı vuruşuna sığınıyordu. 71. dakikada Luis Enrique, 3-3'lük beraberliği kazandırıyordu takımına. 25 Kasım 1998 günü oynanan diğer maçta da benzer görüntüler vardı. Sonny Anderson, maçın hemen ilk dakikası içerisinde Barcelona'ya üstünlüğü getirmesine karşın Manchester United, Dwight Yorke (25') ve Andrew Cole (53') ikilisi ile skorun altından kalkıyordu. 57'de beraberliği yakalayan Rivaldo'ya karşılık yine Yorke (68') ile gelirken Rivaldo'nun golü (73') bir kez daha 3-3'lük beraberliği getiriyordu iki takıma.

Bu iki 3-3'ün arasından sıyrılan Bayern Münih ise, lider olarak üst tura yükseliyordu. Ama Manchester United ile bir yerde yeniden karşılaşacaklardı.



2007-08 Şampiyonlar Ligi Yarı Finali
: Hafızalarımızda en taze kalan Manchester United ve Barcelona eşleşmesi, geçtiğimiz sezon gerçekleşti. Cristiano Ronaldo ile Lionel Messi rekabeti, dünya medyası tarafından yavaş yavaş gündeme getiriliyordu. Nou Camp'da golsüz eşitlikle tamamlanan karşılaşmada bir penaltı vuruşundan yararlanamayan Ronaldo, her ne kadar yarışta biraz daha geri düşmüş gibi dursa da Old Trafford'un büyülü atmosferi, Manchester United'a çıkış yolunu gösterecekti. 1998-99 Sezonu'nda Bayern Münih ile oynanan o unutulmaz Şampiyonlar Ligi Finali'nde kart cezası nedeniyle forma şansı bulamayan Paul Scholes'un golü ve 1-0'lık galibiyet, Manchester United'ı Moskova yolcusu yapıyordu. 2008-09 Sezonu'nda Yarı Final'de Barcelona'ya kaybeden Chelsea, Kırmızı Şeytanlar'dan rövanşı alma fırsatını kaçırdı. Ama Barcelona'nın da geçtiğimiz sezonki iki maçın ardından Manchester United ile tekrar karşılaşma hevesi vardı belki de. Üstelik; artık özgüven, daha yüksek. Önemli oyuncularından yoksun kalacak olsa da... Yeni bir efsane olur mu ki?

2008-09 Şampiyonlar Ligi Finali: ?

Hiç yorum yok: