13 Ocak 2010 Çarşamba

Üç: Andrew Bynum, Chris Bosh, Pau Gasol



NBA’de 2010 Yazı, tüm zamanların en hareketli günlerine sahne olacak. Bu bir sır değil.

1984 ve 1996 ile birlikte yakın tarihin sansasyonel üç oyuncu seçim senesinden biri olan 2003 sınıfı oyuncuları, 2009-10 Sezonu sonunda ‘’opt-out’’ hakkına sahip duruma gelecekler. Yani? Sözleşmelerinin son yılındaki oyuncu opsiyonunu kullanarak serbest duruma geçebilecekler. Kim bu isimler? LeBron James, Dwyane Wade, Chris Bosh ve diğerleri. Amare Stoudemire, Dirk Nowitzki, Manu Ginobili, Ray Allen, Tracy McGrady, Carlos Boozer, Steve Nash… İlerlemeyi sürdüren bir liste.

2003 yılının ardından Cleveland Cavaliers’ın gelişimi hakkında gözle görülen bazı emareler var. 2007’de NBA Finalleri’nde boy gösterdi mesela, LeBron’dan önceki son sezonda yalnızca 17 galibiyet alabilen Cavaliers. Yalnızca bu da değil. 2002-03 Sezonu’nda ulusal yayın takvimine girmeyi başaramayan Cavs, ortalama 11.497 seyirciye oynarken; toplam değeri 222 milyon dolar olan bir organizasyondu. LeBron James’in 25. yaşını kutladığı 30 Aralık 2009 gecesi ise, bu rakamlar sırasıyla şu şekilde değişiklik gösterdi: 25, 20.562 ve 476 milyon dolar! James, her anlamda oldukça değerli.

New York Knicks, NBA’deki varlığını yaklaşık iki senedir LeBron James için devam ettiriyor. Sezon sonunda kadrolarına LeBron’un yanı sıra, bir büyük yıldız daha almayı planlıyor diğer yandan. Ve durumdan etkilenmesi muhtemel olan bir veteran. Toronto Raptors’ın yıldızı Chris Bosh da listede yani. Bosh’un transfer olabileceği düşünülen diğer takımlar; Chicago Bulls, Houston Rockets ve Miami Heat. New York Knicks’in hangi formülü uygulamak istediği bilinen bir gerçek aslında. Keza New Jersey Nets’inki de. Dwyane Wade için nabız yoklayacaklardır. Neler olur, bilinmez. Ama son günlerde yaratılan farklı bir dedikodudan bahsetmek mümkün bu noktada.



NY Post yazarı Peter Vescey’in ‘’report’’ etmesi ile başladı her şey. Vescey, pek tekin bir isim değil. Ne var ki; ortaya koyduğu iddia, NBA çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor. Los Angeles Lakers’tan Andrew Bynum ve Toronto Raptors’tan Chris Bosh takası.

İki ismin birebir takas olması, imkân dahilinde değil; çünkü Andrew Bynum, BYC (Base Year Compensation) sınırları içerisinde olduğu için, muhtemel bir takasta maaşının yarısıyla hesaplamaya girebilecek. Bynum’ın Lakers’tan aldığı ücret, tam olarak şu şekilde: 12.526.998 milyon dolar. Bosh ise, daha pahalı tabii: 15.779.912 milyon $. Sezon sonunda üzerine koyacaktır bu servetin. Ama şimdilik bu. Aradaki fark, 9 milyon $ civarında gözüküyor. Devreye giren, 5 milyon $'lık kontratıyla Sasha Vujacic. Morrison, Farmar (Lakers) ve Weems, Banks (Raptors), ‘’tamamlayıcı’’ rolündeler.

Birkaç açıdan bakabiliriz elbette. Chris Bosh ve Los Angeles Lakers, fena bir birliktelik sayılmayabilir. Herkes oynamak ister, Kobe Bryant ile birlikte. Phil Jackson’ın yönettiği Los Angeles Lakers takımında. Knicks, Heat ve Bulls gibi seçeneklerden iyi mi, neden olmasın? Tüm ekonomik şartlardan bağımsız, bu şekilde düşünülebilir. Kobe, Artest, Bosh ve Gasol dörtlüsünü aynı anda tek bir forma ile sahada görmek de güzel olur. Toronto Raptors, sezon sonunda Bosh’u tutamayacak. Bynum’dan iyisini alabilirler mi, kolay değil. Vujacic’in ‘’machine’’ işlemeye başlayınca, Raptors için ideal bir isim olabileceğini söylemek ise mümkün. Yalnızca kâğıt üzerinde ama. Hesap-kitap yapmadan.

