5 Temmuz 2009 Pazar

Detroit Pistons: Charlie V. & Ben Gordon



2009-10 Sezonu öncesi serbest oyuncu piyasasının en hareketli takımlarından biri olması beklenen Detroit Pistons, karşılaştığı beklenmedik durumların üstesinden Ben Gordon ve Charlie Villenueva ile gelme planını uygulamaya koydu.

Pistons Genel Menajeri Joe Dumars, geçtiğimiz sezonun ortasında Denver Nuggets ile Allen Iverson ve Chauncey Billups merkezli bir takasa girerek Iverson'ı takımına kazandırmıştı. Günün şartlarında hiç de fena bir anlaşma değildi aslına bakılırsa. Iverson'ın sözleşmesi yalnızca bir sezonluktu. Ve arkadan Rodney Stuckey gibi oldukça yetenekli, genç bir point-guard geliyordu. Hedef, Iverson ile birlikte hava yakalamak ve bir sezon sonrası için Stuckey'yi rotasyona sokmak olmalıydı Pistons adına. Son altı sezonda Doğu Konferansı Finalleri'ne çıkan bir takım, ne kadar kötü olabilirdi ki?

Allen Iverson ve Detroit Pistons ilişkisi yürümedi. 33 yaşında şampiyonluk yüzüğü peşinde koşan Iverson, sezon sona ermeden sakatlar listesine dahil edildi. Pistons ise, playoff resminin içerisine ancak sekizinci sıradan girebildi. Diğer yanda Chauncey Billups, Colorado eyaletine güneşi getirmek ile meşguldü. Nuggets, 24 yıllık aranın ardından Konferans Finalleri'ne doğru yol alırken Mr. Big Shot, kendi özelindeki seriyi yedi sezona taşıyordu. Iverson hikâyesinin sonu iyi yazılamamıştı; ama Pistons, oyuncunun kontratını uzatmayacağı için maaş listesinde 20 milyon doların üzerinde bir seçme şansına sahip olacaktı. Iverson'la birlikte sözleşmesi sona eren bir diğer yıldız Rasheed Wallace sonrası Pistons'ın hareket alanı 35 milyon dolara kadar çıkıyordu.

Allen Iverson ve Rasheed Wallace ile yolların ayrılması, kesin bir gerçekti. Sezonun son bölümünden itibaren çeşitli senaryolar yazılıyordu bu yüzden. 35 milyon dolar, bir şekilde kullanılacaktı Pistons tarafından. Ve net olan bir şey vardı ki, Utah Jazz ile olan kontratının son senesinde opsiyon hakkı bulunan Carlos Boozer'ın The Palace'da sahne alması hiç de uzak bir ihtimal sayılmazdı. Hatta belki Los Angeles Lakers'ın altıncı adamı Lamar Odom. Hidayet Türkoğlu, David Lee, Trevor Ariza... Pistons, diğer takımlara göre oldukça avantajlıydı. Ancak önce Carlos Boozer, Utah Jazz ile devam eden sözleşmesindeki opsiyonunu kullanmadı ve takımında kaldı. Ardından antrenör Michael Curry ile yollar ayrıldı, nihayetinde de bir kaos ortamı oluştu.

Detroit Pistons için 2009-10 Sezonu öncesindeki süreç, çok daha iyi geçmeliydi oysa ki. 2010-11 Sezonu'nu bekleyen birçok takımın olduğu bu ortamda Pistons, üst düzey eklemeler yapabilirdi kadrosuna. Carlos Boozer olmadı, ama Ben Gordon ile sessizliğini bozdu, Detroit Pistons.

Ben Gordon, geçtiğimiz yaz mevsiminde Chicago Bulls ile uzun süre görüşmelerde bulunsa da ancak Qualifying Offer'la uzatmıştı sözleşmesini. Chicago Bulls'un kendisine teklifi devam eden 6 yıl için 59 milyon dolardı. Kabul etmedi, Gordon. Ve 2008-09 Sezonu için kazanabileceğinin çok altında bir fiyata (6,4 milyon $) imza attı. QO, riskliydi her zaman. NBA'deki beşinci sezonunda QO ile sözleşmelerini uzatan oyunculardan önemli bölümü, konsantrasyonlarını koruyamamıştı geçmişteki örneklerde. (QO süresi, bir sezon. Bu süre içerisinde oyuncu isteği dışında takas edilemiyor. Ve bir sonraki sezon için sınırsız serbest hâle geliyor.)

Ben Gordon'ın QO şartlarında imzaladığı kontrat sonrası, göstereceği performans büyük merak konusuydu. Son üç sezonda Bulls'un en skorer ismi olan Gordon, sürdürebilecek miydi aynı seviyede kalma başarısını? Umursamaz mı olacaktı, yoksa 2009-10 ve devam eden sezonlarda iyi bir kontrat almak adına daha da mı iyi olacaktı? Soru işaretleri bunlardı. Ama Gordon, sezon boyunca şüpheye yer vermeyecek harika bir sekans yaşadı. NBA'de beşinci yılını QO ile geçiren tüm oyuncular arasındaki en unutulmaz performanstı belki de. Normal sezonu maç başına 20.7 sayı ortalaması ile tamamladıktan sonra, yedi maça (sekiz de diyebiliriz) uzayan Boston Celtics serisinde 24.3'e kadar yükseldi, Ben Gordon.

Chicago Bulls, geçtiğimiz sezon Ben Gordon'ın yanı sıra Luol Deng ile de görüştü. Ve Deng, 6 yıl için 71 milyon $ karşılığında uzattı takımı ile olan sözleşmesini. Sezon içerisinde kenar oyuncusu olan Kirk Hinrich'in sezon başına kazanacağı 9 milyon $ da Bulls'un elini bağladı. Gordon, Pistons'a giderken Bulls'un kendisine herhangi bir teklifte bulunmadığını açıkladı. Neden burada yatıyordu zira. Bulls, 2009-10 Sezonu'nda oyuncularına toplam 63,881,972 $ ödeyecek. Gordon ile anlaşılması durumunda, yaklaşık 10-11 milyon $'lık bir ekleme sonrasında, 71 milyon $ sınırı aşılacak ve Chicago Bulls, lüks vergisi ödenmek durumunda kalacaktı. Riske girilmedi.

2009-10 Sezonu'nun ardından sözleşmeleri sona erecek Brad Miller (12,250,000 $), Jerome James (6,600,000 $) ve Tim Thomas (6,466,600 $) sonrası 25 milyon $'ın üzerinde hareketi alanına sahip olması beklenen Chicago Bulls, elindeki verimli kadronun en sağlam direklerinden Ben Gordon için lüks vergisi ödeyebilirdi aslına bakılırsa. Tercih edilmedi ama. 2008-09 öncesi Ben Gordon ile yaşanan Qualifying Offer (dört yıllık çaylak kontratının ardından gelen sezon) krizi, devam eden üç sezonda sırasıyla Tyrus Thomas, Joakim Noah ve Derrick Rose özelinde sürebilir. John Paxson, muhtemelen bu durumun muhasebesini yapıyor olmalı. Ve belki de yalnızca bu neden bile, Gordon için şartların zorlanmamasını mantıklı kılabilir.

Detroit Pistons, 5 yıl için 55 milyon dolar karşılığında anlaşmaya vardığı Ben Gordon'ın yanı sıra Milwakuee Bucks'tan Charlie Villenueva ile de 35 milyon dolarlık bir kontrat yaptı. Charlie V.'nin sözleşme süresi de tıpkı Gordon gibi, 5 sene.

Milwakuee Bucks, NBA'de maddî sıkıntı içerisindeki nadir takımlardan. Sezon içerisinde iki süper yıldız Michael Redd ve Andrew Bogut'un uzun süreli sakatlıklarına rağmen Charlie Villenueva ile Ramon Sessions'ın üstün performansları sayesinde belli bir seviyede kalmayı başaran Bucks, Richard Jefferson'ı San Antonio Spurs'e gönderdikten sonra Charlie Villenueva'nın sözleşmesini de yenileyemedi. 2005 NBA Draftı'nın ardından bir sezon Toronto Raptors forması giyen yıldız oyuncuya 2009-10 Sezonu için 4,6 milyon $ değerinde bir QO verilmesi bekleniyordu, ama olmadı.

Charlie Villenueva, Milwakuee Bucks'da sahip olabileceğinin çok daha fazlasına Detroit Pistons'a gitti. Milwakuee Bucks'ın Qualifying Offer tercihleri ise, Ramon Sessions ve Ersan İlyasova'dan yana oldu.

Charlie Villenueva ve Ben Gordon'ın Detroit Pistons'a katılımının ardından yeni bir dönem başlıyor Pistons organizasyonu adına. 23 yaşındaki Rodney Stuckey, birinci adam olacaktır point-guard pozisyonunda. Ben Gordon, 26 yaşında. Charlie Villenueva 24. Geçtiğimiz sezon içerisinde takımdan ayrılan Chaunsey Billups sonrasında Allen Iverson ile Rasheed Wallace da yeni maceralara yelken açıyorlar. Tayshaun Prince ve Richard Hamilton, devam edecekler. Prince, muhtemelen kalacaktır ana rotasyonda. Richard Hamilton ise, ''rol oyuncusu'' olabilir. NBA'de geçtiğimiz yıllarda sıkça rastlamışızdır böyle örneklere. Beş numara için de Tyson Chandler ismi yoğunluk kazanmış durumda.

