23 Haziran 2009 Salı

Servet Çetin, Gökhan Zan: Kâr-Maliyet Analizi



Geride bıraktığımız bir haftalık bölüm içerisinde Galatasaray savunmasına özel iki önemli gelişme yaşandı. Servet Çetin'in Fransız takımı Marsilya'ya transferi ve hemen ardından Beşiktaş'tan ayrılan Gökhan Zan'ın Florya'ya gelişi.

Servet Çetin'den başlayalım. Galatasaray SK Tarihi'ndeki en büyük bireysel sürprizlerinden biridir, Servet. İki sezon önce Sivasspor'dan transferi, çok büyük tepki ile karşılanmış ve Fenerbahçe forması giyerken Ukraynalı Andriy Shevchenko ile eşleştiği Milan maçındaki performansı üzerinden yoğun şekilde eleştirilmişti. Evet, ilk bakışta büyük bir sürprizdi Servet Çetin'in Galatasaray'a gelmesi. Üstelik, yeni kariyerinin ilk bölümünde çok ciddi hatalar yaparak soru işaretlerini daha da belirginleştirmeye başlayacaktı. (Slaven Koprivnica ve Manisaspor maçlarındaki sakarlıkları, örnek olabilir buraya.)

Ama... Kısa süre içerisinde toparlandı. Kendisini diğerlerinden ayıran kıymetli özellikleri vardı. Profesyoneldi. Ancak dejenere olan anlamıyla değil. Gerçek bir profesyoneldi. Rol yapmıyordu. ''Doğuştan Galatasaraylıyım!'' diyen birçok insandan daha bağlıydı Galatasaray'a sahada kaldığı 90 dakika boyunca. Herkes düşünmüştür, bir yerde hata yapacağını. Yapmadı, sürekli üzerine koydu. Galatasaray'a gelirken Sivasspor ile sözleşme uzatması ve onlara az da olsa bir kazanç sağlaması, yine sahi bir profesyonelin yanı sıra aslında iyi de bir insan/adam olduğunu kanıtlıyordu. Durmadı. Sürekli ilerledi, büyüdü. Sonunda, Lig Tarihi'ndeki en özel şampiyonluklardan birinin başkahramanlarından oldu.

28 yaşında, Servet Çetin. Hedefleri var hâlâ. Saygı duyulacak bir insan. Hem saha içi, hem saha dışında. Bu yüzden, Marsilya'nın yaptığı transfer teklifini kabul ettiğinde kimse, tepki veremedi kendisine. Hak etmişti çünkü. Gitmek istiyordu. Yalnızca bu açıdan bakıldığında bile, bu transferin gerçekleşmesi gerekiyor. İşin diğer yanı ise, Galatasaray Futbol Şubesi ile ilgili.

En başta söyleyelim. Servet Çetin'i 8-8,5 milyon € seviyesine getirmek, ciddi bir yöneticilik başarısıdır. İşin içerisinde, futbolcunun emeği ve teknik ekiplerin doğru analizleri de var mutlaka; ama daha derine inildiğinde önemli bir artıdır bu Galatasaray SK Yönetimi adına. Birçok nedenden dolayı. Yukarıda da söylediğimiz gibi, 28 yaşında Servet Çetin. Bir stoper. Ve Galatasaray'a geldiğinde Türkiye'nin en başarısız savunmacılarından biri olarak kabul edilen bir stoper. (Öyle olmasa da.) Yaşanılan bir gelişim söz konusu burada. 500.000 € ve 8,5 milyon € arasındaki farkı iyi süzmek gerekir.

İşin maddî tarafından çıkalım. 2000'li yılların başından bu yana Galatasaray'ın bonservis ile yurt dışına gönderdiği oyuncu sayısı, yok denecek kadar az. Hem yerli, hem de yabancı. Bilmiyordu Galatasaray, oyuncusunu pazarlamayı. Bu anlamda da önemli bir hamle. Kaldı ki; Servet Çetin sonrası, iki sezon içerisinde Mehmet Topal ve Arda Turan gibi Avrupa vitrinine çıkacak iki önemli değer daha var Galatasaray'ın elinde. (Kabul edelim, bu sayı daha da artabilir.) Servet Çetin'in göstereceği performans, değerli Marsilya'da. Süreklilik sağlarsa, Galatasaray'a 8,5 milyon €'dan fazla bir katkı yapar. Mehmet Topal ile Arda Turan için Avrupa Kulüpleri, biraz daha temkinli tekliflerde bulunur böylece.



(Servet Çetin'in geçtiğimiz sezon ciddi bir sakatlık geçirdiğini ve sezon büyük bölümünde takıma katkı sağlayamadığını da unutmamak lazım.)

Servet Çetin'in Marsilya transferinin ardından Galatasaray, bir tercih yapmalıydı. Savunmanın iki kanadından birine yabancı takviyesi düşünülüyordu. Lucas Neill haberlerinin sürekli gündemde kalması, bu durum ile ilgili. Hem stoperde görev yapabilen, hem de savunmanın sağında oynayabilen bir oyuncu Neill. Ama Servet'in yurt dışına gidecek olması, bu denklemdeki sabitlerin değişmesini sağladı.

Birtakım seçenekler vardı. Savunma merkezini iki yabancı ile ikame etmek. Neden? İstenilen bir durum değil aslında; fakat yurt içi piyasasına bakıldığında öne çıkan iki isim, Ankaraspor'dan Ediz Bahtiyaroğlu ve Kayserispor'dan Eren Güngör. Yöneticileri dolayısıyla ligdeki en sabıkalı takımların oyuncuları. Ediz Bahtiyaroğlu için Galatasaray'dan muhtemelen 1-2 milyon € ile birlikte iki ya da üç genç isim istenecekti. Eren Güngör özelinde de değişen bir şey olamazdı. Bilakis, daha külfetli bir anlaşmanın altına imza atmak durumda kalırdı, Galatasaray. Sonra... Bir sürpriz daha gerçekleşti.

Kâr-maliyet analizi yapıldı. Ve Beşiktaş ile sözleşmesi sona eren Gökhan Zan, Galatasaray'ın stoper rotasyonunun içerisine girdi. İyi oyuncu mu Gökhan Zan, kişisel konuşacaksak, hayır. Ama transferin doğruları, yanlışlarından daha fazla. Burası kesin. Herkesin üzerinde durduğu bir konu var, bu noktada. Milli Takım'ın iki stoperinden birini 8,5 milyon €'ya satıp diğerini bonservis ücreti ödemeden almak, iyi bir yöneticilik hamlesi. Tabii, buraya eklemeler yapılabilir. Bir sezon önce, yurt içinde duble yapan takımın kaptanı olarak da değerlendirilebilir Gökhan Zan. Ancak Galatasaray adına bu transferi en makul kılan ayrıntı, yabancı transferindeki seçme şansı olacak.

Savunma merkezine iki yabancı birden almak, tüm planları bozabilirdi. Zira, 4-3-3 düşünülerek ikinci veya üçüncü bölgeye bir yabancı alınacak. Dolayısıyla, savunmayı yurt içinden takviye etmek önemli. Üstelik, Eren ve Ediz gibi büyük takım tecrübesi olmayan soru işaretlerinin yerine Milli Takım seviyesinde bir stoper alındı. (Eren ile Ediz için elden çıkarılacak oyuncuları ve bonservis miktarlarını da yazalım deftere.) Emre Aşık, Emre Güngör ve Gökhan Zan. Euro 2008'de Yarı Final oynayan Türkiye Milli Takımı'nın kadrosunda bulunan stoperlerden üçü. (Ki Marsilya transferinin olmaması ihtimaline karşılık hâlâ Servet Çetin.) Artı. Top tekniği yüksek, akıllı bir savunmacı Hakan Balta. Stoper oynamaya alışan Mehmet Topal. Ve Semih Kaya.

Galatasaray, savunma merkezinde Milli Takım seviyesine çıkan altı oyuncuya sahip şu an. Yabancı transferi yapılır mı, bilinmez. Ama ciddi bir iş çıkarılmış durumda. Gökhan Zan, geliştirebilir kendisini Florya'da. Özellikle, top tekniği ve topla çıkma konusuna eğilmeli çokça. Önünde iyi bir rol model var. Servet Çetin'in devam ettiği yolu izlemeli, Gökhan Zan. İzlesin ki, Türk Futbolu yeni bir sürpriz ile daha karşılaşsın.

Tüm bunların ardından... Artık, hücum için alınacak yabancı oyuncuya konsantre olma zamanı. Belki de çok yakındır, O'nun gelmesi.

3 yorum:

extensor dedi ki...

Servet'in fotografında, inanılmaz güçlü bir adam olduğu anlaşılıyor.
Şöyle bir insan böyle koşarak bana doğru gelse ne yapabilirim diye düşündüm bir an.
Sırt, bacak, kol, omuz, kalça...
Belki de dünyanın en güçlü stoperini sattık.
Fotograf harika, aklına sağlık.

Chao Grey dedi ki...

"O" derken?

Adsız dedi ki...

GRUPCULARDAN NEFRET EDEN VE TAKIMI BÖLEN KİM VARSA DEFOLUP GİTMESİNİ İSTEYEN BİR BÜYÜĞÜN OLARAK SENİN YAZDIĞIN HER YAZIYI OKURUM NBA OLSUN FUTBOL OLSUN HER KONUDA ADAM GİBİ YAZIYORSUN KEŞKE SPOR GAZETELERİNDE YAZAN O SOYTARILAR YERİNE SENİ GÖRSEK YA DA O ZİBİDİLER SENDEN FEYZ ALSALAR YAŞIN 20-21 OLMASINA KARŞIN ÇOĞU İNSANDAN DAHA BİLGLİSİN VE KÜLTÜRLÜSÜN KONUYA GELİRSEK GÖKHAN ZANI HİÇ BEĞENMEM ALINMASINA DA ÜZÜLDÜM MALİYETİNİN DÜŞÜK OLMASININ DIŞINDA BU TRANSFERİN İYİ TARAFI YOK KESİNLİKLE NEİL TARZINDA HEM SAĞ BEK HEM STOPER OYNAYABİLEN 1 YABANCI ŞART İLERİYE DE BABEL ALINMALI YOKSA BU SENE DE İŞİMİZ HER ŞEYİ ANTRENÖRDEN BEKLEMEMEK LAZIM OYUNCU KADROSU YETERSİZSE T.DİREKTÖR NAPABİLİR