12 Haziran 2009 Cuma

Los Galacticos II: Kaka, Ronaldo, Real Madrid



Florentino Perez, Real Madrid adına 2. Los Galacticos Projesi'ni başkanlığa yeniden seçilmesinin hemen ardından yürürlüğe koydu.

2000 ila 2006 yılları arasındaki birinci başkanlık döneminde Zinedine Zidane, Luis Figo, Ronaldo, Michael Owen ve David Beckham gibi süper yıldızları Real Madrid'e kazandıran Perez, yatırımlarının karşılığını ilk üç sezon içerisinde iki lig şampiyonluğu ile alırken devam eden üç sezon boyunca zirve yarışında geri kalınmasından sonra 27 Şubat 2006 günü görevinden istifa ediyordu. Aradan yıllar geçti... Ve 14 Mayıs 2009'da Real Madrid Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı, Perez. Haziran 1'de ise koltuğuna tekrar oturdu.

La Liga'daki son iki şampiyonluğuna (2006-07 ve 2007-08) Perez'in stratejilerinden farklı bir yol izleyerek uzanmıştı, Real Madrid. Özellikle 2007-08 Sezonu'nda özlenen bir tablo vardı eflatun beyazlı takım adına. Genç oyuncuların öne çıktığı, Los Galacticos'un o kibirli görünüşünden uzak, her maçı son dakikasına kadar oynayan, mağlubiyeti kabul etmeyen bir takımdı bu. Ama bazı kulüplerin karakteristikleri vardır. Galatasaray'da şampiyon olmasına karşın Mircea Lucescu'nun aldığı eleştiriler gibi. Real Madrid de yıldız oyuncu eksikliği çekiyordu. Ya da yer aldığı tüm yarışmaları domine eden Barcelona'ya ancak bu şekilde cevap verebilirdi. Ve kesin olan bir şey... Real Madrid'in bildiği en iyi yoldu bu.

Yalnızca on gün geçti, Florentino Perez'in tekrar Real Madrid Başkanı olmasından bu yana. Ve Perez, arka arkaya iki bomba birden patlatmayı başardı. Milan'ın Brezilyalı yıldızı Kaka ve Manchester United'ın Portekizlisi Cristiano Ronaldo.

Barcelona kadrosunu bir kenara bırakalım. Yer yüzündeki en büyük iki oyuncuyu transfer etmeyi başardı, Florentino Perez. Altyapılarından Carles Puyol, Xavi veya Andres Iniesta gibi adamları çıkaramazlardı. Dolayısıyla, ezelî rakiplerine verebilecekleri cevap bu şekilde olacaktı. Kabul edilmesi gereken bir şey var, Real Madrid'in tarzı bu.

Kaka transferi ile başlayalım. Tek başlık, para değil. Evet, çok önemli. Ama daha fazlası değil. Manchester City, kış transfer döneminde Milan'ın kapısını 100 milyon £ ile çaldığında da gerçekleşebilirdi, bu transfer. Olmadıysa, nedeni var elbette. Kaka'nın tavrı netti o günlerde. Milan'a ait olduğunu, futbolu San Siro'da bırakmak istediğini söylüyordu. Bir başka iddia daha vardı, Real Madrid efsanesi Roberto Carlos'un da desteklediği. Carlos'a göre; Florentino Perez, yeniden Real Madrid'in başkanlığına seçilecek ve Kaka da Santiago Bernabeu'ya transfer olacaktı.

Kaka, Milan taraftarları arasında daha bir ''idol'' olabileceği açıklamalarına devam etse de, Adriano Galliani'nin Florentino Perez ile anlaştığı biliniyordu. Real Madrid'in altyapısından çıkardığı ender yıldız oyunculardan olan Iker Casillas, doğru olan modelin Barcelona tarafından uygulandığını açıkladığında da farklı bir durum söz konusu değildi. Casillas, Xavi ve Iniesta'nin geçtiği yolları izlemesi gerektiğini söylüyordu Real Madrid oyuncusunun. Ama Perez, kafasına koymuştu. 2003 yılında Sao Paulo'dan 8.5 milyon €'luk bonservis bedeli karşılığında Milan'a transfer olan Kaka'yı 65 milyon € ödeyerek Santiago Bernabeu'ya getiriyordu, Real Madrid'in ''marketing'' uzmanı başkanı.

Kaka transferinin yankıları devam ederken bir bomba daha patlayacaktı. Geçtiğimiz sezon öncesi Real Madrid'e geçeceği söylentileri ile bir numaralı gündem maddesi hâline gelen Cristiano Ronaldo için kulübü Manchester United, 94 milyon € ile ikna edilmişti.

Manchester City'nin Kaka özelindeki ısrarlı teklifleri, Real Madrid'in ismine takılmışken benzer bir durum da Ronaldo ile Real Madrid ilişkisinde yaşandı aslında. Geçtiğimiz sezon başkanlık koltuğunda oturan Ramon Calderon, Cristiano Ronaldo'nun kulübü Manchester United'ı bir türlü ikna edememişti. Hattâ öyle ki; 2007-08 Sezonu'nda toplam 42 gol atarak müthiş bir performans gösteren Ronaldo'nun transferi, küresel bir kriz hâline gelmişti. Ronaldo, en büyük hayalinin bir gün Real Madrid forması giymek olduğunu söylerken Manchester United, Real Madrid'i sözleşmeli futbolcusunun aklını çelmekle suçluyordu.

Tüm bunlardan bağımsız olarak FIFA Başkanı Sepp Blatter, takımının transferine izin vermediği Cristiano Ronaldo'yu ''modern köle'' sıfatı ile adlandıracaktı. Gerçekleşmedi. Ronaldo, gidemedi Real Madrid'e. Ve tıpkı takım arkadaşı Wayne Rooney ile 2006 FIFA Dünya Kupası'nda yaşadığı tartışma sonrasında yaptığı gibi ''alttan aldı.'' Sezon içerisinde ise, Premier League Şampiyonluğu yaşarken Şampiyonlar Ligi Finali'nde yeni kariyerindeki takımının ezelî rakibine karşı forma giydi. (Roma'daki Final'de El Clasico'nun provasını yapıyor olduğunu biliyor muydu, Ronaldo?)

Cristiano Ronaldo'nun Real Madrid'e gelmesi ile birlikte, bir marka sekteye uğrayabilir: CR7!

Real Madrid'in sembol ismi Raul, yıllardır 7 numaralı formayı sırtından çıkarmıyor. Kaka, ''Yeni Zinedine Zidane'' apoletinin üzerine yapışmaması adına 5 değil, 18 numara ile mücadele edecek yeni sezonda. Ronaldo'nun forma numarası henüz belli değil. Ama 1 ila 25 arasında olacağı kesin. Şimdilik, boş olan tek rakam 5. Tabii, Hollandalılar özelinde yapılacak temizlikler sonrasında 10 ve 23 de boşa çıkabilir. Ronaldo'nun 10 numarayı sırtına geçirmek isteyebileceğini düşünüyorum; ancak 23 de David Beckham ilişkisinden dolayı, ironik bir seçim olabilir. Bakalım, aslında burası çok da mühim değil. İşin eğlenceli tarafı yalnızca.

Kaka ve Cristiano Ronaldo transferlerinin Real Madrid'e yeşil saha üzerinde ne gibi katkılar sağlayabileceği üzerine konuşalım biraz da.

Florentino Perez, bu iki isimle yetinmeyecek. En zor görünen transferleri, çok kısa süre içerisinde bitirmesi oldukça önemli. Sırada; Xabi Alonso, David Villa, Maicon ve Franck Ribery gibi ''para ile'' halledilebilecek hamleler var gibi görünüyor. Şu bir gerçek; önümüzdeki sezon rakip kaleye çok daha kısa süre içerisinde gidecek, Real Madrid. Kaka ve Ronaldo transferleri, böyle bir katkı yapacaktır. Bir kanat oyuncusu (Franck Ribery) ile bir de orta saha adamı (David Villa) alınmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşünürsek, 4-2-3-1 gibi bir diziliş ideal olabilir Real Madrid adına.

Bakalım bir görüntüye. Kalede Iker Casillas olacak. Savunmaya mutlaka bir ek yapılmalı. Bu anlamda, Serie-A'nın mevcut görüntüsündeki nadir süper yıldızlarından Interli Maicon'un takımdan ayrılmak istemesi, bir sinyal olabilir. Sergio Ramos, Real Madrid'in takım içi çözümü olur. Maicon da savunmanın sağından bindirir de bindirir. Ramos'un partneri Pepe. Sol kanat savunması, Marcelo'ya kalır. Orta sahaya Xabi Alonso'nun monte edilmesi muhtemel. Liverpool menajeri Rafael Benitez, geçtiğimiz sezon Aston Villa'dan Gareth Barry'yi katabilseydi kadrosuna Alonso ile vedalaşacaktı. Ama olmadı ve sezonun en iyi bireysel performanslarından birini sergiledi, Alonso. Yine de Liverpool, para karşılığında vazgeçebilir O'ndan. Diarra da yeni ortağı olur.

Hücum hattı. Kaka ile Cristiano Ronaldo'yu biliyoruz. Franck Ribery haberleri, sıkça dolaşıyor. Lâkin bu transfer, biraz daha sancılı olabilir. Chelsea'nin uzun süredir yoğun ısrarı var Ribery için. Dahası, Manchester United. 94 milyon € bulnuyor, Alex Ferguson'ın önünde. George Best, David Beckham ve Cristiano Ronaldo. Manchester United'ın yeni 7 numarası da olabilir, Franck Ribery. Yine de La Liga'nın yeni sezonda Premier League'den rol çalabilecek olması, aklını çelebilir Ribery'nin. Bir an için öyle düşünelim. Ribery, Kaka ve Ronaldo. Önlerinde Raul opsiyonlu bir forvet kontenjanı. Muhtemelen David Villa olacak. Euro 2008 öncesi Barcelona forması ile poz veren Villa, normal bir 4-2-3-1 için bile biçilmiş kaftan iken, arkasında yer alacak bu oyuncularla çok daha verimli olabilir. Bakalım.

Transferlerin ardından birkaç soru var bizlere kalan. 2009-10 La Liga Sezonu, efsanevî olacak. Bunu biliyoruz. Elindeki sıcak para ile Manchester United, neler yapacak? Kurulu sistem üzerine yalnızca bir eklemede bulunması muhtemel Barcelona'nın tercihi kim olacak? Serie-A'nın elindeki son yıldızlar (Maicon, Zlatan Ibrahimovic gibi) da La Liga'nın yolunu mu tutacak?

Ve tabii... Barcelona, Real Madrid'in tüm bu hamlelerine karşın simgesel bir başarı daha elde edebilecek mi?

Cevapları öğrenmek adına aslında çok da beklemeyeceğiz. Avrupa veya Dünya Şampiyonası'nın olmadığı bir yaz mevsiminde futbolun ana konusu, transferler olacak. 2009-10 Şampiyonlar Ligi Finali'nin adresi, Santiago Bernabeu. Real Madrid ile Barcelona? Sezon içerisinde --futbol anlamında, diğer etkenlerden bağımsız-- böyle bir senaryo yazılabilir, hazırlıklı olalım.

1 yorum:

Anıl dedi ki...

david villa orta saha adamı değil..küçük bi yanlışlık olmuş :) heralde david silva demek istemiştin..