9 Eylül 2009 Çarşamba

II. Tur Başlıyor: Bulgaristan v Türkiye, 66-94



''Önemli olan antrenör değil, takımdır!'' diyordu 20 Ağustos 2008 günü Macaristan karşısında alınan 89-71'lik galibiyetin ardından Bulgaristan'ın İsrailli antrenörü Pini Gershon. EuroBasket 2009 Elemeleri'ne hayli iyi başlamıştı, Bulgaristan. Ve Gershon, bu başarının öznesi olarak kabul ediliyordu.

Sırbistan ve İtalya'nın yanı sıra Finlandiya ile Macaristan'ın da yer aldığı A Grubu'nda Sırbistan'ın hemen arkasından ikinci sırayı alarak EuroBasket 2009 Finalleri'ne gelmeye hak kazanan Bulgaristan'da elemeler boyunca iki figür ön plana çıkmıştı. Kenarda, Pini Gershon. Saha içerisinde ise, ABD'li Ibrahim Jaaber. İtalya'nın Lottomatica Roma takımında forma giyen Jaaber, A Grubu'ndaki karşılaşmalarda maç başına 16.0 sayı ortalaması yakalarken Bulgaristan'ın kazandığı maçlarda 16.0'lık başarısını, 20.0'ya kadar çıkarmıştı. Bir ve iki numarada oynayabilen önemli bir adamdı Jaaber, Bulgaristan adına. Ama Polonya'ya gelmedi.

Jaaber, Ramazan ayı dolayısı ile oruç tutacağı için affını istedi Bulgaristan Milli Takımı'ndan. Antrenör Pini Gershon da tercih yapmak durumunda kaldı. Devşirme kontenjanı özelinde iki aday vardı. Biri yeni sezonda Türk Telekom forması giyecek olan Andre Owens, diğeri de Almanya doğumlu bir ABD'li E.J. Rowland. Gershon, Rowland ile yoluna devam etme kararı aldı. Ve aslında hızlı hücumu seven takımına ''kafasına göre'' oynayabilecek bir PG katkısı yapmış oldu. Avrupa Basketbolu'nda Maccabi Tel Aviv gibi bir ekol yaratan İsrailli antrenör, projesini başarıya ulaştırırken hızlı bir takım yaratmıştı her defasında. İsrail deplasmanı, her takım için kâbustu. Seyirciler de oyuncular ile parkede pozisyon alıyorlardı âdeta.

Pini Gershon, Bulgaristan'a belli bir karakter kazandırmıştı Elemeler'de. Dört gruptaki toplam 15 takım arasında en skorer üçüncü ekipti, Bulgaristan. (1. İsrail - 85,8 sayı, 2. Büyük Britanya - 84,0 sayı, 7. Türkiye - 81,1 sayı.) Ama savunması da aynı paralelde ilerliyordu. Bu anlamda; Türkiye'nin dün akşam yapması gereken ilk şey, kuralları maçın henüz başında koymak olmalıydı. İyi savunma ile Bulgaristan'ın umutlarını kırmak gerekiyordu. Türkiye, dominant bir oyunla başladı karşılaşmaya. Bulgaristan'ın bir numarası E.J. Rowland ise, hücumdaki dengeleri kurabilmekten çok uzaktı. Pas dahi yapamıyordu Bulgaristan. Türkiye, karşısında dağınık bir rakip bulmuştu.



Futbolda olduğu gibi, basketbolda da, kendinizden yetenek olarak daha alt seviyede olan bir takımı, sinir bozucu sakinlikle alt etmeniz gerekir. Oyunun ilk bölümünde Türkiye, bu anlamda oldukça akıllı davrandı. Litvanya maçının sonundaki serinkanlılıkla devam edildi. Hücumda uygun pozisyon bulana dek top dolaştırıldı, savunmada konsantre kalındı.

Dördüncü dakika içerisinde Hidayet Türkoğlu'nun iki sayılık isabeti, 11-4'lük üstünlüğü getirdi Türkiye'ye. Çeyrek sonunda ise, Ender Arslan çıktı sahneye. Üç sayılık basketi sonrası takım, kenara 24-15 ile galip geldi. Yaklaşık iki dakikalık sessizliğin ardından Ender, bir defa benzer tarifeyi uygulayarak skoru 27-17'ye getirdi. Buradan sonrası önemli. Türkiye, bu basket ile birlikte gelen 4,5 dakikalık sekansı harika oynayacaktı. Bulgaristan'a beş hücumda yalnızca tek basket izni veriliyordu. Elde edilen üstünlük: 17-4! Skorun 41-21'e gelmesi, Türkiye'yi rahatlattı. Bir daha da arkasına bakmadı takım.

