16 Mayıs 2009 Cumartesi

Premier League: Mayıslar Kimin?



Premier League'de bugün, şampiyonluk ve kümede kalma yolunda birçok soru cevabını bulacak. Program oldukça yoğun.

Hafta arası erteleme maçında Wigan'ı 1-0 geriye düştüğü karşılaşmada 2-1'lik skorla mağlup eden Manchester United, bitime iki hafta kala en yakın rakibi Liverpool'un altı puan önüne fırlamıştı. Dolayısıyla, haftalardır şampiyonluğa dair olan inançlarını asla kaybetmeyen Liverpool taraftarları, biraz daha umutsuz bakıyorlar duruma. Manchester United, bugün TSİ 14.45'te Old Trafford'da oynanacak Arsenal maçından bir puan dahi alması hâlinde Premier League'deki 11. şampiyonluğunu kazanırken toplamda da 18'e ulaşarak bu mutluluğu en son 1989-90 Sezonu'nda yaşayan Liverpool'u yakalamış olacak.

Manchester United, Old Trafford'daki kutlamalara hazırlanadursun Şampiyonlar Ligi Yarı Finalleri'nde 1-0 ve 3-1'lik skorlarla saf dışı bıraktığı Arsenal, ''11 erkeğe karşı 11 çocuk!'' açıklaması ile hayata tutunuyor olabilir. Manchester United'ın Fransız oyuncusu Patrice Evra'nın Şampiyonlar Ligi maçlarının ardından söylediği bu sözler, ortalığı karıştırmıştı. Daha sonra Arsene Wenger'in Arsenal özelinde bazı değişiklikler yapabileceği haberleri çıktı ortaya. Patrice Evra ile ne kadar ilgiliydi, bilinmez; ama Arsenal tarafında Şampiyonlar Ligi maçlarında olmayan bir isim var bugün. Sezonun en kritik döneminde Liverpool'a Anfield Road'da çelme takan Arsenal'in yıldızı Andrei Arshavin. Rus oyuncunun Liverpool kalesine gönderdiği dört şut, Kızıllar'ın psikolojisini bozmuştu sezonun geri kalan bölümü için.

Manchester United, 1992-93 Sezonu'nda kurulan Premier League'de toplam 10 defa şampiyon oldu. Sir Alex Ferguson'un yarattığı ekolün tüm dünya üzerindeki etkisi tartışılmaz. İlginç olan bir ayrıntı var yine de. Manchester United'ın kazandığı on şampiyonluğun dokuzu, Ferguson ve ekibi deplasmanlarda iken geldi. ''Farklı farklı sezonların son günlerinde dört defa şampiyon olduk. Garip olan, kazanılan on şampiyonluğun yalnızca bir tanesinin Old Trafford'da garantilenmesi. Çok iyi bir taraftarımız var ve bu onlar için harika olur. Aslında, hiçbir zaman şampiyonlukların nerelerde kazanıldığını önemsemem; ama böyle bir günde bu tip bir fırsatınız varsa, değerlendirmek gerekir.''

Liverpool menajeri Rafael Benitez, şampiyonluk şanslarını son haftaya taşıyabilmek adına Arsenal'in Old Trafford'dan galibiyet çıkarmasını bekleyecek evvela. Ardından yarın West Bromwich Albion deplasmanı. Muhtemel bir Arsenal galibiyeti, Liverpool'u kamçılayacaktır. Diğer yandan; West Bromwich Albion'un beklentisi ise, Manchester United'ın şampiyonluğu olmalı. Zira, alt taraf oldukça karmaşık. Blackburn Rovers ve Bolton Wanderers, sonlardaki hamleler ile 40 puana ulaşarak kendilerine güvene aldılar. Ama geri kalan altı sıradaki takımların içerisinde bulundukları fotoğraf her an değişebilir. Portsmouth (38), Sunderland (36), Newcastle United (34), Hull City (34), Middlesbrough (31) ve West Bromwich Albion (31). 20. sırada bulunan West Bromwich Albion haricindeki son dört sıra takımları, bugün TSİ 17.00'da sahne alacaklar. (Portsmouth ve Sunderland arasındaki mücadele ise, pazartesi akşamı 22.00'da.)