İşin diğer boyutu, her zaman olduğu gibi, karışık. Chris Bosh, gelse Lakers’a. Ve sezon sonunda sözleşme imzalamadan serbest kalsa, neler olur? Unutulmaz bir hareket olacağı kesin. Takasın olması, ufak bir ihtimal iken; böyle bir olayın gerçekleşmesi, hayalden öte değil şu an için. Ama bir risk sonuç olarak. Lakers, hâlihazırda, 21 milyon doların üzerinde bir ‘’lüks vergisi’’ ödüyor. Muhtemel bir Chris Bosh hamlesi, bir bu kadar daha ekler üzerine. Sezon sonundaki sürpriz bir ayrılık sonrası ise, Bosh’u ‘’sezon sonuna dek kiralık’’ olarak kullanmış olur Lakers. Ve dahası iyi-kötü senelerdir Jackson ile çalışan ve sistemini özümsemeye başlamış genç bir pivottan vazgeçmiş konuma gelir. Bunlar konuşulan ve takas ihtimalini anlamsızlaştıran sonuçlar.



Takas mevsimi yaklaştıkça, her şeye rağmen, konuşulması zevkli başlıklar ama. NY ve LA medyaları, bu gibi haberlerin üzerinden epey iş çıkarıyorlar. Son Bucks maçında olduğu gibi.

‘’Ne dedikodusu? Bu çılgınlık. Aslına bakarsanız, umurumda bile değil. Basketbol oynamayı seviyorum. Bu oyunu nerede olursa olsun, oynamaya devam edeceğim. Bu benim başıma ilk defa gelen bir şey değil. Yani… Alıştım artık.’’ diyordu Andrew Bynum, Los Angeles Lakers’ın Staples Center’da 95-77 kazandığı Milwaukee maçının ardından. İlginç bir ayrıntıdan bahsedebiliriz. 7-14 saha içi isabeti, 17 sayı, 18 ribaund ve 3 asist. Sezonun ilk bölümünden sonra bir türlü istenileni veremeyen Bynum’ın Bucks karşısındaki rakamları bu şekildeydi. Dedikoduların ardından oynanan ilk maç. Motivasyon?

Aslında pek değil. Belki başka anlamları vardır. Kobe Bryant, maç boyu 4-21 ile hücum etmişti. Lamar Odom, 1-4 saha içi isabetiyle 5 sayıda kalmış ve Ron Artest ise, 19 dakika içerisinde rakip potaya yalnızca iki defa bakabildiği maçı 2 sayı ile tamamlamıştı. Lakers’ın kenardan gelen oyuncuları, ilk beştekilere karşı 48-47 üstündü ayrıca. Ama… Daha önemlisi? Pau Gasol, arka arkaya dördüncü maçını kaçırmıştı. Lakers adına, tam zamanında yardıma koşmuştu Bynum. Bosh dedikoduları etkisi var mıydı, bilinmez; ancak Gasol’ün yokluğunda Lakers’ın ön alandaki tek kralı olmuştu Bynum.

Pau Gasol ve Andrew Bynum birlikteliğini rakamlar eşliğinde konuşmakta fayda var. Bilindiği gibi, Pau Gasol, sezona sakat başlamış ve ilk 11 maçı kaçırmıştı. Lakers’ın yeni sezondaki 5. ve 6. maçında Bynum da forma giyemedi. Diğer karşılaşmalara bakalım:
  • vs. LA Clippers, 99-92, 9-15 FG, 26 pts, 13 rebs.
  • vs. Dallas Mavericks, 80-94, 6-13 FG, 14 pts, 10 rebs.
  • vs. Atlanta Hawks, 118-110, 8-14 FG, 21 pts, 3 rebs.
  • at OC Thunder, 101-98, 10-15 FG, 22 pts, 10 rebs.
  • at Houston Rockets, 103-102, 6-14 FG, 17 pts, 17 rebs.
  • vs. Phoenix Suns, 121-102, 13-18 FG, 26 pts, 15 rebs.
  • at Denver Nuggets, 79-105, 8-13 FG, 19 pts, 15 rebs.
  • vs. Houston Rockets, 91-101, 8-12 FG, 21 pts, 11 rebs.
  • vs. Detroit Pistons, 106-93, 7-13 FG, 17 pts, 12 rebs.
Andrew Bynum, Pau Gasol’ün olmadığı ilk 11 maçın dokuzunda oynadı. Maç başına 20,3 sayı ve 11,7 ribaund ortalamaları yakalarken; söz konusu karşılaşmaların sekizinde double-double yapmayı başardı. Los Angeles Lakers ise, bu denli başarılı değildi. Üç maç kaybetti, Lakers.

Pau Gasol, sezonun 12. maçında Chicago Bulls eşleşmesi ile dönüş yaptı. Bynum’ın double-double koşusu sona erdi. 5-12 şut isabeti, 11 sayı ve 8 ribaund ile oynadı, 17 numara. Gasol, fena bir başlangıç yapmadı: 9-15 saha içi isabeti, 24 sayı ve 13 ribaund. Chicago Bulls sonrası, 21 maçta daha beraber oynadı Gasol ve Bynum ikilisi. Lakers, üç maç kaybetti yalnızca. Basit bir matematik: 18-3 > 6-3. Tabii, 18-3 sürecindeki Kobe’nin payı çok büyüktü bu tabloda; ama kafa karıştıran da bir gerçek vardı diğer yandan. Gasol, takımının 131-96 kazandığı Dallas maçının 8. dakikasında sakatlandı. Sonrası mı?



