16 Ekim 2009 Cuma

NBA 2009-10 Sezonu: Cleveland Cavaliers



2008-09 Sezonu'na bıraktığı yerden başlıyordu, Cleveland Cavaliers.

2008 NBA Playoffları Doğu Konferansı Yarı Finalleri Yedinci Maç... Boston Celtics ve Cleveland Cavaliers arasındaki karşılaşma sona erdiğinde ortaya çıkanlar, üzerinden yıllar geçse bile unutulamayacak cinstendi.

Bir sezon önce Detroit Pistons'ı tek başına geçerek takımını NBA Finalleri'ne taşıyan LeBron James, Cavaliers'ın 2007-08 Sezonu'ndaki son maçına 45 sayı ile damgasını vuruyordu. Celtics'in yıldızı Paul Pierce, 41 sayıda kalmıştı. Ama basketbol, bir takım sporuydu. Ve kazanan Boston Celtics oluyordu. Kesin olan bir şey daha vardı ama. 19 Mayıs 2008 günü, bu sporun unutulmaz gecelerinden biri yaşanmıştı TD Banknorth Garden'da.

Cleveland Cavaliers'ı yedi maç sonunda geçen Boston Celtics, Doğu Konferansı Finalleri'nde Detroit Pistons'a yalnızca iki maç kaptırdıktan sonra kendisini NBA Finalleri'nde, ezelî rakibi Los Angeles Lakers karşısında bulmuş ve Lakers'a da aynı tarifeyi uygulayarak mutlu sona ulaşmıştı. Psikolojik anlamda büyük bir yıkımdı Boston Celtics mağlubiyeti, LeBron James'in takımı adına. 2007-08 Sezonu, Celtics ile noktalanmıştı. Ve yeni sezon yine TD Banknorth Garden'da açılacaktı. Boston Celtics oyuncularının şampiyonluk yüzüklerini parmaklarına geçirecekleri tören boyunca, soyunma odasında, maça hazırlanmaya devam ediyordu, LeBron James. Ama belli ki; biraz daha çalışmalıydı. 90-85 kaybetti, Cavaliers. Celtics ise, bıraktığı yerden başlamıştı.

Cleveland Cavaliers'ın basketbolu üzerine konuşurken bir isim, diğerlerinden ayrılıyor kolayca: LeBron James.

2008 NBA Playoffları. Cleveland Cavaliers, TD Banknorth Arena'da serinin ilk iki maçından mağlubiyetle ayrılırken LeBron James, saha içerisinden sırasıyla 2/18 ve 6/24 ile hücum etmişti. Massachusetts'teki maçlarda 8/42 ile şut kullanan LeBron, toplamda 17 top kaybı yaparak mağlubiyetleri hazırlayan isimlerin başında geliyordu. Yine de Ohio'da kazanılan iki maç, seriye dengeyi getirecekti. Ama Cavaliers'ın tüm oyun planı, LeBron üzerine kuruluydu. Ve bu çok da iyi bir şey sayılmazdı.

Serinin son dört maçında sırasıyla 44, 45, 47 ve 47 dakika süre almıştı, LeBron James. Cavaliers, LeBron'un sahada bulunduğu bu süreler içerisinde Boston'a skorda altı sayılık üstünlük sağlarken yıldız oyuncusunun kenarda kaldığı toplam dokuz dakika içerisinde 22-12'lik bir skor dezavantajına düşüyordu. Ortada mutlak bir matematik var. LeBron James, özellikle Cavaliers adına maçların sıkıştığı dakikalarda, takımdaki tek skor opsiyonuydu. 2008-09 Sezonu öncesinde Cavaliers Genel Menajeri Danny Ferry, bu eksikliğin üzerine gitti.

Boston Celtics'e elendikten sonra ölü sezonda hareketli günler yaşayan Cleveland Cavaliers, 13 Ağustos 2008 günü üç takım ve altı oyuncuyu kapsayan bir takasta Damon Jones ile Joe Smith'i Milwakuee Bucks'a gönderirken Bucks'tan Maurice Williams'ı kadrosuna kattı. 2008 NBA Draft'te ise 19. sıradan North Caroline State'in pota altı oyuncusu JJ Hickson'ı seçerek ön alanına önemli bir takviye daha yaptı. Son yıllarda oyun kurucu bölgesinde derin sıkıntılar yaşayan Cavaliers'da Bucks'tan alınan Maurice Williams, hem bu sorunu gidermek; hem de LeBron James'in yanı sıra ikinci bir skorer yaratabilmek için katılmıştı takıma. Ve kendisine verilen görevi, sezon içerisinde sıkça yerine getirecekti.

