10 Ekim 2009 Cumartesi

NBA 2009-10 Sezonu: New York Knicks



NBA'de 2010-11 Sezonu'nu bekleyen bir takım daha var. Ve adını çok iyi biliyoruz.

New York Knicks, tüm planlarını 2010 Yazı'nda oluşması beklenen müthiş tufan üzerine kurmuş durumda. LeBron James, Chris Bosh ve Steve Nash gibi bir üçlü, New York Knicks'in 2007-08 Sezonu sonundan bu yana süren kontrat temizleme çalışmalarının ardından hiç de uzak değil.

Madison Square Garden, tarih boyunca yıldız oyuncularının kariyer maçlarını oynadıkları basketbol arenası. Michael Jordan ile MSG arasındaki telepatik bağı biliyoruz. Geçtiğimiz sezonki Kobe Bryant ve LeBron James gösterilerinden de haberimiz var. Ama 2010-11 Sezonu ile birlikte, sadece rakip oyuncular değil, Knicks'in kendi yıldızları da söz hakkı almaya başlayabilir NBA'in en gösterişli spor merkezinde. Tabii, tüm bunların gerçekleşebilmesi için Genel Menajer Donnie Walsh'un çalışmaya devam etmesi gerekli. Tıpkı son iki sezonda olduğu gibi.

New York Knicks cephesinden, 2007-08 Sezonu'nun herhangi bir anında, sonraki iki sezona bakılsa kara bulutlardan farklı bir görüntü çıkmazdı ortaya. Ancak... James L. Dolan'ın yerine, Donnie Walsh geldi. Ardından Phoenix Suns'ın eski antrenörü Mike D'Antoni, Donnie Walsh'ın ilk hamlesi oldu. Walsh'un ivedilikle çözmesi gereken sorun ise, New York Knicks'in James L. Dolan ile har vurup harman savurduğu yılların üzerinden geçmek olacaktı. Mike D'Antoni, geçiş döneminde Knicks'e hayat verecek önemli isimlerden biriydi. 2010-11 Sezonu öncesi, takıma belli bir model getirebilirdi. Ve bu yüzden görevbaşı yapmıştı. Ama Knicks'in problemleri biraz daha büyüktü.



2008-09 New York Knicks: Donnie Walsh ile Maliyet Yönetimi

Mike D'Antoni ile New York Knicks, 2008-09 Sezonu'na iyi bir giriş yapmıştı.

Yeni sezonun ilk gecesinde New York Knicks, Miami Heat'i 120-115 mağlup ederken D'Antoni, Knicks Tarihi'nde görev başındaki ilk maçında 120 sayı üzerine çıkan altıncı antrenör olmayı başarıyordu. (Fuzzy Levane 1958, Eddie Donovan 1961, Dick McGuire 1965, Willis Reed 1977, Herb Williams 2004.) Heat karşısında alınan bu galibiyet, New York Knicks'in sezon boyunca oynayacağı basketbolun sinyallerini veriyordu aslında.

Donnie Walsh, yine de saha içinden çok masa başında mesai harcamalıydı. Gerçek anlamda tabii. Karşısında ciddi kontratlar vardı. Stephon Marbury, Eddy Curry, Zach Randolph ve Jamal Crawford gibi kapasiteleri sınırlı oyunculara toplamda yaklaşık 60 milyon dolar ödeme yapılıyordu. Evet, yalnızca bir yıl içerisinde hem de. Walsh, bu yük ile yaşamayacaktı. Ama Knicks'e geldiği gün yaptığı açıklamada, elinde sihirli değnek olmadığını anlatmaya çalışıyordu. Neyse ki; işini iyi yapıyordu, Walsh. Indiana Pacers'taki 17 sezonluk GM kariyerinde takım, 13 defa Playofflar'a kalmayı başarmıştı. New York City'de kendisinden beklenen ise, borçları bir an evvel minimize etmesiydi. Ve tabii Knicks'in 2010 Yazı'nda yer edinmesi.

Kasım 2008'de ilk hamlesini yaptı, Donnie Walsh. Jamal Crawford'u Golden State Warriors'tan Al Harrington ile takas etti. Birkaç açıdan önemli bir anlaşmaydı bu, Knicks adına.
  • Crawford'un üç sezon (2008-09, 2009-10, 2010-11) ve toplam 30 milyon $ değerindeki kontratı elden çıkarılıyordu.
  • Al Harrington'ın anlaşması, iki sezon sürecek; dolayısıyla 2010-11 Sezonu öncesi sona erecekti.
  • Al Harrington, 18 yaşında NBA'e gelirken dönemin Pacers GM'i Donnie Walsh tarafından draft edilmişti.
  • Al Harrington, Mike D'Antoni'nin basketbol sisteminde kendisine önemli bir yer edinebilirdi.
New York Knicks, bu takastan 2010-11 Sezonu için 10 milyon dolarlık bir kâr elde ediyordu böylece. Donnie Walsh'un daha önemli işleri vardı. Zach Randolph'u elden çıkarmak gibi. Walsh, başardı. Randolph'a talip olan bir takım buldu. Ve fırsatı kaçırmadı. Los Angeles Clippers ile girilen alışverişten New York Knicks, kendisine çok önemli avantajlar elde ederek çıktı. Tim Thomas ile Cuttino Mobley, Knicks'in yolunu tutuyordu. Ama takası anlamlı kılan, Knicks'in 2010-11 Sezonu için kasasında kalan 17.8 milyon dolarlık kontrat olacaktı. Henüz Kasım ayında iyi bir miras oluşmuştu, Knicks adına.

