2 Eylül 2009 Çarşamba

Caner Erkin ve Ufuk Ceylan Galatasaray'da



Galatasaray'da 2009-10 Transfer Sezonu'nun finali, Caner Erkin ve Ufuk Ceylan ile yapıldı.

Yabancı oyuncu alımlarındaki gizlilikten bağımsız olarak hem Caner hem de Ufuk'un Galatasaray'a geliş süreçleri biraz sancılı oldu açıkçası. Manisasporlu Ufuk Ceylan, kendisine Florya kapılarını açacak bu transfer için kendi kulübünde kadro dışı kalmayı bile göze aldı. Caner Erkin de benzer yollardan geçti aslında Galatasaray'a gelirken. CSKA Moskova, henüz 18 yaşında iken ciddi bir bonservis bedeli ödeyerek kadrosuna kattığı Caner'den kolay vazgeçmedi. En sonunda, satın alma opsiyonlu kiralık formülü girdi devreye. Ve Caner de Galatasaray'ın yeni oyuncularından biri oldu.

Vestel Manisaspor'dan CSKA Moskova'ya uzanan o süreci inceleyerek başlamak doğru olabilir, Caner Erkin'in kariyeri üzerine konuşurken. 2005 yılında Peru'da düzenlenen o unutulmaz FIFA U-17 Dünya Kupası'nın ilgi çekici takımı Türkiye'nin en büyük iki yıldızın biriydi, Caner Erkin. Vestel Manisaspor'da yükselişine devam etti. 2005-06 Sezonu içerisinde oldukça başarılı ''tek maç'' performanslarının altına imzasını attı. O dönem Vestel Manisaspor'un başında olan Ersun Yanal, genç futbolcuya savunmanın solunda görev veriyordu. Diğer tarafta ise, şimdilerin ele avuca sığmayan 10 numarası Arda Turan vardı. Akılalmaz bir ikili oluşmuştu Manisaspor'da kanat savunması anlamında.

Caner adına Manisaspor'daki bu tecrübe, kariyerinin devam eden bölümünde ciddi avantajlar getirdi. Dönemin Manisasporu, her an hücumu düşünüyordu. Caner söz konusu başlıkta son derece etkili bir isimdi. Ama sol bek olarak da deneyim kazanıyordu. Yine de Aralık 2006'da 4 milyon dolarlık bonservis bedeli ile Rusya'nın CSKA Moskova'ya gerçekleşen transferinin altında yatan gerçek, muhtemelen 2005 FIFA U-17 Dünya Şampiyonası'nda göstermiş olduğu performans ile ilintiliydi. Yepyeni bir maceraydı Caner Erkin için. Daha genel fotoğrafta, Türkiye adına da yeni sayılmazdı. 18 yaşındaydı, Caner. Ve önemli bir bonservis bedeli karşılığında Avrupa'nın önemli kulüplerinden birini transfer oluyordu.



CSKA Moskova transferinin artı ve eksilerini toplamak gerekiyor bu noktada.

''Vestel Manisaspor'dan Türk bir futbolcunun, UEFA kupasını müzesine götürmüş ve Şampiyonlar Liginde mücadele eden bir takım tarafından ısrarla istenmesi, bize gurur verdi. Tüm futbol camiası, bu transferi bitmiş bilsin. Caner'in buradan İspanya ve İngiltere gibi ülkelerin liglerinde söz sahibi olan takımlarının transfer listelerine gireceğine inancım sonsuz.'' diyordu transferin gerçekleştiği gün Vestel Manisaspor'un İdarî Menajeri Mustafa Turgat. Aslında tam da bu yüzden kulüp olarak, Caner'in bir sonraki satışından pay alacakları bir madde eklemişlerdi CSKA Moskova ile yapılan sözleşmeye.

Beklenti vardı kendisinden. Bu potansiyele sahip olduğu da biliniyordu herkes tarafından. Rusya, hem iklim hem de futbol olarak bambaşka bir ülkeydi. Fikstür, Avrupa'daki diğer üst düzey liglerden tamamen farklı şeklide gelişiyordu bir defa. Ülke içerisindeki saat farklarından dolayı oluşan uzun deplasmanlar, oynanan sert oyuna uyum ve daha birçok etmen. Caner Erkin'in aşması gereken engeller vardı. Saha içerisine döndüğümüzde ise, Daniel Carvalho gibi bir gerçek çıkıyordu karşısına. CSKA Moskova'nın en büyük yıldızı, Caner'in oynadığı pozisyonda yer alıyordu. Bu noktada, Vestel Manisaspor'daki sol bek tecrübesi girdi devreye.

CSKA Moskova'yı bir açıdan özel yapan durumların başında Corinthians ve Chelsea ile girdiği üçgen bulunuyordu. O dönemki kadrosunda Corinthians uzantılı (Daniel Carvalho, Jo, Wagner Love, Dudu Caerense) çok sayıda yıldızı barındıran CSKA Moskova, Chelsea'nin sahibi Roman Abramovich'in patronu olduğu Sibneft adlı petrol şirket ile sponsorluk anlaşması içerisindeydi. Abramovich, UEFA kuralları nedeniyle CSKA Moskova'nın hisselerini satın alamayacaktı. Ama bu durum, CSKA Moskova'dan oyuncu transfer etmesinin önüne geçemezdi. Wagner Love'ın Chelsea'ye geçmesi, çok konuşuldu. Bir bakıma, Chelsea ya da Premier League için bir vitrindi CSKA Moskova. Ve belki de Caner, bu şekilde konsantre oluyordu transfere.

Gazzaev'in Dinamo Kiev'e geçmesinin ardından CSKA Moskova, Brezilyalı Zico ile anlaştı.

Gazzaev ile iki yıl içerisinde toplam 33 maçta oynama şansı bulan 20 yaşındaki yıldız, Zico'nun takımına girmekte zorlandı. Sezon başında Real Betis'ten alınan Mark Gonzalez'in transferi ile de CSKA Moskova'da kalma ihtimali sıfıra kadar indi. Yine de, kolay vazgeçmeyecekti Caner'den CSKA. Galatasaray'ın teklifi, bu yönde gerçekleşti. Kiralama yoluna gidildi. Tabii ki satın alma opsiyonu ile. Bu noktada; Galatasaray ve Caner Erkin birlikteliğinden ne gibi sonuçlar çıkabilir, onun üzerine gitmeye çalışalım bir de.

Kâğıt üzerinde bir gerçek var. Volkan Yaman'ı Eskişehirspor'a, Alparslan Erdem'i de Kayserispor'a gönderen Galatasaray, Caner Erkin'i sol kanat savuncusu Hakan Balta'nın alternatifi olarak transfer ediyor. Ama bu hamleyi yalnızca söz konusu pencereden değerlendirmek hiç de doğru olmasa gerek. Caner, çeşitliliği olan bir oyuncu. Repertuvarı geniş. Hakan Balta'nın yanı sıra Arda Turan, Harry Kewell ve Elano Blumer'in pozisyonlarını da ikâme edebilir. Her takıma lazım bu anlamda. Bir de işin diğer boyutu; Caner Erkin'in Galatasaray'a ihtiyacı var. İmzayı attığı gün, Frank Rijkaard'ın kendisi için önemli bir şans olduğunu açıklaması da bu yüzden aslında. Beklentimiz şu olsun: Aydın Yılmaz ile rekabet. En azından ilk etapta.



Galatasaray'ın transfer sezonundaki final bölümünde kadrosuna kattığı diğer isim, Ufuk Ceylan.

Yakın tarihinde iki defa yerli kalecilerle lig şampiyonlukları yaşayan Galatasaray kalesi, yine de üç yabancı yıldız ile anılıyor. Zoran Simovic, Claudio Taffarel ve tabii ki Aly Farryd Camilo Mondragon. Yeni sezonda bu bölgenin bir numarası olan Leo Franco, istikrar sağlayabilirse; yeni bir sayfa açabilir kendi bölgesi özelinde. Ufuk Ceylan'ı da benzer kategoriye koyabiliriz bu anlamda. Yerli kaleci fenomenini bir kez daha ayağa kaldırabilir mi Ufuk, göreceğiz. Ama şu gerçek, herhangi bir yerde karşılaşsanız kendisi ile, ''Pardon, siz kaleci misiniz?'' diye bir soru yöneltebilirsiniz Galatasaray'ın yeni transferine.

Ufuk Ceylan hamlesinde bir de takımdan ayrılan isimler var tabii. Bir miktar para verildiği söyleniyor Manisaspor'a. Ek olarak; Orkun Usak, Mehmet Güven ve Yaser Yıldız. Ufuk, Galatasaray'a geldiği gün kaleye geçmeyecek elbette. Bu yüzden, kendisi için gözden çıkarılanlar dikkat çekebilir. Yine de şöyle yaklaşılmalı. Bu transfer, olması gerektiği gibi, iki-üç ay öncesinde yapılsaydı Galatasaray tarafından gelen teklif bu şekilde mi olurdu? Olmazdı sanki. Transfer sezonunun son günüydü. Ve Galatasaray'ın bazı oyuncuları elinden çıkarması gerekiyordu. Hem futbolcuların kendi kariyerleri, hem de kulübün maddî çıkarları için.

Manisaspor'un dolaylı yoldan kârlı ayrıldığını söylemek mümkün. Galatasaray, Manisaspor'a değer katabilecek oyuncuları vermiş oldu Ege kulübüne. Orkun Usak, Mesut Bakkal'ın ekibine sınıf atlatabilecek bir kaleci. Aykut Erçetin yerine tercih edilmesi bu yüzden. Kısa süre içerisinde TSL'nin en iyi kalecileri arasına girecektir bir defa daha. Mehmet Güven için de doğru bir opsiyon, Manisaspor. Altyapılarda efsaneleşmesini sağlayan orta sahadaki oyun görüşü, Manisaspor gibi birinci ve ikinci bölgede iyi pas yapan bir takımda etkili olacaktır. Forma şansı bulur ve özgüven depolarsa; TSL, bir oyuncu daha kazanır. Yaser Yıldız için net bir fikir beyan etmek doğru değil sanki. Yine de, Manisa bu bölgede eksikti. Kendisi adına olumlu bir haber.

Tüm bunların ardından; Galatasaray transfer komitesi özelindeki tüm görevlilere, yaz mevsimini daha keyifli hâle getiren herkese teşekkür etmeliyiz diye düşünüyorum. Ve tabii yukarıda adı geçen, Galatasaray için emek veren oyunculara. Uzun süre unutulmayacak bir transfer mevsimi. Önümüzdeki sezonlarda da bu vizyonun sürmesi, en büyük dileğimiz olsun son noktada.

6 yorum:

pclion dedi ki...

Eray, yazıda Wagner Lowe yazmışsın birkaç kere ama Vagner Love olacak. Düzenlersin bir ara. Bu yorumu yayınlamana gerek yok, msn'de göremeyince buraya yazayım dedim...

Sandor dedi ki...

Ben Galatasaray'ın verdiği oyuncuları artı yük olarak değil de eksi yük olarak görüyorum. Yani üzerimizden attığımız yükler.Hem Bu oyuncular karın tokluğuna oynamıyorlardı, hem de kadroda gereksiz şişkinlik yapıyorlardı. Dolayısıyla çok pahalıya değil de, aksine çok ucuza aldığımızı düşünüyorum Ufuk'un kalitesinden bağımsız olarak.

SozenE. dedi ki...

Uğur,

El alışkanlığı sanırım. ''Golden State Warriors'' ile ilgili yazı yazarken de yaparım ara sıra, böylesi bir hatayı. Düzelttim şimdi, teşekkür ederim. :)

***

Sandor,

Aynı fikirdeyiz. Bunu anlatmaya çalışmıştım ben de. Söz konusu üç oyuncuyu Galatasaray, elden çıkaracaktı. Bu anlamda, Ufuk Ceylan transferinden farklı düşünmek gerekiyor Orkun, Mehmet ve Yaser'in gidişini.

Teşekkürler yorum için.

Selamlar,

Eray.

Tutkinjsh dedi ki...

Caner Erkin'in Fenerbahçe taraftarı oluşu gerçeğini GS taraftarı nasıl kabul edecek bakalım.

SozenE. dedi ki...

Tutkinjsh,

Maçlara ya da antrenmanlara Fenerbahçe forması ile mi gelecek?

Galatasaray için oynadığı sürece Galatasaray'ın profesyonel bir oyuncusu olacak, Caner Erkin. Bir de futbolcuların takım tutmaları gerekli değil bana kalırsa.

Selamlar,

Eray.

Adsız dedi ki...

manisa karlı demişsinde sence bu teklife bakarsak basından duyduğumuza göre bu teklifin üstüne 1 futbolcu+3M teklif sezer için oluyo ayrıca ben galatasaray'da oynamam gibi bi cahillik yapmadı adam