Andrew Bynum, 8-8 saha içi isabeti ile hücum ettiği maçı 19 sayı ve 5 ribaund ile tamamladı. Çok mu iyi, göreceli. Zira; kendisini 4 sayı-2 ribaund, 8 sayı-3 ribaund ve 10 dakika-4 sayı-2 ribaund-6 faul gibi göz kamaştırıcı performansları da vardı yakın zamanda. Devam edelim mi, Bynum’ın Pau olmaksızın yakaladığı rakamları incelemeye?
  • vs. Houston Rockets, 88-79, 10-16 FG, 24 pts, 8 rebs.
  • at LA Clippers, 91-102, 7-16 FG, 15 pts, 14 rebs.
  • at Portland Trail Blazers, 98-107, 6-13 FG, 13 pts, 12 rebs.
  • vs. Milwaukee Bucks, 95-77, 7-14 FG, 17 pts, 18 rebs.
Rakamlar, kafa karıştırıcı hakikaten. (Şöyle söyleyelim: Bynum’ın Bucks maçındaki ribaund sayısı, Kobe’nin yaptığı skordan fazlaydı.) Pau’nun yokluğunda double-double seviyesinde geziniyor, Bynum. Son dört maç bunun göstergesi. Ama Lakers’ın derecesi: 2-2! Buradan itibaren daha fazla toparlayıp, genel bakmaya çalışmak lazım.
  • Bynum’ın varlığındaki Pau’suz 13 maçta, Lakers’ın derecesi: 8-5! Bynum’ın varlığındaki Pau’lu 22 maçta, Lakers’ın derecesi: 19-3!
  • Pau'suz 13 maçta Bynum, maç başına 19.3 sayı ve 12.1 ribaund ortalamaları ile oynarken; 11 defa double-double yaptı. Pau'lu 22 maçta Bynum, maç başına 12.8 sayı ve 6.3 ribaunt ortalamaları ile oynarken; hiç double-double yapamadı.
  • Pau’suz 13 maçta Bynum, toplam 252 sayı ve 158 ribaund ile oynarken; Pau’lu 22 maçta toplam 282 sayı ve 138 ribaund seviyesinde kaldı.
Pau Gasol’ün sakatlığı nedeniyle yalnızca 8 dakika oynayabildiği Dallas Mavericks maçını, ‘’Pau’suz’’ kabul ettiğimizde; resim, iyiden iyiye değişiyor. 14 maç: 271 sayı ve 163 ribaund. 21 maç: 263 sayı ve 133 ribaund. Enteresan. Başa dönelim. Bynum’ın Bucks karşısındaki performansının nedeni, Chris Bosh muydu; Pau Gasol mü? Yoksa sebep aramamıza gerek yok mu?

Gasol, yüksek ihtimalle, devam eden fikstürdeki San Antonio Spurs, Dallas Mavericks ve LA Clippers maçlarında da oynamayacak. Bynum’ın reaksiyonu nasıl olacak, bakalım.

2 yorum:

Shareef dedi ki...

İlginç bir yazı olmuş :) Bynum gitmez heralde, abuk subuk bir dedikodu gibi, LA için sanıyorum Bosh gibi ince, pısan biri lazım değil, üstelik şu da sorulması gerekir heralde Bosh Gasol'un yanında ne yapacak ?

Gasol'un saha görüşü, pas kabiliyeti, şut kabiliyeti heralde tartışma götürmez, kim gelse LA e içerde 1. opsiyon Gasol olur, bahsettiğin gibi adam maç kazandırıyor..

Bynum'a buradan sesleniyorum :D Gasol abinle oynamayı öğren.. Konsantrasyonun düşmesin.

liverpoolicin.blogspot.com

SozenE. dedi ki...

Selamlar,

Enteresan ama hakikaten! =)

Gasol'ün olmadığı bir maçta daha iyi bir performans koydu ortaya, Bynum. Rakamsal anlamda. 11-23 FG, 23 sayı ve 8 ribaund. Ne var ki; Lakers, Spurs deplasmanında 20 sayı fark yedi.

Dallas Mavericks karşısında 8-11 FG, 22 sayı ve 11 ribaund ile yazı içerisindeki ilginç istatistiklerin devam etmesini sağladı. Galibiyette payı var tabii; ama zafere giden yol, Kobe'nin kırık parmaklarından geçti yine.

Sonuç olarak, evet, Bynum'ın artık Gasol'le oynamayı öğrenmesi gerekiyor. :)

Teşekkürler yorum için,
Eray.