7 Ağustos 2009 Cuma

Bundesliga 2009-10: Favori Bayern Münih!

http://3.bp.blogspot.com/_zipFnWHde5w/ShhszVFj68I/AAAAAAAAFmo/q-GV3lZjm8g/s400/Wolfsburg%27s+Sascha+Riether+(R)+runs+with+the+Bundesliga+trophy+and+a+teammate.jpg

Bundesliga 2009-10 Sezonu, bu akşam TSİ 21.30'da başlayacak WfL Wolfsburg-Stuttgart karşılaşması ile perdelerini açıyor.

Geçtiğimiz sezonun sürpriz şampiyonu Wolfsburg, yaz mevsiminde en büyük transferi, başarısı tescilli kadrosunu bir arada tutarak gerçekleştirdi. Takımın orta sahadaki lideri Boşnak Zjvezdan Misimovic, 2012 yılına dek süren kontratının şartlarına bağlı kaldı. Kariyer yılını Bundesliga'nın en golcü oyuncusu olarak tamamlayan Grafite de önemli taliplere karşın Wolfsburg ile beraberliğini devam ettiren isimlerden. Grafite'nin gol yollarındaki ortağı Edin Dzeko, mevsim boyunca dev kulüplerin kıskacı altında olsa da, önümüzdeki sezon Wolfsburg forması giymeyi sürdürecek. Milan'ın Klaas Jan-Huntelaar transferi sonrası, Bundesliga'ya daha iyi konsantre olacaktır, Dzeko.

Bundesliga Tarihi'nin en beklemeyen başarılarından birine imza atan Wolfsburg 2008-09 Takımı'nın ileri uçtaki üç büyük yıldızı, rüyayı 2009-10 Sezonu'na taşımaya gayret gösterecek. Yanlarına iki yeni katılımcı alarak tabii. Auxerre'den gelen Danimarkalı orta saha oyuncusu Thomas Kahlenberg ve geçtiğimiz sezon Premier League'den Championship'e düşen Newcastle United'ın Nijeryalı forveti Obafemi Martins. Başlı başına bir hücum takımı olan Wolfsburg'un üçüncü bölgesine yapılan bu iki takviye rotasyon içerisine nasıl dağılır, bilinmez; ama geçtiğimiz sezonu şampiyon tamamlayan Felix Magath'tan görevi devralan Armin Veh'in işinin kolay olmadığını söylemek mümkün. Neden?

Bayern Münih, ''Şampiyon!'' apoleti ile başlamadığı her Bundesliga sezonunun net favorisidir çünkü.

2006-07 Sezonu'nda hayalkırıklığı yarattıktan hemen sonra, oldukça agresif girmişti transfer piyasasına Bayern Münih. Franck Ribery, Luca Toni, Miroslav Klose, Ze Roberto, Jose Ernesto Sosa, Marcell Jansen ve Breno. 2007 Yazı'nda saydığımız tüm bu isimler, Allianz Arena sakinlerinin arasına karışmıştı. Geçtiğimiz sezonu Jürgen Klinsmann ile heba eden Bayern Münih, son bölümde Jupp Heynckes'in yönetimi altında durumu toparlamaya çalışsa da lig ikinciliğinden öte gidemeyince, bir kez daha oldukça iddialı bir başlangıç yapıldı transfer başlığında.

Stuttgart'ın golcüsü Mario Gomez, geride bıraktığımız yıllardan alışık olacağımız üzere, 30 milyon € karşılığında Bayern Münih'e geçiş yaptı. Bundesliga'da yıldız olmuştu, Gomez. Öyleyse, Bayern Münih forması giymeliydi. Yeni sezonda bu kural işleyecek. Luca Toni ve Miroslav Klose'nin yanına geliyor, Gomez. Forvete bir diğer takviye, Hamburg'tan. Transferi geçtiğimiz sezon içerisinde kesinleşen Ivica Olic, Bayern Münih'in forvet rotasyonunda kendisine yer arayacak. Orta sahanın solunda oynayabilme özelliği, tercih sebebi olabilir. Yaz mevsimi boyunca kaprisleri ile tüm kulübü çileden çıkaran Franck Ribery konsantrasyon sağlarsa, ciddi bir hücum gücüne sahip olur Bayern Münih.

Bayern Münih'in yeni antrenörü Louis van Gaal. Belki de, en büyük transfer. Barcelona dönemindeki oyuncu alımlarına benzer bir yol izleyen van Gaal, Hollanda'dan Daniel Pranjic (Heerenveen) ve Edson Braafhied (Twente) takviyeleri ile sol kanadı güçlendirdi. Braafhied, savunmanın solunda oynuyor. Ivica Olic gibi transferi geçtiğimiz sezon ortasında kesinleşen bir diğer isim, Ukraynalı Anatoliy Tymoschuk. Rusya'nın Zenit St Petersburg takımından alınan orta saha oyuncusu, Kaptan Mark Van Bommel'in bulunduğu bölge için ideal bir ekleme. Takımdan ayrılan oyuncular arasında dikkat çeken isimler ise, Lucio (Inter), Ze Roberto (Hamburg) ve Lukas Podolski (Köln).



Mario Gomez'i Bayern Münih'e satarak ekonomik anlamda hareket alanı kazanan Stuttgart, sezona genç TD Markus Babbel ile giriyor.

Kasım 2008'de göreve geldikten sonra Stuttgart ile hayli başarılı bir periyot geçiren Babbel, sezon bitiminde üçüncü sırada yer alarak beklentileri karşılamayı bilmişti. Gomez'den gelen 30 milyon €, Stuttgart adına önemli bir şans. Ama ilk hedefi yakalayabildiklerini söylemek mümkün değil. Gomez sonrasındaki transfer arayışlarında Real Madrid'in Hollandalı golcüsü Klaas Jan-Huntelaar'ı kadroya katabilmek için yoğun uğraşlar veren Stuttgart, oyuncunun transferi veto etmesi ile birlikte farklı yollara girmek durumunda kalmıştı. Zenit St. Petersburg'un Rus forveti Pavel Pogrebnyak, yeni sezonda Stuttgart forması giyecek. 2008 UEFA Finali'ndeki kadar formda mı, göreceğiz.

Stuttgart'ın teklifini reddederek rotasını Milan'a çeviren Huntelaar'ın gösterdiği reaksiyon muadili, Stuttgart'ın eski oyuncusu Aliaksandr Hleb'ten geldi. Barcelona'nın Zlatan Ibrahimovic takası ile Inter'a bir sezon kiralamayı planladığı Beyaz Rus yıldız, Inter yerine Stuttgart'tan yana kullandı tercihini. 2005 ve 2008 yılları arasında Arsenal forması ile Premier League'in büyük oyuncularından biri olmadan evvel, beş sezon boyunca Stuttgart ile Avrupa'nın gündemine oturmuştu Hleb. Dört yıl sonra geri dönüyor. Bir seneliğine ve kiralık olarak. Serdar Taşçı'nın sözleşmesini uzatarak potansiyel transfer haberlerine sekte vuran Stuttgart, hücum bölgesinde sıkıntı çekmezse, bu sezon da Bundesliga'nın izlenisi takımları arasında yerini alır.

UEFA Kupası 2008-09 Sezonu'nda Galatasaray ile mücadele eden iki takım, Hertha Berlin ve Hamburg.

Hertha Berlin, son yıllardaki inişli çıkışlı performansına sezon içerisinde devam edebilir. Hazırlık döneminde amatör FC Lübars takımı ile oynadığı maçı 23-0 kazanan Lucien Favre'nin takımı, DFB Pokal'in henüz ilk turunda yerel lig ekiplerinden Sc Preußen Münster'i ancak uzatma devreleri sonunda 3-1'lik skorla mağlup edebildi. 2003-2006 yılları arasında Hertha Berlin forması giyen Artur Wichniarek, 32 yaşında geri döndü. Ölü sezondaki kritik transfer hamlesi, bonservisi Tombense'den alınan Cicero oldu. İsveç Milli Takımı'nın yeni jenerasyon oyuncularından Rasmus Bengtsson, Hertha'nın sürpriz isimleri arasına girebilir. Yine de; geçtiğimiz sezonu boş geçiren büyük takımların bu sezon daha iddialı olacağını düşünürsek, Hertha Berlin'in işi zor.

2008-09 Sezonu'nda Werder Bremen ile karşılaşana dek rüyalar aleminde yaşayan Hamburg, yalnızca 15 gün içerisinde sezona dair tüm hedeflerinden vazgeçmek durumunda kalmıştı. 2009-10 Sezonu'na iddialı giriyorlar. Bayern Münih'e transfer olan Ivica Olic'in yerini genç İsveçli Marcus Berg ile doldurdu, Hamburg. Ülkesinin ev sahipliğini yaptığı U-21 Avrupa Şampiyonası'nda yedi gol ile zirveye çıkan Berg, yeni sezonda Bundesliga'nın en büyük ''yeni'' potansiyeli olarak kabul edilebilir. Birkaç sezon içerisinde Bayern Münih'e geçmesi sürpriz olmayacak Piotr Trochowski'yi kadrosunda tutan Hamburg'un diğer önemli transferleri Ze Roberto ve Rozehnal. Martin Jol'ün takımdan ayrılması sonrasında kulübüye Bayer Leverkusen'den Bruno Labbadia takviyesi yapıldı. İlk dört içerisine sızmaya çalışacaktır, Labbadia'nın Hamburgu.



Jürgen Klopp'un varlığı ile sempatik bir takım olan Borussia Dortmund ve geçtiğimiz sezonun ilk yarısındaki sürpriz performans ile dikkatleri üzerine çeken Hoffenheim.

Teknik direktörler kategorize edilir ya, zaman zaman. İşte; Jürgen Kloop, tamamen ayrı bir başlıktır böylesi sınıflandırmalarda. Mainz 05 takımındaki efsanevî futbolculuk kariyerinin ardından (1990-2001) aynı başarıyı teknik direktörlük serüveninde (2001-2008) de sürdüren Klopp, Mainz kentine tarih boyunca unutulmayacak mutluluklar yaşatmıştı. 2008-09 Sezonu başında Dortmund'a geldi, Klopp. Ve 42 yaşındaki teknik adam, yıllar sonra karakter kazandırdı takıma. Genç ve heyecan verici bir ekip, Borussia Dortmund. Yeni sezon öncesi çok sayıda transfer yapılmasa da, henüz ilk sene içerisinde sözleşmesi
uzatılan Klopp'un varlığı, adrenalini garanti ediyor en azından.

Geçtiğimiz sezon devre arasına dek Bundesliga'nın zirvesinde yer alan Hoffenheim, 15 maçlık periyot içerisinde 18 gol atan Boşnak Vedad Ibisevic'in sakatlığı sonrasında serbest düşüşe geçmişti. {Bu durum, Ibisevic'in değerine değer kattı elbette.} Yeni sezon öncesi, genç kadroya Hertha Berlin'den Josip Simunic takviyesi yapıldı. Mevcut kadrodan Andreas Beck (22 yaş), Demba Ba (24), Tobias Weis (24), Sejad Salihovic (24) ve Carlos Eduardo Marquez (22) takımda tutuldu. Çekirdek, hâlâ sağlam. Sürpriz potansiyeli bulunan isim ise, Cruzeiro'dan gelen Maicosuel Reginaldo de Matos. Hızlı Hoffenheim hücumunda dikkatleri üzerine çekebilir. Hoffenheim'ın psikolojisi önemli. Yine keyifli maçların taraflarından olacaklardır.

2008-09 Sezonu'nu hayal kırıklığı ile kapatan üç takım: Schalke 04, Bayer Leverkusen ve Werder Bremen.

Schalke 04, yeni sezon öncesi köklü değişiklere gitmedi. Bu bağlamda; en büyük hamle, Wolfsburg'un şampiyon hocası Felix Magath'ın Gelsenkirchen'e getirilmesi oldu. Magath, eski takımında Grafite, Dzeko ve Misimovic gibi oyuncuları kadrosuna katmak istese de bu hedefinde başarı sağlayamadı. Yeni sezonda, sekizinci sıradan daha iyisini kazanmalı Schalke 04. 2009-10 Sezonu'nda yoluna Jupp Heynckes ile devam edecek olan Bayer Leverkusen, Avrupa Kupaları'ndan uzak kaldığı sezonların acısını çıkarmak isteyebilir. Liverpool'dan alınan Sami Hyypia ve Bundesliga'nın peşinden koştuğu Eren Derdiyok, Bayer Leverkusen'in en önemli transferleri.

Kulüpteki 38. yılına girecek olan Thomas Schaaf, 1999 yılından bu yana Werder Bremen'in teknik direktörü. Geçtiğimiz sezon Bundesliga'daki başarısızlığa rağmen, UEFA Kupası ve DFB Pokal'de Final oynayan Bremen ekibindeki en büyük farklılık, Juventus'a transfer olan Diego. Emekli olan Frank Baumann, kiralık sözleşmesi sona eren Claudio Pizarro da yeni sezonda Werder Bremen forması giymeyecek isimlerden. Bayern Münih'teki bir sezonun ardından kulübe geri dönen Tim Borowski ile Borussia Moenchengladbach'tan alınan Marko Marin ise, Bremen'in en büyük transfer hamleleri. Gönül, Schaaf gibi bir bayrak adamın başarılı olmasını istiyor tabii.

Köln, Eintracht Frankfurt ve Borussia Moenchengladbach'ın aralarında bulunduğu, 2008-09 Sezonu'nı ikinci onluk kısımda tamamlayan takımlar.

Christoph Daum depremini yaşayan Köln, yeni sezon öncesi Maniche, Lukas Podolski ve Sebastian Freis transferleri ile iddialı olabilir. Eintracht Frankfurt, 2009-10 Sezonu'na Michael Skibbe ile başlıyor. Michael Fink ve Junichi Inamoto ile vedalaşan Frankfurt, orta sahaya Frank Schwegler ve Selim Teber takviyelerini yaptı. Kadro, ilk 10 sıra içerisinde yer almaya pek müsait değil. Ama olması için umut var. Geçtiğimiz sezon zaman zaman iyi ''tek maçlık'' performanslar sergileyen Bochum, Sinan Kaloğlu'nun takımdan ayrılması ile radarımızdan çıktı şimdilik. Borussia Moenchengladbach, Bayern Münih'e giden Alexander Baumjohann ve Marko Marin'in yerini yine genç yıldız adayları ile doldurmaya çalışacak.

Bundesliga 1'in yeni takımlarından Nürnberg, oturmuş kadrosuyla öne çıkabilir. Freiburg kadrosunda bulunan Ömer Toprak, sakatlığını atlatırsa, dikkatleri üzerine çekebilir. Mainz, muhtemelen kümede kalma mücadelesi verecektir. Borussia Dortmund ile oynayacakları maçı kaçırmamak lazım.

5 yorum:

UAPENDİK dedi ki...

Belki içerikle alakası yok ama az önce bundesliga da ilk maç başladı.TRT Türkiyede ki yayın haklarını almıştı.İlk maç olması sebebiyle izliyeyim dediğim maça şifre girdiler.Belki bir bilginiz vardır TRT bu yaptığıyla ne demeye çalışıyor?ben anlamış değilim.
Diyelim ki şifreyi açmak istiyorum para verip kart mı almam gerekiyor eğer gerekiyorsa devletin resmi kanalı TRT de bu maçları izlemek için özel bir kart olup olmadığını bilmiyorum.
Yani gidip herhangi özel bir yayın şirketinin kartını alacaksam trt niye bu maçların yayın haklarını aldı?Ben burdan şunu anlıyorum:devletin resmi kanalını izlemek için paramı vermem gerekiyor.
(not:belki de ben bu konularda biraz cahilim.Birşeyler yazarsan sevinirim.)

SozenE. dedi ki...

Selamlar,

Digiturk ve kablolu yayında herhangi bir sorun yok. Sanırım, problem uyduda.

Eğer, böyleyse durum; TRT ile ilgili değildir şifre olayı. La Liga, Serie-A ve Bundesliga'da rastlanılan bir sonuç bu. Uydudan yayınlarda, uluslararası kurallardan dolayı, şifreye giriyor kanallar. İtalyan devlet televizyonu RAI de yerel maçlarda bu uygulamayı yerine getiriyor. Maçları izlemek için herhangi bir ücret ödemeye gerek yok yani.

Tabii, tüm bunları uydu yayını opsiyonu üzerinden değerlendiriyorum. Öyle sanırım.

Eray.

Can dedi ki...

Mükemmel bir analiz olmuş. Ben olsam Leverkusen kısmına kiralık dahi olsa Kroos'u da eklerdim.

SozenE. dedi ki...

Selamlar,

Teşekkür ederim.

Aslında, evet. Toni Kroos, gelişimini takip ettiğim ve artık çıkış yapmasını düşündüğüm bir oyuncu. Gözden kaçırmışım. Önemli işler yapabilir, bu sezon.

Bir de genel bir not vereyim. ''Bundesliga 2009-10 Sezonu'' kaldı blogun tepesinde. {Ki lig başladı. İlk cümle ile çelişiyor yani.} Ama fırsat yaratabilirsem, eğlenceli bir Top 10 listesi hazırlamaya çalışacağım.

Şimdilik, böyle idare edelim. :)

Eray.

hasnungalib dedi ki...

bu sezon da şampiyonluğun en büyük adayı wolfsburg. bavyeralıların işi çok zor. şampiyonlar ligi eleme maçı oynama hakkı kazanırlarsa öpüp başlarına koysunlar