29 Haziran 2009 Pazartesi

Vince Carter Üzerinden Hidayet Türkoğlu



2009 NBA Draft haftasının popüler takas hamlelerinden biri de New Jersey Nets ile Orlando Magic arasında gerçekleşti. 2010-11 Sezonu'nun planları içerisindeki Rod Thorn, elindeki son büyük kontratlı oyuncu olan Vince Carter ile Ryan Anderson'ı Magic'e gönderirken Rafer Alston, Tony Battie ve Courtney Lee'yi kadrosuna katmayı başardı.

Jason Kidd, Vince Carter ve Richard Jefferson. İki sezon öncesine kadar New Jersey Nets takımının formasını giyen bu üçlü arasından kopan ilk isim Kidd olmuştu. Thorn, müthiş bir iş başararak hem Devin Harris gibi genci kadrosuna katmış hem de müthiş bir tasarruf yaparak çıkmıştı o alışverişten. Öylesine önemli idi. Çünkü Harris, 2010 Yazı'nda oluşturacağı yeni kadronun (LeBron James, Dwyane Wade, Chris Bosh, Amare Stoudemire, Dirk Nowitzki, Steve Nash, Joe Johnson ve Manu Ginobili gibi birçok değerli oyuncunun serbest kalacağını bir kez daha hatırlatalım), sac ayaklarından biri olacak. Bir taşla iki kuş!

Geçtiğimiz sezon başında Richard Jefferson, elden çıkarıldı. Milwakuee Bucks'a gönderilen Jefferson karşılığında Yi Jianlian ve Bobby Simmons Nets'in yeni oyuncuları oldu. Basit bir denklem daha. Simmons'ın sözleşmesi, 2009-10 Sezonu sonunda bitiyor. Jianlian için de Nets, opsiyon hakkına sahip. Oyuncu hakkındaki tasarruf, tamamen New Jersey Nets'e ait. Jason Kidd özelinde Dallas Mavericks ile girilen alışverişteki kadar dünyaları alamasa da istediğini elde etmeyi başarmıştı, Rod Thorn. 2008 NBA Draftı'nda ise 10. sıradan Brook Lopez'i seçerek yine müthiş bir çıkarıyordu.

Jason Kidd, Richard Jefferson ve Vince Carter üçlüsü içerisinden kalan oyuncunun Carter olması, Thorn'un bir başka numarasıydı. Brooklyn'e taşınma planları içerisinde olan Nets için Carter, New Jersey'deki taraftarların maçlara gelme nedenlerinden biriydi çünkü. Takım her ne kadar kötü olursa olsun Carter, tribüne gelen insanlara iyi birer gece yaşatabilirdi. Yi Jianlian ise, bölgedeki Çin nüfusunu salona çekmek adına hiç de fena bir fikir sayılmazdı. Tüm bunların toplamında, kalan Carter oldu. Birçok takas senaryosu yazılmıştı hakkında. Ama en sonunda Nets, Carter ile devam etti. Tabii, bu birlikteliğin çok uzun sürmeyeceği belliydi. Thorn, Carter gibi gideceği takıma kısa vadede büyük katkı sağlayabilecek bir oyuncuyu istediği zaman pazarlayabilirdi.

Orlando Magic ve Vince Carter, bu anlamda birbirleri için yaratılmıştı adeta. Magic, kaybedilen NBA Şampiyonluğu'nun ardından iyi bir yıldıza ihtiyaç duyuyordu. Thorn ise, oyuncunun üç yıl için alacağı yaklaşık 52 milyon dolardan kurtulmak istiyordu acilen. Sonuç olarak, iki tarafın hedefleri doğrultusunda bir anlaşma çıktı ortaya.

NBA'deki en başarılı genel menajerlerden olan Rod Thorn ile bu kategoride pek de iyi sayılmayan Otis Smith görüşmesinde Thorn lehine bir netice oluşması, sürpriz sayılmazdı. New Jersey Nets'in planlarını herkes biliyordu zaten: 2010-11. Carter ve Anderson karşılığında takıma kazandırılan isimlerden Rafer Alston ile Tony Battie, kontratlarının son sezonlarındalar. Önümüzdeki sezon, New Jersey Nets ile olan birliktelikleri nihayete erecek. Diğer yandan; Courtney Lee de, tıpkı Devin Harris örneğinde olduğu gibi, Nets'in bu alışverişteki en büyük kazancı olacaktır.

NBA'deki ilk sezonunda Finaller'e kadar yükselen ve bu seviyede bir çaylaktan hiç beklenmeyecek sakinlikte oynayan Lee, Magic'in gelecek planları adına önemli kozlarından biri olabilirdi. Ama Otis Smith, bazı riskleri göze alarak Vince Carter için Lee'den vazgeçti. Orlando Magic tarafından bakıldığında olaya, Vince Carter'ın gelmesi son derece olumlu. Dwight Howard'ın yanı sıra All-Star seçilen iki oyuncusu daha vardı Magic'in. (Rashard Lewis ve Jameer Nelson.) Ancak Magic, şutuyla yaşayan bir takımdı. Ve bunları yalnızca belli setler üzerinden yapabiliyordu. Her ne kadar, Playofflar'da Hidayet Türkoğlu'nun mucizevî oyunlarını izleme fırsatı bulsak da. Carter, Dwight Howard'ın iyi tutulduğu ya da Magic'in kötü şut kullandığı maçlarda kendi şutunu yaratarak fark oluşturabilecek bir oyuncu. Bu yüzden önemli.

New Jersey Nets, yalnızca bu alışverişten 2010-11 Sezonu için 16.5 milyon dolarlık bir tasarruf yapacak. Genel görüntü ise, muazzam. 2009-10 Sezonu'nda yalnızca 45.6 milyon dolar olan oyuncu maaş toplamı, 2010-11 Sezonu özelinde -şimdilik- 6.6 milyon dolara kadar düşüyor. Hakikaten inanılmaz. Geçtiğimiz aylarda serbest bırakılan Stromile Swift'i de eklersek Bobby Simmons, Tony Battie, Rafer Alston, Trenton Hassell, Jarvis Hayes, Maurice Ager ve Chris Douglas-Roberts'ın sözleşmeleri sezon sonu itibariyle bitiyor. Yi Jianlian, Brook Lopez, Sean Williams ve Courtney Lee'nin geleceği, New Jersey Nets'e bağlı. Dört oyuncu için de takım opsiyonu söz konusu. Fakat yaş ortalaması 22 olan dörtlü, Nets'in sonraki yılları adına önemli isimler. Devin Harris'i de katabiliriz bu sınıfa çabukça.



Tüm bunların ardından konuşulması gereken bir isim daha var: Hidayet Türkoğlu. 1 Temmuz 2009 tarihinde serbest kalıyor, Hedo. Magic adına özellikle Playofflar'da harika performanslar ortaya koyan Hedo'nun hak ettiği değeri bulacağı bir takıma gitmesi muhtemel. Aslına bakılırsa, kendisi için çok iyi bir liman Orlando Magic. Ama daha iyisi de olabilir.

Dwight Howard'ın kaçırdığı serbest atışlarla damga vurduğu NBA Finalleri 4. Maçı'nda 25 sayı ile oynayan ve takımını maçın sonuna dek skorda tutan Hidayet Türkoğlu, ESPN tarafından gecenin en başarısız oyuncusu seçilmişti. Bir örnek bu. All-Star'da yapılan haksızlık ve Vince Carter transferinin hemen ardından pabucunun kısa süre içerisinde dama atılması da. Yapılan yorumlar, Hidayet'in Magic'ten ayrılacağı yönünde. Otis Smith, önümüzdeki dört sezon için Rashard Lewis'e ödeyeceği 86 milyon doların hesabını daha önce yapmış mıydı, bilinmez; ama şu bir gerçek, Vince Carter ile (üç sezon, 50 milyon dolar) sınıra kadar gelindi. Şu an için maaş toplamı 68,065,216 $. Magic'in Hidayet'le yeniden anlaşması durumunda, lüks vergisi kaçınılmaz oluyor. (71 milyon $, sınır.) Hidayet ise, şu an kazandığı ücretten daha fazlasını alabilir (6,8 M $).

Hidayet Türkoğlu için bir takım çok fazla öne çıkıyor: Portland Trail Blazers. Dedik ya, Magic ideal bir takım; ancak Blazers'da daha bile iyi olabilir, Hidayet. Portland, NBA'de maaş dengesi en uygun takımlardan biri şu an. 9 milyon $ kazanan Darius Miles'ı saymazsak (ki uzun bir hikâye bu), en fazla ücret alan oyuncu 6,8 milyon $ ile Joel Przybilla. NBA Tarihi'nde playoff oynayan en genç kadro olmayı başaran Portland, önümüzdeki yıllarda LaMarcus Aldridge, Brandon Roy, Channing Frye, Rudy Fernandez ve Travis Outlaw gibi isimlerle şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olacak uzunca bir süre için. Hidayet, Portland'a aradığı fırsatı verebilir. Tecrübesi, soğukkanlılığı, clutch-time becerisi ve daha birçok farklı özelliği ile. Rose Garden, çok keyifli bir salon. Ve aslında Hidayet adına özel bir arena. (Gerçekleşirse transfer, konuşuruz üzerine.)

Portland Trail Blazers, Sergio Rodriguez'i Sacramento Kings'e gönderdikten sonra, Hidayet Türkoğlu'na 9-10 milyon dolarlık bir bütçe ayırabilecek durumda. Salary cap anlamında rahat takımlardan biri olan Detroit Pistons (Allen Iverson ve Rasheed Wallace ile yolların ayrılmasından sonra yaklaşık 35 milyon dolarlık bir boşluk oluşacak), ana hedeflerini Carlos Boozer ve Lamar Odom gibi oyuncular olarak belirleyebilir. Bu yüzden; Hidayet için en muhtemel senaryo, Portland Trail Blazers.

Sonuç.

Vince Carter, Orlando Magic için iyi bir seçim. New Jersey Nets, istediğini alan takım konumunda yine. Courtney Lee, müthiş ekleme. Rafer Alston ile Tony Battie'nin sözleşmeleri sezon sonunda biteceği için 2009-10'da alınacak maksimum verim sağlanmaya çalışılacaktır. Vince Carter sonrası serbest kalmayı biraz daha ciddi düşünmesi muhtemel olan Hidayet Türkoğlu adına da iyi tercih Portland Trail Blazers olacaktır. 1 Temmuz 2009'u bekleyelim şimdilik.

14 yorum:

Cenky dedi ki...

Ben de blogta çok fazla irdeledim konuyu hem Hidayet hem de MAgic açısından. Vardığım sonuç ve hislerim Orlando Magic Hidayet'le uzatmadığına pişman olacak ve Carter tıpkı Rockets'in MacGrady ile yaşadıklarını yaşatacak Orlando'ya ve 2. Hill vakası ile karşılaşacağız. Eğer Carter 2 sezon boyu sakatlanmazsa mucize olur. Günlük başarı peşinde koşmak geleceği kaybettirir diyor, kaçıyorum.

SozenE. dedi ki...

Cenky Selamlar,

Kaçma, konuşalım. :)

NBA'de günlük seçimlerin yarar getirmediğini biliyoruz. Haklısın. Ama sonuç olarak, Otis Smith'ten bahsediyoruz.

Rashard Lewis'e verilen inanılmaz kontrat ve Courtney Lee gibi müthiş bir potansiyelin elden çıkarılması, Magic'in başını ağrıtacak zaten. Hidayet ile sözleşme yenilememek de. Yine de Hido için yararlı olabilir, bu karar.

Portland'a gitmesi, tek çare şu an. Umarım gerçekleşir. Çok güzel olur çünkü.