Şubat 2009'da Knicks'in takas dünyasındaki hareketliliği devam etti. Chicago Bulls ve Oklahoma City Thunder ile girilen üçlü alışverişin ardından Jerome James, Tim Thomas, Anthony Roberson ve Malik Rose takımdan ayrılırken Tim Thomas ile Chris Wilcox, New York Knicks'in yeni oyuncuları oldular. (Wilcox, sezon sonunda Detroit Pistons'a geçecekti.) Buradan da bazı anlamlar çıkarmak mümkün. Chicago Bulls, genç kadrosunu daha efektif kullanmak istiyordu. Bu yüzden Larry Hughes ile yaşadığı ilişkiye bir son vermeliydi. Knicks'in amacı da, 2010-11 Sezonu öncesine dek takıma hava kazandıracak bir dış skorerdi. Hughes'un iki sezonluk kontratı, Knicks için oldukça çekici gözüküyordu. Ve oldu.



New York Knicks 2009-10 Ölü Sezon: Nate Robinson, David Lee ve Hesaplar

2010 Yazı'na kadrosundaki büyük ferahlama ile başlıyordu, New York Knicks.

En büyük sınav, 2010-11 Sezonu öncesinde oluşturulan maaş dengesi özelinde gerçekleşecekti. 2008-09 ila 2010-11 Sezonu arasında yaklaşık 80 milyon dolarlık bir marj oluşturan Walsh'un takımı, yaz mevsiminde Jason Kidd ve Grant Hill ile ilgilendi. 2008-09 Sezonu'nda Dallas Mavericks'ten 21 milyon $ kazanan Kidd'e, MLE'den 5.6 milyon $ önerebilen Knicks'in teklifi, tecrübeli oyuncuyu ikna edebilmek adına yeterli olmamıştı. Kidd, daha sonra Mavericks ile 3 yıl için toplam 25 milyon $ kazanacağı yeni bir sözleşmeye imza attı. Kidd'den umduğunu bulamayan Knicks, Phoenix Suns'ın 37 yaşındaki yıldızı Grant Hill'e yöneldi. Ancak Hill de Knicks'e gelmeye razı olmadı.

Jason Kidd ve Grant Hill hamlelerinde ortak fikirler vardı elbette. 2010-11 Sezonu öncesinde New York Knicks, takıma kısa süre içerisinde katkı sağlayacak tecrübeli oyunculara ihtiyaç duyuyordu. Geçtiğimiz sezon Chris Duhon, Quentin Richardson, Wilson Chandler, Al Harrington ve David Lee gibi son derece sınırlı bir beş ile oynayan New York Knicks'e Grant Hill ya da Jason Kidd, liderlik karakterini de beraberinde getirebilirdi. Ne var ki; iki oyuncu da, kendi takımlarında kalmayı tercih ettiler. New York Knicks, kendi özeline yoğunlaşmak durumunda kaldı böylece. David Lee ve Nate Robinson ile birer yıllık sözleşme imzaladı. İki oyuncu da sezon sonunda sınırsız serbest kalacaklar.

Sezon öncesindeki tek takas hamlesi, Memphis Grizzlies ile Darko Milicic için yapıldı. Quentin Richardson ve bir miktar para karşılığında Milicic, New York Knicks'in yeni oyuncusu oldu.



New York Knicks 2009-10: Güçlü ve Zayıf Yönler

Kimse için sürpriz olmayacaktır. Knicks'in güçlü tarafını biliyoruz. Hücum. Ve zayıf yanından da haberimiz var. Savunma.

Mike D'Antoni, geçtiğimiz sezon New York Knicks'e oyunun hücum yönünde belli bir karakter kazandırmayı başardı. Al Harrington, David Lee ve Chris Duhon gibi oyuncular, sezon içerisinde tek maçlık harika performanslar çıkardılar çoğu zaman. Ve bu durum, genel toplamda New York Knicks'i NBA'in en iyi hücum takımları arasına sokmayı başardı.

2008-09 Team Stats: Points
1. Phoenix Suns - 109,8
2. Golden State Warriors - 108,6
3. Los Angeles Lakers - 106,9
4. New York Knicks - 105,2
5. Indiana Pacers - 105,1

Mike D'Antoni ve New York Knicks'in elde ettiği yukarıdaki istatistik, başarı mıdır? Salt olarak bu rakamlarla değerlendirmek doğru olmaz. Ama listedeki beş takımın dördü, Playoff dahi yapamadı geçtiğimiz sezon. İçlerinden çıkan tek takım Los Angeles Lakers ise, NBA Şampiyonluğu'na kadar uzandı. Mike D'Antoni'nin çalıştırdığı takımların iyi hücum yaptığı biliniyordu. Phoenix Suns, 2007-08 Sezonu'nda maç başına ortalama 110,1 sayı atıyordu. 2006-07 Sezonu'nda 110,2 ve 2005-06 Sezonu'nda ise 108,4. Ama savunma verimliliğinde de her zaman saygın bir konum elde ediyordu.

2008-09 Sezonu ve New York Knicks ile bu durumun değiştiğini söyleyebiliriz. Phoenix Suns'ın söz konusu sezonlarda rakipleri ile ''atılan ve yenilen sayı'' başlığında oluşturduğu farklar, günümüzden geçmişe, sırasıyla şu şekilde idi: +5,1; +7,3 ve +5,6. 2008-09 Sezonu'nda New York Knicks, maç programının farklı dönemlerinde birçok önemli oyuncusundan faydalanamadı. Chris Duhon, Danilo Gallinari, Nate Robinson ve Larry Hughes'un sakatlıkları, Mike D'Antoni'yi oldukça zorladı. Ama takım da genel felsefesinden uzaklaşmıştı.

2008-09 Team Stats: Opp. Points
1. Golden State Warriors - 112,3
2. Sacramneto Kings - 109,3
3. New York Knicks - 107,8
4. Phoenix Suns - 107,5
5. Indiana Pacers - 106,2

Yukarıdaki takımların neden Playoff yapamadıkları, yalnızca bu iki istatistikten bile anlaşılabilir aslında. New York Knicks, özellikle sezonun son bölümde, savunma tarafında son derece başarısız olmuştu. Ve 2008-09 Sezonu'nu da savunma verimliliği kategorisinin 23. sırasında tamamlayacaktı. Mike D'Antoni takımları, bu kadar da kötü savunmacı değildir halbuki.



2009-10 New York Knicks: Bir Sezon Daha, Yalnızca Bir Sezon


New York Knicks'in yeni sezondan büyük büyük beklentileri yok. Hedefler, bir sonraki sezon üzerine kurulu.

2009-10 Sezonu özelinde umutlu olabilme adına nedenler de var aslında. İtalyan Danilo Gallinari'nin gelişim yılı olması bekleniyor. Sezon içerisinde sürpriz katkılar bekleyebiliriz kendisinden. 2010 Yazı öncesi kadroda bulunan birçok oyuncunun sözleşmesi sona erecek. (Larry Hughes, Al Harrington, Cuttino Mobley, Darko Milicic, David Lee, Chris Duhon ve Nate Robinson.) Bu durum, Knicks adına avantaj olabilir. Oyuncular, kendilerini göstermek isteyeceklerdir. Ama diğer yandan oyuncuların Knicks'e duyacakları aidiyetlik? Takım oyununa zarar verebilir. Knicks'in Playoff umudu az. Yine de gelecek sezon adına ışık göstermeliler. LeBron James ve yanındaki muhtemel yıldızlar için tabii.

Sıradaki: Philadelphia 76ers.

4 yorum:

Mehmet Kemal Kadıoğlu dedi ki...

merhaba Eray. Sana bişey soracağım. Spurs yazısı yazmayı düşünüyor musun? Bu yıl yaptıkları transferle ve sakatsız başlangıçla alakalı bir yazı bizim çin güzel olur.

SozenE. dedi ki...

Mehmet Kemal merhaba,

Otuz takımın tamamı için var böyle bir planım. Umarım, yetiştirebilirim. :)

San Antonio Spurs, yeryüzünde ısınamadığım ender takımlardan biridir. Kim gelirse, gelsin. Ama bu sezon biraz farklı. Heyecan verici bir takım oldular gerçekten.

Merakla bekliyorum ben de. Nereye kadar gidebilecekler, bakalım.

Eray.

Mehmet Kemal Kadıoğlu dedi ki...

Sanırım Greg Popovicin defansif oyunu sevilmeme nedeni olabilir. Ayrıca son yıllarda Batı takımlarına sempatisi olan takımları sürekli yenen bir Spurs vardı. O yüzden sevilmeyen aksine nefret edilen takım oldu galiba. Sevenlerin ise çok sevdiği benim de en sevdiğim oldu.

Aslında onlar tekli yılları severler ama bu yıl özellikle 3 numarada Jeffersenın neler yapacağını merak ediyorum. Geçen yıl zaten sakatlar yüzünden şansızdılar ama sakat olmasa bile şampiyon olmaları zordu. Bu yıl farklı olsun isterim :)

tan dedi ki...

knicks'i bekliyor new york, senelerdir. sehir basketbolu unuttu neredeyse. cok guzel bir yaziydi, umut ve heyecan verici.