3 Ocak 2010 Pazar

Beşiktaş CT 87:96 Galatasaray CC



TBL’de haftanın maçı, yılın ilk derbisi, Cola Turka Arena’da gerçekleşti. Galatasaray Cafe Crown, deplasmanda Beşiktaş Cola Turka’yı 96-87 yenerek galibiyet serisini beş maça çıkarmayı başardı.

Türkiye’yi ULEB Eurocup’ta temsil ediyorlardı, Galatasaray Cafe Crown ile Beşiktaş Cola Turka. Ve 32 katılımcının yer aldığı organizasyonda maç başına ortalama en fazla sayı üreten iki takım da, onlardan başkası değildi. Galatasaray’ın 88,1 sayı ile zirvede bulunduğu sıralamanın ikinci basamağında Beşiktaş vardı (85,8 sayı). Oyuncular bazında da heyecan verici bir eşleşme yaşanacaktı, Akatlar’daki Cola Turka Arena’da. ULEB Eurocup’ın en skorer beş oyuncusundan üçü sahada olacaktı. Birinci sıradaki Mire Chatman (maç başına ortalama 23,5 sayı), ikinci sıranın sahibi Radoslav Rancik (22,0 sayı) ve beşinci basamakta bulunan Darius Washington (21,8 sayı).

Yerel istatistikler üzerine konuşalım biraz da. Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe Ülker’e Abdi İpekçi Spor Salonu’nda 100-92 kaybeden Beşiktaş Cola Turka, iç sahadaki son üç maçını galibiyetle kapatırken, bu karşılaşmaların hepsinde 100+ sayı barajını aşmayı bilmişti. Önce Kasım ayının sonunda Bornova Belediye karşısında 106-90, ardından Aralık ayında Kepez Belediye önünde 102-73 ve yine 2009 yılının son günlerinde Banvitspor karşısında 107-88 kazanmayı başarmıştı, Burak Bıyıktay’ın takımı. Diğer yandan; Galatasaray Cafe Crown da, en azından Beşiktaş CT kadar, heyecan vericiydi. TBL’de dört maçlık serinin yanı sıra; araya ULEB Eurocup’ta kazanılan bir ALBA Berlin galibiyeti sıkıştırılmıştı.



Galatasaray’ın hâlihazırdaki konumu, teknik heyet (Cem Akdağ ve Cihansever Yeşildağ) tarafından son derece başarılı bir şekilde teşhis edilmişti. Sezon başında kendilerinin kurmadıkları bir kadroyla mücadele ediyordu, Akdağ ve Yeşildağ ikilisi.

Cemal Nalga ve Tufan Ersöz’den zaten yararlanamayan takım, Beşiktaş CT karşısında da Can Akın ile Polat Kocaoğlu’ndan destek alamayacaktı. Rotasyon iyice daralıyordu. Dahası -Can’ın yokluğunda- ilk 5’teki üç oyuncunun alacakları süre, değişecekti zorunlu olarak. TBL’deki 3+2 kuralından dolayı; Mike Wilkinson, kenardaydı. Can’ın yerini Darius Washington almıştı çünkü. Domino taşı misali, Fatih Solak da, ilk 5’te başlıyordu. Fatih tarzındaki oyuncuların daha çok kenardan gelerek etkili oldukları bir gerçekti. Ve Galatasaray da onu bu şekilde kullanıyordu. Maça merkezde başlayan bir Fatih Solak, erken faul problemine girerek, takımın bu kozunu elinden alabilirdi.

Darius Washington, Evren Büker, Simas Jasaitis, Radoslav Rancik ve Fatih Solak ile sahaya çıkmıştı, Galatasaray Cafe Crown. Karşısında son üç iç saha maçında ortalama 105 sayı üreten bir takım vardı. Ama Cem Akdağ’ın öğrencileri, maça nasıl gireceklerini çok iyi biliyorlardı. Hava atışını kazanan Beşiktaş Cola Turka, beş saniye içinde hücum ederek 40 dakika boyunca birinci tercihinin ne olacağını göstermişti adeta. Galatasaray Cafe Crown ise, daha olgun kaldı ilk dakikada. Top dolaştı. Sol dipte Radoslav Rancik üzerinden, pota altındaki Simas Jasaitis’e gitti. Ve Galatasaray, maçtaki ilk sayılarını bu formülle buldu. Litvanyalı yıldız, takımına savunmda da yardım edeceğini kısa bölüm içerisinde çektiği üç ribaundla kanıtlıyordu.



Beşiktaş Cola Turka ve Galatasaray Cafe Crown’un ULEB Eurocup’taki serüvenlerinde birbirlerinden ayrıldıkları noktalar da var. Mesela asistler. Galatasaray, bu kategoride Kupa’nın en iyi 10 takımından biri. Beşiktaş ise, en başarısız beşli arasında yer alıyor.

Hızlı oynarken topu dolaştırmayı da biliyor, Galatasaray Cafe Crown. Beşiktaş Cola Turka’nın sorunu, ULEB Eurocup’ın en kötü savunma yapan takımı olması aynı zamanda. Darius Washington’ın hızlı hücumları ile ilk dakikalarda rakibine kesin bir üstünlük kurmuştu, misafir takım. Ve rakibinin zaafları üzerine gitmeye devam ediyordu. 11-2’lik giriş, yeteri kadar etkileyici olmalıydı. İlk altı dakikalık bölüm tamamlandığında Beşiktaş Cola Turka’yı 6 sayı ile sınırlandırmak da. Her şeye rağmen; Galatasaray Cafe Crown adına hesapta olmayan, faul problemine giren kısalardı. Evren Büker ve Darius Washington, kısa süre içerisinde ikişer faule ulaşmışlardı bile.

Kenardan destek verebilecek yegâne isim, Murat Kaya’ydı. Neyse ki; beklenenin üzerine çıkıyordu, Murat. Son haftalarda olduğu gibi. Ancak set hücumu sırasında yapılan top kayıpları, Galatasaray Cafe Crown potasına sayı olarak geri dönüyordu. Washington’ın topla oynama sevdası, takımın başına bu tip sorunlar açmıştı sürekli. Murat Kaya’nın da Beşiktaş Cola Turka maçının ilk bölümündeki kusuru, yay üzerinde yaptığı top kayıpları oldu. Yine de çeyrek sona erdiğinde rakibine karşı 25-17’lik üstünlük kurmayı başarmıştı, Galatasaray Cafe Crown. İkinci çeyreğin başında Haluk Yıldırım’ın oyuna girmesiyle etkili olmayan Beşiktaş Cola Turka’nın dış şutlarına gösterilen reaksiyon, Galatasaray’ın soyunma odasına da 51-41 önde gitmesini sağlıyordu.



Cola Turka Arena’da ev sahibi ekibi 41 sayıda tutmak, hiç de fena sayılmazdı açıkçası. Öyle ki; sezon boyunca iç sahada Antalya BŞB, Türk Telekom, Efes Pilsen, Bornova Belediye, Kepez Belediye ve Banvitspor’u ağırlayan Beşiktaş CT, birinci devreler göz önüne alındığında, maç başına ortalama 49,3 sayı üretmeyi başarmıştı.

İlk devrede rakibini kendi silahı ile vuran Galatasaray CC, yayın gerisinden 8-16 ile şut kullanırken; Beşiktaş CT, 4-14’te kalmıştı. İkinci yarının başında görüntü, tersine dönecekti. Engin Atsür’ün 3-3 üç sayı isabeti, ev sahibi ekibi tekrar maçın içine taşıyordu. Haluk Yıldırım ve Mire Chatman’ın da katkısıyla 20-6’lık seri yakalayan Beşiktaş Cola Turka, 51-41 geride başladığı üçüncü çeyrekte skoru 61-57’ye kadar getirmeyi başardı. Vurup geçebilirdi, Beşiktaş. Ama karşılarında oldukça karakterli bir ekip vardı. Murat Kaya, Mike Wilkinson ve Radoslav Rancik’in skorer oyunu ile ayakta kalan Galatasaray, skor üstünlüğünü rakibine vermeyerek son çeyreğe 67-65 önde giriyordu.

Darius Washington, yapılan açıklamalardan çıkarılabilecek sonuçlara göre, teknik heyetin pek de tercih etmek isteyeceği bir oyun kurucu değil. Tercih sıkıntıları yaşadığı da bir gerçek. Hızlı oyun ve potaya gidebilme anlamında, ciddi sayılabilecek bir koz. Ne var ki; işin mental tarafında bazı değerlendirme sorunları olabilir. Nasıl? Skor, 77-75 ile Beşiktaş CT lehine dönmüştü son çeyrekte. Hakemlerin verdikleri kararları kendi içerisinde problem yapan Washington, imza hareketi ile pota gidiyor; ancak çok rahat bırakabileceği topu smaçlamaya kalkınca, Beşiktaş’a ‘’fast-break’’ şansı veriyordu. Sonra… Engin Atsür’ün tüm sahayı geçtikten sonra bıraktığı turnike. Ve 79-75’lik skor.



Maçın kırılma anı! Cem Akdağ ve Cihansever Yeşildağ, iki hayati karar aldılar söz konusu sekansta.

Beşiktaş, momentumu lehine çevirmişti. Buna çare bulunmalıydı. Alan savunmasına dönüldü. Riskliydi. Ancak bir şeyler yapılmak zorundaydı. İkinci olarak da, Darius Washington, kenara çekildi. Kalan dakikalarda ABD’liye süre verilmeyecekti. Alan savunmasına 0-3 ile hücum etti, Beşiktaş CT. 79-75 sonrası ise, 10-1’lik Galatasaray Cafe Crown serisi başladı. Önce Mike Wilkinson’ın tipi, sonra Radoslav Rancik’in üç sayısı, hemen ardından yine Rancik’ten Haluk Yıldırım’ın da yer aldığı posterlik bir smaç. 82-79 öne geçen Galatasaray, 85-80’in ardından bir daha arkasına bakmadı.

Dev bir galibiyet daha geldi. Yedi oyunculuk rotasyonda tüm problemler, müthiş bir ustalıkla yönetildi. Yaşanılan olaylardan dolayı kafalarının karışık olacağı düşünülen yabancılardan Radoslav Rancik, 9-15 saha içi isabeti (5-8 üç sayı) ile 23 sayı ve 6 ribaund üretti. Wilkinson 8-11 saha içi isabeti (2-3 üç sayı), 22 sayı ve 7 ribaund; Darius Washington, 13 sayı ve 3 asist; Simas Jasaitis, 11 sayı ve 10 ribaundla oynadı. Murat Kaya, oyunda kaldığı süre boyunca takımın ruhani lideri oldu. 16 sayılık katkısından daha fazlasını verdi. Evren Büker, gurur duyulacak performansına devam etti. 11 (sayı) ve 9 (asist), Evren’in oyununu açıklamak için yeterli değil.

Galatasaray Cafe Crown, mücadelesine devam ediyor. 16 Ocak’a kadar TBL’de ara var. Belki, o güne dek, merakla beklenen Tahkim Kurulu kararları da açıklanır. Kim bilir?

1 yorum:

semih adlı çocuk dedi ki...

Eren niye sevinmişki acaba, kendisi bjk taraftarı.facebook adlı paylaşım sitesinde bunu çekinmeden yayınlayabiliyor.