Sevgiler,

Eray.

Redman dedi ki...

Portland hakikaten su anda en yuksek olasilikli secenek gibi gozukuyor. Ancak acikcasi TrailBlazers'in neden Hidayet'in pesinden kostugunu anlayamiyorum.

Nicolas Batum, Travis Outlaw ve sakatliktan donecek Martell Webster ile Hedo'nun bolgesinde gayet dolular. Kaldi ki Rudy Fernandez'in kaydedecegi gelismeye gore 3 guard'li dizilisi de bolca kullanacaklardir. Bence herseyden cok ihtiyaclari olan sey tecrubeli bir oyunkurucu. Bu durumda da Jason Kidd'den iyisini bulabilirler mi bilemiyorum.

Bu arada Portland'in gelecek vaad eden isimleri arasinda Channing Frye'dan soz edilip Greg Oden'in ihmal edilmesini mezuniyet rehavetine bagliyorum :) Eger kendisinden beklenen gelismeyi gosterebilirse Brandon Roy'un ardindan takiminin en onemli 2. oyuncusu olabilecek kadar yetenekli genc pivot.

Bozan dedi ki...

Rashard hemen arkasinda Howard ve Jameer aldigi sozlemeler basta Hidayet olmak uzere sozlesmesi bitecek diger oyuncularin bir ayagini organizasyonun disina atmalarina sebep verdi.

Gectigimiz Cuma gunu Hidayet Orlando'nun ilk fire oldu ve veda turlarina basladi bile.Portland ihtimaller dahilinde ancak Utah olacak diye dusunuyorum.


Soz konusu Hidayet olunca tarafsiz olamiyoruz sanirim; ancak kagit uzerinde bakinca Vince Carter guzel bir ekleme oldu Magic icin ve Magic'i bir ust sinifa tasidigini dusunuyorum. Hidayet'in 5 yillik kontrati yerine VC'nin 2 yillik kontrati daha makul gorunuyor. Herhangi bir aksi durumda insallah olmaz Magic'e hareket kabiliyeti getirecek.

Courtney Lee ise umulmayan bir grafik gosterdi ve resmen piyango oldu organizasyon icin. Ve organizasyon'da bu piyango'yu hemen cash out etmek istedi ki roster'da takasa girebilecekleri baska da oyuncu yoktu big three'nin dokunulmazligi nedeniyle. Kayiptir degildir tartisilir ancak vermeden bir seyi almak mumkun degil. Kaldi ki NBA'de mantik win now olduguna gore uzun vade yerine boyle bir seviye de hamle yapmak bence de makul. Organizasyon 2 sene once baska sehir'e gecmeyi dusunuyordu ilgi cok azalmisti sehir'de abuk sabuk yapilanma hamleleri nedeniyle. Howard ile bir sans yakaladiklarini ve bunu degerlendirmek istedikleri asikar. Bu sene de finalin tadini almisken.

Bu arada Vince Carter'in sakatlik sorunu yasayacagini sanmiyorum. NJ'deki son 5 senesine bakarsak tolere edilebilir bir orana sahip.
Hill gibi muzmin bir sakatligi soz konusu degil. Bu arada Grant Hill'de borcunu odemek isteyecektir bu sene roster'da gorursek sasirmayalim, sahsen tercih etmesem de.

SozenE. dedi ki...

Redman,

Greg Oden'dan başlamalıyım. Düşündüm ve eklemedim. Son iki yıldır Portland'ın geleceği ile ilgili ne zaman bir şey yazsam/söylesem, Oden'ın adını zikrediyorum. Ama kendisi, ''One of the biggest NBA Draft Busts!'' başlığının üyelerinden biri olma yolunda ilerliyor. Tabii; microfracture denilen bela, en büyük şanssızlığı oldu kendisinin. Buradan geri dönmesi çok kolay olmayacaktı zaten. Ve hâlâ sürdürüyor mücadelesini. Tüm bunların dışında, evet, Kevin Durant ile birlikte NBA'in geleceğini değiştirebilecek isimlerden biri olarak görülüyordu. Bir veya iki sene daha beklenebilir. Hayalkırıklığından dolayı yazmadım adını aslında biraz. :)

(Greg Oden özelinde bir not daha. 1984 yılındaki o müthiş Sam Bowie seçimi de... Portland'ın kötü talihi, Oden için ''Acaba?'' dedirtiyor bana.)

Portland'ın ilk olarak takviye yapması gereken bölgenin PG olduğunu düşünüyorum ben de. Steve Blake, takımdaki gençlik havasının da etkisi ile, beklenenin çok üzerine çıktı. İyi bir sezon geçirdi. Jerryd Bayless de kenardan gelerek takıma farklı bir hava katmayı başardı. Ama yeterli bir rotasyon değil bu.

Genel fotoğrafa baktığımızda, Portland'ın back court oyuncuları şu şekilde: Steve Blake, Jerry Bayless, Rudy Fernandez ve Brandon Roy. SF rotasyonu ile birlikte, Nicolas Batum ve Travis Outlaw'u da ekleyebiliriz. Ve tabii, inactive olan Martell Webster'i de. Hidayet Türkoğlu'nun muhtemel bir takas hamlesinin ardından Portland'a getirebileceği ilk katkı, tecrübe ve liderlik olacak diye düşünüyorum.

Brandon Roy, egosu yüksek olmayan bir süper yıldız. Hedo ile iyi anlaşabilir bu yüzden. Ve Hedo da Portland'ın eksik kaldığı PG pozisyonunda bile maç başına 20-25 dakika boy gösterebilir. Her geçen yıl gelişen pas yeteneği sayesinde; Roy, Fernandez, Webster, Aldridge ve Outlaw gibi oyuncuları besleyebilir. Direkt olarak bir PG hamlesi gelir mi, bilemiyorum. Yine de dediğim gibi, şu an uygun bir salary-cap sahibi takım. Jason Kidd'in Mavericks'ten ayrılabileceği konuşuluyor son günlerde.

Dallas Morning News'e göre; Boston Celtics, Los Angeles Lakers, New York Knicks ve Cleveland Cavaliers gibi takımların yanı sıra Portland Trail Blazers da talip Kidd'e. Ama Kidd, ayrılırsa Dallas'tan; muhtemelen direkt olarak şampiyonluk için oynayacak bir takıma gitmek isteyecektir. Cavaliers ya da Lakers. Belki de, Rondo'nun takas durumuna göre, Boston Celtics gibi. Bu anlamda, Mike Bibby olabilir mi? Sözleşmesi 15 milyon $ seviyesindeydi geçen sene ama. Bibby ve Kidd dışında, hem tecrübeli hem de belli bir seviyenin üstünde olan PG sayısı oldukça az. Eddie House, Anthony Johnson ve Bobby Jackson, ancak rotasyon oyuncusu olurlar artık. Takas riskine ise girmek istemeyebilir, Portland. Zira genç oyuncularından birkaçı talep edilecektir, ilk etapta.

Rudy Fernandez ile bir küçük söz söyleyeyim. Çok beğendiğim bir isim. Sanırım Manu Ginobili gibi bir kariyeri olacak NBA'de. Oyun stilleri de çok benziyor zaten. Hidayet gelirse Portland'a, maçlar içerisinde Hedo-Rudy-Roy üçlüsünü görebiliriz belli sürelerde beraber oynarken. Güzel olur. Umarım, Portland seçeneği gerçekleşir.

Sevgilerimle,

Eray.

SozenE. dedi ki...

Bozan,

Tercih meselesi tabii. Rashard Lewis özelindeki hamleyi ''over-reacted'' olarak değerlendirmek mümkün. NBA'in en fazla kazanan 9. oyuncusu şu an, Lewis. Jameer Nelson'ın sözleşmesi ise, maaş anlamında olmasa da, süre bazında Magic'i engelliyor. Lewis, Nelson, Howard üçlüsünün seçilmesi ve Carter hamlesi, kendi içerisinde tutarlı. Bir de, Hidayet Türkoğlu'nun yaşı var ek olarak. Anlamlı kılan unsurlar bunlar.

Orlando Magic'in üzerinde yoğunlaşması gereken iki isim vardı. Marcin Gortat ve Hidayet Türkoğlu. Gortat, çok büyük katkı verdi Magic'e sezon boyunca. Ve Qualifying Offer ile takımda kaldı şimdilik. 2009-10 Sezonu'nda 1 milyon € kazanacak. Önümüzdeki sezon ise, tamamen serbest. Hidayet ile anlaşsalardı, lüks vergisi ödemek zorunda kalacaklardı. Tercih etmediler. Ve şu an Hidayet, Magic kadrosunda gözükmüyor. Takımı ile yeniden anlaşması da, dediğin gibi, imkânsız gibi.

Utah Jazz'in ihtimal dışı olduğunu düşünüyorum açıkçası. Utah, şu an kesin bir şekilde elindeki oyunculara konsantre. 2009-10 Sezonu maaş toplamları, 72 milyon $. Yani, lüks vergisi ödemek durumunda takım. Ama Carlos Boozer, Mehmet Okur ve Paul Millsap'in gelecekleri önemli. Boozer'ın vukuatlarını biliyoruz. Detroit Pistons olasılığı, aylardır konuşuluyor. Ayrılırsa, 13 milyon $'lık bir boşluk oluşacak maaş listesinde. Ki Pistons'dan daha fazlasını alabilir. Millsap, geçtiğimiz sezon --yanılmıyorsam-- QO ile kalmıştı takımda. Bu sezon, o da gidebilir. Temmuz ayında hareketli olacak, Jazz. Millsap için birkaç gündür Oklahoma City Thunder seçeneği üzerinde duruluyor. Thunder'ın gençlik hamlesi adına olumlu bir ekleme olur, Millsap.

Ve Mehmet Okur. 9 milyon $ kazanacak bu sezon, Jazz ile devam ederse. Oyuncu opsiyon hakkına sahip. ''Opt-out'' olup piyasayı kolaçan edebilir. 9-10 milyon $ seviyesinde bir sözleşme arayacaktır. Jazz, duruma göre teklifi eşleyebilir. Okur'un takımında kalacağını düşünüyorum bu yüzden. Boozer ile Millsap ayrılırsa da, Hidayet'ten önce değerlendirmek isteyecekleri başka seçenekler olacaktır.

Courtney Lee, Magic'in zararından ziyade Nets'in avantajı oldu bence. Genel menajerler, bu tip hamleleri haklı çıkarmak adına, ''İyi oyuncular almak istiyorsanız, diğer iyi oyuncularınızdan vazgeçmek zorundasınız.'' gibi bir açıklamada bulunurlar hep. Haksız sayılmazlar aslında. Lee'yi de bu kategoriye koyabiliriz tabii.

Önümüzdeki sezon Vince Carter'ın katılımı sonrasında, ilgi çekici bir takım olacak Magic. Şu Temmuz'u bir atlatalım da, değerlendirebiliriz yine beraber.

Selamlar,

Eray.

Bozan dedi ki...

Eray,

Kucuk bir duzeltme yanlis hatirlamiyorsam Magic Gortat icin qualifying offer'da bulunmadi. Gerci bir anlami yok zira gelecek teklifi Magic match etme gibi bir durumu yok.

Unutmadan Vince Carter takasinda Orlando'nun aldigi bir oyuncu daha var kimse dikkat etmiyor. Ancak Ryan Anderson en az courtney kadar basarili bir sezon gecirdi ve en az Courtney kadar umut vaadediyor.
Yeni sezonda Orlando'ya taktik kolayliklar saglayacak kanisindayim.

Ilginc bir sey 2008 draft'inda Anderson 21. siradan Nets tarafindan, Courtney ise 22. Orlando tarafindan secildi :)

Redman dedi ki...

