25 Eylül 2009 Cuma

Premier League, 25 Eylül: Haftalık Mini Test



2009-10 Premier League Sezonu'nun yedinci maç haftası, haftasonu ve pazartesi günü oynanacak toplam on maç ile tamamlanacak.

Geçtiğimiz haftanın en ilgi çekici eşleşmesi, hiç kuşkusuz Manchester'da gerçekleşmişti. 2008-09 Sezonu'nun devre arasında hisselerini Arap milyarderlere geçiren Manchester City, yaz mevsiminde kadrosuna kattığı Gareth Barry, Kolo Toure, Roque Santa Cruz, Joleon Lescott, Carlos Tevez ve Emmanuel Adebayor gibi büyük yıldızlarla son yıllarda hiç olmadığı kadar iddialı bir giriş yapıyordu İngiltere'de yeni sezona. Ne var ki; bir hafta önce Arsenal karşısında 4-2 kazanırken Manchester City, özellikle hücum hattında ciddi bir kayıp vermişti.

Eski takım arkadaşı Robin van Persie'ye attığı tekme sonrasında üç maç ile cezalandırılan Adebayor, Old Trafford deplasmanında forma giyemeyecekti. Roque Santa Cruz, Mark Hughes'un takımındaki bir diğer eksik oyuncuydu. Yine de hücum hattında etkili isimlere sahipti, Manchester City. Sezon başında, MSI'dan bonservisi alınan ve Manchester United'dan Manchester City'ye geçiş yapan Carlos Tevez, Old Trafford'a dönüş yapmıştı. United menajeri Alex Ferguson ile yaşadığı tartışmalar bir kenara, Manchester City transferinin gerçekleşmesinin ardından Mavi Yaka'da ''Manchester'a Hoşgeldin!'' pankartlarının açılması, ortamı yeteri kadar germişti.

Alex Ferguson'ın, ''Bizim ezelî rakibimiz Manchester City değil, Liverpool. City'nin kazanma kültürü yok.'' açıklaması da vardı elimizde. Tüm bunlar derbinin havasına girebilme adına yeterli argümanlardı.

Manchester Derbisi, saha içerisinde de hızlı başlayacaktı. Henüz ikinci dakikaydı. Ve Manchester United, Wayne Rooney'nin golü ile öne geçiyordu. Ferguson'ın karşılaşma öncesindeki rahatlığı, 90 dakika devam edecek miydi acaba? Neyse ki; Gareth Barry, çıktı sahneye. 16. dakikada derbi, tekrar hareketlendi. Beraberlikle girilen ikinci yarının hemen başında Manchester United, ilk hamleyi yapan taraf oldu. Darren Fletcher'ın golüne karşılık ise, yalnızca dört dakika sonra Craig Bellamy'den geldi. ''Eylül 2009'' olarak tarihe geçecek olan bu karşılaşma, kendi içerisinde bir karakter kazanmıştı adeta.

48. dakikada Ryan Giggs'in soldan ortasına güzel bir kafa vuruşu ile anlam yükleyen Darren Fletcher, Galli ustanın bitime on dakika kala yaptığı servise de karşılık verdi. Manchester United, 3-2 ile öne geçti. Ama uzun sürmedi. Benzer bir tarife de Manchester City'den geldi. İkinci yarının başında maça 2-2'lik beraberliği getiren Bellamy, soldan bir defa daha girdi Manchester United ceza sahasına. Ve savunma ile kaleci Ben Foster'ın hamle eksikliklerini iyi değerlendirerek 90. dakikada, maça üçüncü defa eşitliğin gelmesini sağladı. Tarihe geçmişti artık bu derbi. Ancak daha iyisi de olabilirdi. Uzatma bölümünün son anlarında Ryan Giggs, rakip ceza sahasına enfes bir pas gönderdi. Michael Owen, tek vuruşla yeniden doğdu.



Alex Ferguson'ın sezon başında kendisine bahşettiği şansı oldukça iyi değerlendirmişti, Owen. Manchester Derbisi'nde (3-3'lük eşitliğin olduğu bir anda) söz sahibi olmak ve galibiyet golünü atmak, Owen için birkaç ay öncesine dek rüya gibi bir şey olmalıydı. Ama ana tartışma konusu bu değildi.

Manchester United, sonuna en az dört uzatma dakikası eklenen maçta galibiyete uzanırken kronometreler 95:26'yı gösteriyordu. Manchester City menajeri Mark Hughes, bir zamanlar antrenörlüğünü yapan Sir Alex Ferguson'ın takımı karşısında yediği bu gole itiraz ederken, ev sahipleri galibiyetlerini doyasıya kutluyorlardı. Peki, bu bir klasik miydi? Manchester United'ın kazanması değil bahsedilen. Manchester United'ın iç sahadaki Premier League maçlarının uzatma dakikalarında kazanması. Guardian, bu konunun üzerine gitti. Ve birtakım ilgi çekici sonuçlar çıktı ortaya.

Guardian'ın araştırmasına göre; Manchester United, 2006-07 Sezonu'ndan bu yana Old Trafford'da oynadığı 60 Premier League maçının 48'inde son dakikaya galibiyetle girerken 12 karşılaşmada skor üstünlüğünü eline geçirememişti. Söz konusu 48 maçın sonuna eklenen süre, karşılaşma başına ortalama 191.35 saniye (3:11.35). Manchester United'ın galibiyet veya beraberlik için en az bir gole ihtiyaç duyduğu 12 maça dahil edilen süre ise ortalama 257.17 saniye (4:17.17). Aradaki fark, 1 dakikadan fazla. Toplamdaki (60 maç) ortalama süre de yaklaşık 205 saniye. Diğer büyüklerin iç saha maçlarındaki rakamlarını da verelim: Liverpool 210, Arsenal 224 ve Chelsea 229 saniye.



Manchester United'ın uzatma dakikalarını ne kadar iyi değerlendirdiğini geçtiğimiz sezon, belki de şampiyonluğu getiren Aston Villa maçındaki performansından gayet iyi biliyoruz aslında. Son üç sezondaki dağılımına bakalım bu durumun:

2006-07 Sezonu
194.53 saniye - 217.25 saniye
2007-08 Sezonu
178.29 saniye - 254.40 saniye
2008-09 Sezonu
187.71 saniye - 258.60 saniye

Son üç sezonda Manchester United'ın son dakikalarına önde girdiği ve girmediği maçlardaki görüntü yukarıdaki gibi. 2009-10 Sezonu'nda devam eden bir çizgi bu aslında. Sir Alex Ferguson'ın takımı, Old Trafford'da sezonun ilk iki maçına önde girerken toplam 304 saniye uzatma oynarken, Manchester United karşılaşmasında 415 saniyelik bir marja sahip oldu. Evet, bu anlamda rakamlar ortada. Ama diğer yandan bir de gerçek var. Belli bir dönemi domine eden takımlar için, böylesi araştırmalar hep olur. Başarılı iseniz, karşınıza böyle sonuçların çıkması normal olsa gerek.

Premier League'de geçtiğimiz haftanın diğer önemli maçlarında Liverpool, Güney Londra deplasmanından çok önemli bir galibiyet çıkarmayı başardı. West Ham United karşısında iki defa öne geçmesine karşın rakibine iki defa yakalanan Rafael Benitez'in takımı, Fernando Torres'in 74. dakikadaki golü ile kazandı. Arsene Wenger'in gençleri, Kuzey Londra'da ağırladıkları Wigan'ı evine Vermaelen (2), Fabregas, Eduardo'nın golleri ve 4-0'lık skorla uğurladılar. Kuzey Londra'nın bir diğer temsilcisi Tottenham Hotspur ise, Stamford Bridge'de Carlo Ancelotti'nin iştahlı öğrencilerine takıldı. Ashley Cole, Michael Ballack ve Didier Drogba'nın golleri, 3-0'lık galibiyeti ve 6. maçta 18. puanı getirdi.



Premier League'de yeni hafta, Cumartesi günü saat 14.45'te Portsmouth ve Everton arasındaki mücadele ile açılıyor.

Öğleden sonra kuşağında Liverpool'un Anfield Road'daki konuğu Hull City. Yeni sezonun ilk üç haftasında alınan iki mağlubiyeti takip eden bölümde 3'te 3 yapan Liverpool, geçtiğimiz sezon iç sahada puan kaptırdığı Hull önünde kazanarak zirveye tutunmak isteyecektir. Wigan deplasmanındaki Chelsea'nin hedefi, rüya başlangıcına devam etmek olmalı. Big Four üyeleri arasında kendilerine yer bulmaya çalışan takımlardan Aston Villa, Blackburn Rovers'ın konuğu olacak. Tottenham, evinde Burnley ile oynarken Manchester United, Stoke City ile Britannia Stadium'da karşılaşacak.

Haftalık mini test, telegraph.co.uk'tan.

1. Premier League'de arka arkaya iki maç kaybetmesinin üzerinden 120 maç geçen takım hangisidir?
2. Premier League'de bu sezon hangi takım, maçların son 10 dakikalarında 4 gol yemiştir?
3. Premier League'de bu sezon en fazla gol atan oyuncu kimdir?
4. Premier League'de hangi takım, 200. PL mağlubiyetinden yalnızca bir maç uzaklıktadır?
5. Chelsea, Premier League'deki son 11 maçından galibiyetle ayrıldı. Bu alanda rekor hangi takımın elindedir?

Cevaplar, yorum bölümünde.

26.09.2009 Cumartesi

Portsmouth v Everton, 14.45
Birmingham City v Bolton, 17.00
Blackburn Rovers v Aston Villa, 17.00
Liverpool v Hull City, 17.00
Tottenham v Burnley, 17.00
Stoke City v Manchester United, 17.00
Wigan v Chelsea, 17.00
Fulham v Arsenal, 19.30

27.09.2009 Pazar
Sunderland v Wolves, 18.00

28.09.2009 Pazartesi
Manchester City v West Ham United, 22.00

4 yorum:

SozenE. dedi ki...

Cevaplar:

1. Chelsea.
2. Wigan.
3. Wayne Rooney, 6.
4. Blackburn Rovers.
5. Arsenal, 14.

alessandro del piero dedi ki...

merhabalar,

yalniz futbol'un siki bir takipcisi olarak bu haftaki progradmda melih abi'yi goremedim. bir rahatsizligi mi vardi kendisinin yoksa programdan ayrildi mi?

tesekkurler..

SozenE. dedi ki...

Selamlar,

Aslında ismini görünce, Manchester United ile ilgili olan kısma tepki göstereceğini sanmıştım. Neyse ki, yanılmışım. :)

Yalnız Futbol'un takip edildiğini bilmek, güzel. Teşekkür ederim kendi adıma. Melih Abi, bu hafta ufak bir rahatsızlığı olduğu için bizimle olamadı. Önümüzdeki haftalarda katılacaktır mutlaka.

Sevgiler,

Eray.

alessandro del piero dedi ki...

:)

yok, utd'li kimligimle yorum yapmak icin 25 ekimdeki maci bekliyorum heyecanla.. gecen sezonki hezimetin ve iki mactaki 0 puanin acisi hala icimizde..

yalniz su an fark ettim ki ayni hafta fenerbahce maci da varmis. umarim cakismazlar, anfield ve kadikoy'de alacagimiz ust uste iki deplasman galibiyetinin sevinci bir omur boyu unutulmaz heralde.. :)