53-28 önde girilen ikinci devrenin hemen başındaki bocalama evresini saymazsak isek, oyun konsantrasyonu da hiç bozulmadı. Bulgaristan, tunuvadaki ilk maçında da benzer bir sorun yaşamıştı aslına bakılırsa. Polonya karşısında skoru 17-16 rakip takım lehine iken, ev sahibinden 27-9'luk dev bir yanıt almışlardı Gershon'un öğrencileri. O 44-35'in ardından toparlanamayacaklardı. Tıpkı Türkiye karşısında olduğu gibi. Yine de Bulgaristan, hücum karakteri olan bir takım. Bu sonucu, Polonya potalarına gönderdikleri 78 sayıdan bile çıkarabiliriz. Dolayısıyla; Gershon'un takımını 66 sayıda tutmak önemli başarı. Milli Takım'ın özgüveni ve şampiyona konsantrasyonu açısından özellikle de.



D Grubu'nun diğer maçında sürpriz yaşandı. Polonya, NBA patentli oyuncularının büyük yardımları ile sonuca gitti Litvanya karşısında. Böylece Litvanya, iki maç sonunda galibiyetsiz kalmış oldu.

I. Tur'da alınan galibiyetlerin anlamı büyük. Polonya ve Türkiye, ikişer galibiyette. TSİ 19.15'te başlayacak karşılaşmada kazanan takım, ikinci tur gruplarına iki galibiyet birden taşıyacak. (I. Tur'da -yalnızca- grup sonuncusu olan takımlar önünde elde edilen galibiyetler, değerlendirmeye alınmıyor.) Bu anlamda Litvanya, kazansa bile; II. Tur'a ''0'' galibiyet ile başlayacak. Türkiye ile Polonya'dan biri de 2. Yani bir bakıma... Altı takımdan oluşan ikinci tur grubunda Polonya ya da Türkiye, bir rakibini neredeyse ekarte etmiş olacak.

Polonya karşılaşmasını işte bu yüzden II. Tur'un ilk maçı olarak okumak mümkün. Son derece kritik bir eşleşme. Maciej Lampe ve Marcin Gortat, ev sahibini oldukça iyi liderlik yapıyorlar. Litvanya önünde iki oyuncu da double-double ile oynadı. (Maciej Lampe: 22 sayı ve 10 ribaund, Marcin Gortat: 15 sayı ve 17 ribaund.) Pota altında güçlüler, ancak arka alanda da fena sayılmazlar. Euroleague'de sezonun en skorer ikinci oyuncusu olan SG David Logan, sorun yaratabilir Milli Takım'a. Yapmamız gereken, topa ve kendisine baskı. Litvanya karşısında sekiz top kaybı yaptı, Logan. Bunlardan ikisinde Jasaitis, direkt olarak potaya giderken diğer ikisinin devamında Polonya faulü geldi.

Polonya, ateşli taraftarları ile bir anda rakiplerinin üzerine çökebiliyor. Bulgaristan önündeki o net olmayan verinin (skorda 17-16'dan 44-25'e gelinmesi) çözünürlüğü, Litvanya karşısında ziyâdesiyle artırıldı. Son çeyreğin hemen başında Delininkaitis, farkı sekiz sayıya indirdikten sonra (54-62) Polonya'nın maçı koparan 11-2'lik serisi geldi. Yalnızca 2 dakika ve 45 saniye içerisinde. Bu bölümde, arka arkaya üç isabetli üçlük gönderen Michal Ignerski'nin hakkını teslim edelim. 73-56'nın ardından Polonya'ya çok fazla yaklaşamadı, Litvanya.

Sonuç: II. Tur, bu akşam başlıyor aslında. Polonya önünde alınacak bir galibiyet, Çeyrek Final kapısını daha şimdiden açabilir. Sert bir eşleşme bekliyor bizleri.

Hiç yorum yok: