5 Ağustos 2009 Çarşamba

NBA 2009-10: Kaçırılmaması Gereken 15 Maç



NBA'de yeni sezonun maç programı belirlendi.

Türk oyunculardan başlayalım. 2010 Yazı öncesinde pek hareketli seyretmeyen ölü sezonun en önemli hamlelerinden biri, Hidayet Türkoğlu'nun Orlando Magic'ten ayrılarak Toronto Raptors'a geçmesi olmuştu. Utah Jazz'den Mehmet Okur, takımı devam eden sözleşmesini iki sene daha uzatarak Salt Lake City'de kalırken, son iki sezonu FC Barcelona takımında tamamlayan Ersan İlyasova da Milwakuee Bucks ile NBA'e geri döndü. Milwakuee Bucks ve Utah Jazz, sezon içerisinde dört defa birbirlerine rakip olacaklar. Hidayet Türkoğlu ile Mehmet Okur'un iki randevusundan ilki, 18 Kasım gecesi Salt Lake City'de.

Fotoğrafı büyütelim. Yedi senelik şampiyonluk hasretini geçtiğimiz sezon sona erdiren Los Angeles Lakers, kadrosuna Ron Artest'i ekleyerek 2009-10 Sezonu'nda da iddiasını sürdüreceğini kanıtladı. Houston Rockets ile ilgi çekici bir hikâyeleri olacak, kesinlikle. Cleveland Cavaliers'ın Shaquille O'Neal hamlesi, LeBron James'in Ohio'daki geleceği, Madison Square Garden'daki olası bireysel gösteriler, Los Angeles Lakers ve Boston Celtics eşleşmeleri, 2009 NBA Draftı'nın bir numarası Blake Griffin'in ilk maçı, Chicago Bulls yıllarının ardından Detroit Pistons'a geçen Ben Gordon'un United Center ziyareti, Teksas derbileri, New York Knicks GM'i Donnie Walsh'un hesapları... Dopdolu bir NBA Sezonu daha bekliyor bizleri.

ABD'nin resmî tatil günlerinde (Noel, Yılbaşı gecesi ve MLK Günü), müthiş rekâbetler gözler önüne serilecek. Basketbola dair bolca öykünün olacağı bir yıl dileyelim. Ve sezon içerisinde, kaçırılmaması gereken 15 maçı incelemeye başlayalım.

27 Ekim 2009, Boston Celtics at Cleveland Cavaliers: 2008-09 Sezonu'nun başlangıç karşılaşması. Haziran 2008'de 22 senenin ardından NBA Şampiyonluğu'nu kucaklayan Boston Celtics, NBA Finalleri'nde Los Angeles Lakers'ı safdışı bırakmadan hemen önce, Cleveland Cavaliers ile klasikler arasına giren müthiş bir mücadeleye girişmişti. Tarihin en unutulmaz yedinci maçlarından biri olan o eşleşmede LeBron James, 45 sayı ile yıldızlaşsa da 41 sayı üreten Paul Pierce'ın takımı Celtics ulaşmıştı mutlu sona. Bir sonraki sezonun açılış gecesinde bir kez daha rakip oldular birbirlerine. Boston Celtics'in evi TD Banknorth Garden'da düzenlenen yüzük töreni esnasında LeBron James, soyunma odasında vakit geçirmeyi tercih ediyordu. 2009-10 Sezonu da bu ikili ile açılıyor. İki farkla. Maç, The Q Arena'da bu defa. Ve tabii, bir de Shaquille O'Neal var.

28 Ekim 2009, Cleveland Cavaliers at Toronto Raptors: Hidayet Türkoğlu'nun yeni takımı ile ilk maçı. Üstelik, hayli ironik. Geçtiğimiz sezon Doğu Konferansı Finalleri'nde Cleveland Cavaliers'ın hayallerini suya düşüren Hidayet Türkoğlu, Air Canada Center'da bir kez daha LeBron James'in karşısına çıkacak. LeBron, Final serisinin ikinci maçında gönderdiği ''The Shot'' ile Hidayet'in kariyer gecesini elinden çalmış, ancak Magic takım olarak LeBron'a cevap vermişti. Geçtiğimiz günlerde, İtalyan Marco Belinelli'yi de kadrosuna katarak Avrupalı sayısını yediye çıkaran Raptors'ın performansı merak konusu. 24 takımın sahne alacağı gecenin bir diğer önemli eşleşmesi ise, Philadelphia 76ers ve Orlando Magic arasında. Vince Carter hamlesinin ardından Magic, farklı bir takım olacaktır. Önizlemeyi yeni sezonun ikinci gecesinde gözlemleyebiliriz.



30 Ekim 2009, Boston Celtics at Chicago Bulls
: Geçtiğimiz sezon bu iki takım arasında oynanan o unutulmaz seri, tüm zamanların en iyisi olmayabilirdi. Zira birçok dev rekâbet sıralanırdı böylesi bir başlık altında. Ama... Chicago Bulls'un genç yıldızlarının Boston Celtics karşısındaki mücadelesi, NBA Tarihi'ndeki en muhteşem Playoff 1. Tur hikâyelerinin başında gelecek. Sonuçların belirlenebilmesi adına, 48 dakikalık sürenin yetmediği maçlardı. Chicago Bulls, o direnişin liderlerinden biri olan Ben Gordon'dan yararlanamayacak. Boston Celtics, bu dakikalar için yaratılmasına karşın sakatlığı nedeniyle o günlerde forma giyemeyen Kevin Garnett'i yanına alacak. Ve bir de Rasheed Wallace eklenecek kadroya. Keyifli bir basketbol çıkacaktır ortaya. Gecenin diğer önemli maçı, Vince Carter'ın Magic forması ile New Jersey'ye dönüşünde gizli.

1 Kasım 2009, Orlando Magic at Toronto Raptors: Hidayet Türkoğlu, Orlando Magic'e kırgın olduğunu gizlemiyor. Görev yaptığı sezonlarda, her daim kadronun en kilit isimlerinden olmasına karşın değerini bir türlü bulamamıştı Hedo. Sözleşmesinin yenilenme süreci boyunca, kanıtlandı bu. Dört sezon ve 36 milyon dolar tutarında bir teklif yapıldı kendisine. Ancak çoktan Vince Carter ile anlaşılmıştı. Hidayet Türkoğlu, serbest kalma opsiyonunu kullandı doğal olarak. Magic tarafından gelen önerinin ciddiyeti ise, yedek pivot Marcin Gortat için gözden çıkarılan 34 milyon dolar ve beş yıllık kontrat sonrasında iyice gözler önüne serilecekti. Orlando Magic sonrası Portland Trail Blazers ile anlaşma noktasına gelmesinin hemen ardından Toronto Raptors'a geçiş yapan Hidayet Türkoğlu adına, anlamlı bir gece olacaktır.

6 Kasım 2009, Cleveland Cavaliers at New York Knicks: New York City'de geri sayım devam ediyor. Kasım ayına gelindiğinde LeBron'un New York Knicks oyuncusu olması adına beklenen süre, biraz daha azalacak. Donnie Walsh, iki sezondur bu adam için çalışıyor. Madison Square Garden'ı en son ziyaret ettiğinde 52 sayı, 11 asist ve 9 ribaund ile tarih yazmıştı, LeBron James. Los Angeles Lakers'ın yıldızı Kobe Bryant'ın kendisinden bir süre önce New York'taki 61 sayılık dev performansını gölgede bırakmak hedefi ile ekstra motive olan LeBron, daha sonra bir ribaundu silinse de, 52 sayı ve triple-double ile Madison Square Garden Tarihi'ne geçmeyi başarmıştı. Kasım 2009'daki karşılaşmada New York Knicks taraftarlarının gösterecekleri reaksiyon, şimdiden merak konusu. Neler olacak, bakalım.

11 Kasım 2009, Cleveland Cavaliers at Orlando Magic: LeBron James'in yeni sezonda kapatması gereken bir hayli hesap var. Burası kesin. Ve içlerinden biri Orlando Magic ile. 2007 NBA Finalleri'nde San Antonio Spurs'e süpürüldükten sonra, şampiyonluğa ilk defa 2009 yılında çok yaklaşan LeBron James, Orlando Magic'e takılmış ve NBA Finalleri'nde Kobe Bryant'ın karşısına çıkma şansını kaybetmişti. Doğu Konferansı'ndaki Final serisi boyunca Hidayet Türkoğlu, liderliğini yapmıştı Orlando Magic'in. Son karşılaşmada ise, Dwight Howard çıkıyordu sahneye. 40 sayı ve 14 asistlik dev performans, Cavaliers'ın maçın herhangi bir anında bile iddialı olmasını engelleyecekti. İki takım arasında yeni sezondaki ilk eşleşme, 11 Kasım akşamı Amway Arena'da.

15 Kasım 2009, Houston Rockets at Los Angeles Lakers: Trevor Ariza ve Hidayet Türkoğlu'nu belli yönlerden birbirleri ile eşleştirmek mümkün. Ariza, geçtiğimiz sezon NBA Şampiyonluğu'na ulaşan Los Angeles Lakers takımının Kobe Bryant sonrasındaki en kıymetli oyuncusu oldu. Tabii, sahada ortaya koyduğu performans ile. Ancak sezon sonunda, tıpkı Orlando Magic'in Vince Carter tercihi gibi, Ron Artest isminin altında ezildi. Artest, muhtemelen çok yararlı olacaktır Lakers adına. Yine de; Trevor Ariza'dan çok kolay vazgeçilmesi, Hidayet Türkoğlu'nun durumunu hatırlatmıyor değil. Ron Artest, Houston Rockets'tan ayrılarak Los Angeles Lakers'a geldi. Trevor Ariza da gitmedi çok uzaklara. Sezonun ilk bölümünde Yao Ming ve Tracy McGrady'den yararlanamayacak Rockets takımındaki performansı ile Lakers'ın neler kaybettiğini anımsatabilir, Ariza.



18 Kasım 2009, Toronto Raptors at Utah Jazz: Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur sahada. Orlando Magic ile bağlarını kopardıktan sonra ilk olarak Portland Trail Blazers ile görüşen Hidayet, tercihini Pasifik ekibinden yana kullansaydı; NBA'deki en prestijli iki Türk oyuncu, bir sezon içerisinde en az dört defa rakip olacaklardı birbirlerine. Hidayet, Toronto Raptors üzerinden Kanada'ya transfer oldu. Dolayısıyla, tıpkı geçtiğimiz senelerde olduğu gibi, iki defa izleyebileceğiz Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur arasındaki NBA rekâbetini. İlk maç, 18 Kasım gecesi. Utah Jazz'in evi Delta Center'da. İkinci karşılaşma için ise, 2010 yılını beklemek gerekiyor. 24 Mart günü, Toronto Raptors'ın konuğu Utah Jazz.

21 Aralık 2009, Cleveland Cavaliers at Phoenix Suns
: Miami Heat ile Florida'da geçirdiği günlerin ardından Phoenix Suns'a takas edilen Shaquille O'Neal, Phoenix Suns transferinin resmî olarak açıklandığı gece US Airways Center tribünlerinde Arizona sakinlerine yüzük parmağını işaret ediyordu. Verdiği sözü tutamadı, Shaq. Şimdilerde ise, LeBron James'i koruması altına almakla meşgul. 2010 yılında serbest kalma opsiyonuna sahip olacak LeBron, yine 2009-10 Sezonu sonunda emekli olacağını açıklayan (daha sonra bunun üzerinde düşüneceğini söyleyen) Shaq ile şampiyonluk koşusunu gerçekleştirmek isteyecektir. Bunun için bazı zorlu yollardan geçmeleri gerekiyor. Ve bunlardan birinde, Shaq'in ''umut verdiği'' Phoenix Suns takımı bulunuyor. 21 Aralık gecesi, US Airways Center'da olacak Shaq. İzlemeye değer.

25 Aralık 2009, LeBron James
at Kobe Bryant: NBA, son yıllarda olduğu gibi, bu sezon da Christmas'a özel bir program hazırladı. Miami Heat ve New York Knicks arasındaki mücadele ile başlayacak dev maraton, Boston Celtics-Orlando Magic, Cleveland Cavaliers-Los Angeles Lakers, Los Angeles Clippers-Phoenix Suns ve Denver Nuggets-Portland Trail Blazers maçları ile devam edecek. Her biri, diğerinden özel. Ama Kobe Bryant ve LeBron James eşleşmesini biraz daha öne çıkarabiliriz. NBA'in en yüksek profilli iki oyuncusu, Christmas gecesinde rakip olacaklar birbirlerine. Shaquille O'Neal, üç şampiyonluk yaşadığı Los Angeles Lakers karşısına ilk defa çıkacak Cleveland Cavaliers forması ile. Tüm gün boyunca yaşanacak müthiş heyecan ise, basketbolseverlerin yanına kâr kalacak.

27 Aralık 2009, Dallas Mavericks at Denver Nuggets
: Geçtiğimiz sezon Doğu Konferansı Yarı Finalleri'nde karşılaşan iki ekibin mücadelesi, saha içinde olduğu kadar, saha dışındaki gelişmelerle de öne çıkmıştı. Serinin üçüncü maçında Dallas Mavericks'in Carmelo Anthony'ye yaptığı taktik faulün verilmemesinin hemen ardından Anthony, takımına galibiyeti getiren üç sayılık isabeti kaydedince bir anda karışmıştı ortalık. Dallas Mavericks'in tezcanlı sahibi Mark Cuban, Denver Nuggets oyuncusu Kenyon Martin'in annesinin de içlerinde olduğu kişilerle tartışarak dördüncü maç öncesi, tansiyonu epey arttırmıştı. Neyse ki, beklenen olmadı. Mavericks, seriyi 1-3'e getirse de; Nuggets, beşinci maç sonunda rakibini safdışı bıraktı. Eski defterler yeniden açılabilir mi, aslında pek sanmıyorum.

12 Ocak 2010, San Antonio Spurs at Los Angeles Lakers: Eskiyen ve artık sürekli olarak kendisini tekrar eden kadrosunu Richard Jefferson, Antonio McDyess gibi isimlerle takviye ederek yeni sezon öncesi tekrar iddialı duruma gelen San Antonio Spurs, bir önceki sezonun şampiyonu Los Angeles Lakers önünde dev bir sınav verecek. Gregg Popovich'in takımı, o güne gelene dek, Manu Ginobili ve Tony Parker'ın önemli bir sakatlık yaşamamaları hâlinde -Tim Duncan önderliğinde- kafa tutabilir bir kez daha Los Angeles Lakers'a. Ron Artest, Lamar Odom, Andrew Bynum, Pau Gasol ve Kobe Bryant bir tarafta. Tony Parker, Richard Jefferson, Manu Ginobili ve Tim Duncan diğer yanda. Sert bir maç olacaktır. :0.4 kala belirlenebilir mi sonuç?



18 Ocak 2010, Orlando Magic at Los Angeles Lakers: Bir ''Martin Luther King Jr. Day'' daha. Yine Pazartesi günü. Tüm gün boyunca, NBA. 24 takımın sahne alacağı program, TSİ 20.00'da başlayacak ve sabah 08.00'da sona erecek. Geçtiğimiz iki sene, Martin Luther King'i daha çok sevmemizi sağlayan NTV, NTV Spor ve NBA TV ortaklığı, yeni sezonda da arka arkaya yayına verebilir NBA maçlarını. Tüm bunların arasında takvimdeki en dikkat çekici eşleşme ise, Los Angeles Lakers ve Orlando Magic arasında. Geçtiğimiz sezon NBA Finalleri'nde birbirlerine rakip olan iki takımdan Lakers, Amway Arena'da bitirdiği serinin ardından Staples Center'a dönüyor. Orlando Magic, daha farklı bir ekip olacak. Sakatlık yaşamazsa, Vince Carter'ın göstereceği performans merak konusu. Normal sezondaki diğer randevu, 9 Mart gecesi.

31 Ocak 2010, Los Angeles Lakers at Boston Celtics: NBA Tarihi'nin eşsiz rekâbetindeki yeni sezon perdesi, 31 Ocak gecesi açılıyor. Ulusal yayın, abc. TSİ 22.30'da. Son iki sezonun şampiyonu, ilk olarak TD Banknorth Garden'da karşılaşacaklar. Geçtiğimiz sezon, hayli ilgi çekici sonuçlar çıkmıştı iki takımın maçlarından. Yeni sezonda da farklı olmayacaktır. Ron Artest ve Rasheed Wallace katkılarının, rekâbete bambaşka boyutlar getireceğini söylemek mümkün. Lakers ve Celtics, yeni yılın ikinci ayına kadar, iki konferansın en fazla maç kazanan takımları arasında olabilirler. Dolayısıyla, maçın tansiyonu biraz daha artabilir. Şimdiden başlayalım geri sayıma. Boston Celtics ve Los Angeles Lakers arasında, yeni sezonun ikinci randevusu ise, 18 Şubat gecesine alınmış durumda.

14 Nisan 2010, San Antonio Spurs at Dallas Mavericks: Lakers ve Celtics arasındaki çekişmeyi ''NBA Derbisi'' olarak adlandırabiliriz. Oldukça köklü bir rekâbet bu. Ama Spurs ile Mavericks takımlarınınki de fena sayılmaz. İki takım taraftarları, Avrupa'daki mücadeleleri hatırlatan ilişkilere sahipler. Birbirlerini sevmiyorlar. Son yıllarda, Playofflar'daki eşleşmelerin de böylesi bir ortamı hazırladığını söylemek mümkün. Teksas eyaletinin iki temsilcisinden Dallas Mavericks, NBA 2009 Playoffları'nda, saha dezavantajına rağmen, San Antonio Spurs'ü beş maç sonunda elemeyi başarmıştı. Spurs, cevap arayacaktır. Sonucu beklemek ise, oldukça keyifli olmalı. (Şubat ve Mart ayındaki ''kaçırılmaması gereken maçlar'', daha öncekilerin tekrarı olarak kabul edilebilir.)

NBA'de 2009-10 Sezonu'na doğru, yine üzerinden geçeceğiz söylediklerimizin. Ama hâlâ da 80 gün var, biraz daha özleyeceğiz. [Tam programa şu adresten ulaşabilirsiniz.]

7 yorum:

siriusjames dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş tebrikler. Listedeki ilk 4 maç ligin ilk 6 gününde ve mükemmel maçlar var gerçekten.

Yeni sezon öncesi takım previewları gelecek mi?

SozenE. dedi ki...

siriusjames,

Çok teşekkür ederim.

Listeyi hazırlarken birkaç maçı elemek durumunda kaldım. Daha sonra baktığımda, tekrar yapmış olabileceğimi düşünmüştüm; ama dediğiniz gibi, harika eşleşmeler var. Görmezden gelinemezdi.

Yeni sezon öncesi, geçtiğimiz yıl yarım kalan, ön izlemeleri yapmayı çok istiyorum.

Henüz zaman var, umarım sorun çıkmaz. :)

Selamlar,

Eray.

siriusjames dedi ki...

Bulls fanı olarak Bulls incelemesini merakla beklediğimi de belirtmek isterim dipnot olarak :)

Pek yorum yapmıyorum ama blogdaki her yazıyı okuyorum büyük bir zevkle, gerçekten kaliteli iş çıkarıyorsunuz. Genel olarak da tebrik ederim böyle güzel yazılar yazdığınız için.

Cenky dedi ki...

Özlemimiz açlığa döndü şu yazıyla. Ellerine sağlık. Önümüzdeki sezonda en çok istediğim şeylerden biri de nba tartışması yapabilmek seninle sevgili Sözen.

Theron dedi ki...

Selamlar,

"Yine de; Trevor Ariza'dan çok kolay vazgeçilmesi, Hidayet Türkoğlu'nun durumunu hatırlatmıyor değil."

Aslında, Los Angeles Lakers'ın, Trevor Ariza'dan çok çabuk vazgeçtiğini söylemek mümkün değil. Jerry Buss'ın, Ariza'ya teklifi, mid-level olmuştu. Yani, 5 yıl için 34 milyon dolar. Daha fazlasını arayan Trevor Ariza ve özellikle de menajeri David Lee, Lakers yönetimine, başka arayışlara gireceklerini bildirdiler. İstedikleri rakamları buldukları söylenemez. Nitekim, Lakers'ın önerdiği kontratın aynısına, Houston Rockets'a imzalar atıldı.

Bu süreçte, Ariza'nın menejeri David Lee ile bazı tatsızlıklar yaşayan Lakers da, takıma katılmak için çok gönüllü olan ve fazla da bir para talep etmeyen Ron Artest ile imzaladı.

En azından, benim takip edebildiğim kadarıyla, böyle gelişti olaylar.

Yazı için de ayrıca teşekkürler.

Sevgiler.

SozenE. dedi ki...

siriusjames,

Chicago Bulls, geçtiğimiz sezonki önizlemelerde olabilir. Üzerine konuşulacak başlıklar, aslında şimdiden belli gibi. Ama bir ay daha beklemekte fayda var tabii.

Teşekkür ederim tekrar.

***

Cenky,

Çok sağol, güzel sözlerin için. NBA tutkusu, gerçekten farklı bir duygu. Bir an evvel başlamasını istiyor, insan. Hikâyesi bol ve keyifli bir sezon olur umarım.

***

Mesut,

Yorum için ben teşekkür ederim.

Haklısın. Ancak, Lakers'ın Ariza'ya daha fazla ilgi göstermesi gerekiyordu. Teklif edilen para anlamında değil, Ariza'ya hak ettiği değerin verilmesi bağlamında.

Ariza'nın transferi hakkında bir yazı var arşivde:

''I'm not greedy person and the Lakers know I'm not a greedy person. You can see it in the way I play. I just want to play for a team that wants me, the team gives me the chance to improve my game. I'm excited about it because I'm getting an oppurtunity to play. They were the team that showed the most interest in me and that was all I wanted.''

Aç gözlü bir insan olmadığını, Lakers yönetiminin de bunu bildiğini söylüyor. Houston Rockets tercihi ise, kendisini geliştirebileceği ve oynama şansı bulacağı bir takım olmasından.

Vereyim adresi, tekrarlamayalım kendimizi. :)

http://eraysozen.blogspot.com/2009/07/los-angeles-lakers-trevor-ariza-ron.html

Ama tabii konuşuruz yine. Yeni blogun da hayırlı olsun, başarılar dilerim.

Selamlar,

Eray.

Theron dedi ki...

Selamlar Eray Abi,

Dediğim gibi, sorun Trevor Ariza'dan çok menajeri olan David Lee'de idi. Denilebilir, "Sonuçta oyuncu transfer oluyor ve imzayı atacak olan Ariza'nın kendisi. Menajeri ne kadar karışabilir ki?" diye. Ama, NBA'de - ve pek takip etmesem de, okuduklarım kadarıyla diğer Amerikan sporlarında da - menajerlerin etkisi, bir hayli büyük oluyor oyuncuların üzerinde. Oyuncu hakkında, ciddi anlamda bir söz hakkına sahip oluyorlar. Ariza'nın menajerine bu kadar bağlı kalması elbette sorgulanabilir, ama bu sorun, sadece Ariza özelindeki bir sorun değil kesinlikle.

Evet, Ariza aldığı parayı çok önemsemiyordu. Elbette iyi bir kontrat bekliyordu, ama menajeri başka biri olsaydı ve Ariza'ya "Lakers'ın 5 yıl 34 milyon dolarlık teklifini kabul edelim" deseydi, Ariza'nın fazla itiraz edeceğini zannetmezdim. Zaten, öyle olmasa Houston Rockets'a gitmezdi öyle bir para karşılığında. En başa koyduğu konu, kendi açıklamasında da vurguladığı gibi, daha fazla süre alacak bir takım - veya ortam - bulmak. 1984 doğumlu Ariza ve bu 5 yıllık kontratı 2014 senesinde sonlanacak. 30 yaşında olacak ve son bir 4 veya 5 yıllık kontrat onu bekliyor olacak. Houston Rockets'ta değerini daha da yükselteceğini düşünmüş olabilir, 30 yaşında son kez alacağı kontratın miktarını hesap edip, bilemiyoruz.

Lakers yönetimi, aslında Ariza'ya önem veriyordu ve ilk opsiyon, Ariza olarak gözüküyordu. Ama ilk yorumda yazdığım durum oluşunca ve Ron Artest transfer edilince, Ariza'ya ödenecek para kalmadı ve el mecbur, Houston'a gitmesine göz yumuldu. Eğer birisi gelip size, "Ben daha fazla para verecek takım bulurum oyuncuma, ayağınızı denk alın" dese, siz de ayağınıza kadar gelmiş olan iyi bir oyuncuyu kaçırmak istemezsiniz. Zira, Ariza, Artest'in gelmemesi halinde de başka bir takıma gidebilirdi ve asıl facia, o zaman olurdu Lakers için.

Blog yorumu için çok teşekkürler. Ama merak ettiğim, nereden öğrendiğin. :)

Sevgilerle...