17 Eylül 2009 Perşembe

A2 Ligi: Galatasaray v Kasımpaşa, 4-0

Ali Sami Yen Stadı'nda yolunda giden işler, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde de aynı başlık üzerinden devam ediyor.

Galatasaray A2 Takımı, Marmara Grubu'nun dördüncü maç haftasında evinde ağırladığı Kasımpaşa'yı Anıl Dilaver, Serdar Eylik, Emre Çolak ve Cem Sultan'ın golleri ile 4-0 mağlup ederek bölgesindeki liderliğini devam ettirmeyi başardı.

Geçtiğimiz hafta İstanbul Büyükşehir Belediye karşısında 4-1 kazanan kadrodan farklı olarak dört yeni oyuncu ile çıktı Kasımpaşa önüne, Galatasaray. Sezon başından beri (Beşiktaş, Bursaspor, İstanbul BŞB maçları) kaleyi koruyan Emirhan Ergün'ün yerinde Eray İşçan vardı. Sol kanat oyuncusu Emre Yüksektepe kulübedeydi. İstanbul BŞB maçında forma giyemeyen Serkan Kurtuluş, sağ bekteki kontenjanını Onur Arıkan'dan geri almıştı. Ancak en önemli iki ekleme, Beşiktaş karşılaşmasındaki kırmızı karttan dolayı aldığı cezayı tamamlayan Emre Çolak ve sakatlıktan artık dönen Cem Sultan'dı.

Galatasaray A2 Takımı'nın savunmada belli bir alışkanlığı var. Beşiktaş maçının ardından Berk Neziroğluları'nın yokluğunda görev almaya başlayan Gencay Erten, yine sol kanatta yer alıyordu. Merkezde ise, son üç haftada olduğu gibi, bir defa daha Murat Akça ile Sinan Osmanoğlu ikilisi vardı. Murat Akça, kendi yaş kategorisinde -kaptanlık pazubandının da verdiği özgüvenle- bir lider gibi yönetiyor takımını. (Zamanında Erkan Ferin'in de fazlaca övgüye uğradığı bir yetenekti bu. Umarız, kariyer gelişimi Erkan'ınkindin farklı olur.) Sinan Osmanoğlu ise, tamamen radikal bir model. 1.97 m.'lik boyuna rağmen, ayaklarına hâkim ve topla çıkabiliyor. (Daha çok pasla olsa da.)

Kasımpaşa karşısında Galatasaray A2 Takımı'nın, hücum anlamında, fark yaratabilecek oyuncularını tek bir daire içerisinde toplamak mümkün. Savunma ile orta saha arasında forma giyen oyuncu, Cumhur Yılmaztürk. Devamında ise, sürekli hareket hâlinde olan futbolcular topluluğu...

Florya'daki Bursaspor maçında Galatasaray, orta sahada yalnızca Serdar Eylik'in bireysel becerileri üzerinden hücuma kalkabilen bir takım görüntüsü çizmişti. Dün, bu durum biraz daha farklı gelişti. Cumhur'un hemen önünde bulunan iki isim Cem Sultan ile Emre Çolak, çeşitlilik getirdiler Galatasaray'a. Cem Sultan'ın orta sahada oynadığı dakikalardaki isabetli pasları ve bu fikir üzerinden rakip ceza sahasında girdiği gol pozisyonları, gelecek sezonlar için umut verici. Yalnızca attığı gol sayısının oluşturacağı algı değil, ileri ucun yanı sıra orta sahada da görev alabilecek olması önemli Cem için.

İleride üç forvet oyuncusu vardı. Merkezde, geçtiğimiz hafta Çetin Emeç Stadı'ndaki İstanbul BŞB maçında iki gol birden atan Anıl Dilaver ve iki yanında Caner Öztel ile Serdar Eylik. Galatasaray A2 Takımı'nı, A Takım üzerinden okumak lazım. Bu anlamda, 4-1-2-3 dizilişini sahada görmek sevindirici. (Bursaspor maçında da 4-3-3'ü oynamaya çalışmıştı A2 Takımı.) Kâğıt üzerinden çıkıp zemin üzerindeki faaliyetleri izlemek ise tatmin edici. Galatasaray'ın ilerideki bu üçlüsüne orta sahadan Cem Sultan ile Emre Çolak'ın katılmaları, zaman içerisinde takıma avantaj olarak geri döndü. Serdar ve Caner, her iki kanatta da oynayabilen oyuncular. Son derece kritik bu. Hücum varyasyonlarında öne taşıyor Galatasaray'ı.

4-0 kazanılan karşılaşmanın son golünü atan Cem Sultan'ın golden ziyâde yaptığı iki asisti izlemek gerekiyor. Maça orta sahada başladı, Cem. Ama saha görüşünü iyi kullanabileceğini gösterdi. (Futbol zekâsı var.) 17. dakikada Anıl Dilaver'e verdiği gol pası, hakikaten çok güzel. Golün hemen ardından paslarla ceza sahasına girip kaleci ile karşılaşması da. (Ve söz konusu pozisyon, gol olsaydı; bir hücum setinin başarıya ulaşmış hâlini görecektik.) Burada önemli olan bir nokta daha var. Cem Sultan'ın forvet karakteri, öndeki Anıl Dilaver ile yer değişimini de sağlıyor. Cem'in hücumda kaldığı anlarda Anıl, sağ kanada geçiyordu. Buradaki Caner de orta sahaya.

İkinci gol, Serkan Kurtuluş'un kendini ilk defa göstermesi ile geldi. Kanadından hızlı çıktı, tüm rakiplerini geçti ve en sonunda Serdar Eylik'e gol pasını verdi.

İlk 45 dakikada 1-0 ve 2-0 arasındaki süre, yaklaşık yarım saat sürmüştü. Aslında, bu biraz haksızlık olarak kabul edilebilirdi. Tabii, yalnızca skor kâğıdı için. Bursaspor maçından farklı olarak Galatasaray, futbol oynamaktan ciddi bir keyif alıyordu. Caner ve Serdar arasındaki kanat değişimleri, Emre Çolak'ın orta sahadaki inisiyatif kullanımı, Anıl'ın gol pozisyonlarının içerisinde olması, Cem Sultan'ın oyun görüşü... A2 Takımı'nı izlerken skordan bağımsız bakmak gerekiyor bazı şeylere. Üst takımın sistemi, daha doğru anlatımla, mantalitesi üzerinden okunursa bu maçlar; daha yararlı sonuçlar elde edilebilir.

İkinci yarıda Cem Sultan, önce Emre Çolak'a bir asist yaptı. Ardından kendisi golünü attı. 4-0'lık skor sonrası Kasımpaşa'da bazı oyuncular, rakiplerine sertlikle karşılık vermek istediler. Ancak birbirleri arasında bile sert ve argo konuşan Kasımpaşalılar, bu girişimlerinde başarılı olamadılar. Galatasaray, 4-0 kazanırken maçın adamı da Cem Sultan oldu. Emre Çolak, son 20 dakikaya kadar oyunun içerisinde kaldı. Devam eden sekansta, fizik anlamında müthiş bir düşüş yaşadı. Savunmaya desteke veremediği gibi, hücumda da rol alamadı. Ne var ki; bunlar olur. Mental manada geliştirmesi gerekiyor Emre Çolak'ın kendisini bir an evvel. Yoksa; bu sezon A2 Ligi'nde kırmızı kart görmeye devam eder.

Savunma oyuncularının başarılı oynadıkları bir karşılaşmaydı, Galatasaray adına. Kısa bir süre Berkin Arslan'ı izleme şansı bulabildik, detaylı gözlemleme şansımız olmasa da. Burada önemli olan, Berkin'in de tıpkı Serdar Eylik ve Caner Öztel gibi iki kanatta oynayabilmesi. İlerleyen sezonlar için kıymetli bu.

Bu takımı, birkaç maç daha canlı izlemek gerekiyor. O zaman, üzerine fazlaca konuşulabilir tabii.

Hiç yorum yok: