30 Ocak 2010 Cumartesi

NBA All-Star 2010, Dallas: Doğu Takımı



14 Şubat 2010 gecesi, ABD’nin Texas eyaletinde Dallas Cowboys takımının 80.000 kişilik stadyumunda 59.’su düzenlenecek olan NBA All-Star maçındaki takım kadroları açıklandı.

Tüm dünyadaki basketbolseverlerin oyları ile belirlenen ilk beşler, 21 Ocak Perşembe gecesi resmî olarak duyurulmuştu. Buna göre; arka arkaya üçüncü yılında da 2,5 milyon oy barajını geçerek bu başarıyı gösteren ilk isim olan LeBron James’in liderliğindeki Doğu Takımı, şu oyunculardan oluşuyordu: Allen Iverson (Philadelphia 76ers), Dwyane Wade (Miami Heat), LeBron James (Cleveland Cavaliers), Kevin Garnett (Boston Celtics) ve Dwight Howard (Orlando Magic). Cavaliers’ın yıldızı LeBron James, altıncı kez All-Star oluyor. Hep ilk beş başladı. 14 Şubat’a dek talihsizlik yaşamazsa, serisine devam edecek.

Sürpriz yok. Sezona Batı Konferansı’nda Memphis Grizzlies forması ile başlayan Iverson’a atılan oylar, yıldız oyuncunun Philadelphia 76ers’a döndüğü günden bu yana Doğu Konferansı özelinde hesaplanıyordu. Üst üste 11. kez All-Star olan Iverson, sezon içinde 24 maça çıkmasına rağmen popülaritesinden bir şey kaybetmedi. (2007’de diz sakatlığı nedeniyle affını istemişti.) Ve aslında daha önce iki kez MVP olduğu bu organizasyondan uzak kalması da eksiklik olurdu. Keza Dwyane Wade. 13. defa All-Star seçilen ve aktif sporcular arasında 15 kez bu onuru yaşayan Shaquille O’Neal’in arkasında ikinci sırada yer alan Kevin Garnett, Magic’in yıldız Dwight Howard da.

Yedek oyuncuların seçimi önemli. NBA’deki 30 takımın baş antrenörleri oyladılar. 2 gard, 2 forvet, 1 pivot ve 2 de pozisyonlardan bağımsız seçim. Kendi öğrencileri dışındaki tüm isimlere 1’den 7’ye puan verdiler. Ve ortaya aşağıdaki isimler çıktı.



Center: Al Horford (Atlanta Hawks)

2010 NBA All-Star Doğu Takımı’nın en fazla tartışılan ve tartışılmaya devam edecek pozisyonu. Birkaç neden var. Birincisi, Atlanta Hawks’tan en az iki oyuncunun seçileceğine kesin gözle bakılıyordu. Joe Johnson, bu sezon Cavaliers, Celtics ve Magic üçlüsüne kafa tutarak Doğu’nun zirvesi için oynayan Atlanta Hawks’ın bir numaralı yıldızıydı. Yeri de garantiydi. Diğer kontenjan için öne çıkan üç isim ise, Josh Smith, Jamal Crawford ve Al Horford oluyordu. Crawford, kenardan geldiği için kendisini ayırabiliriz. Bu anlamda, Smith ve Horford arasında yaşanacaktı yarış.

İkinci ayrıntıya geçelim. Toronto Raptors’ın yıldızı Chris Bosh, All-Star Doğu Takımı’nın ‘’altıncı adamı’’ gibi gözüküyordu gösterdiği performanstan dolayı. Pivot pozisyonunda değerlendirilebilirdi. Belki yine ona göre oylandı. Ama gerçek manası ile ‘’pivot’’ olmadığından Josh Smith’in pozisyonunu almış oldu muhtemelen. Gerçek şu ki; Smith, All-Star olmayı takım arkadaşı Horford’dan daha fazla hak ediyordu. Diğer yandan, ‘’Wild Card’’ ile seçilmiş olması da kuvvetli ihtimal. Burada da New York Knicks’ten David Lee’nin dışarıda kalması söz konusu. Slam Dergisi editörlerinden Russ Bengtson’ın Twitter’daki ‘’David Lee, bitime altı dakikadan fazla bir süre olmasına karşın 25 sayı ve 14 ribaund yapmış durumda. Adı David Li olsa, All-Star’da ilk beş başlardı!’’ cümlesi önemli.

Bengston, Madison Square Garden’daki Los Angeles Lakers maçından bahsediyordu. David Lee, maçı 31 sayı, 17 ribaund ve 4 asistle tamamladı. Ama karşılaşma sonundaki skor, 115-105 ile Lakers lehineydi. Maalesef, Lee’nin kaybettiği nokta da tam burası. Knicks adına, alışılagelen bir senaryo olmuştu mağlubiyet. David Lee’nin sezon ortalamaları 19,6 sayı ve 11,6 ribaund. Al Horford’ınkiler 13,5 sayı ve 9,7 ribaund. Ancak Atlanta Hawks’ın galibiyet-mağlubiyet sayısı, 30-15 iken; New York Knicks’inki 18-27. ‘’Bence buradaki asıl mesaj, galibiyet oranı %50’nin altında olan takımlardan hiç kimsenin All-Star olamayacağı yönünde.’’ diyordu Lee. ‘’Daha ne yapsaydım!’’ demek istiyordu belki de. 2009’daki Devin Harris ve Danny Granger seçimleri bir kenarda dursun tabii.



Forwards: Chris Bosh (Toronto Raptors) ve Gerald Wallace (Charlotte Bobcats)

Kimse için sürpriz olmayan iki isim. Tabii farklı bir değerlendirme olabilir burada. Notunu düşelim. Wild Cards, Derrick Rose ile Al Horford’a verildi muhtemelen. Ama yalnızca kâğıt üzerinde. Mantıklı olan, ‘’Forvet: Josh Smith, Gerald Wallace’’ ve ‘’Pivot: Chris Bosh’’ iken; Wild Cards’ın Derrick Rose ile Paul Pierce’a gitmesiydi –ki Wild Cards başlığını bu şekilde inceleyeceğiz. Chris Bosh’un pivot ve Gerald Wallace ile Paul Pierce’ın forvet olarak yer aldığı formülü pek kabul etmiyorum açıkçası. Al Horford seçimi, ‘’pivot’’ olduğu için yapılmıştır. Bu yüzden, ‘’Forvet: Chris Bosh (Toronto Raptors) ve Gerald Wallace (Charlotte Bobcats) yazıyor bu sözcüklerin hemen yukarısında.

Chris Bosh, sezon sonunda ‘’oyuncu opsiyonu’’ hakkını kullanabilir. Muhtemelen yeni kariyerini bu karar üzerinden belirleyecek. Toronto Raptors’tan ayrılması sürpriz değil. Sezon boyunca gösterdiği müthiş performans da. Harika oynuyor. 28 maçta, 20+ sayı ve 10+ ribaund barajını aşmayı başardı. (En yakın takipçisi Zach Randolph, Memphis Grizzlies formasıyla 21 defa yapabildi 20+ sayı ve 10+ ribaund derecesini.) 44 sayı ile kariyer rekorunu kırdı. Sezona 11 galibiyet ve 17 mağlubiyet ile başlayan Toronto Raptors’ı Doğu Konferansı’nda beşinci sıraya taşıyan ekibin yıldızı oldu. Raptors, son dört maçtır kazanıyor. Ve galibiyet-mağlubiyet sayısı 25-22’ye gelmiş durumda. Hakkını vermek gerekiyordu. NBA’deki baş antrenörler zorlanmamış olmalılar.

Charlotte Bobcats, sezonun en büyük sürprizi. All-Star’da kesinlikle en az bir oyuncu ile temsil edileceklerdi. Kesin bir gerçekti bu. Gerald Wallace, hâlihazırda en büyük aday olarak duruyordu. Stephen Jackson sürprizinin de yaşanıp yaşanmayacağı ise, merak ediliyordu esasında. Ama Wallace, bu sezon için tek başına temsil edecek takımını Dallas’ta. Aynı zamanda bir ilki de yaşayacak, bir zamanlar Sacramento Kings’te yalnızca smaç yapması için oyuna giren Gerald Wallace. Charlotte Bobcats, ilk defa All-Star’a bir oyuncusunu gönderiyor. Hem de sonuna dek hak ederek. Sezon başındaki felaket başlangıcın ardından şimdilerde 23-22 olan Bobcats, Doğu’nun sekizinci sırasında. Wallace’ın rakamlarındaki yükseliş de ilgi çekici. Geçtiğimiz sezon 16,6 sayı ve 7,8 ribaund ile oynayan yıldız oyuncu, 18,8 sayı ve 11,0 ribaundu yakalamış durumda.



Guards: Rajon Rondo (Boston Celtics) ve Joe Johnson (Atlanta Hawks)

Rajon Rondo, Boston Celtics’in ‘’kazanan’’ takımında yıllardır kendisini sürekli olarak geliştirmeyi başaran bir isim. Geçtiğimiz sezon Cleveland Cavaliers’ın yıldızı LeBron James, All-Star olduktan sonra; takım arkadaşı Mo Williams için ciddi anlamda kulis yapmış ve sonunda amacına ulaşmıştı. Rondo’nun buna ihtiyacı yoktu. Hatta daha ötesine gidelim. Boston Celtics, 29 galibiyet ve 15 mağlubiyetle Doğu Konferansı’nın üçüncü sırasında. Cleveland Cavaliers (37-11) ve Atlanta Hawks (30-15), Boston Celtics’in önünde yer alıyorlar. Peki? Buradaki tartışma konusu, Boston Celtics’ten kaç oyuncunun All-Star olacağı yönünde oluşmuştu.

Cleveland Cavaliers, yalnızca LeBron James ile temsil edilecek Dallas’ta. Mo Williams, sakatlığından dolayı seçilse de gelemeyecekti Texas’a. LeBron, All-Star’da tek başına olmasını anlamadığını söylüyor. Hani Mo’dan başka alternatif mi vardı? Konuşulan isimlerden biri, Anderson Varejao! Michael Jordan’ın veda gecesini mahveden Jermaine O’Neal etkisi yaratırdı muhtemelen. ‘’All-Star’da Kavga’’ başlıkları da olabilirdi tabii. Atlanta Hawks’tan Joe Johnson ile Al Horford var Doğu Takımı’nın kadrosunda. Üçüncü Boston’dan ise, üç oyuncu: Kevin Garnett, Rajon Rondo ve Paul Pierce. Ama daha ötesine gidelim, dedik. Kevin Garnett’in ardından seçilecek Celtics oyuncusu, Paul Pierce değil; Rajon Rondo olacaktı. 80.000 kişinin önüne çıkmayı sonuna kadar hak etti.

NBA’de yaz mevsiminin oldukça hareketli geçeceğini biliyoruz. LeBron James, Dwyane Wade, Chris Bosh gibi isimler ‘’serbest’’ kalabilirler diledikleri takdirde. Tüm gözler, bu oyuncuların üzerinde. Ama uzaklarda bir yerlerde her gece harika işler çıkaran başka bir isim daha var: Joe Johnson. 2008 NBA Playoffları’na sekizinci sıradan giren Atlanta Hawks, Boston Celtics’e yedi maç sonunda elendiğinde; Hawks’ın yarınları kazandığını düşünmüştük. Yanılmadık. Şu an, Boston Celtics’in önünde 30-15 ile Doğu Konferansı’nın ikinci sırasında Atlanta Hawks. Dün akşam Celtics’i bir kez daha mağlup ettiler. Bu sezon için kapıyı kapattılar. Johnson, 27 sayı ile oynadı. 21,4 sayı, 4,8 ribaund ve 4,7 asist sezon ortalamaları. All-Star seçilmemesi, büyük sürpriz olurdu hakikaten.



Wild Cards: Derrick Rose (Chicago Bulls) ve Paul Pierce (Boston Celtics)

Derrick Rose’un öyküsü, biraz Gerald Wallace’ınkine benziyor aslında. Chicago Bulls, şu an 23 galibiyet ve 22 mağlubiyetle Doğu Konferansı’nın yedinci sırasında. %50 galibiyet oranının üzerinde yer alan Chicago Bulls’tan bir oyuncunun Dallas’taki bu dev gösteride bulunması sürpriz değil tabii bu anlamda. Eh, seçim yapılacaksa Bulls özelinde, bir numarada Derrick Rose’un olması da sır sayılmaz. 1998 NBA All-Star gecesinden bu yana ilk defa temsil edilecek Chicago Bulls. 12 sene önceki isim yabancı sayılmaz: Michael Jordan. Atlanta Hawks örneği de fena değil, Chicago Bulls için. Boston Celtics serisinden çok şeyler öğrenen Hawks gibi, Bulls da 2009’un ardından kazanımlar elde etti.

Derrick Rose önderliğinde beklentilerin üzerine çıkmıştı, Bulls. Yedi maçın sonunda unutulmaz bir veda yaşanmıştı. Özellikle serinin ilk maçında NBA’e ait olduğunu herkese kanıtlamıştı, Derrick Rose. Şimdilerde, All-Star seviyesine çıkabileceğini gösterme hedefinde. Ve hiç fena gitmiyor. Michael Jordan, All-Star olabilmek adına 114 maç beklemişti. Derrick Rose, 124 maç saydı Dallas’taki bu gösteride yer alabilmek için. Jordan ve Rose arasındaki bir benzerlik, her ikisinin de söz konusu sekansta maç başına ortalama 36,8 dakika almaları. Ama sayı kategorisine bakıldığında Jordan’ın üstünlüğü var tabii: 29,3 ve 17,8. Chicago Bulls’un 21 yaşındaki yıldızı, 14 Şubat gecesi sahadaki en genç isim olacak. 1998’de 9 yaşındaydı Rose. O gün sahada olan Kevin Garnett ile aynı takımda mücadele edecek. Yine o günü yaşayan Kobe ve Duncan’a karşı.

Doğu’daki son kontenjan, Boston Celtics’ten Paul Pierce’a gitti. Pierce, sekizinci kez All-Star oluyor. Ve daha öncekilerde olduğu gibi, bir kez daha kenardan gelecek. İlk defa 2002’de All-Star seçilmeye layık görülen Pierce, taraftarların oyları ile kazanmadı hiçbir zaman. Enteresan. Bu sezona da iyi başladığı söylenemez aslında. Ama içinde bulunduğumuz ayı 21,3 sayı ortalaması ile geçirdi –ki Aralık ayında bu rakamların 15,6 olduğunu hatırlatmakta fayda var. ‘’Aslında biraz garip. Paul, sekizinci kez All-Star oluyor. Ama her defasında antrenörler tarafından seçiliyor. Oyunu hakkında fikir verebilir bu. O, ESPN’in hazırladığı ‘Haftanın En İyi 10 Hareketi’’ videosuna yalnızca son saniyede galibiyeti getiren basketleri ile girer. Gösterişli bir hareket yapmayabilir, ama işini yapar. Antrenörler de bunun farkında.’’ diyor Celtics’in baş antrenörü Doc Rivers.

Sırada: NBA All-Star 2010, Dallas: Batı Takımı.

1 yorum:

tuncer beyribey dedi ki...

Wild cardlar Gerald Wallace ile Paul Pierce oldu bu arada ufak detay olarak.