11 Ekim 2009 Pazar

NBA 2009-10 Sezonu: Philadelphia 76ers



Geçtiğimiz yıl, bu zamanlar... Philadelphia 76ers adına günler, nispeten yoğun geçiyordu. 2009 Yazı'nda sakin kaldı, Sixers. Takım artık daha olgun. Ama nedenleri var elbet. Biraz geriye giderek başlayalım.

Philadelphia 76ers, 2008-09 Sezonu öncesi yaz mevsiminin en tartışmalı hareketinin altına imzasını atarak Los Angeles Clippers'ın serbest oyuncusu Elton Brand ile anlaşmıştı. Kâğıt üzerinde herhangi bir usulsüzlük yoktu. Ama bu transfer, etik manada Elton Brand'in kariyerine koca bir eksi ile yazılacaktı. Ayrılmayı bilememişti, Elton Brand. Oysa, Clippers'ın Brand özelindeki planları çok farklıydı. 2007-08 Sezonu boyunca yalnızca ligdeki son sekiz maçta Clippers forması giyebilen Brand, sakatlık süreci içerisinde kendisine sahip çıkan takımına vefa borcunu ödeme fırsatını yakalamıştı.

Sözleşmesinin son senesindeki Elton Brand, ''opt-out'' (Oyuncu opsiyonu. Oyuncunun kontratında yer alan bir sonraki sezonu iptal edip serbest kalma durumu) hakkını kullanarak takımı Los Angeles Clippers'a FA piyasasında hareket alanı sağlayabilirdi. Clippers, Brand'e güvendi. Ve oyuncusunun boşalan kontrat bedeli ile Golden State Warriors'ın yıldız ismi Baron Davis'e teklif yaptı. Davis, doğup büyüdüğü Los Angeles'a dönmek ve Elton Brand gibi büyük bir oyuncu ile Clippers'ın başarısı için oynamaya hazırdı. Plan doğrultusunda; Davis'in hemen ardından Brand, Clippers'a geri dönecekti. Ama olmadı. NBA Kuralları'na göre; Brand, Clippers ile tekrar anlaşması hâlinde iptal ettiği sözleşmedeki miktardan daha azına oynamak zorundaydı.

Los Angeles Clippers ile olan sözleşmesindeki ''opt-out'' hakkını kullanmasaydı eğer; 2008-09 Sezonu'nda takımından 16,4 milyon dolar kazanacaktı, Elton Brand. İptalin ardından geri dönmesi durumunda ise, bu seviyenin altı olan 5 yıl için 70 milyon dolar. Yani yıllık ortalama 14 milyon dolar. Brand adına o dönem uygun olan tek takım Sixers'dı. Ne var ki; Sixers, Elton Brand'e istediğini veremezdi. Zira serbest bir oyuncu için 2008-09 Sezonu'ndaki boşlukları 12,8 milyon dolardan başlıyordu. Kısa vadeli çözüm için Sixers, Wolves ile bir anlaşma yaptı. Buna göre; Rodney Carney, Calvin Booth ve bir adet 2. tur seçim hakkından vazgeçilirken; Wolves, 2007 yılında Heat takasından kazandığı 2,7 milyon dolarlık ''trade-exception'' hakkını kullandı.

Son hesaplamaların ardından Philadelphia 76ers, Elton Brand'e 5 yıl için 82 milyon dolarlık bir teklif sunabilecek pozisyona geçmişti. Clippers'ın tüm planları suya düşerken Brand, ABD'nin diğer ucuna uçuyordu.



2008-09 Philadelphia 76ers: Maurice Cheeks'in Vedası ve
Déjà vu

Philadelphia 76ers'ın Elton Brand tercihi, pek mantıksız değildi aslında.

2007-08 Sezonu'nda Sixers, Maurice Cheeks ile Playofflar'a katılmayı başarsa da, zaferin yolunu daha çok hızlı oyunlar ile arıyordu. Ve bu durum, takımın karakter kazanması ya da Playofflar'da tur geçebilmesi adına yeterli sayılmazdı. Elton Brand sonrası daha ''oturaklı'' bir ekip hâline gelebilirdi, Philadelphia 76ers. En azından böyle bir opsiyona sahip olurdu. Ancak Clippers'ın ahı tutmuş olmalıydı ki; Brand, sezon boyunca sadece 29 kez giyebilecekti Sixers formasını.

