20 Mayıs 2009 Çarşamba

Shakhtar Donetsk vs. Werder Bremen



UEFA Kupası'nın 38. ve son Final karşılaşması, Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Shakhtar Donetsk ile Werder Bremen arasında gerçekleşecek.

Saat 21.45'te sahaya çıkacak iki takımdan Werder Bremen, daha önce 1991-92 Sezonu'nda Portekiz'in Lizbon kentinde oynanan Kupa Galipleri Kupası Finali'nde Monaco'yu 2-0 mağlup ederek Avrupa'daki tek büyük kupasını kazanırken Shakhtar Donetsk, UEFA Kupası'nda Final'e yükselen ilk Ukrayna takımı olmanın verdiği sorumlulukla mücadelesini sürdürecek. Dolayısıyla; Mircea Lucescu'nun takımı, bu akşam Kadıköy'den zaferle ayrılırsa Avrupa'da zirveye çıkan ilk Ukrayna külübü de olacak. UEFA Kupası'nda ilk defa Final'e yükselen Werder Bremen'in kazanması hâlinde ise Almanya, yedinci defa UEFA Kupası'nı kazanmış olmanın gururunu yaşayacak ülke olarak. (Almanya, dokuz şampiyonluk ile zirvede olan İtalya'nın arkasında ikinci basamakta bulunuyor.)

Mircea Lucescu'nun kulübe gelmesinin ardından kabuk değiştiren Shakhtar Donetsk, tarih boyunca dokuz defa Alman takımları ile karşı karşıya geldi. 1976-77 UEFA Kupası Sezonu 1. Turu'nda Doğu Almanya'dan Berliner FC Dynamo takımı ile karşılaşan Shakhtar, iç sahada 3-0 kazanıp deplasmandan 1-1'lik beraberlikle dönünce üst tura çıkan takım olmayı başarmıştı. Ama dört sezon sonra hesap, Batı Almanya temsilcisi Eintracht Frankfurt tarafından kapatılacaktı. 1980-81 UEFA Kupası Sezonu 1. Turu'nda Shakthar Donetsk, evinde 1-0 mağlup ettiği Einracht Frankfurt'a deplasmanda 3-0 mağlup olunca saf dışı kalan tarafta yer alıyordu. Toplamda Almanya takımları ile dört kez ''iki ayaklı'' eşleşmelerde karşılaşan Shakhtar Donetsk, iki defa üst tura çıkarken iki kez de rakiplerine elenmekten kurtulamadı. Ama Lucescu ile Shakthar'ın ibresi, pozitiften yana.

1974-75 Sezonu'nda Dinamo Bükreş santrforu olarak 1. FC Köln karşısına çıkan Lucescu, Romanya'da 1-1'lik beraberlikle sona eren ilk maçın ardından Köln'e 3-2 mağlup olarak UEFA Kupası'ndan elenen takımın bir parçasıydı. Daha sonra 1984 yılında önce Batı Almanya, ardından da Doğu Almanya'ya 2-1 yenilen Romanya Milli Takımı'nın antrenörlüğünü yapacaktı, Mircea Lucescu. Neyse ki; yıllar sonra Shakhtar Donetsk'in başına geçtiğinde Alman rakiplerini nasıl yeneceğinin formülünü bulmuştu. 2004-05 UEFA Kupası 3. Tur mücadelesinde Schalke 04 karşısında 1-1 ve 1-0'lık skorlarla başarılı olan Shakhtar Donetsk, 2005-06 Sezonu UEFA Kupası 2. Tur grup karşılaşmasında Stuttgart deplasmanından 2-0'lık galibiyet ile dönerken Alman ekiplerine karşı yenilmemezlik serisini üç maça çıkardı.

Shakhtar Donetsk antrenörü Mircea Lucescu, Türkiye'ye hiç yabancı değil. Herkesin bildiği üzere. Galatasaray ve Beşiktaş ile birer defa TSL şampiyonlukları yaşayan Romanyalı Lucescu'nun bu akşamki rakibi Thomas Schaaf ise, ülkemize iş icabı bir defa gelmesine rağmen tarihte iz bırakan bir karşılaşmada yer aldı.

Mikrodan çıkarak genel fotoğrafa bakabiliriz, bu noktada. 1961 doğumlu Thomas Schaaf'ın 1972 yılında başlayan ve 1999'da teknik direktörlüğü dönüşen meslek kariyerinde yalnızca tek bir kulüp bulunuyor: Werder Bremen. Henüz 17 yaşında iken formasını giymeye başladığı Werder Bremen ile geçirdiği 17 sezon içerisinde 262 Bundesliga maçına çıkan eski savunmacı, kulübünün üç jenerasyondur yaşadığı tüm başarıların parçası olmayı bildi. Ve bunlardan biri de hiç kuşkusuz 1991-92 Sezonu'ndaki UEFA Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu idi. Bremen, o sezon zafere giderken Çeyrek Final'de Galatasaray deplasmanından çıkardığı 0-0'lık beraberliğe minnettar olmalı. Thomas Schaaf, Rotariu'nun çizgiye saplanan şutunu saha içerisinden canlı canlı izleyen isimlerden biriydi. Ve o Schaaf, yıllar sonra İstanbul'a geri dönüyor.

Werder Bremen'in Avrupa Kupaları'nda Ukrayna'dan eşleştiği ilk takım olan Chernomorets Odesa'ya elendiği karşılaşmalarda da sahadaydı Schaaf. 1985-86 UEFA Kupası Sezonu 1. Turu'nda Bremen, deplasmanda 2-1 kaybettiği rakibini iç sahada 3-2 ile geçse de tur biletini almayı başaramamıştı. Ama yıllar sonra Schaaf, rövanşı bir başka Ukrayna takımı FC Metalurh Donetsk'ten aldı. Hem de çok acı bir şekilde. 2002-03 UEFA Kupası Sezonu 1. Turu'nda deplasmanda 2-2 berabere kaldığı rakibini evinde 8-0 mağlup edenWerder Bremen, tur vizesi ile birlikte Avrupa Kupaları'ndaki en farklı galibiyetini de kayıtlara geçiriyordu. Şimdilerde; Werder Bremen ile saha içerisinde geçirdiği 17 sezonun ardından önce U-18, ardından Werder Bremen II takımında antrenör olarak görev yapan Schaaf, 1999 yılında başına geçip 2003-04 Sezonu'nda duble yaptırdığı (Lig ve Kupa) ve 2004 ila 2008 yılları arasında sürekli Şampiyonlar Ligi'ne taşıdığı, hayatını adadığı kulübüne Avrupa'da bir kupa daha kazandırmak istiyor.

Thomas Schaaf'ın bu akşam güvendiği özelliklerden biri, hiç kuşkusuz, Werder Bremen'in sahip olduğu kulüp karakteri. Bremen, tıpkı Real Madrid gibi, Avrupa Kupaları'nda birçok defa önemli geri dönüşler sergilemiş bir takım. 2005 yılında İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan Şampiyonlar Ligi Finali ile Bremen'in bu yeteneğini birleştirirsek, karşımıza efsanevî bir gece daha çıkabilme ihtimalinin bulunduğunu söyleyebiliriz. Dört örnek verelim Bremen ile ilgili.

