30 Temmuz 2009 Perşembe

Elano Blumer Galatasaray'da



Galatasaray'da Frank Rijkaard ve Johan Neeskens ile başlayan Futbol Devrimi, Abdul Kader Keita transferinin ardından Manchester City'nin Brezilyalı orta saha oyuncusu Elano Blumer'in alınması ile tavan yaptı.

Santos, Shakhtar Donetsk ve Manchester City kariyerlerinin yanı sıra Brezilya Milli Takımı'nın orta sahasında da sürekli forma şansı bulan Elano'nun ülkemize gelmesi, yepyeni bir serüven. Kâğıt üzerinde, tüm zamanların en iddialı transferlerinden biri. Haldun Üstünel önderliğindeki Futbol Şubesi'nin büyük başarısı. Dedik ya, devrim işte. Üstelik, Frank Rijkaard'ın uygulamak istediği sistem özelinde, tam bir nokta transfer.

Rijkaard, Galatasaray'a geldiğinde -mevkii anlamında- üç önemli değişikliğin yapılacağı üzerinde durmaya çalışmıştık.

Birincisi, tabii ki Arda Turan. Daha geriye çekilecekti, Arda. Sahip olduğu yeteneklerin farkına varacak ve repertuvarını zenginleştirecekti. (Etkilerini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz zaten.) İkincisi, hücum üçlüsünün kanatlarında oynayabilecek -tercihen sağ- aynı zamanda merkez santrfor ile birbirlerini oyun içerisinde yedekleyebilecek bir oyuncu. Böylesi bir adama ihtiyacı vardı, Galatasaray'ın. Olympique Lyonnais'dan Kader Keita alındı. Kısa süre sonra Keita da, ne kadar doğru bir hamle olduğunu kanıtlayacaktır. Üçüncüsü, Mehmet Topal'ın önünde Arda Turan ile birlikte oynayacak bir orta saha elemanı. Sanırım, tahmin ediyorsunuz: Elano.

Yeni sezonda Arda Turan'ın rolünü az çok biliyoruz artık. Orta saha ve forvet arasındaki ilişkinin arabulucusu olacak, Galatasaray'ın 10 numaralı futbolcusu. Oyunun belli bölümlerinde, hücum üçlüsünün kanatlarında bulunan oyuncularla santrfora yardım edecek. Ve yine rotasyon içerisinde bu oyuncuları yedekleyebilecek. Bu anlamda, daha önce paylaştığımız gibi, Harry Kewell'ın bir numaralı alternatifidir Arda Turan. Sezon boyunca, Avustralyalı yıldızın, Ayhan Akman veya Tobias Linderoth ile değişeceği birçok karşılaşma olacaktır. Yaşanacak değişimi tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu noktada, Elano'nun sahip olacağı konum üzerine yoğunlaşmak doğru olan. Devam edelim, öyleyse.

Galatasaray'ın orta sahasında Mehmet Topal, Elano Blumer ve Arda Turan gibi bir üçlü izlemek, olası gözüküyor.

Bu durumun, Galatasaray'a getireceği çok sayıda avantaj var. Bir şey kesin. Topa hükmedecek, Galatasaray. Sezonun büyük bölümünde topu ayağında tutacak. Elano ve Arda ikilisi, bu görevin üstesinden rahatlıkla kalkabilir. Birbirlerinin yüklerini azalatacaklardır oyun içerisinde. Arda'nın Kewell ile kademeli olarak alacağı görev boyunca, ileri üçlüde yer aldığı anlarda, dümene geçen isim olacaktır Elano. (Maccabi Netanya karşılaşması ile eşleşen ortak noktalar bulunuyor. Bir kısmını oraya bırakalım.)

Topa sahip olmak... Burası önemli. Elano transferinin altında yatan nedenlerden biri, belki de. Frank Rijkaard'ın Barcelona döneminin son üç sezonundaki bazı verileri paylaşmıştık daha önce. Futbol topuyla aşk yaşayan bir takım vardı sahada. Efsanevî La Liga 2005-06 Sezonu'nda rakiplerine top göstermiyordu, Barcelona. Neredeyse, kelime anlamının tam karşılığı olarak. 38 maçın tamamında %50'nin üzerine çıkılmıştı, topla oynama oranında. Öyle ki; 48 puan çıkarılan 19 iç saha maçında tam 13 kez bu seviye, %60+'a kadar yükselmişti. 27 Kasım 2005 günü, Racing Santander'i 4-1 mağlup eden Barcelona, %71'i görüyordu. Rakip kaleye ise 25 şut gönderilmişti.

Frank Rijkaard, La Liga Şampiyonluğu'nun ikili averajla Real Madrid'e kaptırıldığı 2006-07 Sezonu'nda da takımı ile futbol topu arasındaki aşkı mümkün kılıyordu. Barcelona, 15 Ekim 2006'da 3-1 kazanılan Sevilla maçında rakibine %75 gibi akılalmaz bir üstünlük kuracaktı. Mayıs 2007'deki Getafe karşılaşmasını saymazsak (%53), iç sahadaki tüm maçlarda %59'dan başlıyordu, Barcelona'nın topa sahip olma oranı. Rijkaard'ın Galatasaray'da benzer bir oluşum hazırlama isteği, son derece net. (Bu anlamda, Barcelona ve Galatasaray karşılaştırmasından bahsetmiyoruz. Frank Rijkaard özelinde okumak daha doğru, söz konusu tüm rakamları.)

Elano'nun transferi, topa sahip olma hususu açısından, çok kıymetli. TSL'deki hemen her maçta, rakibini domine edecek bir Galatasaray olabilir önümüzdeki sezon.

Galatasaray ve Elano arasındaki birlikteliğe en doğru yaklaşımlardan biri, Atahan'ın bahsettiği Kaka karşılaştırması. Avrupa'da Kaka profiline en yakın isim, Elano. Orta alanın her bölgesinde oynayabilme yeteneği, takıma müthiş bir katkı yapacaktır. Türkiye'deki tüm tabuları yıkacak cinsten bir transfer bu. Sorunlu değil. Tam bir profesyonel. Premier League'de hâyâlkırıklığı yaratan Güney Amerikalılardan biri değil. Lider karakteri var. Buna rağmen, öne çıkma ya da popüler olma hevesi yok. Santos'da Diego ve Robinho'nun arkasını toplarken, Milli Takım'ın görünmez kahramanlarından biri oldu hep. 28 yaşında. Ve bonservisi yalnızca 7 milyon €. Çok başka bir transfer, hakikaten.

Yılın transferi. Son yılların en iyi hamlesi. Ali Sami Yen Stadı'nda duran topların başına geçeceği günler yakın. Biraz uzakta ise, ''Frank Rijkaard'ın Galatasaray'a gelişi...'' ile başlayacak cümleler var. Şimdiden hazırlıklı olalım.

2 yorum:

Başkanson dedi ki...

ağlamak istiyorum. sapıkça bir mutluluk var. işyerinde çıldırmanın eşiğindeyim.
olacak gibi değil. bence haldun üstünel resmi tüm gs blog larında başa konulmalı.
..............
böyle durumlarda msn ortamlarında "dşfjjdlşskfjlşasdkjdlkcjşrlkfjsdşlf" şeklinde anlamsız şeyler kullanırız, kelimeler kifayeszi kalıyor kıvamında.
şu anda da durum budur : "kdlfdlskfjlşdksfjldksfjldkj"

kendine iyi bak dedi ki...

geceleyin ogrendimgde napacagımı sasırdım, uykulu gozler faltası gibi acılmıstı yatakta da etrafa bos bos guluyordum.. bende oyun stili olarak kaka, tip olarak ibrahimovic andırmakta (bende bi sorunda olabilir :)) duran top, frikik, araya pas, sut hepsi var. tesekkurler haldun abi.