Philadelphia 76ers adına sezonun başında işler pek yolunda gitmedi. 23 Kasım 2008 gecesi Philadelphia 76ers, Wachovia Center'da Golden State Warriors'ı 89-81 yenerken 13. maçında 7. galibiyetini almayı başarmıştı. Elton Brand'in 23 sayı ve 12 ribaundluk performansı, sezonun geri kalanı için umut verici sayılırdı. Ancak Maurice Cheeks adına devam eden 10 maçlık periyot, sonun başlangıcı olacaktı. 24 Kasım ve 12 Aralık tarihleri arasında -biri uzatmada olmak üzere- yalnızca iki defa kazanabildi, Sixers.

Ve sezonun 23. maçı sonrası 9 galibiyette kaldı. 88-72 kaybedilen Cavaliers karşılaşmasının ardından da Maurice Cheeks görevden alındı. Sixers'ın bir gece sonra Washington Wizards ile yapacağı maç için kısa vadeli bir çözüme ihtiyacı vardı. Formül, kulüp içerisinde bulundu. Ve Yardımcı Genel Menajer Tony DiLeo, takımın başında sahaya çıktı. Sonuç sevindirici olacaktı, Sixers adına. 104-89 kazanırken Philadelphia 76ers, sezonun geri kalan bölümündeki 32-27'lik galibiyet-mağlubiyet oranına da başlangıç yapıyordu. DiLeo ile durumu toparlayan Sixers, 2008-09 Sezonu sonunda 41-41 ile Doğu Konferansı'nın altıncı sırasını elde etmiş ve Playofflar'a kalmayı başarmıştı.

Ne var ki; Playofflar'da, tıpkı 2008'de Pistons karşısında olduğu gibi, ilk üç maçtan iki galibiyet çıkarılmasına rağmen Magic'e 4-2 ile eleniyordu, Philadelphia 76ers.



Philadelphia 76ers 2009-10 Ölü Sezon: Jason Kapono, Sixers'ın Derdine Çare Olabilir mi?

Sixers'ın artıları da belli, eksileri de. İlerleyen bölümde konuşacağız zaten. Ama Kapono... Yeni takım arkadaşlarına yayın gerisinden şut kullanmayı öğretmeli. Bir misyon ile geliyor Sixers'a, Kapono.

Kısaca geçelim üzerinden. Orlando Magic'e kaybedilen Playoff serisinin ardından DiLeo, kulüpteki eski işlerine konsantre olmaya devam etti. Saha kenarından, kamera arkasına geçti yine. Genel Menajer Ed Stefanski ise, takımın başına Eddie Jordan'ı getirdi. Washington Wizards ile 2004-05, 2005-06, 2006-07 ve 2007-08 Sezonu'nda Playoff yapan Jordan, geçtiğimiz sezonki 1-10'luk başlangıç sonrası görevinden alınmıştı. Wizards kariyerinde Gilbert Arenas'ın olmadığı dönemlerde bile takımına belli bir hava kazandıran Jordan'ın Sixers üzerinde de bir havası olabilir.

Dönelim tekrar oyuncu hamlelerine. 2008 Yazı'nı hareketli geçiren Sixers, bu defa daha sessiz. Brand hamlesi, Sixers'ın bir açığını kapama üzerine kuruluydu. Sakatlıklar engel oldu. Jason Kapono'nun kadroya katılması da benzer düşünceler ile gerçekleşti. Sixers, son yıllarda NBA'in açık ara en başarısız dış atış kullanan takımı. Kapono ise, NBA Tarihi'nin en yüksek yüzde ile üçlük kullanan iki oyuncusundan biri (%45,2. Steve Kerr ile birlikte). Yeni sezonda Sixers'ın oyun yapısına ayak uydurarak kariyerinin en düşük dış şut rakamlarında kalabilir; ama takıma kesin olarak bir katkı yapacaktır. Bu sonuca ulaşabilmek adına, son iki sezonki yüzdelere bakmak bile yeterli olabilir.

2007-08: 3-Point Percentage
30. Philadelphia 76ers - %31,8
29. Washington Wizards - %33,0
28. Oklahoma City Thunder - %34,6

2008-09: 3-Point Percentage
30. Philadelphia 76ers - %31,7
29. Los Angeles Clippers - %32,4
28. Oklahoma City Thunder - % 33,3

Jason Kapono, Philadelphia 76ers'ın ölü sezondaki tek hamlesi değildi. 2008 Yazı'nda Elton Brand'i takıma getirebilmek için Minnesota Timberwolves'a gönderilen Rodney Carney, Sixers'a geri dönüş yaptı. NBA'deki ilk yılında Willie Green ile ilk beş rekâbetine giren ve toplam 35 defa ilk beşte sahaya çıkan Carney, geçtiğimiz sezon Minnesota Timberwolves için maç başına ortalama 7,2 sayı üretti. Maaşı üzerinden değerlendirildiğinde fena bir seçim değil, Carney. Ama büyük hedefleri kovalayamazsınız tabii kendisi ile. 2010 NBA Drafti'nden Sixers'ın payına düşen Jrue Holiday oldu. Bir sezonluk NCAA (UCLA Bruins) bulunan 19 yaşındaki Jrue Holiday, bir ve iki numarada oynayabiliyor.

Jason Kapono takasında Toronto Raptors'a gönderilen Reggie Evans, Portland Trail Blazers ile anlaşan Andre Miller, sezon sonu serbest kalan Donyell Marshall ve yeni sezonda Spurs için oynayacak olan Theo Ratliff, Sixers'ın kayıpları.



2009-10 Philadelphia 76ers: Güçlü ve Zayıf Yönler


Zayıf tarafın üzerinden biraz olsun geçtik. Dış şut, Sixers'ın en büyük handikabı. Eksik yönlerden devam etmeden evvel, Sixers için iyi haberleri konuşmaya devam edelim.

Andre Iguodala, Thaddeus Young, Lou Williams, Stromile Swift ve Marreese Speights. Sixers, ligin en atletik takımlarından biri. Bu yüzden; fast-break ve açık alan basketbolu, Sixers adına çok büyük birer koz. Andre Miller'ın geçtiğimiz sezonki katkısının beklenenden fazla olması, takımın bu tarafıyla ilgili biraz da. Sixers, atletik bir takım ve dahası mücadele anlamında üst seviyede. ''Hustle-points'' olarak adlandırabileceğimiz pozisyonlar, Eddie Jordan'ın takımının sezon öncesinde kâğıt üzerine yansıya önemli avantajlarından biri olarak gözüküyor. Tabii, atletizmin getirdiği avantajlar da var Sixers'a.

2008-09: Opposition Turnovers
1. Utah Jazz / Milwakuee Bucks - 15,7
3. Philadelphia 76ers - 14,9
4. Los Angeles Lakers - 14,8

2008-09: Team Stats, Steals
1. Utah Jazz / Los Angeles Lakers - 8,8
3. Denver Nuggets - 8,7
4. Philadelphia 76ers - 8,0

Sixers'ın savunmadaki heyecanı, yukarıdaki istatistikler ile takıma geri dönüyordu. Rakibi top kaybına zorlamada ligin en iyi üç ekibinden biriydi geçtiğimiz sezon, Sixers. Arka alandaki baskı, direkt olarak avantaj sağlıyordu takıma. Bu anlamda; top çalma başlığında ligin en başarılıları arasına girmiş olmaları da sürpriz sayılamazdı. Maç başına ortalama 8,0 top çalma ile oynayan Sixers, ''fast-break'' sayılarında diğer rakiplerinden ayrılıyordu kısaca. Ama tüm bu görüntüde büyük payı olan isimlerden Andre Miller'ın sezon başında Blazers'a gitmesi, Sixers'ın oyun yapısını direkt olarak etkileyebilir.