Eray,

Kidd konusunda Portland'in belki de tek avantaji MLE'den daha yuksek bir ucret teklif etme sansi. Tabi senede $15M+ bir kontrattan cikmis olan Kidd'i para ne kadar baglar bilemem.

Oden'i ise cizmek icin biraz erken bence. Kendisini Milicic, Olowokandi, ya da Kwame Brown mertebesine gommeden once sakatlik yasamadan, bir tam sezon oynamasini beklemek lazim bence.

-----

Bozan,

Ryan Anderson ile ilgili notun cok dogru. Arada kaynadi resmen.

-----

Bu arada NBA TV'ye gore Boozer opt-in etmis. Yani onumuzdeki sezonu da Utah'da gecirecek. Onunki gercekten zor bir tercihti. Ya 40 mac kacirdigi bir sezon sonrasinda FA olacak, ya da 2010 sinifina dahil olup arada kaybolme riskiyle karsi karsiya kalacakti. Onumuzdeki sezon sonunda Utah'in kendisine iyi bir kontrat teklif edeceginden emin olmali ki bu yaz FA olmayi secmedi.

Detroit de Michael Curry'i kovmus. Hamilton'a yatiklarindan sonra hak etmisti bence :) Boozer'in da FA olmadigi bir sezonda kimi alacaklar cok merak ediyorum. Hic kimseyi almadan 2010'u bekleyebilir, ya da trade exception karsiliginda salary cap'inde bosluk acmak isteyen takimlardan biriyle takasa girebilirler (aklima Elton Brand geldi ilk ama tamamen fabrikasyondur, ciddiye almayin). Draftta da Tayshaun Prince klonu Austin Daye'i sectikten sonra Hidayet'le ilgileneceklerini dusunmuyorum. Hidayet'in secenekleri gittikce azaliyor. Elinde kalan tek opsiyonu bir sign-and-trade olabilir. Bakalim, belki de kalir Orlando'da...

Alp

Redman dedi ki...

Memo da Utah da kalmis bu arada: http://realgm.com/src_wiretap_archives/60219/20090630/okur_wont_exercise_eto_with_utah/

Cenky dedi ki...

@ Bozan

Söz konusu Hidayet olunca tarafsız olamamamız normal ama, benim için ilk etapta söz konusu olan Orlando Magic'in geleceği. Nelson-Carter-Lewis-Anderson-Howard beşi Nelson-Lee-Hidayet-Lewis-Howard beşinden daha fazla verim verebilir mi orası beni düşündürüyor. Üstüne üstlük şu an için yedek bankında oturtacağın 3 adam var sildiğin Johnson, Redick ve Pietrus. Geçen seneki kadro derinliği zayıf derken Magic için bu sene daha vahimi ile karşı karşıyayız.

İşte o yüzden duygusallık öfke boyutlarına varıyor Otis Smith'e karşı.

SozenE. dedi ki...

Bozan,

Haklısın. Ryan Anderson ile ilgili konuşurken, ''Şuraya sıkıştırayım.'' dedim kendi kendime birkaç defa; ama olmadı.

2008 NBA Draftı'nda uzun oyunculardan ziyade kısalara yönelince takımlar, Brook Lopez, 10. sıraya kadar düşmüştü. New Jersey Nets, 21. sırada da Ryan Anderson'ı alarak bir bakıma piyango ile çıkmıştı draft gecesinden.

Rod Thorn'un önemli hamlelerinden biriydi bu. Ya Lopez gibi yararlı olurdu ya da potansiyelinden dolayı iyi bir takasta malzeme. Geçtiğimiz sezon Marcin Gortat'nın rotasyona girmeyi başardığı Magic ile bir kademe yükselebilir. Rol oyuncusu olabilir. (Tabii, Nets'te daha iyi olmalıydı.)

Marcin Gortat geçişini de yapalım buradan. Şu an için 1 milyon $'lık bir qualifying offer görünüyor, ama anlaşma yok sanırım. Zira Gortat özelindeki haberlerden birinde Magic'in kendisini tutma konusunda kararsız olduğu söyleniyordu. Pahalı olabileceği düşünülüyormuş. Aslında, 2008-09 Magic takımında hakkı en fazla yenilen oyuncudur Marcin Gortat.

Hakikaten inanılmaz. Planlarda hiç yok iken, çok ekstra katkılar yaptı sezon boyunca. Hani, paraya ihtiyacınız olur. Uzun zamandır giymediğiniz bir pantalonun cebine elinizi atarsınız ve fena olmayan bir miktar çıkar oradan. Bunun gibi. Marcin Gortat tutulmalı, ancak zor görünüyor.

En azından kendisi adına iyi bir sezon geçirdiği için biraz daha üst seviye teklif alabilir bir yerlerden.

Eray.

Redman dedi ki...

Eray selamlar,

Marcin Gortat Mavericks ile MLE karsiliginda anlasmis bugun okudugum habere gore. Brandon Bass ile sign-and-trade edilmesi de gundemdeymis. Ancak iki turlu de onumuzdeki sezon Dallas'ta oynayacak anladigim kadariyla..

Alp

SozenE. dedi ki...

Selamlar,

Marcin Gortat ile ilgili haberlere baktım ben de az önce.

Haberler doğru sanırım. Dallas Mavericks için oynayacak önümüzdeki sezon, Gortat. Ama hâlâ eşitleme fırsatları bulunuyor mu, bilmiyorum. Bu arada Mavericks öncesi Houston Rockets da ilgilenmiş Gortat ile geride bıraktığımız gün içerisinde.

Brandon Bass ile Orlando Magic ilgileniyor, Orlando Sentinel'in haberine göre.

Bass' agent, Tony Dutt, said Wednesday he did speak with the Magic. {"Yes, I did speak to (Magic General Manager) Otis Smith and they did show interest in Brandon," Dutt said.} Enteresan bir tercih olur. Ron Artest ve Trevor Ariza seçimlerindeki gibi aslında.

Jason Kidd'in New York Knicks ile adı anılıyor. Ama iki sezondur maaş temizlemenin derdine düşen Walsh, Kidd'e 20+ milyon dolarlık bir teklif yapamayacaktır. Muhtemelen önümüzdeki sezon planları ile kandırılmaya çalışılacak. Karl Malone ve Gary Payton'ın Lakers'a gelmeleri gibi belki de. Bunun dışında Cuban, peşini kolay kolay bırakmayacaktır Kidd'in.

Yeni ve sürekli değişen gelişmeler var. Birkaç başlık oluştu aslına bakılırsa. Zaman yaratabilirsek, daha detaylı konuşabiliriz.

Sevgiler,

Eray.

Bozan dedi ki...

Merhabalar,

Magic Maverick'in yaptigi teklifi esitleyebilir ve Maverick'in teklifi su an Otis'in elinde. Ancak MLS'nin Gortat icin fazla bir ucret oldugu kanisinda Orlando.

Orlando Bass icin nabiz yokladi ayni sekilde Wallace icin de hatta bu hafta basinda Wallace Orlando'ya gelecek. Wallace icin Boston'in da yaptigi bir teklifi var. Ote yandan Orlando Nate Robinson ile de baglanti kurmus durumda.

Bu arada Hidayet'in Portland'in teklifini kabul etmedigini duymustur sanirim herkes. Basin'da Toronto ile anlasacak havasi hakim fakat Miami cok ciddi sekilde ilgileniyor Hidayet'le ama bu nasil deal'a donusur bilmiyorum cunku Miami Hidayet'e teklif goturmesi icin pek cok hamle yapmasi gerekiyor ve Hidayet'in bu kadar beklemek isteyecegini tahmin etmiyorum.

Bayagi hareketli bir yaz sezonu NBA icin. Takimlarda pek cok hamle gorecegiz kanisindayim.

Sevgiler,

Burak Ozan