2008-09 Sezonu'nda Maurice Williams'ın eski takımı Milwakuee Bucks ile Cleveland Cavaliers, birbirlerine rakip olmak için fazla beklemediler.



2008-09 Cleveland Cavaliers: Rüya Gibi Başlamıştı...

Kasım ayında Bucks, Cavaliers'ın misafiri olarak Quicken Loans Arena'ya gelmişti. Mo Williams, bir sezon önce maç başına ortalama 17,2 sayı ve 6,3 asistlik katkıda bulunduğu Bucks karşısında sahne alıyordu. Ama LeBron James, muhteşem performansı ile Williams'tan rol çalacaktı.

O gece sahadan 16-24 saha içi şut isabeti, 41 sayı, 5 ribaund, 6 asist ve 3 top çalma ile ayrıldı, LeBron. Kariyerinde 27. defa 40 sayı barajını aşmayı başarmıştı. 2008-09 Sezonu'nda ise üçüncü kez. Sekiz maçlık periyot içerisinde üç ayrı maçta 41 sayı üreten LeBron, tüm bir sezon boyunca hızını düşürmedi. O'nun performansı, doğal olarak takımı Cleveland Cavaliers'a da ilham kaynağı oldu. Özellikle de The Q Arena'da.

2008-09 Sezonu'ndaki iç saha maçlarında akılalmaz bir galibiyet yüzdesi ile oynayan Cleveland Cavaliers, Martin Luther King Günü'nde Los Angeles Lakers'a kaybederken normal sezonun son maçına 39-1'lik iç saha derecesi ile gelmişti. Ama bir şey daha vardı. The Q Arena'daki Philadelphia 76ers maçına 66 galibiyet ve 15 mağlubiyet ile çıkarak NBA liderliğini garantileyen Cavaliers, Playofflar öncesinde LeBron James, Mo Williams, Zydrunas Ilgauskas, Ben Wallace ve Joe Smith gibi oyuncularını dinlendiriyordu. Yine de Sixers karşısında alınacak bir galibiyet ile Cavs, NBA Tarihi'nin en iyi iç saha rekorunu elinde bulunduran Boston Celtics'in 1985-86 Sezonu'ndaki 40-1'lik derecesini egale edebilecekti.

Olmadı. Philadelphia 76ers, uzatmalar sonunda Cavaliers'ı 111-110 mağlup etmeyi başardı. Ama LeBron James'in takımı, bu mağlubiyete rağmen, 2009 NBA Playoffları'na 66-16 ile NBA Lideri olarak gidiyordu.

NBA'de normal sezon sona erdiğinde ESPN yorumcularından Jeff Van Gundy, ''MIP - En Çok Geliştirme Gösteren Oyuncu'' seçiminde LeBron James'i işaret etmişti. Tabii; bir ironiydi bu. Haksız mıydı? Pek sayılmaz. Cleveland Cavaliers, 2008-09 Sezonu boyunca rüyalar alemindeydi. Tüm alanlarda en iyi dönemini yaşadı kulüp. Arka arkaya maç kazanma rekoru ve toplam galibiyet sayısında yeni bir çığır açıldı. Takımın en değerli oyuncusu LeBron James, rakamları alt üst etti. Nisan ayının da en iyisi seçilerek sezon boyunca dördüncü defa bu onura layık görüldü, ismini unutulmazlar arasına yerleştirdi. Takım, liderini benimsedi.

Ama O'nun istediği tek bir şey vardı. Ve oraya ulaşmak için önündeki ilk engel Detroit Pistons olacaktı.

Sezonun son bölümünde Cavaliers, iç sahada karşılaştığı Detroit Pistons, Dallas Mavericks, San Antonio Spurs ve Boston Celtics'in işini dördüncü çeyreğe bırakmadan bitirmişti.

Playofflar'da da sürpriz olmadı. Pistons'a maç vermedi, Cavaliers. Atlanta Hawks serisinde benzer bir senaryo vardı. Cavaliers, yine kaybetmedi. Dahası; Playofflar'daki ilk sekiz maçını çift haneli skorlarla kazanmayı başardı. Los Angeles Lakers ve Cleveland Cavaliers arasındaki Finaller için geri sayım başlamıştı artık. Ne var ki; Orlando Magic, Cavaliers'ın hayallerine Doğu Finalleri'ndeki muhteşem performansı ile engel olacaktı. Altı maç yetti Magic'e. LeBron, serinin ikinci maçında sihir yaratıyordu; ama fazla için yeterli olmayacaktı. Magic, Finaller'e giderken; Cavs, rakibinin arkasından bakıyordu.

Cleveland Cavaliers ve LeBron James adına, bir teselli vardı ama: ''2008-09 NBA MVP!''



Cleveland Cavaliers 2009-10 Ölü Sezon: Shaquille O'Neal ve Yeni Bir Meydan Okuma Daha

Cavaliers Genel Menajeri Danny Ferry, bir önceki sezonu 66-16 ile kapatan takımının eksik yönlerine konsantre oldu yaz mevsimi boyunca. Ve açıkçası hiç de fena bir iş çıkarmadı.

Takımdan ayrılan isimlere bir bakalım. Joe Smith, Ben Wallace, Wally Szczerbiak, Sasha Pavlovic, Tarence Kinsey. Ve bir de takıma katılanlara. Shaquille O'Neal, Anthony Parker, Leon Powe, Jamario Moon, Danny Green. Yalnızca oyuncu adları üzerinden incelendiğinde bile, ortada olan bir başarı söz konusu. Ama tüm bu özneler arasında en fazla dikkat çekeni, tabii ki Shaquille O'Neal. ''Cleveland Cavaliers, LeBron James ve Shaquille O'Neal.'' 2009-10 Sezonu, bu perspektif üzerinden incelense bile, izlemeye değer olacaktır.

''Kobe Bryant, Dwyane Wade ve LeBron James. NBA'in hâlihazırdaki en büyük üç yıldızı ile takım arkadaşlığı yapmış olacak, Shaquille O'Neal. İlk ikisi ile şampiyonluk yaşamıştı. Üçüncüsü ise, yeryüzünde NBA Şampiyonluğu'nu herkesten daha fazla isteyen bir insan. Gelecek sezon, bu anlamda müthiş bir meydan okuma.'' demiştik, 28 Haziran 2009'da. Cavaliers, 2009 Playoffları'nda Orlando Magic'e toslarken; rakibinin pota altındaki yıldızı Dwight Howard'a karşı bir cevap bulamamıştı. Zydrunas Ilgauskas, Ben Wallace, Anderson Varejao, Darnell Jackson ve JJ Hickson ile bu bölgede etkili olmaya çalışan Cavaliers, her şeye rağmen, zayıf kalıyordu. Shaq'in buradaki duruşu bile bazı şeyleri anlatmak adına yeterli olacaktır.

Yalnızca Shaq değil elbette. Ölü sezonda Cavaliers'a katılan diğer oyuncular da, kalburüstü isimler. Anthony Parker, sezon içerisinde takıma seçme şansı verecektir. PG pozisyonunda opsiyon yaratabilir, Cavaliers için. SG olarak da son derece önemli bir koz. Jamario Moon ve Leon Powe'un takım savunmasına yapacakları katkı, takımın derinlik kazanması adına olukça mühim. Anderson Varejao, Zydrunas Ilgauskas, JJ Hickson, Daniel Gibson ve Delonte West'i de bu sınıfın içerisine ekleyebiliriz hemen. Antrenör Mike Brown'ın elinde, geçtiğimiz sezondan bile iyi olan bir malzeme var artık. Ve tabii bir sene daha tecrübe kazanan.

LeBron James'in NBA kariyeri boyunca, Cavaliers adına bir sezon içerisinde maç başına 17+ sayı ortalamasını yakalayan oyuncu sayısı, birden fazla değildi. Ta ki geçtiğimiz sezona dek. Mo Williams, normal sezonda Cavs'e ortalama 17,8 sayılık bir katkı yapmayı başarmıştı. LeBron, 2009-10 Sezonu'nda daha olgun olacaktır. Geridönüşünü alabilir, Cavaliers.



2009-10 Cleveland Cavaliers: Güçlü ve Zayıf Yönler

Üzerinden geçtik kısaca. Mo Williams, Anthony Parker, LeBron James, Anderson Varejao ve Shaquille O'Neal gibi bir beşli, son derece dengeli bir takımı işaret ediyor. Kenardan gelecek oyuncular ise şu şekilde: Daniel Gibson, Delonte West, Jamario Moon, JJ Hickson, Leon Powe ve Zydrunas Ilguaskas. Çok yönlü bir takım, Cleveland Cavaliers.

Kariyeri boyunca uzun süreli sakatlıklar yaşayan Zydrunas Ilgauskas'ın Cavs kariyerinde yeni bir rolü var artık. Cavs için oynadığı son 545 normal sezon maçına ilk 5'te başlayan Litvanyalı pivot, yeni sezonda dakikalarını Shaquille O'Neal ile paylaşacak. Ancak kenardan geleceği gecelerde rakipler adına mutlaka eşleşme sorunu yaşatacaktır. Tabii bu noktada önemli olan, Shaq'in sezon boyunca sağlıklı kalacağı maç sayısı. Optimum seviyede Shaq ve Ilgauskas, öldürücü bir ikili. Cavaliers adına harika bir rotasyon.

Cavaliers'a yeni katılan isimlerden Anthony Parker, Shaquille O'Neal takasının gölgesinde kaldı. Sezon boyunca, özellikle LeBron James'in gününde olmadığı zamanlarda, sahne alacaktır. Orlando Magic serisinde tüm gözlerin Dwight Howard'a çevrildiği anlarda Hidayet Türkoğlu ve Rashard Lewis'i durduramayan Cleveland Cavaliers, bu soruna Jamario Moon ile çare bulabilir. Boston Celtics'in 2008'deki şampiyonluğunda önemli katkıları bulunmasına karşın, kısa kariyerinde önemli sakatlıklar yaşayan Leon Powe, kendisinden beklenilenleri karşılayabilir. Tabii, sağlıklı kalması şartı ile.

Tüm bunların ardından, büyük resim: Savunma. Cavaliers'tan bahsediyoruz sonuçta.

2008-09: Opposing Team Points
1. Cleveland Cavaliers - 91,4
2. San Antonio Spurs - 93,3
3. Boston Celtics - 94,4

2008-09: Opposing Team FG Pct.
1. Cleveland Cavaliers - 41,1
2. Boston Celtics - 41,1
3. Orlando Magic - 43,3

NBA'in en iyi savunma takımlarından biri, Cleveland Cavaliers. Ama şu sıralar, Cavs'in başka dertleri var. Eylül ayının sonunda, Maryland yolunda aşırı hızdan dolayı polis ekipleri tarafından durdurulan ve kullandığı motosiklette yapılan aramada iki tabanca ile gitar kutusunun içerisine yerleştirilmiş bir av tüfeği taşıdığı tespit edilen Delonte West, tutuklanmıştı.

20 Kasım'da mahkemeye çıkacak West'in 3 ila 5 yıl arasında bir hapis cezası alması, ihtimaller dahilinde. Ancak umut edilen, 2.500 $'lık tazminat maddesi ile olayın tamamen kapanması. Basketbola dönersek; Delonte West'in muhtemel yokluğu, Cavaliers'ı direkt olarak etkileyecektir. Manevî olarak da tabii. Cavaliers'ın diğer taraflarına göre zayıf olarak kabul edilecek bir yönü, PG rotasyonu. Mo Williams, geçtiğimiz sezon kendisinden beklenilenleri fazlası ile karşıladı. Ama bu bölgedeki birinci alternatif Daniel Gibson, daha çok şutör bir oyuncu. Bu anlamda; Williams'ın dinlendiği anlarda, West'in yokluğunu da hesaba katarsak, LeBron James'in biraz daha yorulacağını öngörebiliriz.



2009-10 Cleveland Cavaliers: Hedef NBA Şampiyonluğu!

Kimse için sürpriz değil elbette. Cavaliers'ın tek bir amacı var 2009-10 Sezonu'nda. O da NBA Şampiyonluğu.

Yeni sezona hazırlık döneminde Charlotte Bobcats'i 92-87 ve 102-96 yendikten sonra Yunan Olympiakos'u 111-84 ile geçen Cleveland Cavaliers, LeBron James'in olmadığı Washington Wizards karşılaşmasından 109-104'lük mağlubiyetle ayrıldı. Tabii; tüm bunların çok büyük değeri yok. Sonuç olarak, maç başına 17-18 oyuncunun denendiği mücadelelerden bahsediyoruz. Yine de; genel bir bakış olarak, Cavaliers'ın bu sezon daha da güçlenen Doğu Konferansı'nda yine liderliğe oynayacağını ve Playofflar'da biraz daha güçlü olabileceğini söyleyebiliriz. 60 galibiyeti görebilirler bir kez daha. Daha azı, zaten sürpriz olur. Normal sezon hedefi, belki de 65 veya daha fazlasıdır. İzleyelim ve görelim.

Sıradaki: Detroit Pistons.

2 yorum:

Can dedi ki...

Hiç girmediğim kadar hazır giriyorum NBA'e. Benim için hafta sonu eğlencesinden ibarettir normalde ama, bu seri ışığında beklentilerimiz farklı olacak.

Tartavuz dedi ki...

Cleveland için bu sene asıl soru zannımca Mike Brown olacaktır.

Bu kadroya yetersiz gelmesi ihtimaller dahilinde.. Bildiğim kadarıyla da LeBron çok seviyor onu gönderemezler hemen...

Bakalım ne olacak :)