Miller, ilerleyen yaşına rağmen, NBA'in geçiş hücumlarındaki en başarılı oyun kurucularından biri. Geçtiğimiz sezonki Playoff koşusunda bu özelliğini sıkça gösterme fırsatı buldu. Öyle ki; normal sezonda isabet kaydettiği iki sayılık atışlardan yalnızca %27'si asist üzerinden gelmişti. Boyalı alana dalmayı seven ve kendi şutunu yaratabilen bir isimdi, Andre Miller. Yeni sezonda Lou Williams'ın gelişimi adına, son derece önemli bir ayrıntı bu. Ama Miller'ın yeri kolayca dolar mı, bilinmez. Point-guard rotasyonunda bir sınavdan geçecek, Sixers. Bir de şut yüzdesinde tabii.

Philadelphia 76ers v Orlando Magic, 94-96 (3-13, 3 Sayı)
Philadelphia 76ers v Indiana Pacers, 94-95 (0-8, 3 Sayı)
Denver Nuggets v Philadelphia 76ers, 105-101 (5-12, 3 Sayı)
San Antonio Spurs v Philadelphia 76ers, 108-106 (4-12, 3 Sayı)
Philadelphia 76ers v Dallas Mavericks, 93-95 (8-20, 3 Sayı)
Philadelphia 76ers v New Jersey Nets, 83-85 (5-17, 3 Sayı)

Philadelphia 76ers v Boston Celtics, 98-100 (1-8, 3 Sayı)
New Jersey Nets v Philadelphia 76ers, 98-96 (3-11, 3 Sayı)
Detroit Pistons v Philadelphia 76ers, 101-97 (3-12, 3 Sayı)
Philadelphia 76ers v Charlotte Bobcats, 95-100 (4-13, 3 Sayı)
Charlotte Bobcats v Philadelphia 76ers, 101-98 (7-21, 3 Sayı)
Philadelphia 76ers v Boston Celtics, 98-100 (3-12, 3 Sayı)

Geçtiğimiz sezon 12 maçı beş veya daha az farkla kaybetti, Sixers. Playofflar'a 41-41 ile giren bir takım için büyük bir oran. Ve bu maçlarda Sixers, yayın gerisinden 46-159 (%28,9) ile hücum etti. Orlando Magic serisinde kazanılan ve kaybedilen maçlardaki oranlar da ilgi çekici: 11-22 (%50) ve 24-73 (%32,8). Bu maçların çoğunda, Playofflar'daki birinci Magic karşılaşmasında olduğu gibi, 15+ sayılık farklardan gelmesine rağmen sahadan galibiyetle ayrılamadı Philadelphia 76ers. Kazanmak için isabetli şut kullanmanız gerekiyor bir yerde.



2009-10 Philadelphia 76ers: Hedef Playofflar'da Saha Avantajı

2007-08 Sezonu'nda Detroit Pistons ve 2008-09 Sezonu'nda Orlando Magic'e kaybedilen Playoff serilerinin ardından Philadelphia 76ers için yeni sezondaki en büyük hedef, bir playoff serisi kazanmak olmalı.

Devam edelim. Elton Brand, geçtiğimiz yıl Sixers'a getiremediği havayı bu sezon kesin olarak yansıtmalı. Andre Iguodala için net bir sonuç var. 2009'da All-Star'ın eşiğinden döndü. (Ki seçilmeliydi belki de.) Bu sezon, kariyer yılı olabilir. Benzer bir değerlendirme, Thaddeus Young özelinde de yapılabilir mutlaka. All-Star için tabii erken. Ama Brand sağlık kalırsa, Andre Iguodala ile birlikte, Sixers adına önemli bir silah hâline dönüşebilir Young. Samuel Dalembert'in savunma tarafı, takımın önemli kozlarından biri. Hücum açığı bir şekilde kapatılır artık. Doğu'daki üç büyüğün ardından, Atlanta Hawks ve Chicago Bulls ile, saha avantajı için mücadele edecektir, Philadelphia 76ers. En azından beklentim bu yönde.

Sıradaki: Toronto Raptors.

Hiç yorum yok: