23 Kasım 2009 Pazartesi

Galatasaray v Manisaspor: 1-1



Galatasaray, liderlik için çıktığı Manisaspor maçından 1-1'lik beraberlikle ayrıldı.

Eksikleri vardı Galatasaray’ın. Milan Baros’un durumu malum. Hızla iyileşmesine ve beklenenden erken sahalara dönecek şekilde çalışmalarına devam etmesine rağmen, bir süre daha Frank Rijkaard ve Johan Neeskens’in planları içerisinde yer alamayacak. Diğer yandan, hafta arası Fildişi Sahilleri ile Almanya deplasmanına çıkan Kader Keita ve hafif rahatsızlığı bulunan Arda Turan, Manisaspor maçına yedek kulübesinde başlarken; hastalığı süren Aydın Yılmaz ile cezalı Barış Özbek, kadroda yer almıyorlardı.

Geçtiğimiz sezon şampiyonluk yarışından yavaş yavaş koparken Galatasaray, ilk bölümdeki rakibi Fenerbahçe’nin hatalarını doğru şekilde değerlendirmeyi başaramamıştı. 2009-10 Sezonu’nda söz konusu deneyin ilk örneğinde hata yapmadı, Frank Rijkaard’ın takımı. Gaziantepspor’a 2-1 mağlup olduğunda Fenerbahçe, Ali Sami Yen Stadı’nda Trabzonspor’u 4-3 yendi Galatasaray. O gün zirvedeki puan farkı, tek maça inmişti yeniden. Fenerbahçe, Kayseri’de iki puan kaybetmeden evvel ise Sivasspor’u iki golle geçiyordu Galatasaray. Dün akşam yine böylesi bir fırsat vardı ortada. Kazanılacak yalnızca tek bir üç puan sonrasında liderlik gelebilirdi.



Hücum rotasyonundaki oyuncuların eksikliklerinden dolayı farklı bir yapılanma ile sahaya çıktı, Galatasaray.

Leo Franco vardı kalede. Savunmanın merkezinde Gökhan Zan ile Servet Çetin, kanatlarında Sabri Sarıoğlu ve Hakan Balta. Orta sahadaki üçlü, son haftaların görüntüsüne benzer şekilde devam ediyordu. Mehmet Topal, yine iki stoper hemen önünde –bir üçgenin tepe noktası gibi- pozisyon almıştı. İki stoper ve Topal’ın önündeki iki oyuncuyu bir çarpı (X) olarak düşündüğümüzde; Topal’ın solunda kalan üst köşede Ayhan Akman, sağındaki alt köşede ise Mustafa Sarp vardı. Forvet merkezinde Shabani Nonda, her iki kanatta ise Elano Blumer ve Harry Kewell.

Maç öncesindeki kura atışını, muhtemelen, Ayhan Akman kazanamamıştı. Zira; Galatasaray, ilk yarılarda Eski Açık tarafına doğru hücum etme hakkını talep ediyordu her zaman. Top, Galatasaray’da kaldı. Ama bu durum, farklı bir ayrıntıyı ortaya çıkardı. Santrada Shabani Nonda’nın yanında Ayhan Akman vardı. Rijkaard, kendi sistemi ile ilgili konuşurken bir başlıktan bahsediyor sürekli (‘’Tercümede Kaybolma’’ olmaması adına orijinal şeklinde verelim): ‘’You have to see how the opponents are playing, but it’s important for me always to follow the Dutch tradition: create an extra man, play with outside wingers who have the freedom to come inside and keep their positions on the field. But in international football right now, you cannot afford to be stubborn and play with just one system. You have to change things to create an advantage.’’

Kısaca şu. Rakiplerin nasıl oynadıklarını görmek zorundasınız; ama Rijkaard için önemli olan, her zaman Hollanda futbol geleneklerine sahip çıkmak. ‘’Extra man’’, tüm bunlar içerisinde özel olarak incelenmeli. Sezon başından beri Galatasaray, her maçta orta sahadan bir oyuncusunu hücuma göndermeyi deniyor. Bu, sezonun ilk bölümünde, Arda Turan ile vücut bulmuştu. Arda’nın baskın hücum karakteri, Galatasaray’ın zaman zaman 4-2-4 şeklinde sahaya yayılmasını sağlıyor ve bazı çevrelerce takımın 4-2-3-1 oynadığı yanılsamasını ortaya çıkarıyordu. Oysa; ‘’üç savaşkan orta saha oyuncusu’’ ile mücadele ettiği Sivasspor maçında da Galatasaray, hücuma Mustafa Sarp’ı göndererek sürpriz gol pozisyonları içerisine girmeyi başarmıştı. ‘’Üçlü orta saha’’ değildi belki de, fark yaratan.



Galatasaray adına Manisaspor karşılaşması özelindeki iki yenilik, Rijkaard’ın bahsettiği o stil üzerinde oluştu aslına bakılırsa.

Mustafa Sarp, İstanbul’daki Sivasspor maçının yıldızıydı kesinlikle. Ekstra güç sağladığı için. 3-0 kaybedilen Ankaragücü karşılaşmasından sonra Rijkaard, orta sahadan üçüncü adam olarak Ayhan Akman ve Elano Blumer’i görevlendirdiklerini söylemişti. Ve bir gerçek ki; iki oyuncu da o gün Rijkaard’ın istediklerini takıma verememişlerdi. Ayhan Akman, dün akşam santradaydı. Ve bu bir sinyaldi. İlk yarıda Galatasaray’ın hücumundaki sürpriz isim, hep Ayhan oldu. Ancak bu bölgede oldukça yetersiz kaldı, Ayhan. Gol pozisyonu içerisine girememiş olabilir. Bu anlamda, ‘’gol kaçırdı’’ denilebilecek anlar da yaşanmadı; ama hamle eksikleri net şekilde görüldü. Dolayısıyla; ‘’potansiyel’’ pozisyonlar, gerçeğe dönüşemeden yok oldu.

İkinci farklılık, hücum hattında yaşandı. Rijkaard’ın 2000 yılında -henüz Hollanda Milli Takımı’nın bile başına geçmeden evvel- ağzından dökülen yukarıdaki sözler, Galatasaray’da vücut buldu bu sezon çoğu zaman. Kader Keita, Milan Baros ve Harry Kewell’dan oluşan hücum üçlüsü, söz konusu deney için gerçekten biçilmez kaftan. Hepsinin rolü belli. Forvetteki bu yapılanmada Kewell, kendisini geri atarak sol kanattan gönderdiği ters toplarla Kader Keita’yı Milan Baros’un yanında ikinci forvet konumuna getiriyordu. Keita’nın hızını kullanması için iyi bir formül bu. Tamamlayıcı forvet bir bakıma. Ya da ‘’deep-lying.’’ Kewell’ın bakış açısını genişletmek adına kendisini birkaç adım geri aldığı anlarda boş alanlara Arda Turan’ın girmesi de ‘’extra man’’ mantalitesinin gerçekleşmesi. Dün akşam, hiçbiri yapılamadı bunların. Ve nedenleri vardı elbet.

Elano Blumer, Shabani Nonda ve Harry Kewell. Galatasaray’ın en uçtaki üçlüsü için ideal isimler değiller. Birliktelik anlamında en azından. Tabii arkada Arda Turan’ın yerine bulunan Ayhan Akman’ı da katmak lazım işin içine. Özellikle de Elano’nun ‘’sağ açık’’ olarak oynaması, Galatasaray’daki kariyeri için ciddi tehlike. Brezilyalı, Manisaspor karşısında yalnızca kendi futbol karakteri ile var olabildi bu bölgede. Elano ve Kewell’dan oluşan kanat rotasyonunda Elano, ters toplarla Kewell’ı ‘’ikinci forvet’’ yapabilirdi. Kendisini geri atan Elano oldu bu anlamda. 10. ve 20. dakikada iki de güzel organizasyon çıktı ortaya. Ama o kadar. Elano için en uygun bölge, o bahsettiğimiz ‘’orta sahadan hücuma destek veren ekstra adam’’ olarak oynayabileceği yer. Sabri ile uyumu ise, Keita’nınkinden farklı oldu. Sabri, ilk yarıda tüm koşularının karşılığını aldı Elano’dan.



38. dakikada Shabani Nonda ve Harry Kewell ortalığından bir gol kazandı, Galatasaray.

Güzel de bir gol oldu. İkinci yarı öncesi, tam zamanında gelmişti üstelik. 46 ila 60. dakika arasında gelecek bir gol ile üç puan yolunda dev bir adım atılabilirdi. Galatasaray, bu bölümde Kewell ve Nonda üzerinden iki defa gole çok yaklaştı. İkinci yarının başındaki hamle, Mustafa Sarp ve Ayhan Akman arasında yaşanan rol değişikliği oldu. 15 dakikalık ilk etabın bitimi ile birlikte de Ayhan yerini Tobias Linderoth’a bıraktı. Böylece; Sarp’ın görev yeri, daha da netleşti.

Galatasaray adına bir diğer sıkıntı, söz konusu sürecin ardından ortaya çıktı. Maçın durduğu anlarda birkaç oyuncu birden ‘’açma-germe’’ çalışmaları yapıyorlardı. Liglere verilen ara, belli ki yaramamıştı takıma. Bu arada Manisaspor, Kadıköy’deki Fenerbahçe maçında olduğu gibi, rakibinin üzerine geliyordu. O akşam bir şeyi çok iyi yapmışlardı. Sürekli paslaşarak, son çizgiye kadar iniyorlardı. Ergin Keleş, Joshua Simpson, Nizamettin Çalışkan ve Mehmet Nas ile. Dün gece –genel itibari ile- oldukça formsuz gözüken Hakan Balta’nın kanadını çok iyi işledi, Manisaspor. 71’de Galatasaray’da Elano, yerini Kader Keita’ya bıraktı. Bitime kısa süre kala yenilen gol sonrasında ise Linderoth ile son bulan harika bir hücum yaptı, Galatasaray. Ama olmadı.

Manisaspor maçındaki bitkin görüntüsüne rağmen sekiz adet net gol pozisyonu yakaladı, Galatasaray. Ki, sezon başından beri bu alandaki en iyi ikinci sayı. (Kasımpaşa maçında 11 ve Denizlispor karşılaşmasında yine –olumlu veya olumsuz sonuç alınan- 8 pozisyona girmişti Galatasaray.) Manisaspor karşısında kaybedilen iki puan, Galatasaray’ın –bu hafta için- lider olmasını engelledi. Cuma akşamı oynanacak Bursaspor maçı, Galatasaray için hayati bir önem kazandı artık. Daha doğrusu, önemi bir kat daha arttı.

Beşiktaş’ın da resmin içerisine girmesi ile birlikte TSL’de ilk yarının son dört haftası, iyice değer kazandı. Bu bölümde hata yapmayacak olan takım, sezon bitiminde buralara geri dönerken yüzünde bir tebessüm bırakabilir.

Hiç yorum yok: