21 Ekim 2009 Çarşamba

Rubin Kazan, Liverpool, Unirea Urziceni



UEFA Şampiyonlar Ligi'nde III. maç haftasının ilk gününde büyük sürprizler yaşandı.

E Grubu'nda İtalyan Fiorentina, Macar Futbolu'nun efsanesi Ferenc Puskas adının verildiği stadyumda Debreceni ile karşılaştı. 2009-10 Sezonu içerisinde önce Liverpool'a 1-0, ardından kendi sahasında Lyon'a 4-0 mağlup olan Macar temsilcisi adına yeni bir deneyimdi, Fiorentina mücadelesi. Tarihinde ilk defa bir İtalyan takımı ile oynayacaktı, Debreceni. Fiorentina cephesinde durum, biraz farklıydı. Fiorentina, 1960'lı yıllarda iki defa eşleşmişti Macarlarla.

11 Nisan 1962 günü Budepeşte'de Ujpest'i 1-0 mağlup ederken Viola, maçtaki tek golün altına Can Bartu imzası atılıyordu. Bartu'nun golü, 1961-62 UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda Final kapısını açıyordu aynı zamanda. Ancak ne var ki; Fiorentina, Mayıs 1962'de Hampden Park'ta 1-1 sona eren Final maçının Stuttgart'taki tekrarında Atletico Madrid'e 3-0 kaybederek istediğini alamayacaktı. 1966 yılında ise Fiorentina, Gyori ETO FC takımını İtalya'da 1-0 mağlup etmesine rağmen, rakibine deplasmanda 4-2 mağlup oluyor ve o sezon Kupa Galipleri Kupası'na veda ediyordu. Bir ilginç not daha. Fiorentina Teknik Direktörü Cesare Prandelli, futbolculuk kariyerinde Avrupa Kupaları'ndaki ilk maçına henüz 22 yaşında iken, Juventus forması ile, Macaristan temsilcisi Györ'e karşı çıkmıştı.



2009-10 Sezonu'ndan önce, Avrupa Kupaları'ndaki son galibiyetini 2003 yılında Hırvatistan temsilcisi Varteks karşısında alan Debreceni, dün akşamki maça hızlı başlamasına rağmen devamını getiremedi. İkinci dakikada yenik duruma düşen Fiorentina, 20. dakikada 3-1'lik üstünlüğü yakalamıştı bile. Santana, 37. dakikada Debreceni ağlarını havalandırdığında skordaki fark, yeniden ikiye çıkıyordu. Coulibaly'nin bitime kısa süre attığı gol, Debreceni'nin puan alması için yeterli olmayacaktı.

Grubun diğer maçında Liverpool'un konuğu Lyon oldu. Son senelerde UEFA'nın dev organizasyonlarında sürekli yer alan bu iki takım, tarihleri boyunca birbirleri ile karşılaşmamışlardı. Anfield Road'daki mücadele, bu anlamda bir ilk olacaktı. Liverpool'da Fernando Torres yoktu. Steven Gerrard ise, maçın 25. dakikasında yerini Fabio Aurelio'ya bıraktı. Torres ve Gerrard'ın yokluğu, Kızıllar adına çok büyük handikaptı elbet. Ve evet, aslında ortalama bir takıma dönüşüyorlardı bir anda. 41. dakikada Yossi Benayoun'un golü, umut verdi. Ama 72'de Gonalons'un beraberlik golüne 90+1'de bir daha ekleyen Cesar Delgado, Lyon'a galibiyeti getiriyordu. Liverpool için tehlike çanları daha gürültülü çalıyor artık.



Son dört resmî maçından mağlubiyetle ayrıldı, Liverpool. 1986-87 Sezonu'ndan bu yana ilk kez. Pazar günkü rakip, Manchester United. Seri devam edebilir mi, evet, mümkün.

1986-87 Sezonu
22.03.1987 Tottenham 1-0 Liverpool
28.03.1987 Liverpool 1-2 Wimbledon
05.04.1987 Liverpool 1-2 Arsenal (Wembley)
11.04.1987 Norwich City 1-2 Liverpool

2009-10 Sezonu
29.09.2009 Fiorentina 2-0 Liverpool
04.10.2009 Chelsea 2-0 Liverpool
17.10.2009 Sunderland 1-0 Liverpool
20.10.2009 Liverpool 1-2 Lyon

F Grubu'nda kıyamet koptu adeta. Barcelona, Camp Nou'da Rubin Kazan'a 2-1 mağlup oldu. İkinci dakikada yenik duruma düşen Pep Guardiola'nın takımı, ilk yarıda net gol fırsatlarından yararlanamadı. 49. dakikada Zlatan Ibrahimovic'in attığı gol, Gökdeniz Karadeniz'in 73. dakikadaki galibiyet golü sonrasında anlamsızlaştı. 1993-94 Sezonu'nda bir süre Gençlerbirliği'ni çalıştıran Gurban Berdiyev'in ekibinde Gökdeniz, Alejandro Dominguez'in harika pasına yaptığı koşu sonrası attığı golle Camp Nou'da kazanan ilk Türk olmayı başardı. Keşke, Türkiye de tanık olabilseydi...

Grubun diğer maçında Inter, Ukrayna temsilcisi Dinamo Kiev karşısında bir puanı zor kurtardı. Andriy Shevchenko'nun Milano'ya geri döndüğü karşılaşmanın beşinci dakikasında Tarak Mikhalik ile öne geçen Dinamo Kiev, 35'te Dejan Stankovic'e yakalansa da, ilk yarı sona ermeden Lucio'nun kendi kalesine attığı golle 2-1'lik üstünlüğü yakaladı. Lucio'nun savunmadaki partneri Walter Samuel'in 47. dakikaki golü ise, maçın skorunu belirledi. Inter, üç maç sonunda namağlup ve üç puanda. Bu sezon kendisinden UEFA Şampiyonlar Ligi'ni kazanması beklenilen Jose Mourinho için iyi bir haber değil bu. Bir de ilginç not. Portekizli teknik adamın 31 yaşındaki yardımcısı André Villas Boas, geçtiğimiz hafta Academica'nın başına geçti. Boas, Mourinho ile Porto ve Chelsea'de beraber çalışmıştı. Portekiz'den yeni bir Mourinho çıkar mı?



G Grubu'nda Romanya temsilcisi Unirea Urziceni, tarihî bir başarının altına imzasını attı. Geçtiğimiz maç haftasında Ibrox'ta Sevilla'ya 4-1 kaybeden Glasgow Rangers, o karşılaşmaya kadar, iç sahada oynadığı son 20 Avrupa Kupası maçında yalnızca 1 defa mağlup olmuştu. Unirea Urziceni, ikinci dakikada talihsiz bir pozisyonun ardından 1-0 yenik düştüğü gecede Glasgow Rangers'a 4 gol atarak Avrupa Kupaları Tarihi'ndeki beşinci maçında ilk galibiyetini almayı başardı. Birkaç yıl öncesine dek Romanya III. Ligi'nde mücadele eden Urziceni adına, rüya gibi bir galibiyet.

Grubun diğer maçında Sevilla, yine kazanan tarafta yer aldı. Bundesliga'da zor günler geçiren Stuttgart, kendi sahasında rakibine 3-1 mağlup olurken Sevilla'da sürpriz katkı savunma oyuncusu Sebastian Squillaci'den geldi. Fransız oyuncunun 23. ve 72. dakikalardaki iki golüne 55'te Jesus Navas, eklemede bulundu. 0-3'ün iki dakika sonrasında müthiş bir vuruşla topu ağlara gönderen Elson'un hamlesi, Stuttgart için averajı bir gol azaltmaktan öteye gidemedi. Sevilla, 3'te 3 yaparak zirveye yerleşti. G Grubu'nun ilgi çekici takımı Unirea Urziceni, 4 puanla ikinci sırada. Gruptaki ilk iki maçından beraberliklerle ayrılan Stuttgart, üçüncü. Her anlamda dibe vuran Glasgow Rangers'ın ise bir puanı var.



H Grubu, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin bu sezonki en dengeli grubu olmalı. Çekişme, son dakikalara dek sürüyor. Geçtiğimiz maç haftasında Standard Liege'nin 90. dakikadaki beraberlik golüne engel olamayarak iç sahada iki puan bırakan AZ Alkmaar, Hollanda'da konuk ettiği Arsenal karşısında beraberliği 90. dakikadaki gol ile kurtardı. Cecs Fabregas'ın 36'da attığı golle öne geçen Arsenal, 90+3'te Mendes da Silva'nın golünün ardından H Grubu'ndaki ilk puan kaybını da yaşamış oldu.

Grubun diğer maçında Olympiakos, Karaiskakis Stadyumu'nda hata yapmadı. İlk maç haftasındaki hedef karşılaşmasını Torosidis'in golü ile 1-0 kazanan Zico'nun takımı, AZ Alkmaar'dan sonra Standard Liege önünde de kazanarak Yunanistan'daki iki maçını kayıpsız atlatmış oldu. 37. dakikada De Camargo'nun golü ile 1-0'lık üstünlüğü yakalayan Standard Liege, 43'te Mitroglou'nun kafa vuruşu sonrası oluşan skora razı iken 90+3. dakikada Stolditis'in golüne engel olamadı. Son dakikadaki skor hareketleri, görünen o ki, oldukça değiştirecek H Grubu puan tablosunu. Arsenal, 7 puanla lider. 6 puanlı Olympiakos ikinci. AZ Alkmaar'ın 2 ve Standard Liege'in 1 puanı var.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde III. Hafta'nın ilk günü, oldukça hareketli geçti. İkinci günde de iyi maçlar var. Bekliyoruz heyecanla.

Hiç yorum yok: