17 Mayıs 2009 Pazar

NBA Tarihi ve Unutulmaz 7. Maç Öyküleri

2009 NBA Playoffları'nın en heyecanlı gecesi. Doğu ve Batı Finalleri'nde rakiplerini bekleyen takımların (Cleveland Cavaliers ve Denver Nuggets) özlemleri sona eriyor.

Los Angeles Lakers, seri boyunca ilginç istatistiklere imza attığı Houston Rockets karşısında. Playofflar'da toplam beş defa teknik faul ile cezalandırılan Kobe Bryant'ın Ron Artest ve Shane Battier savunmasına özel olarak nasıl bir önlem alacağı merak konusu. Lakers, Rockets'ı geçerse; Batı Finalleri'nde karşısında Chris Andersen, JR Smith, Nene, Kenyon Martin ve Carmelo Anthony gibi kötü çocukları bulacak olan Kobe Bryant, sezon sonuna kadar iki teknik faul daha alırsa, otomatik olarak bir maç oynamama ile cezalandırılacak. Bu da, muhtemel bir LeBron James - Kobe Bryant Finali için hiç de iyi olmaz.

Staples Center'da kazananın belli olmasının ardından gözler, Doğu'ya çevrilecek. Boston Celtics'in konuğu Orlando Magic. Birinci Tur'da Chicago Bulls'u yedi maç sonrasında geçen ve 2008 yılında şampiyonluğu yakaladığı yolun üzerinden devam eden Celtics, tarih boyunca 3-2 öne geçtiği 32 Playoff serisinin tamamında kazanan oldu. Dahası, ''Yedinci Maç'' oynamak için yaratılan Celtics takımı, kendi sahasında bu seviyedeki maçları 17-3 ile sonlandırmış olmanın verdiği tarihî özgüven ile çıkacak sahaya. Orlando Magic ise, hatalarından ders almalı. Bire bir eşleşmelerde daha iyi olduğu Boston Celtics'e karşı seriyi çoktan bitirmiş olabilirdi Stan Van Gundy'nin takımı. Olmadı ve iş yedinci maça kaldı. Playoff takımı olarak kabul edilmeleri adına çok ciddi bir sınav.

İki yedinci maç. Her türlü sonuç çıkabilir. Belki de iki adet efsanevî maçımız olur bu akşam. Tarihte çokça var bunlardan. Sportsillustrated.com sponsorluğunda birkaçını inceleyebiliriz. 1957'den başlayalım ve günümüze kadar uzanalım.

1957 NBA Finals | Boston Celtics v St. Louis Hawks, 125-123
:
Boston Celtics hanedanlığının kazandığı ilk şampiyonluk. Dönemin NBA yıldızlarından Bob Cousy ve Bill Sherman'ın saha içinden 5-40 ile hücum ettiği karşılaşmada Boston Celtics, iki çaylak oyuncusunun (Bill Russell ve Tom Heinsohn) tarihe kazınan performansları ile iki uzatma sonunda St. Louis Hawks karşısında 125-123 kazanıyor ve seriyi de 4-3 ile sonlandırıyordu. Tom Heinsohn'un 37 sayı ve 23 ribaundla yıldızlaştığı maçta Bill Russell 19 sayısının yanına eklediği 32 ribaund ile bir NBA Playoff maçında en fazla ribaund alan çaylak olmuştu. Russell'ın seri boyunca maç başına tutturduğu 22.9'luk ribaund ortalaması da kırılamayacak bir rekor olarak duruyor hâlâ NBA Tarihi'nde.

1970 NBA Finals | New York Knicks v Los Angeles Lakers, 113-99:
NBA'in kendine has güzellikteki hikâyelerinin çokça yer aldığı bir seri idi, 1970 NBA Finalleri. Ve Knicks ile Lakers arasındaki eşleşmenin kırılma anı hiç kuşkusuz, New York'ta oynanan beşinci karşılaşmaydı. Takımların ikişer galibiyetle çıktığı maçın son bölümünde 16 sayılık üstünlüğü yakalayan Los Angeles Lakers, galibiyete ve saha avantajına çok yaklaşmıştı. Ama bitime 7:40 kala 87'de eşitlenen skor sonra New York Knicks, müthiş bir geri dönüş ile 107-100 kazanıyor ve maç içerisinde sakatlığa kurban verdiği yıldızı Willis Reed'in eksikliğini hissetmiyordu. Ta ki altıncı maça kadar. Lakers, Reed'in yokluğunu Wilt Chamberlain'in 45 sayılık performansı sonrası oluşan 136-113'lük skorla değerlendirecekti. Eşleşmenin yedinci maçını özel yapan isim ise, Walt Frazier'dı. Fraizer, 36 sayı, 7 ribaund ve 19 asist ile yıldızlaşarak New York Knicks'e tarihindeki ilk NBA Şampiyonluğu'nu getiriyordu.

1984 NBA Finals | Boston Celtics v Los Angeles Lakers, 111-102:
NBA Tarihi'nin en özel rekabetinin sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlayan Larry Bird ve Magic Johnson ikilisinin NBA Finalleri seviyesindeki ilk düellosuna sahne olacaktı, 1984 NBA Playoffları. Ayrı ayrı hikâyelere sahip bir seriydi. Los Angeles Lakers'tan Magic Johnson'ın 21 asist ile yıldızlaştığı serinin üçüncü karşılaşmasında Lakers, sahadan 137-104 gibi müthiş bir skorla galip ayrılırken Boston Celtics, kulüp tarihinin en ağır playoff yenilgisi ile yüzleşmek durumunda kalmıştı. Ama serinin kader anı, Lakers'ın son bir dakikasına beş sayılık üstünlükle girmesine karşın uzatma devresinin ardından 129-125 kaybettiği dördüncü maç olacaktı. 3-1 öne geçme şansını değerlendiremeyen Lakers, yedinci karşılaşma sonunda Celtics'e 111-102 kaybederek rakibi önündeki sekizinci NBA Final serisinden de boynu bükük ayrılıyordu.

1986 East Semifinals | Milwakuee Bucks v Philadelphia 76ers, 113-112:
1986 NBA Konferans Yarı Finalleri'nde birbirlerine rakip olan Milwakuee Bucks ve Philadelphia 76ers takımlarının geride bırakılan yıllardan dolayı birtakım yaşanmışlıkları vardı. Julius Erving'in sürüklediği Philadelphia 76ers, 1986 yılından önceki periyoda denk gelen beş sezonluk sekans içerisinde toplam dört defa Playofflar dışına itmişti Milwakuee Bucks'ı. Bucks, kaybolan yıllarının rövanşını acı bir şekilde alacaktı Philadelphia 76ers'dan 1986 yılında. Sidney Moncrief (maç başına ortalama 20.2 sayı) ve Terry Cummings (maç başına ortalama 19.8 sayı) önderliğinde rakibini 113-112 ile geçip seriyi 4-3 kazanan Milwakuee Bucks, her şeye rağmen, bitime yalnızca iki saniye kala bulduğu boş şut imkanını değerlendiremeyen Julius Erving'e minnettar olmalıydı.

1987 East Semifinals | Boston Celtics v Milwakuee Bucks, 119-113:
Boston Celtics'in eski efsanevî oyuncularından Don Nelson, bu defa Milwakuee Bucks antrenörü olarak çıkıyordu Celtics karşısına. Favori Boston Celtics, iç sahada oynadığı iki maçı kazandıktan sonra serinin dördüncü karşılaşmasında Milwakuee Bucks deplasmanından 138-137'lik galibiyeti çıkararak seride 3-1 öne geçmeyi başarmıştı. Belki de, artık turu geçtiğine inanıyordu Boston Celtics. Ama arka arkaya iki maç kazanmayı bilen Don Nelson'ın takımı, Boston'daki yedinci maçın büyük bölümünü de önde götürüyordu. Ta ki, Larry Bird'ün 13 sayılık son çeyrek performansına dek. Bucks'ı 4-3 ile geçen Celtics, Doğu Finalleri'nde de Pistons'ın işini yedi maçta biterecekti. NBA Finalleri'nde ise bu kadar talihli değillerdi. (Lakers, 4-2).

1988 East Semifinals | Boston Celtics v Atlanta Hawks, 118-116:
Serinin ilk dört maçında ev sahipleri kazandıktan sonra Atlanta Hawks, 2-0 geriye düştüğü eşleşmenin beşinci karşılaşmasında Boston Celtics'i deplasmanda 112-104 mağlup ederek 3-2 öne geçiyordu. Ardından Boston Celtics'in hamlesi geldi. Ve 102-100'lük Celtics galibiyeti seriyi tekrar Boston'a taşıdı. Sezon sonunda NBA Finalleri ile de tarihteki yerini alacak olan 1988 NBA Playoffları'nın en unutulmaz düellolarından biri yaşanıyordu, 22 Mayıs 1988 günü. Atlanta Hawks'ın yıldızı Dominique Wilkins, 47 sayı ile takımını öne taşırken cevap Boston Celtics'in lideri Larry Bird'den gelecekti. Bird, 34 sayısının 20'sini son çeyrekte atarak Celtics'i 118-116'lık galibiyete ve Chuck Daly'nin takımı Detroit Pistons ile eşleşecekleri Doğu Konferansı Finalleri'ne taşıyordu.

1988 NBA Finals | Los Angeles Lakers v Detroit Pistons, 108-105:
NBA Tarihi'nin özel eşleşmelerinden biri. Chuck Daly yönetimindeki Detroit Pistons, genç yıldızları ile tarihindeki ilk şampiyonluğunu Lakers'ın tecrübeli oyuncuları karşısında arıyordu. Yedi maç sonunda kazanan Lakers oldu; ama her karşılaşmanın kendi içerisinde ayrı öyküleri vardı. Isiah Thomas'ın kaybeden tarafta olmasına karşın imzasını atmayı başardığı altı maç örneğin. Thomas, takımının 56-48'lik skorla geride götürdüğü karşılaşmanın üçüncü çeyreğinde arka arkaya 14 sayı üreterek takımını öne taşıdıktan sonra Lakers'tan Michael Cooper ile mücadelesinin ardından bileğini incitiyordu. Ama bu durum, Thomas'ın tüm periyodu sekerek oynamasına engel değildi. Thomas, devam etti. Ve çeyrek sonunda 25 sayıya ulaşarak NBA Playoff rekorunu eline geçirdi. Pistons'ın yakaladığı hava, son dakika takımı şampiyonluğa kadar götürebilirdi; fakat tartışmalı kararların yaşandığı final bölümü sonrası Lakers, 103-102 kazanarak yedinci maça uzatacaktı seriyi. Thomas'ın 43 sayılık performansı yeterli değildi. Son maçta ise Lakers adına sahneye çıkan James Worthy (36 sayı, 16 ribaund, 10 asist), takımına şampiyonluğu getiriyordu.

1995 West Semifinals | Phoenix Suns v Houston Rockets, 114-115:
NBA'de Michael Jordan'ın iki sezonluk yokluğunu en iyi değerlendiren takım olan Houston Rockets, 1994 yılından sonra arka arkaya ikinci defa NBA Şampiyonluğu'na ulaşırken zorlu yollardan geçti. Ve hiç kuşkusuz; Arizona'daki müthiş karşılaşma, aralarından kolayca sıyrılacak cinstendi. Charles Barkley, emekli olduğunda ''Şampiyonluk görememiş en büyük NBA yıldızlarından biri'' unvanıyla anılıyorsa eğer, 20 Mayıs 1995 gününün payı çok büyük. Houston Rockets, 3-1 geriye düştüğü seride 103-97 ve 116-103'lük iki galibiyetle gelmişti Phoenix deplasmanına. Ve yedinci maçın son 7 saniyesine kadar da Phoenix Suns'ın gerisindeydi. Ama sahneye kenardan gelen Mario Elie çıktı. Bitime 7.1 saniye kala kariyerinin en kritik üç sayı isabetini buldu ve takımına 115-114'lük zaferi getiren isim oldu. Charles Barkley (18 sayı-23 ribaund) ve Kevin Johnson'ın (46 sayı-10 asist) çabaları, galibiyet için yeterli değildi.

1998 East Finals | Chicago Bulls v Indiana Pacers, 88-83:
Chicago Bulls'un altı sezonluk şampiyonluk serisi boyunca (Michael Jordan ile birlikte geçen günler özelinde tabii) yedinci maça uzayan tek playoff serisiydi, Pacers ile gerçekleşen 1998 Doğu Finalleri eşleşmesi. Söz konusu altı sezonda yalnızca Indiana Pacers, bu denli yaklaşmıştı Chicago Bulls'u elemeye. Ama olmadı. Ev sahibi ekiplerin tüm maçları kazandığı seride Reggie Miller'ın takımı Pacers, United Center deplasmanındaki maçın son çeyreğinde öne geçse de Michael Jordan'ın 28 sayı, 9 ribaund ve 8 asistlik performansına karşı koyamadı. Pacers'ı 4-3 ile geçen Chicago Bulls, NBA Finalleri'nde yine unutulmazlar arasına giren bir Utah Jazz serisinin ardından arka arkaya üçüncü şampiyonluğuna ulaşacaktı.

2000 West Finals | Los Angeles Lakers v Portland Trail Blazers, 89-84:
NBA'de bir başka hanedanlığın doğuş yılı, 2000. Phil Jackson antrenörlüğündeki Los Angeles Lakers'ın üç sezonluk şampiyonluk serisinin belki de en kritik anıydı, 4 Haziran 2000 günü oynanan Portland Trail Blazers maçı. Blazers, o dönemler şimdilerdeki imajından çok uzak, sorunlu oyunculardan kurulu (aslında bir dönem sonrası) ve ana hedefi Lakers'ı mağlup etmek olan bir takımdı. Üstelik, bunu üç defa başarmışlardı. Dördüncüsüne de çok yakınlardı. Yedinci maçın son çeyreğinde bir ara 15 sayı geriye düşen Lakers, Kobe Bryant ve Shaquille O'Neal'in ''clutch time'' performanslarıyla farkın üstesinden gelecek ve 31-13'lük son çeyrek üstünlüğü ile de NBA Finalleri'ne doğru yolculuğunu yapmaya başlayacaktı. Kim bilir, belki de Portland Trail Blazers'ın yakın geçmişteki en büyük hatasıydı Staples Center'daki son 12 dakika.

2002 West Finals | Sacramento Kings v Los Angeles Lakers, 106-112:
Üzerine ayrıca konuşulması gereken apayrı bir seriydi, 2002 yılındaki Lakers ve Kings eşleşmesi. NBA Tarihi'nin en unutulmaz anlarından biri, aslında dördüncü maçın sonunda gerçekleşmişti. Staples Center deplasmanında ilk çeyreği 40-20 önde kapayan ve seride 3-1'lik üstünlüğü ele geçirmeye çok yaklaşan Sacramento Kings, son anlarda rakibine yakalanmıştı. Yine de maçın bitimine 11 saniye kala Vlade Divac'ın serbest atıştan bulduğu basket ile 99-97'lik üstünlüğünü koruyordu. Phil Jackson molayı aldı. Derek Fisher kenardan topu oyuna soktu. Kobe Bryant, çembere yüklendi. Kaçırdı. Shaq, hücum ribaundunu takip etti, topu tipledi. Kaçırdı. Elden ele seken top, Robert Horry'e kadar ulaştı. Ve kariyeri boyunca bu anlar için yaşayan Horry de unutulmaz bir üç sayı isabeti ile 100-99'luk galibiyeti getirdi takımına. 2-2'ye gelen seri sonrasında takımlar birer maç daha kazansalar da son sözü söyleyen Arco Arena'daki karşılaşmanın ardından Los Angeles Lakers oldu. Uzatma devresinin bitimine 2:16 kala 106-104 önde olan Kings, sahadan 112-106'lık mağlubiyetle ayrılacaktı.

2006 West Semifinals | San Antonio Spurs v Dallas Mavericks, 111-119:
Geçtiğimiz sezonki Boston Celtics ve Cleveland Cavaliers serisi ile birlikte bir basketbolsever olarak canlı canlı hatıralarımızda kalan en güzel eşleşme olduğunu söyleyebilirim. San Antonio'da Dallas Mavericks'in 113-91 kazandığı ikinci maç dışındaki tüm karşılaşmaların neredeyse son hücuma kaldığı bir eşleşmeydi. Ve yedinci maçta da çok özel bir son yakışırdı iki takıma. Dallas Mavericks, NBA Finalleri'ne giden yolun San Antonio deplasmanından geçtiğini biliyordu. Ve Tim Duncan (41 sayı, 15 ribaund, 6 asist, 3 blok) ile Dirk Nowitzki (37 sayı, 15 ribaund) özelinde inanılmaz bir eşleşme olan seriden galip çıkan takım Dallas Mavericks olacaktı.

2008 East Semifinals | Boston Celtics v Cleveland Cavaliers, 97-92:
NBA Tarihi'nin yakın geçmişindeki en iyi yedinci maçlarından biriydi. Tüm zamanlar değerlendirildiğinde bile elit olarak kabul edilebilecek bir ''ikili'' düelloya sahne olmuştu, 2008 Doğu Konferansı Yarı Finalleri'ndeki son karşılaşma. Paul Pierce, 41 sayı ile adını Boston Celtics Tarihi'ne altın harflerle yazdırıyordu 18 Mayıs 2008 akşamı. 1963 yılında Sam Jones'un Cincinnati Royals potasına gönderdiği 47 sayıdan sonra, bir yedinci maçta en fazla skor yapan Celtics oyuncusuydu Paul Pierce. Ama diğer tarafta ondan daha skorer bir isim vardı. LeBron James'in 45 sayısı, Cavaliers için yeterli olmayacaktı. Celtics, 97-92 kazanarak önce Doğu, sonra da NBA Finalleri'ne doğru yol alırken Los Angeles Lakers'ı 4-2 geçen Pierce ve arkadaşları, Celtics'in belki de en anlamlı şampiyonluklarından birini kazanıyorlardı.

Yukarıdaki listedee olmamalarına karşın unutulmazlar arasına giren 1965 Doğu Konferansı Finalleri (Boston Celtics 110-109 Philadelphia 76ers), 1969 NBA Finalleri (Boston Celtics 108-106 Los Angeles Lakers), 1981 Doğu Konferansı Finalleri (Boston Celtics 91-90 Philadelphia 76ers) ve 1990 Batı Konferansı Yarı Finalleri'ndeki (Portland Trail Blazers 108-105 San Antonio Spurs) eşleşmeler de yedinci karşılaşmalar başlığında özel yerlere sahip durumdalar.

17 Mayıs 2009 gecesi, Boston Celtics ve Orlando Magic ile Los Angeles Lakers ve Houston Rockets karşılaşıyorlar. Özellikle Celtics'in yedinci maçları çok sevdiğini düşünürsek, yeni bir efsane daha doğabilir mi? Göreceğiz.

4 yorum:

A. Eren Logoglu dedi ki...

Eray, bu güzel derleme için teşekkürler.

1957 dışında, bahsettiğin bütün maçları izledim, 48 dakika olmasa bile, NBA TV sağolsun.

Listede olmayanlar da var, aklıma ilk gelen, pek çok kişinin oyun sebebiyle, benim de sonuçtan ötürü hatırlamak istemediğim 2005 NBA Finali Spurs - Pistons 7. maçı, Big Shot Rob, çok can yakmıştı.

Play Off maçlarının keyfi normal sezona göre apayrı bir konumda iken, 7. maç izlemenin hazzını anlatamam. Basketbolda heyecanın son noktası denebilir belki.

Lakers ve Celtics favori olsa da, diğer evlerindeki maçlar gibi kolay olacağını sanmıyorum 7. maçların.

Beat LA, Go Celtics diyorum, bu 2 seri için, sonrasında Bad Boys gölgesiyle devam.

Eray, akşam beklerim, gelirsen.

Sulo dedi ki...

Gecen yil Celtics 4-1 ile gecmemis miydi Lakers'i? staples'da bir mac aldilar, sonra uc mac ard arda iceride aldilar diye hatirliyorum...

Russell dedi ki...

Yok. İlk 2 maç Garden'daydı. Celtics, 2-0'la gitti ikisini de kazanıp Staples'a. Staples'ta 3 maçtan 1'ini alıp 3-2 ile döndü Garden'a. 6. maçta 39 sayı farkla şampiyonluğunu ilan etti.

Basketbol dedi ki...

Russell doğru anlatmış,son maçı izlerken gözlerim doldu resmen,acı acı almışlardı kupayı :(