Pistons adına daha iyisi olabilirdi. Ama Chaunsey Billups ile Rasheed Wallace'ın Pistons kariyerlerinden hemen öncesine bakıldığında, Ben Gordon ve Charlie V. eklemeleri daha farklı anlamlar kazanabilir. İzleyip görmek lazım.

5 yorum:

Redman dedi ki...

Iyi hos da, benim anlayamadigim sey, takimin en skorer oyuncusuyla (Hamilton) ayni pozisyona neden yine skorer baska bir oyuncu (Gordon) alindigi. Bence buyuk ihtimalle Gordon bench'ten gelecektir. Zaman zaman da Hamilton'i 3 numaraya, Prince'i de 4 numaraya kaydirarak, small-ball oynayacaklardir. Ancak Iverson'da yasadiklari problemi Gordon'da da yasama ihtimalleri oldugunu dusunuyorum - tabii Hamilton'i takas etmezlerse.

Villanueva ise cok kelepir bir transfer haline gelebilir onumuzdeki 1-2 sezonda. Sadece onun savunma acigini kapatacak iyi bir 5 numara bulmalari lazim bence.

Chicago'da ise onumuzdeki 2-3 sezon icerisinde, takimda Rose disinda kalan herkesin degisecegini tahmin ediyorum. Ancak, bundan bagimsiz olarak Hinrich ve Salmons varken Gordon'u takimda tutmak zorunda degillerdi. Hatta gectigimiz sezon Sefolosha'yi gondermemis olsalardi cok daha rahat olurlardi su anda.

SozenE. dedi ki...

Detroit Pistons'ın hamlesini ben de anlamadım ilk etapta.

Şimdi de pek kavrayamadım açıkçası. Biraz, ''35 milyon dolaromız var. Birilerini alayım.'' gibi geldi bana.

Richard Hamilton için kastım, Indiana Pacers'ın Reggie Miller modeli idi. Kariyerinin son bölümündeki, Miller yani. Ya da Shaquille O'Neal'in Cavaliers'da yapacağı gibi.

4 sezonluk sözleşmesi olmalı, 50 milyon $'ın üzerinde.

Takas etmek isteseler de, değerini düşürdüler Curry yüzünden. (Yine de alıcısı çıkar tabii.)

Ben, Gordon'ın ana rotasyonda olacağını düşünüyorum. Eğer yedek kalırsa, Allen Iverson sorunu yeni bir vücutta çıkar ortaya. Curry'nin yerine Avery Johnson haberleri de sıklaşmaya başladı.

Chicago Bulls'un maaş konusunda bir düzenleme yapması gerekiyor. Donnie Walsh gibi bir adam bulmalılar belki de. Önümüzdeki sezon için Dwyane Wade, Chris Bosh ve Joe Johnson özelinde şartları zorlayacaklar sanırım. Belki bir seviye altı... Çok iyi bir pazar olacak zaten, mutlaka bulurlar birilerini.

Ben Gordon ile yeniden anlaşmamanın nedenlerinden biri de 2010-11 Sezonu öncesindeki planlar, 25 milyon doların üzerinde bir boşluk olacak.

lifelessness dedi ki...

Ve Rasheed Wallace Celtics ile anlaşır..

A. Eren Logoglu dedi ki...

Yazının son cümlesi, Pistons'ın ne yapmak istediğini anlatıyor. Bir nevi kumar oynadılar yine. Billups ve Wallace gibi Gordon ve Villaneuva'yı da zaman içerisinde ana rotasyonun parçası haline gelmiş ve seviye atlamış olarak oynatmak istiyorlar. Zaman zaman 4 kısa oynanacağı da kesin gibi.

İzleyip göreceğiz, bir şey söylemek şimdilik gerçekten zor.

Eren.

Redman dedi ki...

Bomba dedikodu Rip Hamilton - Carlos Boozer takasi. Iki takim icin de cok mantikli olur aslinda. Utah genc Millsap'i tutmus ve Deron Williams'in yanina Hamilton'i koyup NBA'in en iyi backcourt'larindan birine sahip olmus olur. Detroit de bahsettigimiz sorunu savusturup pota altina Boozer gibi ciddi bir uzunu ekleyerek yeniden yapilanmasina devam eder. Fazla mantikli :)