Middlesbrough v Aston Villa, 17.00
Newcastle United v Fulham, 17.00
Bolton Wanderers v Hull City, 17.00

Son derece kritik bu üç maç öncesi birkaç senaryo üretilebilir. Portsmouth ve Sunderland, kaderleri kendi ellerinde olan takımlar. Pompey, son iki haftada -diğer sonuçlardan bağımsız- bir galibiyet alması durumunda, Premier League'de kalmayı garantileyecek. Sunderland, aynı yol üzerinden altı puan kazanmak durumunda. Ama Middlesbrough ve Newcastle United takımlarının maçlarından çıkacak sonuçlar, iki izlemeyi de ekarte edebilir. Gerek kalmayabilir bir bakıma bunlara. Newcastle United ve Hull City'nin durumları farklı. Hafta sonu oluşacak skorlar ne olursa olsun, her iki takımın geleceği 38. haftada belirlenecek. Ne ligde kalmayı garantileyebilir bu hafta, ne de ligden düşmeyi.

Middlesbrough ve West Bromwich Albion'un ise, puan kayıplarına tahammülleri yok. Aksi hâlde, kulaklarını St. James' Park ve Reebok Stadium'a çevirmek zorunda kalırlar. Middlesbrough ile West Bromwich, Newcastle United ve/veya Hull City'nin kazandıkları puanlardan daha azını alırlarsa; 37. hafta sonunda Championship planlarını yapmaya başlayacaklar. Açalım biraz daha. Ligin 31 puanlı iki takımı, diğer sonuçlardan bağımsız olarak, ligde kalma umutlarını son haftaya taşımak istiyorlarsa; iç sahada oynayacakları Aston Villa ve Liverpool maçlarını kazanmalılar. Bu karşılaşmalardaki muhtemel birer beraberlik ile Newcastle United ve/veya Hull City galibiyeti durumunda Premier League'den düşen iki takım belirlenecek. Middlesbrough ve/veya West Bromwich Albion'un maçlarını mağlup kapamaları durumunda, bekleyecekleri tek sonuç hem Newcastle United hem de Hull City mağlubiyetiolacak.

Yukarıda oluşan fotoğraftan da anlaşılacağı gibi, Middlesbrough ve West Bromwich Albion'un 2009-10 Premier League Sezonu'nda yer almaları, pek yüksek bir ihtimal olarak görünmüyor. Ama 2005 yılında WBA'nın Premier League'deki efsanevî final haftası da diğer yandan akıllarda yer edinmiş durumda. Times, buradan yola çıkarak Premier League'de düşme potasından son anda kaçan takımların incelendiği bir derleme yaptı hafta içerisinde. Güzel örnekler var. 1992-93 Sezonu'ndan bu yana Oldham Athletic, Everton, Coventry City, Bradford City, West Bromwich Albion, West Ham United ve en son olarak geçtiğimiz sezon Fulham, son dakika sürprizleri ile Premier League'de kalmayı başardılar, sezon boyunca dipte yer almalarına rağmen. 2008-09 Sezonu'nda ise geride kalan haftalarda Newcastle United, Middlesbrough ve West Bromwich takımları, benzer bir kahramanlık hikâyesinin altına imzalarını atabilirler.

Newcastle United, Middlesbrough ve West Bromwich Albion'un mücadelelerine emsal olabilecek sonuçları sayalım sırasıyla:

Oldham Athletic, 1993: Premier League'in ilk sezonunda Nottingham Forest, son sırada yer alarak küme düşmesi haftalar önce kesinleşen ilk takım olmuştu. 21. basamaktaki Middlesbrough ise, sezonun birinci yarısında sürekli ilk 11 takım arasında yer alsa da, Noel sonrası düşüşe geçerek yeni yükseldiği Premier League'de fazla tutunamamıştı; ama üçüncü takımın belirlenmesi biraz daha karışık olacaktı. Sezonun bitimine yedi hafta kala düşme potasının sekiz puan altında olan Oldham Athletic, müthiş serisini son hafta Southampton'u 4-3 mağlup ederek taçlandırırken Arsenal deplasmanından 3-0 mağlup dönen Crystal Palace, gol averajı ile bir alt lig yolcusu oluyordu. Oldham'ın yedi haftalık koşusu, diğerlerine örnek olacak cinsten.

Everton, 1994: Oldham Athletic performansından farklı bir durum söz konusu, 1993-94 final haftasında. Beş ayaklı bir yarıştı. Ve en sonunda olan, Sheffield United'a olacaktı. Geride kalan üç sezonda küme düşme adayları içerisinde olmalarına karşın her defasında ligde kalmayı başaran (hatta ilk sezon, ilk 17 maçını kazanamamasına karşın sezonu 13. bitirmişti) Sheffield United, dördüncü sezonun son gününde kendisine bir puanın bile yeteceği Chelsea karşılaşmasından 3-2 mağlup ayrıldı. Ve diğer skorları beklemeye başladı. Bir önceki sezon 42. Hafta'da ligde kalan Oldham Athletic, Norwich City karşısından beraberlikle ayrılınca 30 puanlı Swindon Town'un ardından düşen ikinci takım oldu (40 puan). 42 puanlı Sheffield United'ın hâlâ bir şansı vardı. Sheffield ile Oldham'dan iyi haberleri alan Ipswich Town, ligde kalırken Sheffield'ın tek umudu Everton olmuştu. Ama Wimbledon karşısında 2-0 geriye düşen Everton, bitime dokuz dakika kala Graham Stuart'ın golü ile 3-2 kazanarak Premier League'in en dramatik sonlarından birini hazırladı. Mucize yaratmıştı Everton son haftada.

Coventry City, 1997: Ligin 18. sırasında kalarak bir alt lige düşen Sunderland (40) ile 13. basamaktaki Blackburn Rovers'ı (42) yalnızca iki puanın ayırdığı bir sezon finaliydi. Coventry City, Tottenham Hotspur maçı için Kuzey Londra'ya yolculuk edecekti. Diğer karşılaşmaları yirmi dakika geriden takip eden maçta Gordon Strachan'ın öğrencileri, Sunderland'in Wimbledon deplasmanında mağlup olduğunu ve Middlesbrough'nun da Leeds United ile berabere kaldıklarını bilerek oynuyorlardı. Coventry City'nin alacağı bir galibiyet, takımı ligde tutacaktı. Emektar kaleci Steve Ogrizovic'in kritik kurtarışları ve 2-1'lik galibiyet ile ligden kalan taraf oluyordu Covenrty City. 1997-98 Sezonu, kulübün en üst seviye ligdeki arka arkaya 30. sezonu olacaktı.



Bradford City, 2000
: Wimbledon adına felaket geçen bir sezon sonuydu. Sekiz maç arka arkaya kaybeden Wimbledon, 37. hafta iç sahada Aston Villa ile 2-2 berabere kalarak umut depolamış ve sezonun bitimine bir hafta kala gol averajı ile düşme potasının bir basamak üstünde yer almıştı. Son hafta öncesindeki ortak görüş, Wimbledon'un ligde kalacağı yönündeydi. Çünkü çekiştikleri rakip Bradford City, o sıralar ligin dördüncü sırasında yer alan Liverpool ile karşılaşırken Wimbledon, Southampton deplasmanında olacaktı. Beklenen gerçekleşmedi. Bradford City, Liverpool'u David Wetherall'un golü ile 1-0 yendi. Puanını 36 yaptı. Wimbledon ise, The Dell'den 2-0'lık mağlubiyetle döndü. Ve kulübün 14 yıllık top-flight serisi sona erdi.

West Bromwich Albion, 2005: Son yılların en büyük mucizelerinden biriydi, West Bromwich Albion'un 2004-05 Sezonu sonunda Premier League'de kalması. Noel zamanı ligde yalnızca bir galibiyeti bulunan ve 38. Hafta'ya 31 puan ile son sırada giren WBA'nın kurtuluş reçetesi hayli ayrıntılıydı. İlk olarak yapmaları gereken, hiç kuşkusuz iç sahadaki Portsmouth maçını kazanmaktı. 2-0 yendi Pompey'i WBA. Premier League'de geçirilen bir sezon için takımlarına teşekkür etmek adına maça gelen taraftarlar, diğer stadlarda oluşan skorlardan sonra umut dolmuşlardı. Mucize gerçekleşecekti. Norwich City, Fulham deplasmanında 6-0 mağlup olmuştu. Ezeli rakip Southampton, kendi sahasında Manchester United'a 2-1 yeniliyordu. Ve Crystal Palace da sahasında Charlton Athletic karşısında 2-1 öndeyken Jonathan Fortune'dan yediği golle iki puan kaybetmişti. 34 puana yükselen WBA ligde kaldı o sezon. En az puanla ligde kalan takım oldu. Menajer Bryan Robson'un sözleri her şeyi özetliyordu: ''Kesinlikle, hayatımın en mutlu gününü yaşıyorum!''

West Ham United, 2007: Londra ekibinin Carlos Tevez ve Javier Mascherano transferlerinden dolayı 5.5 milyon £ ile cezalandırıldığı sezon. Bu, West Ham United için herhangi bir sorun teşkil etmiyordu; çünkü 10 puanlık bir puan silme cezası da gündemdeydi. West Ham United, Aralık ayında Alan Pardew ile yollarını ayırmış ve Premier League'den düşmesine kesin gözüyle bakılan takım Alan Curbishley sonrası, müthiş bir atılım gerçekleştirmişti. Premier League'deki son dokuz maçından yedisini kazanan Londra temsilcisi, son hafta Old Trafford deplasmanında Carlos Tevez'in golüyle 1-0 kazanarak kapağı 2007-08 Sezonu'na atıyordu. West Ham United'ın sürpriz galibiyetlerinin faturası ise Championship'e yolcu olan Sheffield United'a çıkacaktı.

Fulham, 2008
: Son üç haftada değişmişti fotoğraf birden bire. Manchester City deplasmanında devreyi 2-0 geride kapatan Fulham, 70'de Diamonsy Kamara ile farkı bire indirdi. 79'da Danny Murphy, kaleciden seken penaltı vuruşunu tamamladı. Ve 90+2'de Kamara tekrar sahneye çıktı. Fulham'ın müthiş geri dönüşü, Roy Hodsgon'ın takımına aradığı fırsatı vermişti. İşler yolunda gidiyordu. Çünkü bire bir rakip Birmingham City, kendi evinde Liverpool'a karşı 2-0'lık üstünlüğünü koruyamacak ve sahadan bir puan ile ayrılacaktı. Tıpkı Reading gibi. 37. Hafta ise, Birmingham City'yi 2-0 yenen Fulham, Reading'in de iç sahada Tottenham Hotspur'a kaybetmesiyle kaderini kendisinin belirleyeceği son haftaya girdi. Portsmouth deplasmanında 1-0 kazandı. Reading, Derby County'den 4-0 ile döndü. Brimingham City, Blackburn Rovers'ı 4-1 mağlup etti. Ama yetmedi. 35 puanda kaldı, Birmingham City. 36 puanlı iki takımdan Fulham ise, gol averajı ile Reading'in önünde yer aldı. Müthiş bir kurtuluş hikayesiydi Fulham'ınki.

West Bromwich Albion, Middlesbrough ve Newcastle United'a esin kaynağı olabilir tüm bu yaşanmış olaylar. Önümüzde iki hafta var. Ve yaşanacaklar, bizlere yepyeni futbol öyküleri kazandırabilir. Neler olacak, bakalım.

# Sevgili dostum Atahan Altınordu'ya selam etmiş olayım =)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu yaptığınızın emek hırsızlığı olduğunun farkında değil misiniz?

Mayıslar.blogspot.com'un adını kullanarak popülerlik sağlamaya çalışıyorsunuz. Aklınızca oraya atıfta bulunan bir başlık ile ilgi çekecek, yazılarınızın tıklanmasını sağlayacaksınız. Ama yemezler. Bu halk her şeyi görüyor. Kimseyi kandıramazsınız. Mayıslar bloğu yazarı Atahan Altınordu'nun emeklerinden yararlanma çabanız emin olun sonuç vermeyecek. Şimdiden sizin hakkında anti-reklam çalışmaları yapma hazırlığında olduğumu söyleyeyim. Bunun yanında, mahkemede de hesaplaşacağız.

O güne dek hoşçakalın.

Mayıslar.blogspot.com adına ben Avukat T.A.A.

(Rica ederim bu yorumu yayımlamayın. Zira iş büyümeden, aramızda halledebiliriz.)

alessandro del piero dedi ki...

champione champione ole ole ole...