  • 1987-88 UEFA Kupası: İkinci Tur eşleşmesinde Moskova deplasmanından 4-1'lik mağlubiyetle dönen Werder Bremen, Almanya'daki karşılaşmanın normal süresinde Spartak karşısında 4-1'lik skoru yakaladıktan sonra maçı ve turu uzatma devresi sonunda rakibini 6-2 mağlup ederek kazanıyordu. Bremen, Spartak Moskova'yı eledikten sonra Üçüncü Tur'da Dinamo Tiflis (3-2 agg.) ve Çeyrek Final'de de Hellas Verona'yı (2-1 agg.) geçmesine karşın Yarı Final'de bir başka Alman temsilcisi Bayer Leverkusen'e 1-0 ve 0-0'lık skorların ardından elenmekten kurtulamayacaktı.
  • 1988-89 UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası: Birinci Tur eşleşmesinde bu defa Berlin deplasmanından 3-0'lık mağlubiyetle dönen Werder Bremen, evindeki karşılaşmada rakibi Doğu Almanya temsilcisi Berliner FC Dynamo'yu 5-0 mağlup ederek bir üst tura çıkmayı başarıyordu. Bremen, Berliner FC Dynamo'yu eledikten sonra İkinci Tur'da Celtic'i (1-0 agg.) geçmesine karşın Çeyrek Final'de İtalyan AC Milan'a (0-1 agg.) geçilerek Galatasaray'ın çıktığı Yarı Final'in kapısından dönecekti.
  • 1993-94 UEFA Şampiyonlar Ligi: Yalnızca sekiz takımın yer aldığı Şampiyonlar Ligi grup aşamasında yer almayı başaran Werder Bremen, iç sahada oynadığı Anderlecht karşılaşmasında 3-0 geri düşmesine rağmen sahadan 5-3'lük galibiyetle ayrılarak çok önemli bir zafer elde ediyordu. Ama Bremen, o sezon bundan fazlasını yapamayacaktı. Gruptaki iki galibiyetini de Anderlecht'ten alan Bremen, grubu Milan ve Porto'nun ardından üçüncü sırada tamamlayarak Yarı Final vizesinden uzak kalmıştı.
  • 1999-2000 UEFA Kupası: Norveç'in iki temsilcisi FK Bodo Glimt ve Viking'i geçerek Üçüncü Tur'a yükselmeyi başaran Werder Bremen, Fransa'daki ilk maçta Olympique Lyon'a 3-0 mağlup olduğunda tüm umutlar sona ermiş olabilirdi. Ama Thomas Schaaf'ın öğrencileri, Bremen'deki rövanş maçında 4-0 kazanarak bir üst tura yükselmeyi başaracaklardı. (Bremen, Çeyrek Final'de o sezonun Final maçında Galatasaray'a kaybecek olan Arsenal'e 0-2 ve 2-4'lük skorlarla eleniyordu.)

Tarihe kısa bir göz attıktan sonra, günümüze geri dönelim. Werder Bremen, bu güzel günlere bakarak moral depolayabilir; ama Thomas Schaaf'ın sakat listesi oldukça kalabalık. Aaron Hunt (ayak bileği), Daniel Jensen (aşil), Per Martesacker (ayak bileği), Naldo (kasık), Petri Pasanen (ayak parmağı), Claudio Pizarro, Markus Rosenberg (ayak bileği) ve Christian Vander(diz) sakat. Diego ile Hugo Almeida ise, sarı kart cezalısı.

Ukrayna Premier League'de son derece kötü başladığı sezonda durumunu sonradan düzelten ve iki hafta kala şampiyon Dynamo Kiev'in arkasındaki ikinci sırayı garantileyen Shakhtar Donetsk, UEFA Kupası ve Ukrayna Kupası Yarı Finalleri'nde Dynamo Kiev'i mağlup ederek psikolojik üstünlüğü eline geçirmişti. Lucescu'nun takımında UEFA Kupası Finali öncesi, sakatlık problemi olan herhangi bir oyuncu bulunmuyor.Çek savunmacı Tomas Hübschman ise, sarı kart cezası nedeniyle takımındaki yerini alamayacak.

Sonuç.

Keşke Diego da olsaydı. Ama yok. Juventus ve Bayern Münih ile adı sürekli anılan Diego'nun yerine Mesut Özil, Diegoculuk oynayacak. Sakatlığı bulunan Claudio Pizarro'nun sahada olması bekleniyor. Mircea Lucescu, İstanbul'daki favori mekanları arasında sayılmasa da, evindeymiş gibi görebilir kendisini. Bremen'in eksikleri ve Luce'nin taktiksel zekası, Shakhtar Donetsk'i öne çıkarıyor. Açıkçası, gönlümüz biraz Lucescu'dan yana. Ama diğer tarafta; 11 yaşından bu yana tam 37 yıldır Werder Bremenkulübü içerisinde yer alan Thomas Schaaf'a da iyi bir final yakışır. 90 dakikadan fazlasını izleyebiliriz bu akşam.

Hiç yorum yok: