12 Eylül 2009 Cumartesi

Ali Sami Yen, 21.00: Galatasaray v Beşiktaş



Turkcell Süper Lig'de 2009-10 Sezonu'nun ilk derbisinde Galatasaray'ın konuğu saat 21.00'da Beşiktaş olacak.

Ali Sami Yen Stadı'ndaki maç öncesi Galatasaray'da sakatlıkları bulunan Gökhan Zan, Ayhan Akman ve Aydın Yılmaz'ın oynamaları zor gözüküyor. Ülkesinden ancak dün dönebilen Brezilyalı Elano'nun derbide sonradan oyuna girmesi yüksek ihtimal. Beşiktaş'ta Yusuf Şimşek, İbrahim Toraman, Bobo ve Marcio Nobre'nin antrenman eksikleri var.

Galatasaray'ın muhtemel 11'inde kalenin Leo Franco'ya teslim edileceğini düşünebiliriz. Savunma dörtlüsünün merkezinde Servet Çetin ile Emre Aşık, kanat savunmalarında Sabri Sarıoğlu ve Hakan Balta görev alacaktır. Ayhan Akman'ın yokluğunda orta saha ikilisi, Mehmet Topal ve Mustafa Sarp'tan oluşabilir. Arda Turan, böylesi bir tabloda orta saha ile forvet arasındaki ilişkiyi sağlam tutmaya çalışır. En uçtaki Milan Baros'un iki yanında ise, Harry Kewell ile Kader Keita'yı görmemiz olası. Yedek kulübesindeki Elano Blumer ve Shabani Nonda gibi isimler de, sonradan oyuna girerek tüm maçın havasını değiştirebilirler.

Maç öncesinde favori Galatasaray. Altı dolu tabii bu söylemin. Sezonu çok iyi başladı, Frank Rijkaard ile Johan Neeskens'in öğrencileri. 10 resmî maçta yenilgi yüzü görülmezken 8 karşılaşmada galibiyet geldi. UEFA Avrupa Ligi ve Turkcell Süper Lig'de toplam 32 defa rakip ağları sarstı, Galatasaray. Buna karşılık; Beşiktaş'ın hücum bölgesindeki etkisizliği, son haftalarda rakamlara da yansımış durumda. Galatasaray kadar, Beşiktaş'ın nasıl bir oyun tercihinde bulunacağı önemli dolayısıyla. Ya Galatasaray'ı durdurmaya çalışacak Mustafa Denizli, ya da kendi futbol düşüncesini takımına uygulatarak ayakta duracak. Sorularımızın cevabını gün sonunda alacağız.

Galatasaray özelinden okumaya devam edelim derbi maçı. TSL'de dört ayrı maç yaptı, Galatasaray. Dört ayrı rakip ve model.

Ligin birinci haftasında Gaziantepspor, Galatasaray'a beklemediği bir sürpriz hazırlamıştı. Hücumdaki üçlü, Rodrigo Tabata, Julio Cesar ve Beto, küçük bir üçgen oluşturarak Galatasaray'ın iki stoperi Servet Çetin ile Gökhan Zan'ın üzerine gitmeye çalışıyorlardı. Dörtlü savunma ile başlayan takım, orta sahada üç oyuncuya düşüyor ve en uçtaki Beto'nun hemen arkasında gezgin bir ikili ile rakibi zorluyordu. Galatasaray, Gaziantep deplasmanında ilk 20-25 dakika iyi iş çıkararak devam edebiliyordu yoluna. Maç sonu istatistiklerinde Gaziantepspor gerçeği çıkacaktı karşımıza.

Topla Oynama
Gaziantepspor (28:02, %54)
Galatasaray (23:48, %46)
Topun oyunda olduğu süre: 51:56

Galatasaray, yine de belli bir şablon üzerinde ısrar edebileceğini göstermişti Gaziantepspor maçında. En azından, başarıya giden yolda bir formülden bahsedebiliriz. Topla en fazla oynayan oyuncular şu şekilde idi: Ayhan Akman (3:08, %13), Sabri Sarıoğlu (2:29, %12), Arda Turan (2:25, %10) ve Hakan Balta (2:22, %10). Bu dört ismin değerini, Galatasaray'ın o akşamki pas trafiğini gösteren rakamlarda daha iyi anlamak mümkündü. Leo Franco ile başlayan oyun, iki stoper ve kanat savunucularının orta sahadaki Ayhan Akman ile Arda Turan'a dönmeleri ile olgunlaşıyordu. Sonrası, bu bölgedeki isimlerin yaratıcılığı ile ilişkili.

Gaziantepspor deplasmanından 3-2'lik skorla galip dönen Galatasaray, bir hafta sonra Ali Sami Yen Stadı'ndaki Denizlispor maçında, bambaşka bir rakip bulacaktı karşısında. Denizlispor, yalnızca bir puan için gelmişti. Kendi yarı alanında kalıyordu daha çok. Galatasaray'ın takım savunmasındaki büyük arızadan yararlanarak attığı gol sonrasında ise, geri kalan dakikalardaki tek fikrini uygulamaya başladı. Rakibini açabilmek için topu kullandı Galatasaray. %62'ye %38 gibi bir üstünlük sağladı Denizlispor'a. Ve ilk yarı ile ikinci yarı arasındaki farklılıkların da etkisi ile, sahadan 4-1 ile galip ayrıldı Galatasaray. (Denizlispor kalecisi Özden Özgün, topla en fazla buluşan isimdi maç boyunca.)

Topla Oynama
Galatasaray (26:48, %62)
Denizlispor (16:20, %38)
Topun oyunda olduğu süre: 43:08

Tolunay Kafkas'ın Kayserisporu, Ali Sami Yen Stadı'nda savunmasını önde kuran bir takım görüntüsü çizecekti TSL'nin üçüncü haftasında. Bu da bir farklılıktı. İlk yarıda zorladılar Galatasaray'ı. Bu bölümde ev sahibinin kozu, pas oldu. Pas yaparak aşabilirdi Kayserispor'u Galatasaray. Öyle ki; bu pas alışverişi içerisine zaman zaman Leo Franco bile katılıyordu. Maç sonunda Galatasaray adına topla en fazla buluşan isim olan Arda Turan'ın (3:21, %13) hemen arkasında Arjantinli kalecinin bulunması bu yüzdendi (2:47, %11). Çokça pas yaptı takım. Ve bir yerden sonra Kayserispor da koşmaktan yoruldu. Maçın hikâyesiydi bu. Pas verme kararı ve hızı konusunda da zirve yapıyordu Galatasaray.

İsabetli Pas Verme Süresi / Pas Verme Süresi
Galatasaray - Kayserispor: 3,96 / 3,05
Gaziantepspor - Galatasaray: 4,06 / 3,06
Galatasaray - Denizlispor: 4,33 / 3,21

Galatasaray adına ilk üç maç sonunda ortaya çıkan bir gerçek daha vardı. Takımın pas alışverişindeki en hızlı iki ismin Mustafa Sarp ve Ayhan Akman olduğu gerçeğiydi bu. Mustafa Sarp, ilk üç maçtaki görüntüsü özelinde karşılaşma başına her 2,54 saniyede bir pas veriyordu. (GS TV'deki Yalnız Futbol programında da sıkça üzerinde durulduğu gibi.) Ayhan Akman ise, isabetli pas konusunda takım arkadaşının hemen arkasındaydı. Bu anlamda, iki arasındaki özel iletişimden de bahsetmek gerekir. Beşiktaş karşısında Ayhan Akman takımdaki yerini alamayacak. Orta sahada Mehmet Topal'ın üstlenmesi gereken rol, yüksek ihtimalle Frank Rijkaard tarafından belirlenmiş ve hafta boyu bunun antrenmanı yapılmıştır.

Ankaraspor maçı, bu anlamda bir alıştırma oldu belki de. Mehmet Topal ile Mustafa Sarp, orta sahadaki o bölgeyi paylaştılar. Gerek oyuncuların futbol karakterleri, gerekse de Ankaraspor'un oyun felsefesi, Ankara deplasmanında biraz işini zorlaştırdı Galatasaray'ın. Diğer üç rakipten farklı olarak, pas yapmaya ve sahayı enine kullanmaya çalıştı Ankaraspor. 4-3-3'ün bir getirisiydi aslında bu. Ama Galatasaray, sahayı üç değil (4-3-3); dört aşamada geçiyordu (4-2-3-1). İkinci yarıda Frank Rijkaard'ın sihirli dokunuşu geldi. Harry Kewell, Aydın Yılmaz ve Shabani Nonda ile sezon başından beri kanıksanan modele dönülünce de 2-0'lık galibiyet çıktı ortaya.

Ankaraspor maçı ile ilgili iki not. Galatasaray'ın en hızlı pas yaptığı karşılaşmaydı. Pas verme hızında ilk defa üç saniyenin altına iniliyordu: 2,93. Ve her 3,59 saniyede bir de isabetli pas çıkıyordu Galatasaraylı oyunculardan. Topun oyunda kaldığı süre de Galatasaray'ın işini kolaylaştırmıştı: 52:33. %57'lik üstünlükten ziyâde önemli olan buydu. Denizlispor maçında 43 dakika ve 8 dakika oynanan oyun, Galatasaray'ın futbol mantalitesine ciddi anlamda zarar vermişti zira. Yine bir şekilde çıkmayı başarıyordu işin içinden, Frank Rijkaard'ın takımı. Çeşitlilik fazla, repertuvar oldukça zengin. Dört ayrı karakterdeki rakibin üstesinden gelmeyi başaran bir takım.

Beşiktaş'ın sezon başından bu yana yaşadığı en büyük sorun, gol bölgesindeki kuraklık. Nihat Kahveci, Filip Holosko, Rodrigo Tello, Marcio Nobre ve Yusuf Şimşek arasındaki rotasyon sağlanamadı. Ama dışarıdan bakılınca; sıkıntı biraz daha arkada sanki.

Beşiktaş savunmasının iki kanadı, merkez ikiliden çoğu zaman kopuk oynuyor. Daha önemlisi; savunmadaki son oyuncu ile kaleci arasındaki mesafe. Fenerbahçe ile oynanan Süper Kupa maçından bu yana devam eden bir sorun bu. Ankara'daki Gençlerbirliği ve İnönü'deki Gaziantepspor karşılaşmalarında da örnekleri görüldü açıkçası. Bu anlamda; Beşiktaş adına kanat savunması için en ideal ikili, Ekrem Dağ ve İbrahim Üzülmez gibi duruyor. Savunma tarafı zayıf olan İsmail Köybaşı oynarsa, Kader Keita'nın karşısında zor anlar yaşayabilir. İleri üçlüde Nihat, Holosko ve Tabata'nın oynayacağını varsayarsak; hareketli bir hücum yapısı öngörüsünde bulunabiliriz.

Sonuç.

Araya milli maçlar girdi. Ama Galatasaray, formda. İlk 60 dakika içerisinde skor avantajı elde edilirse; Kader Keita gibi hızlı; Arda Turan, Harry Kewell, Elano Blumer ve Milan Baros gibi topu koşturan oyuncular ile sonuca daha da erken gidebilir Galatasaray. Beşiktaş'ın şifresi, Mustafa Denizli'nin elinde. Bilmek, tahmin etmek kolay değil. Galatasaray, topun oyunda kaldığı süre ile doğru orantılı bir performans sergileyecektir. Beşiktaş'ın bu yönde bir tercih kullanması gerekiyor belki de.

2 yorum:

Can dedi ki...

Beşiktaş'ın bana göre Galatasaray'a çıkarabileceği en büyük problem sahanın boyunu uzatmak olacaktır. Göbeği sağlam bir takım Beşiktaş. Bu sertliği ön alana taşıyabilirse(kenar savunmasını atlamadan) hakikaten sert bir maç izleyebiliriz.
Yok beklemeyi dener ve Galatasaray'ın sahayı enine kullanmasına izin verirlerse sıkıntı yaşarlar; kendi yazımda da yazdım Galatasaray hataya zorlayan bir takım. Galatasaray sahayı enine kullanırken, Beşiktaş'ın pas arası yapabilecek oyuncularına da dikkat etmesi gerekli; hem Denizli, hem de Ankaraspor maçında verilen pozisyonların(senin deyiminle sistem gollerinide sayabiliriz bu başlıkta) başlangıcında orta sahada kaptırılan toplar vardı. Hava şartları etkili olacak; mevcut yağmur devam ederse federasyon ne derse desin oynanmaz gibime geliyor.

SozenE. dedi ki...

Can Selamlar,

Çok doğru. Galatasaray, oyunu kısa mesafede oynarsa; büyük avantaj sağlar.

Beşiktaş'ın bu anlamda, Galatasaray'ı pas yaparak durdurması gerekiyor. Ama kolay değil. Daha çok sertliğe dayanan savunma ağırlıklı bir orta sahaya sahip Beşiktaş.

Galatasaray'da Mehmet Topal ve Mustafa Sarp ikilisinin orta sahadaki performansı önemli. Ayhan Akman'ın yokluğunda forma giyecek olan Mehmet Topal, hemen önündeki Mustafa Sarp ile pas alışverişini sağlarsa; Galatasaray hızlanır ve takımın boyu kısalır. Bu da en büyük avantaj olarak geri döner Galatasaray'a.

Bir de, ilk gol. 20-25 dakikalık performans sonrasında skor avantajı yakalayacak bir Galatasaray, vites arttırır hızlıca.

Hava şartları, maça ayrı bir hava katabilir bu arada.

Sevgiler,

Eray.