2 Ocak 2010 Cumartesi

Los Angeles Lakers v Sacramento Kings



NBA’de Los Angeles Lakers, TSİ 05:30’da, Staples Center’da Sacramento Kings’i ağırlıyor.

2000’li yılların ilk bölümünde NBA’de Batı Konferansı’nın en ateşli rekabetlerinden birini yaşayan Lakers ve Kings, son senelerde o heyecandan uzak kalmışlardı. Sacramento Kings, 2008-09 Sezonu’nu büyük hayal kırıklığıyla tamamladıktan sonra, yeni sezonda beklentilerin üzerine çıktı ve kendisini takip edenleri kısmen de olsa havaya sokmayı başardı. Eski günlerdekine yakın bile değil. Ama her şeye rağmen, en azından geçen sezona göre, gayet iyi durumda. Lakers ise, bildiğimiz gibi.

Peki, neydi iki takım arasındaki rekabetin tavan yaptığı an? Tabii ki, 2002 Batı Konferansı Finalleri 4. maçında Robert Horry’nin başrolünü üstlendiği o unutulmaz ‘’son’’ 11 saniyelik gösteri. Öyle bir eşleşmeydi ki; Batı’dan zaferle ayrılan, muhtemelen NBA Şampiyonluğu’nu da kucaklayacaktı. (Lakers, NBA Finalleri’nde New Jersey Nets’e maç dahi vermemişti.) Sacramento Kings, Staples Center’daki serinin dördüncü karşılaşması öncesi 2-1 öndeydi. Kazanması hâlinde, dev bir avantaj elde edecek ve kalan üç maçın birinden alacağı potansiyel bir galibiyet ile şampiyonluğa uzanacaktı. İlk çeyrekteki 40-20’lik üstünlük, Kings’in zafer yolunu da açıyordu gecenin başında.

Sacramento Kings’in efsanevi dönemlerinden biriydi. Üstelik; Peja Stojakovic, o gece sakatlığı nedeniyle süre dahi alamamıştı. Yine de, oyunun her anında skorda kalabilmişti Sacramento. İkinci çeyreğin hemen başında 48-24’e gelen skor, Lakers’ın geri dönüş yolunu kapatmış olabilirdi. Ama Lakers’ın o dönemki işi, bu tip zor işlerin üstesinden gelmekti. Son iki sezonun şampiyon kadrosu, Samaki Walker’ın son saniye üçlüğü ile farkı 14’e indirerek (65-51) gittiği soyunma odasından fırtına gibi dönecekti. Üçüncü çeyrekte dezavantajını tek haneli sayılara indiren Lakers, karşılaşmanın bitimine 1:16 kala Vlade Divac’ın basketi sonrası 98-93 yenik duruma düşmüştü. Ama önce Kobe, ardından serbest atış çizgisinden 2/2 ile ayrılan Shaquille O’Neal sayesinde skor, 98-97’ye geldi.



Devamı… Sacramento Kings’in sonraki yıllar için bile tüm düzenini bozan gelişmelerden oluşuyordu.

Kobe Bryant ve Rick Fox’un taktik faullerinin ardından Vlade Divac, serbest atış çizgisine gitti. Bitime :11 kala Divac, ilk atışını kaçırdı. İkinci denemesinde başarılı oldu. Skor, 99-97’ye geldi. Phil Jackson’un aldığı mola sonrası, kritik anların adamı Derek Fisher oyuna dahil oldu. Ama son top, Kobe Bryant ile kullanılacaktı. Boyalı alana girmeyi denedi, Kobe. Belli ki; uzatmaları kabullenmişti Lakers. Olmadı. Kobe’nin şutunda isabet gelmedi. Pota altında Shaquille O’Neal, tamamlamak istedi. O da gerçekleşmedi. Sacramento Kings’in galibiyetini görmeyi dileyenler adına, bitmek tükenmek bilmeyen saniyelerdi. Çemberden seken topu, Divac tokatladı. Kings, artık mutlu sona çok yakındı. Ama… Lakers’ta bir adet daha ‘’kritik anların adamı’’ vardı.

Robert Horry’nin üç sayılık basketi, gerçek anlamda ‘’üç sayıdan fazlası’’ olarak kabul edilmeliydi. Maçtaki 18 sayısının 11’ini dördüncü çeyrekte bulan Horry, bunu hep yapıyordu. 1995 Batı Konferansı Finalleri 1. Maçı’nda Houston Rockets formasıyla San Antonio Spurs, aynı sene NBA Finalleri 3. Maçı’nda Orlando Magic (20 sayısının 11’ini son çeyrekte atmıştı) ve 2001 NBA Finalleri 3. Maçı’nda Los Angeles Lakers formasıyla Philadelphia 76ers (maçın son 47 saniyesinde takımının attığı 7 sayının altına imzasını koymuştu) karşısında yaptığı gibi. Horry, adeta Kings’in kaderi ile oynamıştı. Her şeye rağmen, ayakta kalmaya çalıştı Sacramento Kings. Seriyi evi ARCO Arena’daki yedinci maça ve hatta uzatma dakikalarına taşıdı. Ama Lakers’ın tecrübesine yenik düştü. Ne var ki; hep akıllarda kaldı. Ve belki de ‘’Gönüllerin Şampiyonu’’ olmayı başardı.



Lakers’ın tecrübesi… NBA Tarihi’nde Finaller’de en fazla boy gösteren takım, Los Angeles Lakers. Ve bunun ne demek olduğunu her sezon sıkça hatırlatan bir takım aynı zamanda.

Hidayet Türkoğlu’nun takımı Sacramento Kings’i derin üzüntülere boğan Los Angeles Lakers, 2004 NBA Playoffları’nda San Antonio Spurs önünde de benzer bir senaryo uygulamayı tercih etmişti. Konferans Yarı Finalleri 5. Maç… Serinin önceki dört karşılaşmasında takımlar, ikişer galibiyet kazanmışlardı. Ve AT&T Center’daki mücadelede zafere daha yakın olan taraf, Los Angeles Lakers’dı. 2000, 2001 ve 2002 yıllarında şampiyon olduktan sonra 2003’te San Antonio Spurs’e geçilen Lakers, 2003-04 Sezonu’na Karl Malone & Gary Payton takviyeleri ile başlamıştı. Ve bitime 5:03 kala skorda 68-63’lük üstünlüğü bulunuyordu. Ancak Duncan’ın arka arkaya altı sayısı ve Parker’ın desteği ile Spurs, bir anda 71-68’e öne geçmeyi başaracaktı.

Yine Lakers. Yine bir kırılma anı. 1:51 kala Shaquille O’Neal ve :11 kala Kobe Bryant’ın basketleri, Lakers’ı 72-71 öne geçiriyordu. Robert Horry, San Antonio Spurs forması forması giyiyordu bu defa. Korkulacak bir durum yoktu yani Spurs adına. Üstelik; bitime :00.4 kala Tim Duncan’ın akılalmaz şutu, Lakers çemberinden geçmiş ve Spurs, 73-72 öne fırlamıştı. Şampiyonluk için geri sayım başlayabilirdi. Ama olmadı. Fisher’ın NBA Tarihi’ne kazınan atışı sonrası Lakers, hamlesini yaptı. Hidayet Türkoğlu, San Antonio Spurs’teki tek sezonunda Lakers’a takılmıştı. Tıpkı, 2002’de Sacramento’da olduğu ve 2009’da Orlando’da olacağı gibi. Tüm bunlardan çıkarılması gereken ders, Lakers’ın kritik anlardaki büyük tecrübesi olmalı –ki bunu çeşitli rakamlar üzerinden okumak mümkün.



Tekrar dönelim Sacramento Kings ve Los Angeles Lakers rekabetine. 2002’de kaybederken Kings, serinin son maçının uzatma dakikalarında yaşamıştı hüsranı.

Ocak 2007’de kâbus, Sacramento Kings’i bir kez daha bulacaktı. ARCO Arena’da birbirlerine rakip olan iki takımdan Kings, karşılaşmanın normal süresinde son 4 saniyeye ‘'iki basket’’ farkla önde giriyordu. John Salmons’un serbest atış çizgisinde bulduğu iki isabetin ardından Kings, skoru kendi lehine 116-112’ye getirmişti. Alınan mola sonrası Radmanovic’in üç sayılık basketi, Lakers’ın umutlarını tekrar yeşertiyordu. Fark, bir sayıya kadar inmişti. Ama Bryant, topu kenardan oyuna sokmaya hazırlanan Sacramento’da Mike Bibby’ye bir faul yapmış ve top henüz oyuna girmemişti. Kings, tek atış kullanacak; oyuna kenardan başlayacaktı. Ne var ki; Bibby, serbest atışı kaçırıyordu. Taktik faul sonrası Kevin Martin, 1-2 atacak ve Lakers, cezayı Smush Parker ile kesecekti.

Son saniye basketi, Lakers’a ‘’kurtarma sınavı’’ şansı vermişti. 117’de eşitlenen skor, beş dakikalık sekans içerisinde Kobe Bryant ve arkadaşları lehine 15-11’e döndü. Sacramento Kings, böylece bir ‘’sinir bozucu’’ Lakers mağlubiyeti daha aldı. Başa dönelim… Bu, Lakers’ın NBA’deki karakteristiği artık. Her sezon hatırlatıyor. Evet! Bu sezon da yaptı. Aralık 2009’da Miami Heat önünde son 4 saniyeye 106-102 geride giren Los Angeles Lakers, Derek Fisher’ın kritik üç sayı isabetinin ardından Dwyane Wade’in serbest atış çizgisinde 1-2 yapmasını Kobe Bryant’ın ‘’buzzer-beater’’ üçlüğü ile cezalandırmıştı. Yine, uzatmaya giden ve Bucks deplasmanında 107-106’lık skorla kazanılan maç da bu başlık için uygun bir örnek olabilir.



Örnekleri biraz daha çarpıcı hâle dönüştürelim. Los Angeles Lakers, 2009-10 Sezonu’nda uzatmalara giden maçları 4-0 ile kapattı. 4’te 4! Ve biri Sacramento Kings’e karşı.

Sacramento, yıllar sonra yeniden heyecan verici. Geçtiğimiz hafta sonu Lakers’a iki uzatma devresi sonunda 112-103 mağlup olan Sacramento Kings adına, hâlâ bir şeyler eksik ama. Bir örnek daha. Kings, Lakers öncesi Cleveland Cavaliers’a da uzatmalarda mağlup olmuştu. 13 sayı farkla? Mesaj, gayet açık aslında. Cavaliers önünde beş dakikalık bölümü 0-13 kapatan Kings, Lakers maçının ikinci uzatmasında da 11-2 geriye düştü. İki maçın toplamı, 2-24. Çaylak Tyreke Evans, sezon sonunda ‘’ödül’’ olabilir; ama bu gibi kritik anlarda biraz daha tecrübeli yıldızlar aranıyor tabii. Kevin Martin’den de büyük, evet. 26 Aralık gecesi Lakers’a kaybettikten sonra, ‘’NBA’deki en berbat performansımdı!’’ sözlerini kullanan Evans için büyük bir sınav. Her şeye rağmen.

Los Angeles Lakers adına heyecan verici isim, hep aynı: Kobe Bryant! Salı gecesi 124-118 kazanılan Golden State Warriors maçında 13-27 saha içi isabeti, 44 sayı ve 11 asist ile oynayan Bryant, kendi özelinde sezon rekorunu kırmıştı.

NBA’de 2000’li yılların en skorer oyuncusu, 103. kez bir normal sezon maçında 40 sayı barajını aşmayı başardı. İspanyol yıldız Pau Gasol de, Aralık ayını formda kapatan isimlerden biri oldu. Lakers’ın 17 maçlık bir periyottaki (7-3’ten 23-4’e) tek yenilgisini aldığı Utah Jazz maçında 17 sayı, 20 ribaund ve 7 asist ile oynayan Pau Gasol, Milwakuee Bucks karşısında 26 sayı ve 22 ribaundluk performansı ile 2000’lerin başındaki Shaquille O’Neal istatistiklerini hatırlatmıştı adeta. Yine de… Noel gecesi Cleveland’a kaybettikten sonra ‘’teklemeye’’ devam ediyor, Lakers. Sacramento karşısında bir galibiyet alabilmek adına, Kobe’nin 51 dakika sahada kalması gerekti. GS Warriors zaferi için ise 44 sayı atması. Aradaki maç ise, 15 sayı ile Phoenix Suns’a kaybedildi.

Sonuç… 2002’deki kadar büyük mücadeleye sahne olmayacak. Ya da hikâyesi o denli ilgi çekmeyecek. Ama bu geceki eşleşme, Cumartesi sabahı için hiç de fena bir opsiyon değil.

4 yorum:

Alp dedi ki...

2002 batı konferansı finallerinden bahsediyorsak, üzülerek söylemeliyim ki, özellikle serinin 6. maçında tavan yapan hakem faciasından da bahsetmek durumundayız. horry'nin üçlüğü ne kadar kalbimi kırsa da hakemlerin sacramento "town"ın nba finallerinde hoş görülmeyeceği tezine yaptıkları katkı da o kadar sinirimi bozmuştur.

yine de o güzel yılları hatırlatması açısından güzel bir yazı. eyvallah.

SozenE. dedi ki...

Alp selamlar,

Haklısın kesinlikle. Adli bir mesele oldu hatta. Ama dediğin gibi, daha çok saha içinde kalmaya çalıştım. Heyecan verici bir takımdı, Sacramento Kings. Mike Bibby, Doug Christie, Peja Stojakovic, Chris Webber, Vlade Divac. Kenardan gelen Bobby Jackson ve Hidayet Türkoğlu.

NBA'de üç maç var bu gece. İlkinde güzel bir basketbol hikâyesine sahip olduk bile. Nate Robinson, 14 maç sonra sahne aldı. Ve 41 sayı ile Atlanta Hawks deplasmanında New York Knicks'e galibiyeti getirdi. Orlando'nun Minnesota'yı yenmesi, beklenmeyen bir haber değil. Önemli olan, Staples Center'daki durum. Yazının yazılma amaçlarından biriydi, Sacramento Kings'den gelecek sürpriz beklentisi. İlk yarıda 64-49 öndeler. Yine Lakers - Kings ritüeli yaşanacak mı son raddede, bakalım.

Teşekkür ederim ben de yorum için.

Sevgiler,
Eray.

SozenE. dedi ki...

Yine tarihe geçen bir Kings-Lakers eşleşmesi.

:04.8 kala 108-106 önde olan Sacramento Kings, Ime Udoka ile serbest atış çizgisinde 0-2 attı. Sonrası malum. Kobe Bryant'tan buzzer-beater.

109-108 kazandı, Los Angeles Lakers. Kings'e hüzünler kaldı.

Alp dedi ki...

ahah biz o hüzünlere alışalı çok oldu be eray. yine de bu seneki kings takımı bir iki sene içerisinde, eskisi kadar olmasa da, daha iyi yerlere gelebilir. ancak 2002'de kaçan o şampiyonluğu -söylediğin gibi new jersey'nin batıdan gelen takımın karşısında durma ihtimali yoktu- nasıl unutabilirim bilmiyorum.

nba ile ilgili yazılarını özellikle takip ediyorum. sıklıkla yazmaya devam edersin umarım.