15 Haziran 2009 Pazartesi

Orlando Magic 86-99 Los Angeles Lakers



2009 NBA Finalleri'nde Los Angeles Lakers, Orlando Magic'i dış sahada 99-86 mağlup ederek seriyi beşinci maçta sonlandırdı. Ve kulüp tarihindeki 15. NBA Şampiyonluğu'na ulaşmayı başardı.

Geçtiğimiz sezon Finaller'de Boston Celtics'e, çok acı şekilde, kaybettikten sonra bir kez daha aynı seviyeye çıkan Los Angeles Lakers, 20 yıllık kulüp geçmişinde ikinci defa Final oynayan Orlando Magic'e karşı tecrübe kozunu defalarca kullandı. Serinin ikinci maçında Courtney Lee, Hidayet Türkoğlu'nun müthiş pasını tamamlayamazken bir zamanlar :00.4 saniye içerisinde NBA Tarihi'ni değiştiren Derek Fisher, 0-5 üç sayı kullandığı bir karşılaşmanın son bölümünde 2-2 atarak ortada olan şampiyonluğu takımı lehine getirdi. Genç süper yıldız Dwight Howard, hayatındaki en önemli serbest atışları kaçırırken rakip Kobe Bryant, kendisine ''Finals MVP'' yolunu açan dev performanslar sergiledi. Ve tabii... Stan Van Gundy ile Phil Jackson.

Hidayet Türkoğlu, NTV Spor'daki NBA Stüdyo programına bağlandı cuma gecesi. Konuşmalarından Orlando halkının içerisinde olduğu durum anlaşılıyordu. Hidayet değildi çaresiz olan. Ama bir şey vardı. ''Biz 3-1 olmalıydık, of!'' diyordu sanki o bilinçaltı. Pes etmişlerdi. Cavaliers karşısında defalarca geri dönen, Boston Celtics'i evindeki yedinci maçta yenen karakter değildi bu. Lakers'ın yapacağı ilk hamlede çekecekti teslim bayrağını Orlando Magic. Şunu söyleyebiliriz en azından, Amway Arena'daki serinin dördüncü maçında oluşan hava yoktu dün akşam maç öncesinde. Dördüncü maçta Derek Fisher'ın kalp kıran basketlerinin ardından evlerinin yolunu tutan Magic taraftarları, ''Aa bir maç daha var.'' diyor olmalılardı muhtemelen bir süre sonra.

NBA Tarihi'ndeki en büyük ''kazanan'' oyuncular Bill Russell ve Michael Jordan olarak kabul edilir. Takım bazında ise, bu başlıkta Los Angeles Lakers'ın üzerine yok. Tüm dramatik mağlubiyetlerde ''diğer'' olan Lakers, oynadığı 30 NBA Finali'nde ancak %50'lik bir şampiyonluk oranı tuttursa da değişen bir durum bulunmuyor. 2009 NBA Finalleri'nde de yaşadık türünün bir örneğini daha.

Orlando Magic, Los Angeles Lakers'ın kazanma kültürüne bir şekilde cevap vermeliydi. Bunun için de birkaç formül vardı. Sürekli bahsettiğimiz, top kayıpları. Topu elinde tuttuğu ölçüde başarılı olabilirdi, Hidayet Türkoğlu ve arkadaşları. Magic'in kontrol edemediği toplar, Lakers'ın geçiş hücumları ile birleştiğinde çok farklı görüntüler çıkıyordu ortaya. Kötü oynasa bile Lakers, maçın içinde kalabiliyordu. Bu birinci aşama. Bir diğer önemli madde, dördüncü maçta felaket oynayan 120 milyon dolarlık adam Rashard Lewis'in geri dönmesi özelinde idi. Hidayet Türkoğlu, Rashard Lewis ve Dwight Howard belli bir seviyenin üzerine çıkmalılardı. En sonunda ise, tabii ki serbest atışlar.

Üç formülün dışında Magic adına özel olan, yayın gerisinden kullanılacak şutlardı. Magic'in var olma nedeni idi, üç sayılar. Serinin ilk dört maçında hiçbir zaman %39-40 seviyesine çıkamamıştı Magic. Lakers'a karşı verebileceği en iyi cevabın üç sayılık atışlar olduğunu düşününce, hiç de iyi bir gelişme değildi bu Stan Van Gundy'nin takımı adına.

