28 Ağustos 2009 Cuma

2009-10 UEFA Avrupa Ligi Sezonu - F Grubu



İsviçre'nin Nyon kentinde gerçekleşen kura çekiminde Galatasaray, 2009-10 UEFA Avrupa Ligi F Grubu'na düştü.

48 takımın dört ayrı kategoriye ayrıldığı organizasyonda Galatasaray, birinci torbadan Yunanistan temsilcisi Panathinaikos'un rakibi oldu. Galatasaray'ın ismi anons edildiğinde, pek de fazla seçenek yoktu açıkçası. Yalnızca B Grubu'ndaki Valencia (Lille) ve I Grubu'ndaki Benfica'nın (Everton) yanına gelen takımlar belli olmuştu. Dolayısıyla, geçtiğimiz sezon kendi evinde Galatasaray'a mağlup olan Benfica ile buluşma ihtimali sıfırlanıyordu. Valencia'dan kaçmak ise, hiç fena sayılmazdı.

Kişisel sıralamamızda Panathinaikos'u Romanya'dan Steaua Bükreş'in hemen arkasına koymuştuk kura öncesi. Galatasaray, Panathinaikos'u çekerken Fenerbahçe'nin Steaua Bükreş ile eşleşmesi, ironik oldu bu anlamda. Üçüncü torba takımlarına sıra geldiğinde adı duyurulan ilk ekip, İngiltere'den Fulham olurken bu kategorinin en dişli temsilcilerinden Twente, Fenerbahçe'nin yanına, H Grubu'na gitti. Galatasaray ise, üçüncü torbadaki ihtimalleri ikiye kadar indirmişti. Dinamo Zagreb (Hırvatistan) ve Dinamo Bükreş (Romanya) arasından Rumen temsilcisini çekti, Frank Rijkaard'ın takımı.

Dördüncü torbanın stratejik bir anlamı vardı. Bu noktada, Genoa (İtalya) ve Toulouse (Fransa) takımından uzak durulmalıydı bir bakıma. Fenerbahçe, kura çekiminde en az puana sahip olan Sheriff Tiraspol'u kendisine rakip olarak çekerken Galatasaray'ın beklemesi gerekiyordu. Seçenekler yine azalmıştı Galatasaray adına. İtalyan temsilcisi Genoa, B Grubu'nda Valencia, Lille ve Slavia Prag'ın yanına giderken son üç muhtemel rakip arasında Toulouse'un da adı oluyordu, Avusturya'dan Salzburg ve Sturm Graz ile birlikte. Galatasaray, eski dostlarını hatırladı bu noktada. Salzburg ile Sturm Graz arasından son beş sezondur Avrupa'da olmayan Sturm Graz'ı çekerek kura çekimini kendi adına noktalamış oldu.

UEFA Avrupa Ligi'nde gruplar belirlendikten sonra merak konusu, fikstürün nasıl şekilleneceği üzerineydi.

Son yıllarda, özellikle ülkemizde, oluşan yanlış bir algılama var. Fikstür, belli numaralar ile önceden belirleniyor. Örneğin; gruplardaki ilk maçı 2 ve 3 numaralar ile 4 ve 1 numaralar oynuyorlar. Ancak oluşan yanlışlık şu ki; bu numaralar, kesinlikle takımların yer aldıkları torbaları simgelemiyor. Dolayısıyla; kura çekiminin hemen ardından ortaya çıkan Galatasaray ve Dinamo Bükreş maçı senaryosu, doğru değildi. Tıpkı, iki sezon önce olduğu gibi. O dönemde de fikstür, erken ve dolayısıyla yanlış açıklanmıştı. Yine aynı durumla karşı karşıya kaldık. Grupların belirlendiği kuraların hemen ardından takımlar, bu defa yalnız numaralar için çekilişe katılıyorlardı oysaki.

17 Eylül '09: Panathinaikos v Galatasaray
2-3 Aralık '09: Galatasaray v Panathinaikos

F Grubu'ndan yola çıkarsak; görünen o ki Panathinaikos, 2 numarayı temsil etti. Galatasaray da 3. Fikstür, bu şekilde gelişti. Buna göre; Galatasaray, ilk maçında Panathinaikos deplasmanına çıkacak. UEFA Şampiyonlar Ligi Playoff Turu'nda İspanyol Atletico Madrid'e elenen Panathinaikos'un antrenörü Henk ten Cate, Hollandalı Frank Rijkaard ile Barcelona'da beraber görev yapmış ve ikili Avrupa'nın zirvesini çıkmayı başarmıştı. ten Cate, daha sonra Chelsea'de görünmez kahramanlığına devam etti. En sonunda da Ajax üzerinden Panathinaikos'a geçerek birinci adam olmayı denedi. Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi'nde önemli iş çıkaran Yunan temsilcisinin başında Henk ten Cate vardı. Panathinaikos'un transfer mevsimindeki en ciddi hamlesi Djibril Cisse ise, Atletico Madrid maçında gördüğü kırmızı karttan dolayı Galatasaray karşısında oynayamayacak.

1 Ekim '09: Galatasaray v Sturm Graz
16-17 Aralık '09: Sturm Graz v Galatasaray

Grubun dördüncü torba takımı Sturm Graz, Galatasaray'ın sevdiği iklimin temsilcilerinden. Üç Avusturya ekibinin bulunduğu son kategoriyi Galatasaray'ın boş geçmesi, beklenmemeliydi bu anlamda. Sturm Graz, eski gücünden uzak. 2002-03 Sezonu'ndan bu yana, geçtiğimiz sezon UEFA Kupası'ndaki Zürih eşleşmesini saymazsak, UEFA Kupası veya UEFA Şampiyonlar Ligi'ni göremiyor, 2000'lerin hemen başında Avrupa Kupaları'nın kalburüstü takımları arasında yer alan Sturm Graz. Galatasaray ile yaptıkları unutulmaz maçlar, şimdilerde çok uzak. Ali Sami Yen Stadı'ndaki eşleşme, nostaljik olabilir bu anlamda. {Devamını, birkaç gün içerisinde oluşacak, Sturm Graz incelemesine bırakalım.}

22 Ekim '09: Galatasaray v Dinamo Bükreş
5 Kasım '09: Dinamo Bükreş v Galatasaray (seyircisiz)

Galatasaray'ın üçüncü torbadan çektiği Dinamo Bükreş'in hikâyesinden kura çekiminin öncesinde bahsetmiştik. Bir önceki turda Çek Cumhuriyeti'nden Slovan Liberec ile eşleşen Dinamo Bükreş, kendi sahasındaki ilk maçın 88. dakikasında 2-0 mağlup durumda iken taraftarlarının sahaya girmesi sonrası UEFA tarafından 3-0 hükmen mağlup sayılmıştı. Dün akşam deplasmanda oynanan rövanş karşılaşmasında Slovan Liberec'i 3-0 yenen Rumen temsilcisi, toplam 20 penaltı vuruşunun ardından 9-8 ile gruplara kalan taraf olmayı başardı. Bu anlamda, yüksek moral ve özgüven ile geliyor Dinamo Bükreş gruplara. Ancak ne var ki; UEFA'nın Dinamo Bükreş'e verdiği tek ceza, hükmen mağlubiyet değil. Olaylar sonrasında önce üç maç seyirsiciz oynamasına hükmedilen Dinamo'nun cezası daha sonra, iki maça indirildi. Grubun dördüncü maç gününde Galatasaray ile karşılaşacak Dinamo Bükreş, seyirci desteğinden mahrum kalmak durumunda.

Sonuç.

Galatasaray, dengeli bir grupta mücadele edecek. Geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezon da kritik karşılaşma, ilk maç gününde. 2008-09'da Galatasaray, Olympiakos'u Ali Sami Yen Stadı'nda 1-0 yenerken üst tur için dev bir adım atmıştı. 2009-10'da Panathinaikos deplasmanında alınacak puan, iç sahadaki iki karşılaşma ve deplasmanda seyircisiz oynanacak Dinamo Bükreş maçı öncesi, inanılmaz bir avantaj getirir Galatasaray'a. Galibiyet ise, bir şeylerin habercisi olur açıkçası. 17 Eylül'ü bekleyelim şimdiden.

* (Diğer eşleşmeleri şuradan inceleyebiliriz.)

2 yorum:

Jordi Metal dedi ki...

Grupta kadrosuyla bize kafa tutabilecek Panayla deplasmanda oynayacağız ve Cisse yok bu önemli bir avantaj ayrıca Dinamo seyircisiz oynayacak bu duble bir avantaj. Bence Pana'dan 4 puan aldıkmı nakavtlara lider olarak gideriz.

dvrn dedi ki...

merhabalar blogunuzun linkini blogumun dostlar bölümüne ekledim, haberiniz olsun diye söylüyorm :)

bu da benim blog: http://bostanciogludevran.wordpress.com

iyi günler, teşekkürler.