Farklılıklar vardı yine. Orlando Magic, bir kez daha kazanmak zorunda olarak çıkıyordu sahaya. Biraz da mecburiyetten dolayı iyi başladı maça. Rafer Alston'ın hızı, Magic'in kullandığı ilk kozdu. Etkin takım oyunu, Magic'e maçın hemen başında 15-6'lık üstünlüğü getirecekti. İronik olan, Lakers'ın Trevor Ariza ve Kobe Bryant ile kaptırdığı topların ardından Magic'in rakip çembere çok kısa süre içerisinde gitmesi ve skor avantajı yakalamasıydı bu bölümde. Lakers'ın hayal kırıklığı Andrew Bynum da saha içinden 0-6 başlayarak rakibe direnme gücü veriyordu adeta. Ama yine vurup geçemedi Magic.

Kobe Bryant. Amway Arena'daki tüm maçlarda olduğu gibi, Magic'in ilk çeyrek planlarını bozuyordu. Yine ve bir kez daha. Kobe'nin birinci periyottaki 11 sayısı, pota altındaki takım arkadaşlarının hücum ribaundlarındaki başarıları ile birleşince yapılan top kayıplarının getirdiği zararlar minimize edildi. Ve Lakers, kötü başladığı maçın ikinci çeyreği öncesi 28-26'lık skorla farkı ikiye kadar indirmeyi bildi.

İkinci periyoda geçildiğinde Magic, Kobe Bryant'ın kenarda olduğu süreyi Dwight Howard'ın arka arkaya basketleriyle değerlendiriyordu. 8:32 kala Kobe, oyuna geri döndü. 7:11 kala Marcin Gortat'nın iki sayılık basketi ile 40-36 geri düşen Lakers'da dümene geçen isim de yine 24 numaralı adam oldu. Önce Derek Fisher, ardından Trevor Ariza. Lakers adına gelen üçer sayılık iki basketin asistini yapan Kobe Bryant, 4:43 kala skoru 44-40 yapan basketi attığında Magic antrenörü Stan Van Gundy, 20 saniyelik molaya gidiyordu. Ama kenarda söyledikleri ile sahada olanlar tamamen farklı olmalıydı. Ariza, bir kez daha yayın gerisinden isabeti bulduğunda son pas, Kobe'den gelmişti.

Tüm bunlar yalnızca 1 dakika ve 21 saniye içerisinde gerçekleşti. Kobe'nin toplam dokuz sayı çıkarılan üç asisti ve iki sayısı ile 11-0'lık bir koşuya başlayan Lakers, rakibin devrenin bitimine 2:32 kala Rafer Alston ile kendisine geldiği sırada 16-0'lık serisini kutlamak ile meşgul olacaktı. Ariza, dördüncü maçın üçüncü çeyreğindeki atağını bu defa ikinci çeyrekte gerçekleştirmişti (11 sayı). Devreyi 56-46 önde kapadı, Lakers. Ve o yukarıda bahsettiğimiz ''ilk hamle'', Lakers'a maç boyunca üstünlüğü getirdi. Maçın devam eden bölümünde yalnızca bir defa yaklaşabildi rakibine, Orlando Magic. Courtney Lee ve Rafer Alston'ın sayıları ile 7-2'lik bir reaksiyon gösteren Magic, skoru 58-53 yapsa da Lakers'ın sıradaki iki hücumundan Derek Fisher ve Lamar Odom oyunu ile çıkan altı sayı, Magic'in tamamen teslim bayrağını çekmesine neden oldu.

Shaquille O'Neal takımdan ayrıldıktan sonra 2004 ve 2008 yıllarında NBA Şampiyonluğu'nu Finaller'de kaybeden Kobe Bryant, kariyerinde ilk defa ''Finals MVP'' olmayı başardı.

Seri boyunca maç başına ortalama 32.4 sayı, 5.6 ribaund ve 7.4 asist ile oynayan Bryant, beş maçlık NBA Final serileri düşünüldüğünde tarihe en skorer dördüncü oyuncu olarak geçti. 2001 NBA Finalleri'nde Lakers'a 4-1 kaybeden Philadelphia 76ers'da 35.6 sayı ortalaması yakalayan Allen Iverson, bu kategorideki en iyi isim. Jerry West (33.8 sayı, 1965 NBA Finalleri) ve Shaquille O'Neal (33.0 sayı, 2001 NBA Finalleri), Iverson'ın peşinden gelen diğer iki efsane.

Kobe Bryant, dün gece de 10-23 saha içi isabeti ile 30 sayı, 6 ribaund, 5 asist, 4 blok ve 2 top çalmalık bir performans üretirken yalnızca bir top kaybı yaptı. Kariyerindeki dördüncü kez NBA Şampiyonluğu'na ulaşan Kobe, kariyeri boyunca hem normal sezon, hem de Finaller MVP'si olan ve en az dört defa NBA Şampiyonluğu yaşayan altıncı isim olmayı da başardı. Kareem Abdul-Jabbar, Magic Johnson, Michael Jordan, Shaquille O'Neal ve Tim Duncan, daha önce bu seviyeye çıkan oyunculardı.

Lakers'da Kobe Bryant dışında seri boyunca çok ama çok önemli işler yapan Trevor Ariza, geceyi 15 sayı ve 5 ribaund ile tamamlarken Magic Genel Menajeri Otis Smith'in kulaklarını çokça çınlattı. Pau Gasol 14 sayı ve 15 ribaund üretti. Lamar Odom kenardan gelerek 5-12 saha içi isabeti, 17 sayı ve 10 ribaund ile oynarken 13 sayı ile oynayan Derek Fisher'ın çift hanelere çıktığı bir playoff maçından daha galibiyetle ayrıldı, Lakers. Maç süresinde Magic'e ribaunlarda kurulan 47-36'lık (hücum ribaundu, 13-6) üstünlük de şampiyonluğu getiren anahtarlardan biri oldu.

Magic'e özel olan rotasyon sorunu devam etti. Bu defa Rafer Alston, daha fazla süre aldı. Ama Jameer Nelson, sahada bulunduğu 13 dakika içerisinde işleri berbat etmenin yolunu bulmayı da başardı. Dördüncü maç sonrasındaki tabloya bir ek yapalım:
  • Hidayet Türkoğlu (33 dk.), Rafer Alston (25 dk.), Jameer Nelson (23 dk.)
  • Hidayet Türkoğlu (47 dk.), Rafer Alston (26 dk.), Jameer Nelson (17 dk.)
  • Hidayet Türkoğlu (42 dk.), Rafer Alston (37 dk.), Jameer Nelson (11 dk.)
  • Hidayet Türkoğlu (41 dk.), Rafer Alston (27 dk.), Jameer Nelson (26 dk.)
  • Hidayet Türkoğlu (42 dk.), Rafer Alston (33 dk.), Jameer Nelson (13 dk.)
Karşılaşmayı 8-27 (%29.6) gibi felaket bir üç sayı isabet oranı ile kapatan Orlando Magic'de serinin en büyük hayal kırklığı olan Rashard Lewis, 18 sayı ve 10 ribaundla takımının rakamsal anlamda en başarılı ismi olarak gözükse de 6-19 ile hücum ederek bir kez daha beklentilerin altında kaldı. Hidayet Türkoğlu, Courtney Lee ve Rafer Alston, Magic'e ait olan 36 sayıyı aralarında eşit olarak paylaşırlarken Dwight Howard, 11 sayı ve 10 ribaund ile oynadı.

Orlando Magic, 1995 NBA Finalleri'nin ardından derin bir darbe daha yedi. Sağlam bir iskelet kadro var, Stan Van Gundy'nin elinde. Otis Smith'in müthiş fikirleri önlerini kesmezse, bir veya iki sezon daha aynı seviyede kalabilirler. Ama... Birincisi, Hidayet Türkoğlu ile anlaşmak zorundalar-- ki bunun için lüks vergisini ödemeyi kabul ediyorlar, Rashard Lewis'e verdikleri kontrata yansınlar. İkincisi, ''Kaybedilen Final'' psikolojisinin altından kalkabilmeliler. Tıpkı, Los Angeles Lakers'ın ve daha önce Detroit Pistons'ın yaptığı gibi. (1988 NBA Finalleri'nde Lakers'a --çok tartışmalı şekilde-- 4-3 kaybeden Pistons, 1989'da rakibini 4-0 ile süpürmüştü.) Başarabilecekler mi, göreceğiz.

Los Angeles Lakers'da Phil Jackson, antrenörlük kariyerindeki 10. NBA Şampiyonluğu'na ulaştı. Boston Celtics'in efsanevî koçu Red Auerbach ile paylaştığı ''En fazla şampiyon olan antrenör'' unvanını tek başına eline geçirdi. Lakers'ın ölü sezonda çözmesi gereken ilk sorun, Lamar Odom ve Trevor Ariza'nın kontratları olacak.

Ama önce Los Angeles'daki ''Şampiyonlar Geçidi!'' Basketbola bir süre ara vermek isteyeceklerdir. E, haksız da sayılmazlar.

Hiç yorum yok: